T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas-Karar No: 2024/540 Esas - 2026/14

Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 02/02/2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı ...Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı bulunduğu 34-00-12-035 plakalı araç tarafından tali yoldan ana yola "DUR" levhasına uymayarak çıkılması sonucu tam kusurlu olarak karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle uğranılan değer kaybının hesaplanmasını, Yargıtay içtihatlarına göre aracın onarılmış olsa dahi piyasa değerinin düşeceğinin sabit olduğunu, sigorta şirketinin poliçe kapsamında değer kaybından sorumlu olduğunu, sigorta şirketince daha önce 30.000,00 TL ödeme yapıldığından bu bedelin hesaplanacak değer kaybından mahsup edilmesi gerektiğini, davalı sürücü ve araç maliki/işleteninin haksız fiil ve KTK hükümleri gereğince sorumlu olduğunu, müvekkilinin aracını onarım süresince kullanamaması nedeniyle araç mahrumiyeti zararına uğradığını, bu zararın sigorta şirketi kapsamında olmamakla birlikte asli kusurlu sürücü ve araç sahibinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, ticari dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yerine getirildiğini, davalı sigorta şirketinin Ankara'da bölge müdürlüğünün bulunması nedeniyle ...mahkemelerinin de yetkili olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 1.000,00 TL'nin araç sürücüsü ve sahibi bakımından olay tarihinden, sigorta şirketi açısından bildirim tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkile ait ... plakalı aracının onarımı süreci içerisinde kullanamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL bedelin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ...'da tahsiline, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin, kazaya karışan 34120350 plakalı aracı 82319938 numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, ihbar sonrası değer kaybı bedeli olan 30.000,00 TL'yi 15/04/2024 tarihinde davacı vekili hesabına ödediğini ve araçtaki hasara ilişkin tespit edilen 136.988,45 TL'yi tedarikçi firmaya ödediğini, bu ödemelerle hukuki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının başkaca hakkı kalmadığını, yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, poliçe limitinin üstündeki değerlerden sorumlu olmadıklarını, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduklarını, değer kaybı hesaplamasının Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen genel şartlarda yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, araç mahrumiyet taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını zira bu tür zararların sigorta şirketinden değil, kusurlu araç maliki ve sürücüsünden talep edilebileceğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yapılmasını, hesaplamanın genel şartlardaki formüle göre gerçekleştirilmesini, müvekkili şirketin temerrüt tarihinin ilgili Yargıtay kararlarına uygun olarak belirlenmesini ve haksız fiil kaynaklı bu dosyada yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı tarafın, meydana gelen kaza nedeniyle, kazaya karışan aracında bir değer kaybı olduğunu ve bu değer kaybından şahsının ve diğer davalı ...Sigorta A.Ş'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmişse de, şahsının, davacı taraf aracında meydana gelen değer kaybı yönünden herhangi bir borcu bulunmadığını, nitekim, dava dilekçesinde davacı tarafça belirtildiği üzere, ...Sigorta A.Ş'ye değer kaybı ile ilgili yazılı müracaatta bulunduğunu ve bu müracaatına karşılık olarak, sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 15/04/2024 tarihinde 30.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, sigorta şirketinin davacı tarafa ödemiş olduğu bu ücretin, esasen davacı tarafın değer kaybı ile ilgili müracaat nedeniyle ödenmiş olduğundan, davacı tarafın maruz kaldığı değer kaybına yönelik zararın giderilmesi amacıyla ödendiğini, bu bağlamda, davacı tarafın da dava dilekçesinde belirttiği üzere, sigorta şirketi tarafından davaya konu değer kaybı zararının ödendiğini, müteselsil sorumluluk gereği, sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödeme yapılmış olması nedeniyle,artık söz konusu değer kaybı zararından dolayı şahsının sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanında, davacı tarafa değer kaybı nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olduğundan, artık davacı tarafın bu şekilde bir dava açma bakımından hukuki yararı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın,dava dilekçesinde meydana gelen kazada şahsının tam kusurlu olduğu iddiasıyla şahsından araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunduğunu, ancak olaya konu trafik kazasında hangi tarafın daha fazla kusurlu olduğuna yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasının elzem olduğunu, nitekim yapılacak inceleme neticesinde, davacı tarafın da asli kusurlu olma ihtimali bulunduğunu,en azından davacı tarafa belli oranda kusur yüklenmesi olasılığı söz konusu olduğunu, bunun yanında, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın araç mahrumiyet bedeli talebiyle ilgili, mahkemece araç onarım süresinin makul bir süre olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
