Tazminat (Rücuen Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Dava dışı ...'ın destek hizmeti alınan davalıların yanında ... arası çalıştığını, ... 6. İş Mahkemesinin 18.9.2018 tarih ve ... E.-... K sayılı kararında davacı şirketin davalılarla beraber asıl işveren olarak ihbar ve kıdem tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, kararın kesinleştiğini, Dosya borcunun ... 19. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına 28.2.2022 tarihinde 53.758,56 TL olarak ödendiğini, ihtarname ile talep edilmesine karşın davalılarca kendilerine geri ödenmediğini, hizmet sözleşmelerinde alt işverenlerin işçilik alacaklarından sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu nedenle ödenen bedelin ...Tic.A.Ş. den ödeme tarihi olan 28.2.2022 tarihinden itibaren, ...Diş Tic.A.Ş. nin ihtarname ile temerrüde düşürütdüğü7.9.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Dış Tic.A.Ş, vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davada SGK kayıtlarının temel alınması gerektiğini, davadışı işçinin 31.12.2016 tarihinde istifa yoluyla işten ayrıldığını, bu nedenle sorumlu olmadıklarını, aksi düşüncede kendi çalışma döneminin dikkate alınması gerektiğini, davaya temel alınan kararın verildiği davaya dahil edilmediğinden mahkeme giderlerinden (bilhassa ihbar tazminatı giderlerinden) sorumlu olmadığını, ileri sürüp davanın reddini” talep etmiştir.
Davalı ... Tic.A.Ş. Vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle:“Taraflar arasında bakım destek sözleşmesi bulunduğunu, çalışanın 1.1.2017-3.5.2017 tarihleri arasında kendi bünyelerinde çalıştığını, davacı istemi üzerine sözleşmesinin (fesih bildirimi ve ibraname) düzenlenip sona erdirildiğini, 2 haftalık ihbar tazminatının kendilerince ödendiğini, 1 sene dolmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, talebin haklılığına karar verilirse ihbar tazminatı için çalışılan sürenin dikkate alınması ve ödenen miktarın tenzili gerektiğini" talep etmiştir.

Mahkememizde görülmekte olan dava; davacı şirketin teknik destek hizmeti aldığı davalılar nezdinde çalışan dava dışı ...'ın açmış olduğu dava neticesinde davacının ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği kıdem ve ihbar tazminatının davalı şirketlerden tahsili isteminden ibarettir.

Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman iş hukuku uzmanı bilirkişisinden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle:" Ödenen 53.758,56 TL nın ... Tic.A.Ş. den ödeme tarihi olan 28.2.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile talep edilebileceği, diğer davalırıın sorumlu olmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Yine mahkememiz ara kararı gereği iş hukuku uzmanı bilirkişisinden ek rapor istendiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle:" ... A.Ş. ye ödenen 53,758,56 TL için mahkeme kararı gereği rücu edilebileceği, Mükerrer olmamak kaydıyla b) ...A.Ş.ye, 16.731,23 TL alacak ve 3.5.2017 tarihinden itibaren en yüksek banka faizi için rücu edilebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereği başka bir iş hukuku uzmanı bilirkişisinden rapor alındığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "... A.Ş'nin sorumlu olduğu tutarın hesaplanmasında ödeme tarihine kadar işlemiş toplâ faizden ihbar tazminatına işleyen faiz tutari düşülmüştür. Davalı ... İhbar tazminatı olarak davacıya 1.313,64 TL ödeme yapıldığını iddia etmiştir. Bu ödemeye dair dosyada herhangi bir delile rastlanmamış olmakla beraber ödemenin, yapıldığının ispat edilmesi halinde ihbar tazminatından sorumlu olunana tutar 184,72 TL olacaktır" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamında özetle; "Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının icra takibine konu ettiği kıdem tazminatı haricindeki tüm işçilik alacaklarından, iş mahkemesi ilamında belirtilen vekalet ücreti, yargılama harç ve giderlerinden, bu alacakların işlemiş faizlerinden, icra vekalet ücreti ile harç ve masraflarından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı ile davalı arasında akdedilen 01.02.2015 tarihli Entegre Tesis Yönetimi Sözleşmesinin 28. maddesinin 3. paragrafı; “Personelin sigorta ödemeleri, işe iade ve buna bağlı tüm yükümlülükler ve buna benzer tüm sosyal haklar ile iş hukuk kanunlarında yönetmelik ve tüzüklerinde belirtilen her türlü sorumluluk, vergi, harcama ve ödeme hizmet veren yüklenici tarafından yapılacaktır.” şeklindedir.
