İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında 14/09/2006 tarihli yurtiçi faktoring limit artırılması sözleşmesine istinaden Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...E. (Eski ... E.) sayılı dosyası ile ilamsız takibin başlatıldığı, sözleşme altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ... adına atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkillinin imzasının taklit edildiği, borcunun bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı alacaklılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, davaya konu ve zamanaşımına uğradığı iddia edilen takipte alacağının tahsili amacıyla davacı borçlular aleyhine temlik eden müvekkili ... A.Ş. tarafından takip başlatıldığını, ilgili takibin alacak temlik sözleşmesi gereğince diğer davalı ... AŞ tarafından devir ve temlik alındığını, davacının zamanaşımı itirazı kötü niyetli olup alacağı sürüncemede bırakmak kastına haiz olduğunu, davacının iddiaları somut gerçeklikten uzak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ......AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle;; icra takibinde zamanaşımının gerçekleşmediğini, davacıların zamanaşımı itirazı kötü niyetli olup müvekkili şirket alacağını sürüncemede bırakmak kastına haiz olduğunu, borçlunun yaklaşık 13 yıl süresince itirazda bulunmayıp sonunda imza incelemesi ve borcun tespitini talep etmesinin, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik, haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, takibin yapıldığı Küçükçekmece İcra Dairesinin bulunduğu yer mahkemeleri de yetkili olup, Ticaret Mahkemeleri anlamında Küçükçekmece ilçesinin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri yetki alanında kalması nedeniyle davalı tarafın yetki itirazının reddine karar vermek gerektiği, somut olayda davacı borçlunun söz konusu sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirmesi halinde, imzanın davacıya ait olduğunu ispat külfetinin davalı alacaklıya ait olduğu, mahkemece iki kez verilen ihtarlı süreye rağmen davalı alacaklının söz konusu sözleşmenin aslını dosyaya sunamadığı, dolayısıyla sözleşmedeki imzanın davacı eli ürünü olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, dava konusu Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, güçlü zamanaşımı def'ileri üzerine davanın kabulüne karar verileceğini anlayan davalı tarafın, belgenin aslında bulunan imzanın incelenmesini önlemek amacıyla belgenin aslını dosyaya sunmayarak, kötü niyet tazminatından kurtulmayı amaçladıklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, davanın görüldüğü mahkemenin yetkili olmadığını, İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması gerektiğini, evrak asıllarının 10 yıllık saklama süresinin dolması sebebiyle arşiv firmasına gönderildiğini, eğer yapılacaksa imza incelemesinin nüsha üzerinden yapılması gerektiğini, kesinlikle kabul etmemekle birlikte bir an faktoring limit artırım sözleşmesinin geçersiz olduğu düşünülse bile davacının imzalamış olduğu faktoring sözleşmesinden doğan kefaletinin mevcut olduğunu, davanın açılmasında hiçbir sorumluluğu bulunmayan müvekkil açısından herhangi bir yargılama ve karşı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... AŞ. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İİK'nın 72.maddesinin son fıkrası uyarınca, menfi tesbit ve istirdat davalarının, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği, işbu menfi tespit davasının da takibin yapıldığı Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakırköy Ticaret Mahkemelerinde açıldığı, dolayısıyla davanın yetkili mahkemede görüldüğü, takip dayanağı sözleşmedeki davacıya atfen atılan imzanın, davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalı-alacaklı tarafta olduğu, davalı tarafın imza incelemesi için gerekli olan sözleşme aslını ibraz etmediği, davalı ...... AŞ vekilinin mahkemeye sunduğu 21/12/2023 tarihli dilekçesinde sözleşme aslının büyük ihtimalle şirkete ait evrakların arşiv firmasında yanarak zayi olması sırasında yanması sebebiyle bulunamadığını beyan ettiği, ancak dilekçe ekinde ibraz edilen zayi belgesi kararında davaya konu sözleşmenin yer almadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davanın imza incelemesine esas olmak üzere belge aslının ibraz edilmemesi nedeniyle kabul edilmesi karşısında, ve davalı alacaklının davacı aleyhine takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamaması nedeniyle, davacının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE
3-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı ... A.Ş'den alınması gereken 51.501,94 TL harçtan, peşin alınan 12.875,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 38.626,46 TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı ve davalı ... A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026