KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, ... Metal Mobilya İnş. San. Tic. Ltd. Şti’nin kurucusu, ortağı ve aynı zamanda müdürler kurulu başkanı olduğunu, davalı şirket sözleşmesi ile kendisine verilen görev yetkileri kullanmaması hususunda diğer ortaklar olan ..., ... ve şirkette müdürlük görevini yürüten ortak ...’nin babası olan... tarafından baskı, mobbing, hakaret ve görevi yaptırmamak için fiziki engelleme yapılmakta olduğunu, bu hususta davacının söz konusu ortaklığı devam ettirmesi olanaksız olduğu gibi, işbu ortaklığın devamı konusunda da herhangi bir hukuki yahut fiili yarar kalmamış olduğunu, A-) davacı yöneticilik görevini fiilen icra edemez hale gelmiş olup; 6102 Sayılı TTK’da düzenlenen "şirket ortaklığından çıkma"nın hukuki şartları gerçekleşmiş olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Çıkma ve Çıkarılma başlıklı 639.maddesinin 2.fıkrası hükmünü amir olduğunu, Kanun koyucu haklı sebeplerin varlığı halinde, ortaklardan birinin mahkemeye başvurarak ortaklıktan çıkma talebinde bulunabileceğini düzenlemiş olduğunu, bu hususta Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, haklı sebebi, “Ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortak açısından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden istenemeyeceği nedenler” olarak tanımlamış olduğunu, yine Pulaşlı, haklı sebebi; “Ortaklık ilişkisinin ve akdinin dürüstlük kuralı uyarınca devamını olanaksız kılan bir hukuki olaydır” şeklinde tanımlamış olduğunu, somut olayda, davalı şirket ortaklarının uzun süredir davalı şirketten uzaklaştırma çabası içerisinde olduklarını, bu hususta davacıya sürekli baskı ve mobbing uygulanmış, çeşitli hakaret ve dışlamalara maruz kalmış olduğunu, taraflarınca şirket ortaklarından ...’nin babası olan ve şirkette müdürlük görevi ifa eden... hakkında tehdit ve hakaret sebebiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, söz konusu suç duyuruları 2023/73305 ve 77193 soruşturma numaraları ile derdest halde olduğunu, CBS dosyalarına sunulan whatsapp görüşme kayıtlarını ekte sunduklarını, görüşme kayıtlarından da görüleceği üzere, ... çeşitli tehdit ve hakaretler ile davalı şirketten uzaklaştırma çabası içerisinde olduğunu, öte yandan diğer şirket ortakları tarafından, davacının fabrikaya giriş çıkışı fiziki olarak engellenmekte olduklarını, davacının müdürler kurulu başkanı ve ortağı olduğu fabrikaya son 6 aydır giremediğini, salt bu husus dahi davalıların ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirdiğini ve ortaklık ilişkisinin devamı olanağının kalmadığı gözler önüne sermekte olduğunu, kaldı ki şirket ortakları, davacının müdürler kurulu başkanı olmasına rağmen; şirketteki tüm yetkilerini pasifize etmiş, davacının resmi ve özel kurumlar ve bankalar nezdindeki şirket temsil yetkisi elinden alınılmış, davacıdan habersiz ve gizli olarak genel kurul toplantı davetinde bulunmuş olduklarını, anılan şartlar göz önüne alındığı takdirde, davacının söz konusu şirket ortaklığının devamında hukuken ve fiilen herhangi bir fayda kalmamış olduğunu, davacı dışındaki diğer şirket ortakları davacının şirketten olan alacaklarının(tasfiye payı vs.) tahsilini imkansız hale getirmek için şirketi borçlandırıcı ve muvazaalı işlemler yapmakta olduğunu, Yargıtay “Haklı Sebep” kavramını vermiş olduğu bir kararında “ "Haklı sebep" ile kast edilen örneğin; şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikteki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik kazanması, ortakların şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmesi olarak sayılabilir.” İfadeleri ile tanımlamış olduğunu, somut olayda şirket ortaklarından olan ..., aynı zamanda Alias İthalat İhracat Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti’nin(Vergi No: 0521682426) de kurucu ortağı olduğunu, Şirket ortağı ..., müdür olan babası...’nin de yardımıyla, ... Metal Mobilya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketinden, söz konusu Alias Şirketine düşük bedellerle mal aktarımı