İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin borçludan faturalı hizmet sözleşmesi ilişkisi ve cari hesaba dayanan 33.562,65 TL tutarında alacağı bulunduğunu, davalı firma e fatura mükellefi olup ilgili fatura 09/06/2023 vade tarihli olarak kendilerine tebliğ edildiğini, borçlu firma tarafından ödeme, sürekli irtibata geçmemize rağmen ödenmediğini, bu nedenle müvekkil şirketin alacağına karşılık fatura tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili için icra takibine geçildiğini, icra takibine geçildiği 05/12/2023 tarihinden sonra 08/12/2023 tarihinde, borçlu tarafından borç, cari hesap ekstresinde bulunan bakiye üzerinden ödenmiş borcun ferilerine ilişkin .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. dosyasına itiraz edildiğini .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı icra dosyası ile müvekkil şirkete ait faturaya ve cari hesap ekstresine dayanılarak 463.475,45 TL tutarında ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, borçlu tarafından dosyada borca itiraz edildiği, bunun üzerine takip durduğunu, Ticari uyuşmazlıklardaki dava şartı olan arabuluculuk şartı da yerine getirilmiş olduğu ve borçlu "yapılan icra takibinde müvekkil ... A.Ş adına takibe, takip konusu borca, faize ve tüm fer’ilerine süresi içinde itiraz eder ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, sonrasında takip dosyasına itiraz edildiğini, yapılan bu icra itirazı ile ticari ilişkiye olan itirazı kabul edilmediğini beyanla iptal edilmesini talep edildiği, müvekkili ve davalı borçlu arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir borç söz konusu olduğunu, davalı şirket icra takibine konu borcu dosyanın Uyap sistemi üzerinden açıldığını, 05/12/2023 tarihinden üç gün sonra fatura bedelinin yatırarak borcunu ikrar ettiğini, müvekkili firma ve borçlu arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı;12/05/2023 tarihli ... Numaralı 651.391,00 TL bedelli hizmet sözleşmesi kaynaklı fatura, 12/05/2023 - 04/12/2023 tarihleri arasını gösteren cari hesap ekstresinden kaynaklı ve icra takibe konu 429.912,80 TL'lik cari hesap ekstresi asılları ekte mahkemenize sunulduğunu, müvekkili şirket faturalar üzerinden tüm mal ve hizmete ilişkin edimleri içeren hususları belgelemekte olduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olarak yapıldığı ve icra takibini geciktirmek maksadıyla ortaya atıldığını, ortaya atılan borcun mevcut olmadığına dair asılsız iddiayı kesinlikle reddedildiğini, müvekkili şirketin alacağının var olduğu ve davalı tarafından 33.562,65 TL tutarındaki borcun ifa edilmediği cari hesap ekstreleri, faturalar ve diğer tüm yasal deliller ile sabit olduğunu, tüm açıklanan bu nedenlerle, yapılan itiraz doğrultusunda durdurulan icra takibinin davanın kabulüyle birlikte yeniden devam ettirilmesini ve borçlu aleyhine %40'den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini, borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili, ... ... Grup” 120 ülkede, 17.500 çalışanıyla, 3000’den fazla markaya hizmet veren, dünyanın önde gelen pazarlama ve iletişim grubu ...’ın, Türkiye’de medya iletişimi alanında faaliyet gösteren şirketler grubunda olduğunu, Müvekkili Davalı ... ... ... Hiz. A.Ş. ise, bu pazarlama ve iletişim grubunun bir parçası olduğu, onlarca küresel ve yerel markaya hizmet veren bir medya ajansı olduğunu, davacı şirket tarafından, 05.12.2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili ... A.Ş. aleyhine taraflarca kabul edilmemiş olan ”cari hesap alacağı”na dayandırılarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili 08.12.2023 tarihinde davacı şirkete borcunu ödediğini, söz konusu icra takibi 12/12/2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve yasal süresi içinde borca itiraz edildiğini, davacı şirket itirazın iptalini talep edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, cari hesap, iki kişinin karşılıklı iş ilişkisinden veya herhangi bir hukuki sebepten doğan alacaklarını hesaba kaydedip, belirli aralıklarla takas ve ortaya çıkan bakiyeyi tanıma konusunda yaptıkları sözleşme olduğunu, cari hesap sözleşmesi, Türk Ticaret Kanunu’nun 89 ilâ 101. maddeler arasında kapsamlı bir şekilde düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir cari hesap sözleşmesi dahil herhangi bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığından reddine karar verilmesini, müvekkili Şirket ile davacı arasında yazılı bir sözleşme olmadığını bu nedenle de ne dava dosyasına ve ne de icra dosyasına, faturadaki vade tarihine konu hizmet sözleşmesi eklenemediğini, müvekkilinin tüm işlemleri hukuka uygun olduğunu, davacıya herhangi bir borcu olmadığını, borcun ödendiğini, müvekkili 08/12/2023 tarihinde davacı şirkete borcunu ödediğini, söz konusu icra takibi 12/12/2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve yasal süresi içinde borca itiraz edildiğini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğini, borcu ödemekten kaçınmadığını ve borcunu ödediğini beyanla, taraflar arasında vade tarihine ilişkin anlaşma olmadığını, davacının