Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı araç ile müvekkile ait ... plaka sayılı aracın 08.09.2023 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 08.09.2023 tarihli kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde sigorta şirketi tarafından D2 ... T1-... nolu hasar dosyası ile kendilerine 15.500 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle hasar tazminatının dava konusu olmadığını, ancak müvekkili şirkete ait aracın hasar görmesi neticesinde değer kaybı oluştuğunu, müvekkili şirketin bir ticari şirket olması ve işbu araç ile iş yapıyor olması dolayısıyla müvekkilinin aracını kullanamadığı süreçte kazanç kaybı oluştuğunu, aracın 2018 model CITROEN marka olduğunu, meydana gelen değer kaybı neticesinde arabuluculuk yoluna gidildiğini ...arabuluculuk numaralı dosya üzerinden yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, gerek davalı sigorta şirketinin gerekse davalı şahıslar yönünden işbu davayı açtıklarını belirterek HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen talep artırım hakkı saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açılan haklı davanın kabulü ile 08.09.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle müvekkilinin aracının uğradığı değer kaybının tazmini amacıyla fazlaya ilişkin dava ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL‘ nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, Araç mahrumiyet bedelinin tazmini amacıyla fazlaya ilişkin dava ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL‘ nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken müteselsilen tahsiline, müvekkil şirket bir araç kiralama şirketi olması dolyısıyla emsal kira araştırması yaptırılmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ikametinin Yahyalı ilçesi olması ve kazanın meydana geldiği yerin de Yahyalı olması sebebiyle yetki itirazında bulunmuş, meydana gelen kaza nedeniyle kendisine yüklenen kusur oranını kabul etmediğini, davacının dilekçesinde değer kaybı tazminatında bulunduğunu ancak kazaya karışan aracının hasar gören parçalarının yenisi ve orjinali ile değiştirildiğini, ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı tazminatının ödenmiş olması nedeniyle yeniden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte onarımı yapan servisten uzun bir onarım süresi bildirilmesi durumunda bu durumun aracın tam donanımlı olmayan bir serviste onarım görmesinden kaynaklandığını, bu hususun mahkemece dikkate alınması gerektiğini belirterek dosyanın yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkeme olan Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından EKSİST sisteminden atanmış bir eksper tarafından alınmış raporun sunulmadığını, her ne kadar eksik evrak ile başvuru yapılmış olsa da, kendilerince değer kaybı raporu hazırlatıldığını ve araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa şartlarına göre 15.000,00 TL ve genel şartlar uyarınca 16.767,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Genel Şartlar’ a göre tespit edilen tutarın daha yüksek olması nedeniyle davacı tarafa 16.767,00 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, araç mahrumiyet bedelinin zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğundan davacı taraf ZMMS kapsamında araç mahrumiyet bedeli talep edemeyeceklerini belirterek 01.04.2020 Tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlarda yapılan değişikliğe göre EKSİST sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddine,
aracın Genel Şartlara göre hesaplanan değer kaybı tutarının ödenmiş olması ve davacı vekilinin bakiye değer kaybı talebine ilişkin dayanağı bulunmadığından ilgili davanın reddine, aksi halde reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, gerçek hasar tutarı ve kazadan önceki hali de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına, Genel Şartlara göre hesaplama yapılması halinde, 04.12.2021 tarihinde ve 31679 sayılı Resmi Gazate’de Yayımlanan “karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” uygulanmasına, değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine, Araç Mahrumiyet Bedeli talebinin reddine, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Trafik kazası tespit tutanağı, Kaza anına ilişkin kamera kayıtları, araç ruhsat ve kayıtları ile sürücü belgeleri, Kira Sözleşmesi, Kaza sonrası araçtaki hasara ait fotoğraflar, Servis Faturası, Bilirkişi, Gerekirse keşif, Tanık beyanları, Araç ruhsatları, Dava konusu ve taraflarına ilişkin tüm merciler nezdindeki her türlü dosya kayıt ve belgeler, Araç sigorta poliçeleri hasar dosyası, Yargıtay kararlarına, delil olarak dayanılmıştır.