Teknik Şartnamenin Personelin diğer hakları başlıklı 3.3. maddesi 2. bendi, "Personelin kıdem tazminatına ilişkin olarak, ... A.Ş'nin yasal yükümlülüğünün doğması halinde, kıdem tazminatları, tazminatın doğduğu zamanda ... A.Ş tarafından ayrıca ödenecektir. Kıdem Tazminatlarının dışında ... A.Ş nin başkaca yükümlülüklere ilişkin bir sorumluluğu olmayacaktır.” şeklindedir.
.. 13. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, davacının dava dışı ..., davalıların...A.Ş. ve ...Tic. A.Ş olduğu, davacı işçinin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve ... ücret alacağı talebinde bulunduğu, Mahkemenin 18.10.2016 tarih, ...E. ve... K. Sayılı kararıyla davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 5.316,00 TL kıdem tazminatı, 3.431,00 TL ihbar tazminatı, 43,33 TL fazla mesai ücreti ve 902,00 TL UBGT ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, dava dışı işçi ... tarafından, davalılar aleyhine ... 13. İş Mahkemesinin 18.10.2016 tarih...E. ve... K. sayılı ilamına istinaden, ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibinde bulunulduğu, davacı ...A.Ş. tarafından ... 4. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına 02.06.2017 tarihinde 16.735,74 TL ödendiği, davacı şirketin, davalı şirket hakkında 16.06.2020 tarihinde ... 30. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 9.571,72 TL asıl alacak ve 4.857,92 TL faiz olmak üzere toplam 14.429,64 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalı borçlunun borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, ödeme emrine itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeye dosyada rastlanmadığından itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip dayanağı mahkeme kararına esas alınan bilirkişi hesap raporunda dava dışı işçinin13.06.2008-08.04.2015 tarihleri arası 6 yıl, 9 ay, 25 gün olmak üzere toplam 2455 gün davacı asıl işverene ait işyerinde değişen taşeronlara bağlı olarak çalıştığı, 2455 günlük süre üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının ödendiği, dava dışı işçinin, davalı şirket nezdinde 01.02.2015-08.04.2015 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmıştır.
"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." (Y. 6. HD. 15.10.2025 tarihli ... E. ...K. Sayılı ilamı)
24.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı asıl işveren şirket tarafından dava dışı işçiye 02.06.2017 tarihinde ödenen 16.735,74 TL'nin kıdem tazminatı ve işlemiş faizine tekabül eden 6.845,75 TL'sinden davacı ...A.Ş. nin tek başına sorumlu olduğu, davacı asıl işveren şirket tarafından dava dışı işçiye 02.06.2017 tarihinde ödenen 16.735,74 TL'nin, ihbar tazminatı ve işlemiş faizine tekabül eden 4.088,34 TL'sinden davalı ...Tic. A.Ş. tek başına sorumlu olduğu, 4.836,38 TL avukatlık ücreti ve yargılama giderinden davalı şirketin tek başına sorumlu olduğu tutarın toplam borç tutarına oranına göre sorumlu olduğu tutarın 1.201,36 TL olduğu, davacı işçiye ödenen 16.735,74 TL'den 14.147,07 TL (6.845,75 TL+4.088,34 TL+3.212,98 TL) mahsup edildiğinde bakiye (16.458,75 TL-14.147,07 TL)=2.311,62 TL'den davalı alt işverenin kendi dönemindeki hizmet süreleri ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu miktarın 918,43 TL olduğu, dolayısıyla davalının 4.088,34 TL ihbar tazminatı, 1.201,36 TL yargılama gideri ve 918,43 TL işçilik alacağı olmak üzere toplam 6.208,13 TL den sorumlu olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Somut olayda, yukarıda Yargıtay ilamında belirlenen ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, son yüklenicinin ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin tamamından sorumlu olacağı, kıdem tazminatından ise taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince davacının sorumlu olacağı, diğer işçilik alacaklarından ve feri mahiyetinde yapılan ödemelerden ise tüm yüklenicilerin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olacağı anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller üzerinden takibin devamına karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı ile davalılar arasında farklı tarihlerdeki sözleşmelerin 12.5.5 maddelerinin incelenmesinde; "Yüklenicinin çalıştırdığı personel işten ayrılırken ...'dan herhangi bir hak talebinde bulunamaz" şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.