yapmakta olduğunu, Faturalardan ve fatura miktarındaki fahiş düşük bedellerden de açıkça anlaşılacağı üzere, ortaklar ve müdür tarafından Ferrum şirketinin içi boşaltılmakta, şirket fiilen iflasa sürüklenmekte olduğunu, bu sebeple davacının söz konusu şirket ortaklığının devamı olanağı kalmamış olduğunu (Aynı yönde; Yargıtay 11. H.D. 2015/9114 E. 2016/6883 K. 22.06.2016 T. sayılı ilamı) Davacının yöneticisi ve hissedarı olduğu şirketten olan hak ve alacaklarının hukuki koruma altına alınabilmesi için, şirkete tedbiren "temsil kayyımı" atanması elzem olduğunu, TTK m. 638/2 hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere kanun koyucu, çıkma davasının açılmasıyla birlikte şirkette yönetime katılamayan ortağın haklarının, mahkemece korunmasını düzenlemiş olduğunu, Doktrinde yeni TTK düzenlemesi ile getirilen bu değişikliğin bir ortağın ayrılmasıyla ilgili davada hukuken kesinleşmiş karara kadar, ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayi olmamasını amaçladığı görüşü hakim olduğunu, somut olayda davacı dışındaki şirket ortakları ve müdürün işbirliği ile şirket malvarlıkları düşük bedellerle ortakların şahsi şirketlerine geçirilmesi, davacının son 6 aydır şirkete alınmaması, usule ve kanuna aykırı olarak genel kurul toplantı davetinde bulunulması, davacının resmi ve özel kuruluşlar ve bankalar nezdindeki yetkilerinin hukuka aykırı olarak elinden alınması hususları göz önüne alındığında, söz konusu şirkette bulunan davacının alacaklarının korunması amacıyla şirkete yönetim kayyumu atanmasını talep ettiklerini, davalı şirketin diğer hissedarlarının şirketin içini boşaltmalarının önlenmesi ve şirket envanterine kayıtlı olmayan emtia ve teçhizatların gecikmeksizin tespit edilebilmesi ve kayıt altına alınabilmesi için "delil tespiti" ve "geçici hukuki koruma" talepleri bulunmakta olduğunu, 6100 sayılı HMK m. 400 uyarınca, diğer şirket ortaklarının envantere kayıtlı olmayan emtia ve teçhizatları, diğer hammadde ve makineleri kaçırmasının önüne geçmek amacıyla karşı tarafa tebliğat yapılmadan delil tespiti yapılmasını talep ettiklerini, detaylı şekilde izahına çalışıldığı üzere, davacı dışındaki ortaklar ve müdürlük vazifesini ifa eden... tarafından, davacının söz konusu şirkette dışlanmış, şirkete girişi yasaklanmış, resmi-özel ve bankalar nezdindeki tüm yetkileri kaldırılmış, mobbing, baskı, hakarete uğratılmış, ayrıca şirketten ayrılma davası açılması ihtimaline karşı da şirketin içi boşaltılmaya başlanmış olduğunu, tüm bu sebepler uyarınca, TTK hükümleri uyarınca davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesi için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle, HMK m. 400 vd. hükümleri uyarınca karşı tarafa tebliğat yapılmaksızın tensiple birlikte "delil tespiti" yapılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile Şirkete Yönetim Kayyumu Atanmasına, Mahkeme aksi kanaate ise de TTK m.632/2 uyarınca, mahkemece uygun görülecek ihtiyati tedbirlerin alınmasına ve diğer geçici hukuki koruma hükümlerinin resen tatbikine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ilgili hükümleri uyarınca(tasfiyeden kaynaklı alacakları mahfuz kalmak kaydıyla) davacı ...'in haklı sebeplerle davalı şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesini kabul etmediklerini, Davacının dava dilekçesi açıkça hukuka aykırı olup, davacının davasının reddi gerekli olduğunu, davacının dayanaktan uzak, asılsız iddialarını kabul etmediklerini, söz konusu yersiz iddialarını, kabul etmediklerini, 08.05.2019 tarihinde tescil edilen ve Ticaret Sicil Gazetesi 15/04/2019 tarih ve Sayı: 9829 sayılı gazetesinde ilan edilen ... Metal Mobilya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ünvanlı şirkette, ... 500 Pay, ... 