İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.09.2024 tarihinde saat 23: 20 sıralarında sürücüsü tespit edilemeyen ... plaka sayılı in yan yoldan ... istikametinde seyir halinde yan yoldan gelip dönüş yaparak kavşağa girdiği esnada ... istikametine seyir halinde olan ve ... Kavşağında sol şeritte bekleyen müvekkiline ait sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca ve aynı istikamette sağ şeritte bekleyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçların yeşil ışık yanması ile harekete geçtiklerinde ... plaka sayılı aracın aniden önlerine çıkması ve karşı istikamete geçiş yapması neticesinde çarpmamak için sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağa manevra yapması ve bu aşamada aracının sağ yan kısımları ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön tampon kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda müvekkilin zararının tespiti için eksper görevlendirilmiş olduğunu ve müvekkili aracında 60.084,20 TL hasar tespit edilmiş olduğu, ancak müvekkili zararının daha fazla olduğunu, zararın gerçek zarar ilkesine göre tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili aracının 2018 model ve 154.525 km de olduğunu, ve değer kaybetmiş olduğunu, değer kaybı taleplerinin davalı tarafından reddedilmiş olduğunu, bu vs. nedenler ile şimdilik 100,00 TL hasar bedeli ve 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının başvuru şartlarının yerine getirmemiş olduğunu, eksik evrak nedeni ile inceleme yapılamamış ve bu kapsamda da ödeme yapılmamış olduğunu, dava dışı ...'e 20.12.2024 tarihinde 38.500,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, ayrıca ... 21.11.2024 tarihinde 1.020,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, ayrıca belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, hasar tespitinin genel şartlara göre iskontolu ve KDV siz olarak tespit edilmesi gerektiğini, hasarlı araç fotoğrafları sunulmamış olduğundan değer kaybı incelemesi yapılamamış olduğunu, kusur oranlarına itiraz ettiklerini, her araç için ayrı ayrı inceleme yapılması gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dava değer arttırım dilekçesinde özetle; ... plakalı araçta meydana gelen kazadan dolayı gerçekleşen zararın tazminine konu talep ettikleri, araç değer kaybına mahsuben 100,00 TL tazminat alacaklarını, bilirkişi raporu doğrultusunda sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu teminat limiti ve daha önceden ödeme yapmamış olduğu göz önüne alınarak 49.900,00 TL artırarak toplamda 50.000,00 TL, araç onarım bedeline mahsuben talep ettikleri 100,00 TL tazminat alacaklarını sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu teminat limiti ve daha önceden ödeme yapmamış olduğu göz önüne alınarak, 74.738,82 TL artırarak toplamda 74.838,82 TL, genel toplamda 124.638,82 TL arttırarak, toplamda 124.838,82 TL maddi zararın davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... plaka sayılı araca ait eksper rapor ve kaza tespit tutanağı bilgisi,
... Sigorta Anonim Şirketi'nden ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayır celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Uyuşmazlık ... plaka sayılı aracın 04/09/2024 tarihli trafik kazasına ilişkin onarım bedeli ve değer kaybı tazminatının karşı araç sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 04.09.2024 tarihinde saat 23: 20 sıralarında sürücüsü tespit edilemeyen ve davalı tarafından 08.02.2024-08.02.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere araç başına maddi 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan ... plaka sayılı araç sürücüsünün seyir halinde yan yoldan gelip dönüş yaparak kavşağa girdiği esnada seyir halinde olan ve sol şeritte bekleyen sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki, davacı adına tescilli ... plaka sayılı araca ve aynı istikamette sağ şeritte bekleyen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçların yeşil ışık yanması ile harekete geçtiklerinde ... plaka sayılı aracın aniden önlerine çıkması ve karşı istikamete geçiş yapması neticesinde çarpmamak için sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağa manevra yapması ve bu aşamada aracının sağ yan kısımları ile sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön tampon kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Tanzim edilen bilirkişi raporu içeriğine göre, sürücüsü tespit edilemeyen ve davalı tarafındna sigortalanan ... plaka sayılı aracın meskun mahalde seyir halindeyken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, kaza mahalli kavşağa gelmeden hızını azaltması, kavşağı etkin şekilde kontrol ederek varsa trafik levhalarını ve trafik durumunu dikkate alarak geçiş ya da dönüş yapmadan önce kaplama içerisinde seyir halinde olan araçların yakınlık ve uzaklık durumlarını dikkate alıp KTK Madde 57/1-a gereği geçiş önceliğini diğer araçlara vermesi gerektiği, bu nedenle dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü aykırı davranışı ile sebebiyet vermiş olduğu kazada tam kusurlu olduğu, dava konusu kazanın sürücüsü tespit edilemeyen ... plaka sayılı aracın asli kusur sayılan kavşaklarda geçiş önceliğine uyulmaması nedeniyle meydana gelmiş olduğundan ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ve ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu, öyleyse tam kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalının meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi .... Esas ... Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ...Esas ...Karar) kabul edilmektedir.
Tanzim edilen davacının maliki olduğu aracın kazadan önceki kazasız 2. el piyasa rayiç değerinin 875.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi vb. etkenler dikkate alındığında yaklaşık 825.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda değer kaybının 50.000,00 TL civarında olacağı, meydana gelen zarar durumuna göre hasar bedelinin 74.838,82 TL olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak yapılan ödemenin davacıya yapılmaması sebebiyle mahsup edilmemesi gerektiği, dava dışı kişiye yapılan ödemenin kaza başına maddi hasar limiti olan 400.000,00 TL'den düşülmesi halinde dahi 200.000,00 TL araç başı limitin altına düşülmediği, öyleyse poliçe limitinin hala 200.000,00 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiş ve raporun maddi hesaplama ve kusur değerlendirmelerinin hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi için başvurunun tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde sigorta tazminatının ödenmesi gerekiği, kısmi ödeme halinde ise bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketine başvurunun 28.09.2024 tarihli olduğu, davacıya yapılan ödeme bulunmadığı, öyleyse sekiz iş günü sonrası olan 10.10.2024 tarihinin temerrüt başlangıcı olacağı kabul edilmiş, aracın ticari araç olmaması ve davanın haksız eylemden kaynaklanması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, geçmiş hasar kayıtları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Araç onarım bedeli olan 74.838,82 TL ve değer kaybı bedeli olan 50.000,00 TL toplamından ibaret 124.838,82 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 10/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan -poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (124.838,82 TL) üzerinden alınması gereken 8.527,74 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60 TL peşin harç, 2.130,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.557,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.970,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç, 2.130,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.557,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 153,00 TL posta ve tebligat gideri ile 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.153,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2026