Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı dava dilekçesinde özetle; tarafına ait ve kaza anında park halinde olan ---- model ----- marka aracına, maliki ---- ve kaza anındaki sürücüsü ---- olan ----- model ---- marka araç ile 22.07.2023 tarihinde ---- İli --- İlçesi ---- Mahallesi ---- Caddesi üzerinde ----- tarafından alkol sınırını aşacak şekilde alkollü ve tam kusurlu olarak arka kısmından çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan bu kaza sonucunda, olay yerine gelen polis ekiplerince kaza tespit tutanağının tutulduğunu, söz konusu tutanakta da açıkça belirtildiği gibi karşı taraf sürücüsünün alkol sınırını aşacak şekilde alkollü olduğunu ve park halindeki aracına arkadan çarptığını bu kazada kusurun davalı idaresindeki araçta olduğunu, tarafının herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza sonrası sigorta eksper raporunda karşı yana ait aracın tam kusurlu, tarafının ise kusursuz olduğu sonucuna varıldığını, kaza neticesinde aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta, boya ve elektronik işçiliği yapıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporu ve faturası ile bu hususun sabit olduğunu, aracında 138.000,00 TL hasar oluştuğunun raporlandığını, aracının ----- model ve kilometresinin de kaza tarihinde oldukça düşük olduğunu, aracında dava konusu kaza ile ilgili işlem yapılan bölümlerinde daha önce bir işlem yapılmadığını, tüm bu nedenler ve yargılama aşamasında ortaya çıkacak nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik kaza nedeniyle aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybı bedeli ve 50,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL'nin belirsiz alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile her türlü yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı 22.12.2025 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dilekçesinde, değer kaybı talebini 45.000,00 TL'ye, araç mahrumiyet bedeli talebini 15.000,00 TL'ye arttırdığını beyan etmiştir.

Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 22.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, --- plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ----- plaka sayılı aracın kusuruna istinaden, müvekkili sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplamda 100,00 TL tazminat isteminde bulunduğunu, davaya konu ---- plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ------ poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 10.07.2023 - 10.07.2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00 TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için cevap dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporu doğrultusunda; 27.10.2023 tarihinde aracın tamirini gerçekleştiren------ 121.364,41 TL maddi hasar bedeli ödendiğini, dava konusu kaza kapsamında poliçe limitinin dolmuş olması sebebiyle davanın reddini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle davanın reddini, aksi halde müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedeli ödenmiş olup; poliçe limitinin dolmuş olması sebebiyle davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli poliçe kapsamında olmadığından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tüm bu nedenler ve Mahkemece re’sen nazara alınacak nedenlerle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalılar ---- ve ---- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalılar -- ve ------ davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;

davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan ve diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araç arasında gerçekleşen kaza sebebiyle davacıya ait araçtaki değer kaybı ve araç mahrumiyet talebine ilişkindir.
22/07/2023 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan, davalı ----- sevk ve idaresinde olup, davalı ---- işleteni olduğu ---- plakalı aracın davacıya ait ----- plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir.
Davalı ---- ait ----- plakalı araç, ------- poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 10.07.2023 tarihi ile 10.07.2024 tarihi arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır. Poliçede araç başına maddi zarar teminatı 120.000,00 TL'dir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir.
Sürücü ----- idaresindeki ---- plakalı aracı ile ---- Caddesi üzerinde ------ istikametine seyir halinde iken ------ sitesi önüne geldiğinde aracının sağ ön kısımları ile yolun sağ kısmında park halinde bulunan ------ plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

Dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü------ %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçla ilgili kusurun bulunmadığı belirtilmiştir. Kazanın meydana gelme şekli dikkate alındığında bilirkişi raporundaki tespitin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ----- %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçla ilgili kusurun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dava konusu kaza sebebiyle davacıya ait araçta kaza tarihi itibariyle değer kaybının tespiti ve aracın makul onarım süresi ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda davacıya ait araçtaki değer kaybının 45.000,00 TL olduğu, araçtaki makul onarım süresinin 15 gün olduğu, kaza tarihi itibariyle günlük araç mahrumiyet bedelinin 1.000,00 TL olduğu, davacının nihai araç mahrumiyet bedeli zararının toplam 15.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiştir.Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın tamirini gerçekleştiren -----27.10.2023 tarihinde 121.364,41 TL ödeme yapılmıştır. Sigorta poliçesinde araç başına maddi zarar teminatı 120.000,00 TL olup sigorta şirketince poliçe limitleri dolduğundan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kalmamıştır. Bu sebeple davalı sigorta şirketine yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın kısmen kabulüne;
A)Davalı ----- Şirketi'ne yöneltilen davanın reddine,
B)Davalılar ---- ve ------ yöneltilen davanın kabulüne, 15.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ve 45.000,00 TL değer kaybının 22.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 4.098,60 TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harçtan ve 1.014,06 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 2.656,94 TL'nin davalılar ---- ve ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.441,66 TL peşin ve tamamlama harcın davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.400,50 TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 6.888,90 TL yargılama giderinin davalılar---- ve ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı ----Şirketi tarafından 60,80 TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ Şirketi'ne verilmesine,

6-Kabul edilen dava yönünden karar tarihinde davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ----- Şirketi lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ Şirketi'ne verilmesine,

8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.