250 ... ise 250 adet pay sahibi olduğunu, ayrıca davacının, Şirket Müdürler Kurulu Başkanı olarak görev almakta olduğunu, Davacı; TTK MADDE 617 ve . Şirket sözleşmesi hükümleri gereğince bahse konu şirket her yıl olağan genel kurul yapması gerekirken 2019-2020-2021 ve 2022 yıllarında Olağan Genel Kurul yapmadığını, Davacı, şirket müdürler kurulu başkanı olarak üzerine düşen hiçbir vazifesini yerine getirmemiş, şirketi işleyişini sekteye uğratmış olduğunu, kurulduğu günden beri Genel Kurul Toplantısını yapmamış, davalı şirketin işleyişi için elzem olan kararları alamamış olduğunu, iş bu durumdan, mağdur olan diğer ortaklar ise davacı ...'e Kayseri 15. Noterliği 21/12/2023 Tarih ve 26714 Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile belirtilen Gündem Maddelerini Görüşmek üzere Genel Kurul Çağrısı ve Toplantısı yapmasını talep etmiş olduklarını, ancak davacı, ihtarnameyi tebliğ almış olmasına rağmen verilen süre içerisinde Genel Kurul Toplantısı yapmadığını, hal böyle olunca, davayı şirketin ortakları Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkeme'si 2024/18 Esas ve 2024 /93 karar sayılı ilamı ile Genel Kurul Çağrısı ve Toplantısı yapmak üzere yetki almış olduklarını, davacı her ne kadar; dilekçesinde görevini yapılmasına engel olunduğunu, baskı ve mobing yapıldığını iddia ediyor olsa da; izah edildiği üzere, davalı şirketin diğer ortakları tarafından bizzat göreve çağrılmış, ancak kendisi, bile isteye, söz konusu görevi yerine getirmemiş olduğunu, davalı şirketin diğer ortaklarının, davacıyı şirkete almama, şirkete girişini yasaklaması mümkün olmadığını, keza diğer ortaklar, davacının, şirketin yönetim organı olup, şayet davacı görevinde engellenirse, şirket organsız kalacağı ve işleyişini sekteye uğrayacağının bilincinde olduklarını, davalı şirket ortakları şirketin devamı için davacıyı, sunulan ihtarname ile bizzat görevine davet etmiş olduklarını, davacının, sadece soyut beyandan oluşan somut dayanaktan yoksun iddialarını kabul etmediklerini, davacının, davalı şirketteki müdürler kurulu başkanı olarak görevini yerine getirmemek ve şirket işleyişini zarara uğratmakla kalmayıp, davalı şirket olan ... Mob. San.Tic.Ltd.Şti ile ortakları aynı olan, dava dışı 2 şirketi dolandırmak suretiyle zarara uğratmış olduğunu, 25/02/2020 tarihinde ... Metal Kimya İthalat İhracat Dış Ticaret Ltd.şti isimli kendi şirketini kurmuş olduğunu, davalı şirket dahil, ortakları aynı olan, bir nevi kardeş şirket olan Allians ve Dema isimli şirketlerden de, muhtelif zamanlarda paralar çekip, tek ortağı kendi olan ... Metal Kimya Ltd.Şti'ye aynı gün ve aynı miktarları yatırmış, orada davalı şirkete ait olan paralar ile ticaret yapmış, şirket ortaklarının rızası olmadan hileli hareketler ile bizzat kendisine fayda sağlamış olduğunu, davacı aleyhine taraflarınca Allians Dış Ticaret Lt.Şti adına; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/8543 esas sayılı Soruşturma Numarası ile şikayetçi olunmuş olduğunu, iş bu dosyanın Mahkemece celp edilmesini talep ettiklerini, yine davalı şirket olan ... Mob.San.Tic.Ltd.Ştin'den ortakların rızası dışında, çekmiş olduğu paraların hesabı yapılmak ve delilleri toplanmakta olduğunu, Hesap tamamlandıktan sonra detaylı olarak, Savcılık Suç Duyurusunda bulunulacak olup, Mahkeme'ye ilgili Savcılık Dosyasının derhal sunulacağını, davalı şirkette Müdür olarak görev yapan, ...’nin şirket hesaplarını incelerken ...'in davalı şirketten çektiği ve kendi şirketine yatırdığı paraları fark etmiş ardından, diğer şirketlerin hesabına bakıldığında diğer 2 şirkete de aynısını yapıldığının öğrenilmiş olduğunu, bunun akabinde şirketin parası ile kendisine menfaat sağlayan davacı, kendisine çok güvenen, şirketin diğer ortakları ve müdürleri için tam bir hayal kırıklığı yaşatmış olduğunu, aslında uzunca bir dönemdir, davacı tarafından aldatıldıklarını anlayan şirket müdürü...; davacı tarafından yapılan ve konusu suç oluşturan bu haksız eylemlere karşı, davacıya yönelik ' 'özlem kızım sizin her şeyiniz yalanmış 5 yıl boyunca beni nasıl kandırmışsın, sana helal olsun. Bir profesyonel gibi çalışmışsın ama unuttuğunuz bir şey var o da Allah. Benim paramı ay sonuna kadar getir, yoksa her gün gelir seni rezil ederim. Ay sonunu geçirme '' şeklinde mesaj