Davalılarca Kaza tespit tutanakları, ruhsat bilgileri, eksper raporları, sigorta şirketlerinin hasar dosyaları, tanık, keşif, bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davacının vergi kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketi tarafından (Poliçe no: ...) sigortalanmış ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 08/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan değer kaybının tazmini için davacının ... Sigorta Anonim Şirketi'ne hangi tarihte başvurduğunun ve akıbetinin sorulmasına, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin tamamının evrak kayıt havalesi ile birlikte, ekspertiz raporu, servis iş emirleri, servis faturası, aracın hasarını gösterir tutanak, belge örnekleri ile hasar dosyasının örneğinin, yine araç hasarına ilişkin fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin, bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin ivedi olarak gönderilmesinin, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesinin, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenmiş, 10/06/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... plakalı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 08/09/2023 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğunun ve araç tescil kaydının Uyap sistemi üzerinden temin edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 08/09/2023 tarihli hasara ilişkin ZMMS ve kasko sigortası hasar sorgulamasının yapılarak buna ilişkin kusur ve hasar (ZMMS ve kasko) sorgu kayıt ve belgelerinin gönderilmesinin ve ... plakalı aracın 08/09/2023 tarihinden öncesine ait başkaca bir hasar kaydı olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa ZMMS ve kasko sigortalarına ilişkin hasar dökümünün, hasar tarihi, sigorta şirketinin adı, poliçenin türü, poliçe numarası, acente numarası, hasar dosya numarası gibi bilgilerinin ve mevcut kayıt örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 28/05/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi suretiyle Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağında yazılı kaza yerindeki trafik sinyalizasyon durumunu gösterir krokilerin, kavşak planının, ayrıca ekte gönderilen trafik kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasının oluşumunu gösterir ve kayıt altına alınmış olan kamera kayıtları ve/veya fotoğraflar varsa CD formatında örneğinin gönderilmesinin, ekli trafik kaza tespit tutanağında yazılı trafik kazasının meydana geldiği yazılı saat ve dakika itibarıyla hangi yönden gelen araçlara yeşil ışık, ve hangi yönden gelen araçlara kırmızı ışık yandığı sorulmuş, Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğünce 27/05/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
HMK’nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK’nun 268 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi bilirkişi isim listesinden resen seçilecek bir trafikçi-makine mühendisi bilirkişiye dava dosyasının tevdiine, HMK’nun 283. maddesi gereği emek ve mesaisi karşılığında bilirkişiye 3.000,00 TL ücret taktirine, HMK’nun 283 . maddesi gereği bilirkişi ücreti 3.000,00 TL ile HMK’nun 280. maddesi gereği raporun birer suretinin taraflara tebliğ gideri olarak 300.00 TL olmak üzere toplam 3.300,00 TL gider avansının mahkememiz veznesine yatırılması için davacı tarafa 2 haftalık süre verilmesine, HMK’nun 273. maddesi gereği, iddia, savunma, kaza tespit tutanağı, trafik kayıt örneği, ZMMS poliçesi, hasar dosyaları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, servis kayıtları, araç hasarına ilişkin fotoğraf ve görüntü kayıtları, Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazı ve ekleri ve diğer tüm deliller incelenmek suretiyle, A) 08/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizelerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b) Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacıya ait ... plakalı aracın markası, modeli, özellikleri, yapılan onarım işleri, kilometresi, kaza tarihindeki yaşı, dosya içindeki Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi hasar sorgulama kayıtları ve hasar dosyalarının suretleri, fotoğraflar ve diğer tüm dellilere göre davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 08/09/2023 tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacının araç değer kaybı zararının kaç TL olduğu, ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından daha önce yapılan araç değer kaybı zararı ödemesinin mahsup edilmesi sonucunda davacının tazmin edilmeyen araç değer kaybı zararı varsa miktarının kaç TL olduğu, c) Bu kazada davacıya ait ... plaka sayılı aracın hasarlanması nedeniyle makul onarım süresinin kaç gün olduğu ve davacının makul onarım süresi içerisinde aracını kullanmamaktan kaynaklı araç kiralama (mahrumiyet) kaybı zararı varsa miktarının kaç TL olduğu konularında denetime ve hüküm vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişi Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Görevlisi ... tarafından düzenlenen 04/03/2025 tarihli raporda özetle; "... Esas dosyası ile tarafıma tevdi edilen görevin tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yerleşim içi yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, hızını müteyakkız bir şekilde kurallara uygun sürdürmesi gerekirken sürdürmediği, ayrıca şerit ihlali yaparak karşı şeride geçerek konu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 52/b "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar." Madde 84/c-g "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84– Araç sürücüleri trafik kazalarında, .....c) İkiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme, ...g) Şeride tecavüz etme, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; ... plaka sayılı araç sürücüsü... ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, Dava konusu kaza tarihi (08/09/2023) itibarıyla TÜFE değerleme katsayısı ile Değer Kaybı Bedeli'nin 18.471,70 TL olacağı değerlendirilmiştir. Dava konusu kaza tarihi (08/09/2023) itibarıyla TÜFE değerleme katsayısı ile araç Mahrumiyet Bedeli/İkame Araç Bedeli'nin 10.335,36 TL olacağı değerlendirilmiştir" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekilinin 04/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazları ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiği dikkate alınarak talebi doğrultusunda HMK'nun 266. maddesi gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşturulacak ve re'sen seçilecek 3 kişilik trafik-makine mühendisinden oluşturulucak bilirkişi kuruluna tevdine, Dosyanın bilirkişilere tevdi için Ankara Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmasına, HMK’nun 273. maddesi gereği, iddia, savunma, kaza tespit tutanağı, trafik kayıt örneği, ZMMS poliçesi, hasar dosyaları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, servis kayıtları, araç hasarına ilişkin fotoğraf ve görüntü kayıtları, Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazı ve ekleri ve diğer tüm deliller incelenmek suretiyle; a) 08/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, b) Davacıya ait ... plaka sayılı araçta değer kaybı zararı varsa yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre aracın markası, model yılı, özellikleri, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın km, metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve varsa önceye dair hasar nedeniyle orjinalliğini yitirip yitirmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliğini, bu parçaların orjinal olup olmadığı hususlarının göz önüne alınarak aracın 08/09/2023 tarihli trafik kazasından önceki hatasız ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacının aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğu, bu belirleme yapılırken kurumsal olarak araç alım satımına aracılık eden internet sitelerinden davacılara ait araç markası, model yılı, motor hacmi, km ve donanımı aynı veya benzer araçlarla hasarlı ve hasarsız birçok aracın karşılaştırılması suretiyle değerlendirme yapılması ve buna göre değer kaybı zararının hesaplanması varsa daha önce ödenen değer kaybı tazminatının hesaplanan miktardan düşülmesi, ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından daha önce yapılan araç değer kaybı zararı ödemesinin mahsup edilmesi sonucunda davacının tazmin edilmeyen araç değer kaybı zararı varsa miktarının kaç TL olduğu, c) Bu kaza nedeniyle talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan ... plaka sayılı aracın markası, model yılı, özellikleri ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgelerin, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli makul süre ve emsal araçların ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanamadığı süre içerisinde elde edilen yararları belirlenerek davacının makul onarım süresi içerisinde aracını kullanmamaktan kaynaklı araç ikame araç (kiralama - mahrumiyet kaybı) zararının kaç TL olduğunun belirlenmesi, d) Dosya içindeki 04/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun ve bu rapora karşı tarafların beyan ve itirazlarının incelenmesi, bu rapor ile düzenleyecekleri rapor arasında çelişki olursa çelişkileri giderici izahatların yapılması konularında denetime ve hüküm vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesince görevlendirilen Makine Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi..., Trafik Teknik Elemanı... tarafından düzenlenen 31/05/2025 tarihli raporda özetle; "Yukarıda açıklanan nedenlerle meydana gelen kaza sürecinde; ... plakalı motosikletin sürücüsü ...'nun 100 (Yüzde Yüz) oranında TAMAMEN KUSURLU olduğunu, ... plakalı aracın TAMAMEN KUSURSUZ olduğunu, Dava konusu kaza sürecinde hasarlanan ... plakalı araçta sadece dava konusu kaza sürecinde oluşan hasar itibariyle 25.000,00 TL (Yirmi beş Bin Lira) reel değer kaybı bedelinin oluşacağını, sürücü ...'in ise ... plakalı araç üzerinde dava konusu kaza aşamasında oluşan hasarın onarımının her dahil olmak üzere 10 (On) günlük makul süre tamamlanabileceğini, ... plakalı aracın tamiratının yapılacağı 10 (On) günlük makul süre içinde araç sahibin mağduriyetinin giderilmesi için muadil nitelikte bir aracın kiralanması bedelinin ise 8.613,00 TL (Sekiz Bin Altı Yüz On Üç Lira) (861,30 TL/gün x 10 gün) olacağı" belirtilmiştir.