... 6. İş Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararının incelenmesinde; dava dışı işçi ... lehine, davacı ile davalı ... aleyhine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiği, mahkememiz davalısı ... ile diğer davalı ... arasındaki işlemin işçi açısından işyerinin devri niteliğinde olduğu ve tüm çalışmasındaki kıdem ve ihbar tazminatından ... ile ... aleyhine tazminata hükmettiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde dava dışı ... tarafından davacı ... ile davalı ... aleyhine ... 6. İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasına istinaden ilamlı icra takibine girişildiği, dosya kapak hesabının ise 28/02/2022 tarihinde davacı şirket tarafından icra dosyasına ödendiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacının davalılar ile farklı tarihlere tekabül eden benzer mahiyette sözleşmeler akdettiği, sözleşmeleri,n 12.5.5 maddelerinde davacının yüklenicinin çalıştırdığı personellerin işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağının düzenlendiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında işçilik alacaklarına dair akdedilen sözleşmelere itibar edilmesi gerektiği de dikkate alınarak davalılar bünyesinde çalışan dava dışı işçi ...'ın mahkeme ilamına konu işçilik alacakları nedeniyle iç ilişkide davacının sorumluluğunun bulunmadığı ve yine yerleşik içtihatlar doğrultusunda ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretleri dışındaki alacaklardan davalı işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile orantılı olacak şekilde sorumluluklarının bulunduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu bağlamda mahkememizce alınan ikinci bilirkişi raporunda dava dışı işçinin davalılar yanındaki çalışmalarının incelenmesinde davalı ...'in %91,95 diğer davalı ...'ın ise %8,05 oranında sorumluluğu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda mahkemece hükmedilen ihbar tazminatından davalı ...'ın son işveren olması nedeniyle tam sorumluluğu bulunduğu dikkate alındığında bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın maddi hata içerdiği anlaşılmış ve usul ekonomisi ilkesi doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmayıp davalıların sorumluluklarına tekabül eden miktar mahkememizce belirlenmiştir. Bu doğrultuda davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen toplam 53.758,56 TL'nin %91,95'lik orana tekabül eden (ihbar tazminatı hariç) 41.778,15 TL'sinden davalı ...'in sorumlu olduğu, %8,05'lik orana tekabül eden (6.051,37 TL'lik ihbar tazminatı dahil olmak üzere) 11.980,41 TL'sinden ise diğer davalı ...'ın sorumlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Ayrıca her ne kadar davalı ... vekili tarafından dava dışı işçiye ihbar tazminatı olarak 1.314,64 TL ödendiği ve karşılığında ibraname alındığı iddia edilmiş olsa da ibranamenin incelenmesinde ihbar tazminatına ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığı ve söz konusu ibranamenin geçerli olup olmadığını denetleme görevinin yargılamayı yürüten ... 6. İş Mahkemesi'nde olduğu, ... 6. İş Mahkemesi'nce verilen hükmün kesinleşmesi hasebiyle mahkememiz bakımından da bağlayıcı olduğu, davalı tarafından ilgili mahkeme ilamından sonra herhangi bir ödeme yapıldığının da ileri sürülmediği dikkate alınarak savunmasına itibar edilmemiştir. Bir diğer husus ise faiz başlangıç tarihidir. Bilindiği üzere rücuya tabi alacaklarda faizin başlangıç tarihi yani temerrüt tarihi rücu hakkı elinde bulunan tarafın ilgilisine ödeme yaptığı tarihtir. Somut olay bakımından davacının rücuya tabi alacağı bakımından talep edebileceği faiz başlangıç tarihi ödeme yaptığı tarih olan 28/02/2022'dir. Ancak davalılardan ... bakımından dava dilekçesinde 07/09/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş olduğundan ve yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda faiz başlangıç tarihinin davalı aleyhine olacak şekilde ıslah dilekçesi ile değiştirilemeyeceği dikkate alındığında davalı ... aleyhine hükmedilen tutara taleple bağlılık ve iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında 07/09/2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜNE,
1-41.778,15 TL'nin taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 07/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
2-11.980,41 TL'nin 28/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.672,25 TL harçtan peşin-tamamlama harcı olarak alınan 1.342,25 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.330,00 TL harcın davalılardan (1.810,75 TL'sinden davalı ...'in, 519,25 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydı ile) alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan (2.486,86 TL'sinden davalı ...'in, 713,14 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydı ile) tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan 1.342,25 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.770,10 TL harcın davalılardan (1.375,62 TL'sinden davalı ...'in, 394,48 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 53.758,56 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalılardan (34.971,49 TL'sinden davalı ...'in, 10.028,51 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 510,00 TL tebligat, posta gideri ile 13.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.010,00 TL yargılama giderinin davalılardan (10.887,79 TL'sinden davalı ...'in, 3.122,21 TL'sinden davalı ...'nın sorumlu olması kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026