gönderdiğini ancak bu mesaj içeriği, Savcılık tarafından da, herhangi bir suç unsuru ve tehdit unsuru taşımadığı gerekçesi ile Kovuşturmaya Yer Yoktur kararı verilmiş olduğunu, gerçekten de davalı şirketin müdürü, mesaj içeriğine dikkat edilecek olur ise; 'Özlem kızım' şeklinde giriş yaparak, aslında kendisine ne kadar güvendiklerini, ve hayal kırıklığına uğradıklarını ve devamında da haklı olarak, şirketten rızasız çekilen paraların taraflarına iadesini istemiş olduğunu, hal böyle olunca davacı; Savcılık makamında da suç unsuru teşkil etmediği tespit edilen, davalı şirketin temsilcilerinin uğradıkları onca haksız eyleme karşı, sitem etme ve paraların iadesini istemeden ibaret olan, cümleleri, kendini haklı çıkarmak ve Mahkeme'ye yanıltmak için kullanmakta olduğunu, Mahkeme'ce davacının asılsız beyanlarına itibar edilmemesini talep ettiklerini, Davacı iddiaları ve delilleri değerlendirildiğinde çıkma isteminin haklı sebebe dayanmadığı, somut dayanaktan uzak, asılsız iddialardan ibaret olduğunun açık olduğunu, en önemlisi de davacının, davayı açmakta kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, keza, yukarıda, bahsettiği üzere; davete rağmen şirketin genel kurul toplantısını, kuruluştan itibaren yapmayıp, şirket işleyişin sekteye uğratmış ve ortakların rızası dışında, davalı şirkette dahil, kardeş şirketlerin paralarını çekip kendi şirketine yatırmak suretiyle dolandırmış olduğunu, huzurdaki davada asıl mağdur olan davalı şirket olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasın ibaret olan bu davanın reddini talep ettiklerini, yönetim kurulunun şirketi iyi yönetmediği, temsil edemediği, ortaklığı zarara uğrattığı gibi iddialar sonucunda şirkete kayyım tayin edilmesi yargı kararları gereğince mümkün olmadığını, başka bir değişle organları iş başında olan bir şirket için yönetim kötülüğü nedeniyle kayyım atanmasına karar verilemeyeceğini, bu kapsamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2019/1599 E. 2021/842 K. sayılı ilamının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi. 2016/1427 e. 2017/3461 K. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, hal böyle iken davalı şirketin organlarının yerinde olduğu, aktif faaliyetlerine devam eden, sermayesini koruyan bir şirket olduğu göz önüne alındığında, kayyum atanması için gereken şartlar oluşmadığından, huzurdaki davada davacının, haksız ve kötü niyetli talebini reddini talep ettiklerini, huzurdaki davada delil tespiti şartları sağlanmamış olduğunu, dava dilekçesi dikkate alındığında; davacının soyut beyanlarından başka somut ve en önemlisi davacının haklarını ileride tehlikeye düşürecek veya delillerin gösterilmesinde zorlukla karşılanacağı kuşkusu yaratacak herhangi bir durum mevcut olmadığını, davalı şirketin, faaliyetine devam etmekte olduğunu, hiçbir malını zararına olacak şekilde elden çıkarmadığını, varlığını korumaya çalışmakta olduğunu, davacı bizzat şuanda davalı şirketin müdürler kurulu başkanı olup, yasal olarak şirketin tüm envanter kayıtları, ticari defterleri, şirketin yönetimi ve işleyişini elinde tutmakta olduğunu, dilediği şekilde şirkette tespitler yapıp, kayıt tutacak yetkisi olduğu halde, delil tespiti talebinde hukuki yararı mevcut olmadığını belirterek, davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının REDDİNE karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, Davacının davalı şirket ortaklığından TTM madde 638 gereğince haklı sebeple çıkma şartları olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine, Kayseri C.Başsavcılığına, Ticaret Odasına, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ile davacı vekilinin davalı ... Metal Mobilya İnş.san.Tic.Ltd.Şti'nin kurucusu, ortağı ve müdürler kurulu başkanı olduğunu, müvekkilinin şirket ortaklığından azlini ve davalı şirkete kayyım atanmasını talep ettiği, mahkememiz 19/02/2024 Tarihli ara kararı ile Davacının davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından ara kararın istinaf edildiği, dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/763 Esas 2024/818 Karar sayılı ilamı ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/143 Esas sayılı 19/02/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