06/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Dava konusu olayın meydana gelmesinde; 34-00-12-035 plakalı iş makinesi sürücüsü davalı ...’ın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 06 EAF 849 plakalı araç sürücüsü ...’nın kusursuz olduğu, nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere davaya konu davacı ...adına tescilli ve 02.02.2024 kaza sonucu hasar gören ... plakalı,... .... .... marka araçta, KDV dahil 139.628,09 TL hasar tutarı oluştuğu, davalı araca trafik poliçesini düzenleyen davalı ...Sigorta A.Ş.nin poliçe kapsamında bu hasar tutarını ödediği, 50.000 TL araç değer kaybı hesaplandığı, davalı ...Sigorta A.Ş.nin poliçe kapsamında 30.000 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, 20.000 TL bakiye değer kaybı hesaplandığı, bu tutardan davalı ...'ın sorumlu olabileceği, 18.000 TL araç mahrumiyet bedeli hesaplandığı, davalı ...'ın bu tutardan sorumlu olabileceği bildirilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları ve ek dava açma hakkı saklılığı kaydıyla; dava dilekçesinin müddeabih kısmını ıslah ettiklerini, dava dilekçesinde 02.02.2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle; müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle talep edilen 1.000,00 TL bedeli, 19.000,00 TL bedel artırarak 20.000,00 TL bedeli davalı ... bakımından olay tarihinden, davalı sigorta şirketi açısından bildirim tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkiline ait ... plakalı aracının onarımı süreci içerisinde kullanamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli nedeniyle talep edilen 1.000,00 TL bedeli 17.000,00 TL bedel artırarak 18.000,00 TL bedeli olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı ...' dan tahsiline, Mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, trafik kazasında hasara uğrayan araçtaki değer kaybı ve ikame araç tazminatlarının istemine ilişkindir. Davalar kısmi dava olarak ikame edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatını haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50/2. maddesi gereğince davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir (Yargıtay 22.09.2022 tarih ve 2021/26777 E. - 2022/11236 K.)
Ancak, ZMMS genel şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigorta şirketi mahrumiyet bedeline ilişkin zarardan sorumlu tutulamaz. Bu zarardan, işleten sıfatını haiz araç maliki ile araç sürücüsü müşterek ve müteselsilen sorumludur.(Yargıtay 17. HD'nin 04.12.2019 tarih ve 2016/3933 E. - 2019/796 K.)
Trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Lakin, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı nezdindeki sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç değer kaybı ve ikame araç bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K.)
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K.) Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. (Yargıaty 17. HD'ninin 04/02/2020 tarih ve 2019/4875 E. 2020/720 K.)
Davalı sigorta şirketi davacı yanın başvurusunu 26/03/2024 tarihinde tebellüğ etmiştir. Bu minvalde az yukarıda anılan sekiz günlük sürenin eklenmesiyle sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 08/04/2024 tarihi olduğu görülmüştür. Keza evvelce belirtildiği gibi araç sürücüsü ve maliki haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren mütemerrittir.
Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporu ışığında ikame araç ve değer kaybı tazminatları belirlenmiştir.
Açıklanan sebeplerle ispat edilen davada aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

I-İKAME ARAÇ TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE:
Davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin davalı Mustafa'dan kaza tarihi olan 02/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

II-DEĞER KAYBI TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE:
Davanın kabulüne, 18.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden 08/004/2024, Mustafa yönünden haksız fiil ve aynı zamanda olay tarihi olan 02/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) tahsili ile davacıya verilmesine,

III-Alınması gerekli 2.595,78 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 1.043,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.552,78 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 735,53 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

IV-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.043,00 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 494,05 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

V-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 38.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 18.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

VI-Davacı tarafından yapılan 5.370,40 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.543,87 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

VII-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
VIII-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.800,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2026