Davacı vekili 22/09/2025 tarihli dilekçesi ile, "...8,233,00 TL değer kaybı miktarının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 8.613,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi bilikte davalılar ... ve ozan nebi Sarıoğlan'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava masrafı ve vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini arz ve talep ederim.." şeklinde beyanda bulunarak dava miktarını arttırmış, eksik harcını yatırmış ve dilekçenin bir sureti davalılara tebliğ edilmiştir.

Davacı taraf 08/09/2023 günü davalı ... sevk ve idaresindeki davalı ...'ye ait ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı aracın kendisine ait ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını, kusurun karşı tarafta olduğunu bahisle belirsiz alacak vasfında 1.000,00 TL değer kaybı ve 1.000,00 TL araç mahrumiyeti zararı talebinde bulunmuştur.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... ve ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Tarafların uyuşmazlık konuları; 08/09/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu bu kaza sonucu davacının araç değer kaybı zararı olup olmadığı, var ise bu zarardan tüm davalıların sorumlu olup olmadığı, bu kaza sonucu davacının araç mahrumiyet zararının olup olmadığı, var ise bu zarardan davalılar ... ile ...'nin sorumlu olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin KTK'nun 97. Maddesine yönelik dava şartı itirazının ve davalı ...'nin yetki ilk itirazının dinlenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-Bedel arttırım talebi ile ilgili incelemede;
Davacı vekili 22/09/2025 tarihli dilekçesi ile, "...8,233,00 TL değer kaybı miktarının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 8.613,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi bilikte davalılar ... ve ozan nebi Sarıoğlan'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava masrafı ve vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini arz ve talep ederim.." şeklinde beyanda bulunarak dava miktarını arttırmış, eksik harcını yatırmış ve dilekçenin bir sureti davalılara tebliğ edilmiştir.
-KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacının dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Bu yöndeki itiraz reddedilmiştir.
-Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.

Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı).

Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Yahyalı İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili alanı içinde olduğu olduğu anlaşılmış ve davalının yetki ilk itirazı 16/09/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (2) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,

Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile iki şeritli çift yönlü trafiğin kullandığı yol üzerinde seyri esnasında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde iken aşırı hızlı olması (kendi beyanı) nedeniyle araç hakimiyetini kaybettiği ve şerit ihlali yaptığı, karşı yönden gelen araçların kullanmış olduğu şeride geçmesi ile dava konusu araç sürücüsü bu durumu görmesi üzerine fren yaparak durmasına rağmen ... plaka sayılı motosiklet ... plakalı aracın sol ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiştir.
04.03.2025 tarihli bilirkişi raporunu düzenlemiş olan Mak. Y. Müh.&Öğr. Gör. Dr. ...’nün raporunun içeriğinde; meydana gelen kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ...’nun asli ve tam kusurlu olduğunu, ● ... plakalı aracın sürücüsü ...’in kazanın gerçekleşmesine etken herhangi bir kusurunun olmadığını, dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç üzerinde oluşan değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle olmak üzere 18.471,70 TL olacağının, ... plakalı araç üzerinde oluşan hasarın onarımının 15 günde tamamlanacağının, ... plakalı aracın onarımının yapılacağı 15 günlük süre içinde oluşan araç mahrumiyet bedelinin ise kaza tarihi itibariyle olmak üzere 10.335,36 TL olacağının beyan edildiği görülmüştür.
