İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi ile birlikte ihtiyati haciz kararı alınarak, müvekkilinin tüm malvarlığına haciz işlemi yapılarak 205.721,58 TL tahsil edildiğini, takibe konulan senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını gibi, müvekkillerinin işbu senede dayalı her hangi bir borçlarının da olmadığını beyan ederek, müvekkillerinin ödemek zorunda kaldıkları 205.725,58 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte davalı taraftan geri alınmasına, takibe konulan senetten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı aleyhine senet miktarı olan 1.000.000 TL'nin % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının müşterisi .... San. Tic. Ltd. Şti. arasında ...sözleşmesi imzalandığını, davacıların da sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, senedin davacılar tarafından aval veren sıfatıyla imzalanmış olduğunu, davacıların sözleşme kefili ve aval veren sıfatları nedeniyle borçlu oldukları bir parayı ödemiş olmalarına rağmen kötü niyetli imza itirazı ile ödedikleri paranın iadesini talep ettiklerini, iadesi talep edilen 205.721,58 TL'nin tamamını davacıların ödemediklerini, davacı şirket tarafından ödenen miktarın 57.629,29 TL olup, kalan kısmın ödeme aracı olarak verilen çeklerin tahsili ile sağlanmış olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı tarafa aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı ile dava dışı ...arasında 04/05/2018 tarihli, 1.000.000 TL bedelli ...Sözleşmesi akdedilerek, bu sözleşmeyi davacılar tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, aynı tarihi taşıyan borçlusu dava dışı Çetin Temizlik...Ltd Şti ve kefilleri sözleşmedeki gibi davacılar olan 1.000.000 TL bedelli bir senet alındığı, senedin teminat için değil, kullanılan ...kredilerinin ifası amacıyla alındığını, sözleşmede müteselsil kefil olarak imzaları bulunan davacılar tarafından aval veren sıfatıyla senedin imzalanmış olduğu, teminat senedi olmayan yönetmeliğin 8/2 maddesi içerisinde yer almayan senet ile ilgili olmak üzere davalının ...Şirketi tarafından “Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takibe geçilebileceği gerekçesiyle davacı yanın menfi tespit isteminin reddine, takibin durdurulmasına yönelik bir tedbir kararı verilmediği anlaşıldığından koşulları oluşmadığı için davalı yanın icra tazminat talebinin reddine; istirdat isteminin değerlendirilmesinde, takip kapsamında davacının 57.629,29 TL. ödeme yapmış olduğu, fazlaya ilişikin talebi bakımından ödemenin davacı tarafından yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, istirdat isteminin kısmen kabulüne, 57.629,29 TL.nin ödeme tarihi olan 26/12/2018 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; yerel mahkemece verilen bu hüküm hukuki dayanaktan yoksun ve hatalı olduğunu, mahkeme tarafından, dosyaya sunmuş oldukları delillerin eksik incelendiğini, ayrıca sözde senet üzerindeki imzalar hakkında devletin güvenilir kurumları tarafından yapılan imza incelemeleri neticesinde, imzaların müvekkilinin el ürünü olmadığının tespit edildiğini, hal böyle iken yerel mahkemenin yoruma mahal vermeyecek derecede açık delillerine rağmen menfi tespit talebinin reddine karar vermiş olmasının hatalı, eksik, hakkaniyete aykırı olduğunu, davalılara yapılan bütün haricen ödemelerin müvekkiller tarafından yapıldığını ve bu husus hakkında davalı tarafn zımni ikrarının söz konusu olduğunu, yerel mahkemece istirdat talebim hakkında verilen kısmen kabul kısmen red kararı hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından icra takip dosyasına yatırılan tutar, takibin ferilerine dair yapıldığı gibi, yatırılan para icra takip dosyasında depo olarak bulunduğundan söz konusu tutarın müvekkilinden istirdatının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte istirdatına karar verilen tutara avans faiz uygulanması yönünde verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada bakiye alacak bulunduğunu, ayrıca davacının haklsız menfi tespit talebi reddedilmiş olmasına karşın, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde menfi tespit davasının reddine, istirdat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacılar takip dayanağı bonodaki imzayı inkar ettiğinden, ilk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, 01/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, ...kaşesi üzerindeki imza ile ... ...adına atılan imzanın ...'un eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır.
İlk derece mahkemesince 21/10/2021 tarihli duruşmada, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1019 E.sayılı dosyası kapsamında bulunan Adli Tıp Fizik İhtisas dairesi raporu ve yine aynı dosyada bulunan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğundan, Adli Tıp Kurumu Kanunun 15/3 maddesi gereğince genişletilmiş uzmanlar heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun hazırladığı 24/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda, şirket kaşe izi üzerine ve ... ...adına atılı basit tersimli imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır.
İlk derece mahkemesince, alınan bilirkişi raporu ile icra hukuk mahkemesi tarafından alınan ATK raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak yerine, icra hukuk mahkemesindeki ATK raporunu hazırlayan bilirkişilerin de içinde bulunduğu ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınması doğru olmadığı gibi, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için alınan 24/08/2022 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan rapora da uyulmamıştır. Buna gerekçe olarak, Mahkemece alınan 01/04/2021 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporun, senedi inceleme biçimi, gerekçesi, mahkemenin ve tarafların denetimine elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı belirtilmiştir.

Raporlar arası çelişkilerin giderilmesi için yeniden rapor alınmasına karar verildikten sonra mahkemece yapılacak iş, çelişkilerin giderilmesi için alınan rapora uyulması, eğer çelişkilerin giderilmesi için alınan rapor denetime elverişli değilse, çelişkilerin giderilmesi için yeniden rapor alınmasıdır. Hükmün kapsamını düzenleyen HMK’nın 297/1-c maddesine göre, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda gösterilmesi gerekir. Alınan bilirkişi raporu ile icra hukuk mahkemesi tarafından alınan ATK raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak yerine, icra hukuk mahkemesindeki ATK raporunu hazırlayan bilirkişilerin de içinde bulunduğu ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınarak çelişkinin giderilmeye çalışılması doğru görülmediği gibi, çelişkililerin giderilmesi için alınan rapora uyulmayıp, çelişkili olduğu kabul edilen mahkemece alınan ilk raporun, somut ve yasal bir gerekçeye dayanmaksızın üstün tutularak hüküm kurulması HMK'nın 297.maddesine aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne,

2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 15/02/2024 gün ve 2019/749 Esas, 2024/119 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Kaldırma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

5-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

6-İstinaf peşin harcının talebi halinde taraflara iadesine,

7- İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 233,75 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.403,15 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

8-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

9-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.14/01/2026