kendi belirlediği ve müvekkil tarafından kabul görmeyen vade tarihini esas alarak temerrüt tarihi belirlemesi ve o tarihten itibaren işlenen faizi talep etmesi, davacının kötüniyetli olduğunu, davacı borcun ödendiğini bilmesine rağmen, gerçek olmayan faiz alacağı için itirazın iptali davası açtığını, davacı taraf icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talep edildiğini, ancak icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerektiği, böyle bir ihtar ve talebin olmadığını, dava konusu olayda müvekkiline ihtar çekilmediği ve taraflar arasında kesin vade belirlenmediğini, müvekkili faturalara ve takibe konu olan asıl alacak bedelinin ödendiğini, ortada likid alacak bulunmadığını, davacı ile müteaddit görüşmeler yapılmış olmasına karşı, kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm açıklanan bu nedenlerle, davanın reddini, davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı vekilince sunulan hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04.09.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ".... ... A.Ş. ‘nin ... vergi kimlik numarası ile Bursa Nilüfer Vergi Dairesinde Kurumlar Vergisi mükellefi olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu, ibraz ettiği 2023 Yılı Hesap dönemindeki yasal Ticari defterlerin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin 6102 Sayılı TTK.m.64 ve VUK.182 maddesine göre; zamanında yaptırıldığı, yevmiye defterlerinin bu kanunlara göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu; defter kayıtlarının birbirini doğrulayacak şekilde tutulduğu, ticari defter ve kayıtlarının (HMK md.222 TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, İnceleme yapılmış olan ... A.Ş. ‘nin 2023 Yılı Yasal Ticari Yevmiye Defterinde ... A.Ş’ ile Ticari Cari hesap işleyişinin olduğu, Alış faturalarının, Satış Faturalarının ve Banka Havale işlemlerinin olduğu, 08.12.2023 tarihinde Cari hesap Bakiyesinin 429.912,80.-TL Borç Bakiyesi verdiği, inceleme yapılmış olan ... A.Ş. ‘nin 2023 yılı Resmi Yevmiye Defter kayıtlarında 71 Nolu Yevmiye Maddesi ile kayıtlara alınmış olan ve Dava dosyasında örneği bulunan ve davaya konu alacak olan 12.05.2023 tarih ve ... nolu e-Satış Faturasının üzerinde Ödeme Tarihinin 09.06.2023 olduğu, T.C. .... İcra Dairesinde 2023/... Esas no ile 06.12.2023 tarihinde İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile İcra takibine başlandığı; Hazine ve Maliye Bakanlığının 22.07.2023 tarihinde resmi gazetede yayınladığı tebliğ de; "madde 1- 9/3/2023 tarihli ve 32127 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 80) (Parasal Sınırlar ve Oranlar)’nin ekinde yer alan “Kanuni Faiz ve Temerrüt Faiz Oranları” başlıklı “VI” numaralı Tabloya aşağıda yer alan 1 sıra numaralı satır eklenmiş ve diğer satırlar buna göre teselsül ettirilmiş, mevcut 1 sıra numaralı satırda yer alan “1/1/2023 tarihinden itibaren” ibaresi “1/1/2023-30/6/2023 dönemi için” şeklinde değiştirilmiştir.1/7/2023 tarihinden itibaren: Kanuni faiz oranı sözleşme ile tespit edilmemişse, Temerrüt faiz oranı, Sözleşme ile tespit edilmemişse, Ticari işlerde (24/6/2023 tarihli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği ile) 16,75 Madde 2- Bu Tebliğ 1/7/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.’’ Kanuni Faiz ve Temerrüt Faiz Oranının ‘’16,75’’ olduğu; Fatura üzerinde belirtilen ödeme tarihi (09.06.2023) ile ....İcra Dairesinde başlatılan icra takibi tarihi (04.12.2023) arasında 177 gün olduğu; Kanuni Faiz ve Temerrüt Faiz = 429.912,80*(0,1675/365)*177 =34.920.-TL Yasal Faiz olduğu; İcra takibine Başlanılan asıl borç için 08.12.2023 tarihinde ... A.Ş’ den 429.912,80 TL Banka Havalesi ile ödeme yapıldığı; Taraflar arasındaki ticari işlemlerden ve düzenlenen fatura üzerindeki vade tarihi ve ödeme bilgileri çerçevesinde bilirkişiliğimizce hesaplanan 34.920.- TL yasal faizin Davalıların borcu olduğu, Görüş ve kanaatinde olduğumuz işbu bilirkişi raporumuzun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederiz...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23.12.2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Rapor içerisinde de belirtildiği üzere; Davacı defterlerinde inceleme yapılmış, davalının davacıya olan borcunun 429.912,80.-TL olduğu raporlanmıştır. Davalı tarafından ibraz edilen defterlerin defter olduğu ve defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na sunulmuş olduğu görülmüştür. Davalı kayıtlarına göre davacı, takip tarihinde 429.912,80.-TL alacaklı olup; iş bu borcunu takip sonrası 08.12.2023 tarihinde ödeyerek kapatmıştır. Davacının davalı adına yaptığı takipte faiz talep ettiği görülmüşse de davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya içerisinde belge/bilgi yer almadığından davacının faiz talebinin yersiz olduğu mütalaa edilmektedir. Ancak Sayın mahkeme aksi kanaatte ise; davacı yanın 429.912,80.-TL asıl alacak için 34.920.- TL faiz talep edebileceği ancak taleple bağlılık ilkesine göre bu rakamın en fazla 33.562,65.-TL olabileceği anlaşılmış olup; Görüş ve kanaatlerimi belirtir işbu raporumu saygılarımla arz ederim. ...