İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; borçlunun dava konusu tesisat adresinde ticarethane işletmekte olduğunu, müvekkil şirket görevlilerince 15/06/2022 tarihinde davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespiti yapıldığını, davalının takip dayanağı faturaları ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının alacaklarının tahsilini geciktirmek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek borçlu olmadığını beyan ederek takibin durdurulmasını sağladığını, huzurdaki davayı ikame etmeden önce arabuluculuğa başvurduklarını fakat anlaşmaya varılamadığını, borçlunun yasal abonelik üzerinden yasal sayaçtan elektrik kullanmak yerine kötü niyetli olarak profesyonelce kurulan bir harici hat düzeneği ile kaçak elektrik kullandığını borçlunun yönettiği iş yerinde yüklü miktarda iş yapıp bunun karşılığını hiçbir şekilde ödemediğini bunun sonucunda öncelikli olarak teminatsız, gereğinde ise % 115 teminat karşılığında borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA/
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın şirket görevlilerince 15/06/2022 tarihinde, müvekkilinin kullanımındaki tesisatta harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tespit yapıldığını ancak davacı tarafın dava dilekçesindeki tezatlıkta da görüleceği üzere yapılan tespit davacı şirket çalışanları tarafından yapıldığını ve yapılan bu tespite ilişkin olarak kaçak elektrik kullanıldığını ispatlayacak herhangi bir delil ve fotoğraf sunulmadığını, ayrıca bu şekilde bir fotoğraf sunulursa da yapılan tespitin hatalı olduğu görüleceğini, müvekkilinin önceki dönemlere ait faturaları ile bahsedilen sözde tespitin yapıldığı dönemin faturası karşılaştırıldığında aradaki farkların olağan farklar olacağı görüleceğini oysa iddia edildiği gibi kaçak bir kullanım durumunda faturalar arasındaki farkın olağan dışı olması gerekli olduğunu davacı tarafın dayandığı tespite ilişkin de ayrıca söz konusu tesisatın incelenmesi ve yapılan tespitin neye göre yapıldığını, yapılan tespite ilişkin deliller sunulması da talep etmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, Kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı tahakkuk ettirilen fatura alacağına ilişkin davacı tarafından ... 2. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlardan kaynaklandığı görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1.fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şekilde değiştirilmiştir.
6102 sayılı TTK 16/1. maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
TTK 4/2 maddesinde mutlak ticari davalar sayılmış olup, dava sayılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Ancak, TTK 4/1 maddesine göre ticari dava sayılması için de, davanın her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Eğer taraflardan biri, tacir değil, esnaf niteliğinde ise davayı ticari dava olarak kabul etmek mümkün değildir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 27/12/2024 tarihli müzekkere cevabında mükellefin "işletme esasına" göre defter tuttuğu, tacir konumunda olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı gerçek kişi olarak birinci sınıf tacir olup olmadığı, esnaf olup olmadığı, basit usul, işletme usulü veya bilanço usullerinden hangisine göre defter tutup tutmadığının araştırılması müzekkere cevabında "işletme esasına" göre defter tuttuğu, tacir konumunda olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla Davacının Davasının Görev-Dava Şartı Yokluğundan-usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın DAVA ŞARTI-GÖREV YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değrlendirilmesine,
5-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/01/2026