İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ....ŞTİ arasında faktöring sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davalının ise işbu faktoring sözleşmesine 5.000.000,00 TL sine kefil olduğunu, bu faktoring sözleşmesi kaynaklı ilişki kapsamında müvekkili faktoring firması ile davalılar arasında akt edilen 25/06/2024 tarihli faktoring sözleşmesi ile faktoring müşterisi....ŞTİ.nin faturaya bağlı alacakları müvekkili tarafından temlik alınmış olduğunu, müvekkili tarafından söz konusu temlike konu faturalara ilişkin tüm temlik bildirimleri yapılmış olduğunu, davalının, müvekkiline temlik etmiş olduğu alacaklarından kaynaklı 558.126,30 TL borcu bulunmakta olduğunu, huzurdaki davanın ve çekişmenin ana kaynağını oluşturan 25/06/2024 tarihli faktoring sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan kefalet sözleşmesinde davalının müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalanmış olduğunu, söz konusu kefilin sözleşmelere göre yükümlülüklerinin, dava dışı ...ŞTİ. ile müvekkili şirket arasında 25/06/2024 tarihinde 5.000.000,00 TL hacimli faktoring sözleşmesi imzalanmış ve davalının 5.000.000,00 TL limitleri kadar kefilleri bulunmakta olduğunu, taraflarla yapılan şifahi görüşmeler sonucunda sözleşme kaynaklı 558.126,30 TL lik borç ödenmemiş olduğunu, müvekkilinin söz konusu alacağının tahsili amacıyla ... 13. İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının söz konusu icra takibinden tebliğe çıkartılan ödeme emrine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, söz konusu takibin kaldığın yerden devamı ve alacağın tahsili için öncelikle dava şartı arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğunu, toplantı günü tarafların katılımı ile yapılan arabuluculuk görüşmesi sonunda anlaşamama tutanağı düzenlenmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının ... 13. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyaya yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası Uyap sisteminden entegre edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı banka tarafından davalı ve dava dışı ... Şirketi aleyhine t558.126,30 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı vekili tarafından, ... 13. İcra Müdürlüğü nün ... Esas Sayılı dosyası ile; 10.09.2024 tarihinde davalı aleyhine 25.06.2024 tarihli 5.000.000.- TL bedelli Faktöring Sözleşmesi ve Eklerinden kaynaklanan alacak sebebiyle; 558.126,30 TL lık ilamsız takip başlatıldığı,
Davacı Şirket ile dava dışı ... Şti. arasında imzalanmış 25.06.2024 tarihli Faktoring Sözleşmesinin bulunduğu, söz konusu sözleşmede, müteselsil kefil olarak gözüken davalının, sözleşme, Kefil Kabul Beyan ve Kefil İmza Beyan dökümlerinde isim ve imzasının bulunduğunun görüldüğü,
Usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; dava dışı ... firmasının 10.09.2024 takip tarihi itibariyle 590.541,30 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin 558.126,30 TL lık kısmının takip ve dava konusu edildiği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki 25/06/2024 tarihli Faktoring Sözleşmesinin incelenmesinde; davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında 5.000.000,00 TL limitle akdedildiği, davalının aynı tarihte 5.000.000,00 TL limitle sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, kefalet tarihi ile tutarının el yazısıyla yazıldığı, "müteselsil kefil " ibaresinin el yazısıyla yazılı olmadığı görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinin birinci fıkrasında;"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesine, 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde ise;"İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar..." düzenlemesine yer verilmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 585/1. maddesi "Adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez; ancak, aşağıdaki hallerde doğrudan doğruya kefile başvurabilir:
1.Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması.
2.Borçlu aleyhine Türkiye'de takibatın imkansız hale gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi.
3.Borçlunun iflasına karar verilmesi.
4.Borçluya konkordato mehli verilmiş olması." hükmünü içermektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Esas ...E. ... K sayılı kararında ;"6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasında açıkça, "...kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse..." ibaresine yer verilmiş olup, cümlede geçen "Kanun" kavramının somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mevzuat kapsamındaki herhangi bir kanunu işaret ettiği açıktır.
6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde, kefaletin geçerlilik şartları sayılmış olup, özellikle de müteselsil kefil olunması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğininin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtilmesi şeklinde geçerlik şartı konulmuş olup bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesindeki teselsül karinesi zayıflatılarak şarta bağlanmıştır." denilerek müteselsil kefaletin geçerli olması için TBK 583/1 maddesindeki elle yazılı olma şartının gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının Faktoring Sözleşmesinin kefalet kısmındaki kefalet türünün kendi el yazısı ile yazılması gereken kısımlarında bu ibarenin yer almaması sebebi ile kefaletinin adi kefalet olduğu, 6098 Sayılı TBK'nun 585/1. Maddesinde sayılan ve alacaklının borçluya başvurmadan doğrudan doğruya kefile başvurabileceği hallerden birinin gerçekleştiği davacı tarafından iddia ve ispat edilmediğinden, davacının davalı hakkında doğrudan takip yapamayacağı, bu nedenle de bu takibe karşı yapılan itirazın iptali davasını da açamayacağı anlaşıldığından davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığı davalı tarafından ispat edilmediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın reddine
2-Davalının kötü niyet tazminatının reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 732 TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 6.740,78 TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 6.008,78 TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 89.300,21 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/01/2026