Tarafların itirazı sonrası Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmıştır. Anılan raporun incelenmesinde, ... plakalı motosikletin sürücüsü ...’nun %100 (Yüzde Yüz) oranında tamamen kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’in ise tamamen kusursuz olduğunu, dava konusu kaza sürecinde hasarlanan ... plakalı araçta sadece dava konusu kaza sürecinde oluşan hasar itibariyle 25.000,00 TL (Yirmi beş Bin Lira) reel değer kaybı bedelinin oluşacağını, ... plakalı araç üzerinde dava konusu kaza aşamasında oluşan hasarın onarımının her türlü işlemler dahil olmak üzere 10 (On) günlük makul süre içinde tamamlanabileceğini, ... plakalı aracın tamiratının yapılacağı 10 (On) günlük makul süre içinde araç sahibin mağduriyetinin giderilmesi için muadil nitelikte bir aracın kiralanması bedelinin ise 8.613,00 TL (Sekiz Bin Altı Yüz On Üç Lira) (861,30 TL/gün x 10 gün) olacağını tespit etmiştir.
... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yerleşim içi yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, hızını müteyakkız bir şekilde kurallara uygun sürdürmesi gerekirken sürdürmediği, ayrıca şerit ihlali yaparak karşı şeride geçerek konu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 52/b, 84/c-g asli trafik kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Mak. Y. Müh.&Öğr. Gör. Dr. ...’nün raporunun içeriğinde; ... plakalı aracın onarımının yapılacağı 15 günlük süre içinde oluşan araç mahrumiyet bedelinin ise kaza tarihi itibariyle olmak üzere 10.335,36 TL olacağı belirtilmiştir. İtirazlar sonrası itirazları karşılar şekilde alınan heyet raporunda ... plakalı aracın tamiratının yapılacağı 10 (On) günlük makul süre içinde araç sahibin mağduriyetinin giderilmesi için muadil nitelikte bir aracın kiralanması bedelinin ise 8.613,00 TL (Sekiz Bin Altı Yüz On Üç Lira) (861,30 TL/gün x 10 gün) olacağını tespit etmiştir. Anılan rapor çelişkileri ve itirazları giderdiğinden esas alınmıştır.

-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Mak. Y. Müh.&Öğr. Gör. Dr. ...’nün raporunun içeriğinde; ... plakalı araç üzerinde oluşan değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle olmak üzere 18.471,70 TL olacağını değerlendirilmiştir. İtirazlar sonrası itirazları karşılar şekilde alınan heyet raporunda, ... plakalı araçta sadece dava konusu kaza sürecinde oluşan hasar itibariyle 25.000,00 TL (Yirmi beş Bin Lira) reel değer kaybı bedelinin oluşacağı tespit edilmiştir. Anılan rapor çelişkileri ve itirazları giderdiğinden esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 16.767,00 TL düşüldükten sonra davacının 8.233,00 TL zararı bulunduğu anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
-Davalı ... ve ...'nun sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca sigorta şirketine başvuru ZMSS Genel Şartlar Ek-6 uyarınca usule uygun olmadığından temerrüt arabulucuk başvuru tarihi kabul edilmiştir. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari nitelikte olmadığından yasal faiz uygulanmıştır.
-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacının davalılar ... ve ...'na yönelik ikame etmiş olduğu ikame araç bedeline ilişkin talebinin kabulü ile 8.613,00 TL ikame araç bedelinin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan 08/09/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

2-Davacının değer kaybına ilişkin talebinin kabulü ile 8.233,00 TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasının, sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 16/02/2024 tarihinden diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 08/09/2023 tarihinden itibaren alacağa yasal faiz uygulanmasına,

3-Davacının alacağa ticari avans faizi uygulanması ve alacağa sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden faiz işletilmesine talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.150,75 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin dava harcı, 57,54 TL talep arttırım harcı olmak üzere toplam 485,14 TL harçtan mahsubu ile bakiye 665,61 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketin bakiye harcın 562,39 TL'lik kısmında sorumlu olmak kaydı ile)
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin dava harcı, 57,54 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 912,74 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi harcın sadece 427,60 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile)

7-Davacı tarafından yapılan; 1.498,00 TL posta ve tebligat gideri, 250,00 TL e-tebligat gideri, 6,00 TL KEP gideri, 480,00 TL talimat posta gideri ve 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.234,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 16.846,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin vekalet ücretinin 8.233,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydı ile)
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/01/2026