09/04/2025 Tarihli celsede hazır bulunan davalı tanığı ... "Ben davalı şirkette yaklaşık 3 yıldır muhasebe kısmanda çalışmaktayım, Benim bildiğim kadarıyla davacıya şirkete girmesinde herhangi bir engel olunmuyordu ve kendisine karşı herhangi bir mobing uygulanmıyordu, davacı ile davalı şirketin diğer paydaşları arasında davacının mali konulara ilişkin hiçbir toplantıya katılmaması nedeniyle bir soğukluk vardı, bunun dışında herhangi bir sorunları yoktu, davacı şirket ortağı olup, şirketin bütün finans işleri onun tarafından yürütülmekte idi, yapılan işlemleri onun takip etmesi gerekiyordu, işler yapılmasına rağmen başta da söylemiş olduğum gibi şirket ortakları şirketin işleri yönünden bir araya gelip karşılıklı görüşmede bulunamıyorlardı, davalı şirketin diğer ortakları genel kurul yapılması için davacıya talepte bulundular ancak davacı bu hususta herhangi bir girişte bulunmadı, davacının, davalı şirket dışında başka bir şirketi bulunmakta idi bildiği kadarıyla bu şirkette dış ticarete yönelik işler yapıyordu, biz bu durumu yaklaşık şirket kurulduktan 2 yıl içinde öğrendik, davalı şirketin davacının diğer ortak olduğu şirket ile iştikal konuları farklıdır, bildiğim kadarıyla davacı diğer şirketin yönetim işlerini de davalı şirkette bulunduğu esnada yerine getirmekte idi, bildiğim kadarıyla davacı ... Şirketi ile davalının iş yaptığı şirket olan ... Şirketi arasında davalı şirketin aleyhine olacak şikelide ticari faaliyet yürütmüştür, biz yapılan bu ticareti daha sonra öğrendik, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde, davalı tanığı ... "Ben davalı şirkette mali müşavir olarak görev yapmaktayım, benim bildiğim kadarıyla davacı ile davalı şirketin diğer ortakları arasında herhangi bir sıkıntı olmamıştır, ben davacıya mobing uygulandığına ya da şirkete girmesine engel olunduğuna şahit olmadım, davacı şirkette müdürler kurulu başkanı olarak imza yetkili yönetici idi, davacı şirketin işlerinde imza yetkisi gereğince belgeleri imzalıyordu, davacının şirketin diğer ortaklarının bilgisi dışında başka şirkete olduğunu işittim ayrıca davacı, davalı şirkete ait olmasına rağmen gelen paraları kendi bilançodaki şahsı hesabına kaydederek alacaklı duruma dönüşmüştür, ancak söylemiş olduğum gibi söz konusu gelen para şirkete aittir, bu işlemleri davacı yetkili olduğu için yapabilmekte idi, biz bu durumu ...'den işittik, kendisi şirket hesabındaki parayı davacının diğer şirkette kullandığını bize söyledi, davacının şirketinin adı bildiğim kadarıyla ... Metal Şirketidir, bildiğim kadarıyla ... şirketi arasında herhangi bir ticari faaliyet ilişkisi olmamıştır, ... şirketi bildiğim kadarıyla dış ticaret konusunda faaliyette bulunmaktadır, davacı şirket tarafından yapılamak istenen genel kurullara tebliğler yapılmasına rağmen katılmamıştır, kendisinin genel kurula katılmasına herhangi bir engel olunmamıştır, söylemiş olduğum gibi davacı şirketin yetkili müdürüdür, tanıklık ücret talebim yoktur." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
04/12/2024 Tarihli celsenin 3 nolu ara kararı uyarınca dosyanın Şirket Hukuku Alanında Uzman Bilirkişi İle Mali Müşavir Bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, bilirkişi heyet raporunun 12/08/2025 Tarihinde dosyaya sunulduğu, Mali Müşavir bilirkişisi incelenmesinde özetle "Mahkemenin 04.12.2024 tarihli ara kararında dava dışı ... Metal şirketi ile ... şirketinin ticari defterlerinin sunulması için ihtarlı davetiye gönderilmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamına hem ... şirketi hem de Alias şirketi tarafından herhangi bir ticari defter ile tarafların iddia ve savunmalarına yönelik kayıt ve belgeler sunulmamıştır. Ayrıca tarafların iddia ve savunmalarına yönelik olarak davalı şirketin ticari defterleri ile ticari defter detayları olan