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09.10.2025 tarihli bilirkişi Ek raporundan özetle; "...Takip talebinde işlemiş faiz talep edilebilmesi durumunda; 08.12.2023 Ödeme tarihi itibarıyla; 106.420,16 TL alacak ve 591,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.012,03 TL bakiye borç tespit edildiği, 12.01.2024 Dava tarihi itibarıyla; 106.420,16 TL alacak ve 2.301,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 108.721,31 TL bakiye borç tespit edildiği, Takip talebinde işlemiş faiz talep edilememesi durumunda; 08.12.2023 Ödeme tarihi itibarıyla; 66.631,64 TL alacak ve 591,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.223,51 TL bakiye borç tespit edildiği,12.01.2024 Dava tarihi itibarıyla; 66.631,64 TL alacak ve 1.662,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.293,72 TL bakiye borç tespit edildiği, Görüş ve kanaati ile, Hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; raporumu takdirlerinize saygı ile arz ederim. ...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.

Dava; .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takibine davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde, davacı ..., davalı ... aleyhine 05/12/2023 Tarihinde 429.912,80 TL diğer alacak, 33.562,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 463.475,45 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalandığı iddia edilen hizmet sözleşmesi gereği davacının faturaya dayalı cari hesabı için başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takibinde davalının yaptığı kısmi ödeme sonrası davacının talep edebileceği alacak olup olmadığı, işlemiş faiz talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının vaki itirazının iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı istenip istenemeyeceği noktalarında toplandığı görülmektedir.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, davacı tarafın ödenmeyen fatura alacağına dayalı olarak takip başlattığı, davalının takipten sonra davadan önce takipte belirlenen ana para tutarında ödeme yaptığı bakiye kısım için itirazda bulunduğu ancak davacının alacak iddiasının devam ettiği ve eldeki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır. Alacağın olup olmadığının varsa miktarının tespiti amacıyla yapılan bilirkişi defter incelemelerinde; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yanın takip tarihi itibariyle 429.912,80.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği davalı yanın da 08.12.2023 tarihinde 429.912,80 TL bedeli davacıya ödediği tespit edilmiştir. İhtilaf davacının işlemiş faiz alacağı talep edip edemeyeceği ve TBK 100. maddesi kapsamında bakiye alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır Davaya konu takip "Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili istemi " ile başlatılmış olup bu maddeye göre alacağın belirlenmesi gerekecektir. Davacının işlemiş faiz talep edebilmesi için ise TBK 117. maddesi uyarınca davalıyı temerrüte düşürmüş olması gerekmekte olup dosyaya sunulan böyle bir temerrüt ihbarı bulunmadığından işlemiş faiz isteme koşulları oluşmadığının kabulü gerekmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi ... tarafından hazırlanan ve hükme esas alınan 09.10.2025 tarihli raporda davacının işlemiş faiz talep etme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin alternatifli değerlendirme yapılmak suretiyle hesaplama yapılmıştır. Bahsi geçen 09/10/2025 tarihli rapordaki sonuç kısmının 2. bölümünde belirlenen işlemiş faiz talep edilememesi halindeki hesaplamaların davalı tarafça takipten sonra davadan önce yapılan ödemelerin TBK 100. maddesine göre öncelikle takip masraflarına mahsup edilerek belirlendiği görülmekle davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar verilmiş ve taleple bağlılık ilkesi gereği aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davacı yanca takip başlatıldıktan sonra ana para alacağı davalı yanca ödemiş olup itiraza uğrayan likit bir asıl alacak olmadığından davacının icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı tarafından açılan davanın kabulü ile davalının .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın taleple bağlılık ilkesi gereği 33.562,65 TL alacak yönünden iptaline, takibin diğer koşullar altında aynen devamına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ İLE;

2-Davalının .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın taleple bağlılık ilkesi gereği 33.562,65 TL alacak yönünden iptaline, takibin diğer koşullar altında aynen devamına,

3-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,

4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.292,66 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.865,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 33.562,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 427,60 TL Peşin/nisbi Harcı, 13.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.105,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.960,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026