muavin defter kayıtları, dayanak belgeler ile bilanço ve gelir tabloları da sunulmamıştır. Hal böyle olunca tarafımızca herhangi bir tespit yapılamamıştır. Takdiri mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde, Şirket Hukuku Alanında Uzman Bilirkişisi incelenmesinde özetle "Davacı bilgi alma hakkının engellendiği ve genel kurulun toplanamadığı iddiaları hususunda gerekli yasal yollara başvurduğuna dair dosyada veri bulunmamaktadır zira 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 614 üncü maddesi gereğince davacı ortak davalı şirket müdüründen, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermesini isteyebileceği gibi belirli konularda inceleme yapabilme hakkı mevcut olduğundan öncelikle davalı şirketin işleri ve hesapları hakkında müdürden bilgi talep etmesi gerekmekte olup, davacının davalı şirketten bu yönde herhangi bir talepte bulunduğu ve defterleri incelemesine izin verilmediği yönünde bir veri bulunmamaktadır. Davacı, şirketin kötü yönetildiğinden bahisle dava yoluna gitmiştir ancak mali veriler dosyada yer almadığından, şirketin borçlandırıldığı ve zarar ettiği hususlarındaki iddialar ile alakalı inceleme yapılamamıştır. Yine davacı tarafından ileri sürülen, davalı şirketten dava dışı ... İthalat İhracat Danışmanlık şirketine aktarım yapıldığı hususlarında da inceleme yapılamamıştır. Bunun yanı sıra şirket ortakları arasında şirketin faaliyetinin devam ettirilmesi konusunda istek ve gayretlerinin bulunmadığı, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, şikâyetin ve ceza davasının mevcut olduğu görülmektedir. Davacının, davalı şirket ile alakalı kimse ile istişarede bulunamadığı iletişim kurmak için her seferinde noter kanalı ile ihtarname göndermekte olduğu bu hali ile şirket ortaklığının çekilmez bir hal alacağı ve çıkma talebinin uygun olabileceği düşünülmektedir. Takdir ve ifası Sayın Mahkemeye ait olmak üzere raporumu saygılarla sunarım." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
17/09/2025 Tarihli celsenin 2 ve 3 nolu ara kararları gereğince davalı şirketin kuruluştan itibaren tüm ticari defterlerinin sunulması için süre verildiği, süresi içerisinde defterlerin sunulduğu ve rapora karşı itirazlar ile birlikte davalı şirketin defterlerinin incelenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına dair karar verildiği, bilirkişi ek raporunun 10/10/2025 Tarihinde dosyaya sunulduğu, bilirkişi heyetinin ek raporda özetle "Kök raporumuzda belirttiğimiz üzere davacının davalı şirketten çıkma talebinin uygun olacağı düşünülmektedir. Davalı şirketin finansal verileri incelendiğinde toplam mal varlığı içinde borçlarının yaklaşık 9680 civarında olduğu, ancak faaliyetlerinden kar elde ettiği, satışlarını ve öz kaynaklarını artırdığı, halihazırda borca batık olmadığı tespit edilmektedir. Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından ve tanıkların dinlenmesinden sonra davacının şirket ortaklığından çıkma isteğinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının tespiti için iddialar itibari ile inceleme yapılması amacı ile bilirkişi heyetinden 04/12/2024 tarihli kök ve 10/10/2025 tarihli ek raporlar alınmış ve raporlarda da belirtildiği üzere, şirketin maddi durumu yönünden sorun olmadığı ve şirketin borca batık olmadığı anlaşılmakla birlikte, ortaklar ile davacı arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesi, taraflar arasında soruşturma ve ceza davasının olması, tarafların bir araya gelme konusunda sorunları olması hep birlikte dikkate alınarak şirket ortaklığının devamının bu hali ile davacıdan beklenemeyeceği değerlendirilmiş, davacının davasında haklı sebeplerin var olduğu anlaşılmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple TTK md 638/2 gereğince çıkmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple TTK md 638/2 gereğince çıkmasına,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat ve istinaf harcı giderleri olmak üzere toplam 10.894,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/01/2026