İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; 08.01.2023 Tarihinde müvekkili şirket nezdinde .../0 nolu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile davalı şirketin maliki ve diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile sürücüsü ... olan ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, tutulan kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in % 100 kusurlu ve kaza sırasında 1,52 promil alkollü olduğunun tespit edilmiş olduğunu, 2918 Sayılı KTK.'nun 95/2 ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B/4-c ile TTK.'nun 1472. maddeleri gereğince; “ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği” öngörülmüş olduğunu, Bu nedenle davalılar aleyhine icra takibi yapılmışsa da yapılan itiraz sonucunda takibin durmuş ve arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığından, davalılar aleyhine işbu rücu davasının acılmıs olduğunu İddia etmiş ve sonuç olarak; davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili 11.02.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İddia edildiği gibi müvekkilinin direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiği iddialarının tamamen asılsız olduğunu, olay yerine gelen polis ekipleri ile trafik kazası tespit tutanağı tutulmuşsa da; bu tutanak doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre müvekkiline ait ... plakalı aracın kusurlu olarak belirlenmiş, bu belirlemeyi kabul etmenin mümkün olmadığını, Müvekkilinin kullandığı araç ile karşı tarafın aracı direk çarpışmadığı gibi, havanın karanlık ve sisli olması nedeni ile önce orta refüje çarmış, sonra diğer tarafın aracı ile hafif bir çarpışma gerçekleşmiş olduğunu, davalı sürücünün yönetmeliğin belirlediği oranın çok üzerinde alkollü olduğu ve kazanın meydana gelmesinde de kusurlu olduğu belirtilmiş olduğunu, Yargıtay kararlarının alkollü araç kullanımının tek başına kusur unsuru sayılamayacağını belirtmiş olduğunu, Tazminat hesaplarında kusurun temel ölçülerden biri olduğunu, kusur İncelemesi yapılırken, eylemin Yasa, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen kurallara aykırılığını saptamak yeterli olmayıp, ayrıca hangi eylem ve davranışın zararı doğurduğu üzerinde durulması gerektiğini, bir eylem ve davranış, kurallara aykırı olmakla birlikte, zarar bu eylemin sonucu değilse, eylem ile zarar arasında “nedensellik bağı” kurulamıyorsa, kurallara aykırı davranan kişinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, örneğin alkollü araç kullanmak kurallara aykırı ve yasak olup ancak kazanın nedeni alkol değilse o kişinin zararlı sonuçtan sorumlu tutulamayacağını, ... Emniyet Müdürlüğü'nden kazanın tarihi itibariyle kamera görüntüsünün (kazanın oluş şekli, mevcut hava koşullarının ortaya çıkması için) istenilmesi, görüntüler geldikten sonra kusura yönelik rapor aldırılması gerektiğini, davaya konu kaza fotoğraflar incelendiğinde, davalının aracında çok hafif bir hasarın olduğunun ve bu hasar neticesinde gerek değer kaybı, gerekse maddi hasarın çok düşük olacağının görüleceğini, kazada değişim gerektirecek parça bulunmadığının açıkça fotoğraflarda belli olduğunu, davanın reddini karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Bilirkişi Makina Yüksek Mühendisi ... ... tarafından hazırlanan 01.07.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Yapılan değerlendirmeler sonucunda ve mahkemenin talepleri doğrultusunda şu tespitler yapılmıştır. ... Meteoroloji Müdürlüğünün kaza gün ve saatında kaza bölgesin de havanın "Parçalı bulutlu herhangi bir yağış ve görüş engelleyici hadise (sis, pus vs.) müşahede edilmemiştir." yazısı ve kaza sonrası çekilen fotoğraf incelemelerinden mevcut hava durumunun yaşanan kazaya etkisinin bulunmadığı, Dava konusu yaşanan kazada, ... plakalı araçtaki hasarın ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana geldiği, ... plakalı araçta oluşan hasarın giderilmesi için değişen parça ve yapılan onarım işçiliklerinin kaza sonrası oluşan hasar ile uyumlu olduğu, Trafik kazası sonrası dava konusu ... plakalı araçta oluşan hasarın giderilmesi için yapılan işlemlerin bedelinin ekspertiz raporunda kazadan dolayı hasar gören parça-malzemeler ile bunların işçiliklerinin KDV hariç toplam; 35.347,51 TL olduğu görülmektedir. Toplam hasarın giderilmesi tutarı KDV dahil 42.417,01 TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Bu tutarın kaza hasarı ile uyumlu olduğu, 08.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, yaşanan kazanın olay yeri incelemesinden, 26.06.2025 - 14: 00 de ki keşif sırasındaki beyan ve yapılan yol ölçümlerinden, kaza tutanaklarından ve kaza fotoğraflarından, alkol testinden elde edilen verilerin genel değerlendirilmesi sonucunda taraflardan ... plakalı araç sürücüsü ... 'in 1. Derecede %100 oranında Asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün kusurunun olmadığı kanaatlerine varılmıştır ...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi sigorta uzmanı bilirkişi ... ile Nöroloji uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02.10.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; dava konusu somut olayda heyetimiz, ... plakalı araçta KDV dahil 42.417,01 TL hasar tespit edilmiş olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... 'in 1. derecede 9.100 oranında asli kusurlu olduğu, Nörolojik yönden: ... plakalı araç sürücüsü ...' in 08.01.2023 tarihinde yaptığı kaza anında yasal sınır üzerinde 1,66 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran (salt-tek başına) alkole bağlı olarak meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ... 'in kaza sırasında 1,66 Promil alkollü olarak araç kullanması nedeniyle, 2918 sayılı KTK.'nun 95/2. ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının Bi4-c maddesi gereğince, davacı ... A.Ş.'nin ..../0 no.lu ZMS/ Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında gerçek zarar miktarı olarak ödediği 60.103,77 TL tazminatı, davalı ... plakalı araç maliki ve sigortalı davalı ... Makine İnşaat Madencilik San. Tic. ve Ltd. Şti.'nden rücuen talep etme hakkının bulunduğu ve sigortalısına rücu edebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini içerir raporu sundukları görülmüştür.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava ; .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takibine davalıların itirazının haklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Mahkememiz dava konusu ... Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde ; davacı ... Anonim Şirketi tarafından davalılar ... Limited Şirketi aleyhine 19/07/2023 tarihinde 60.103,77 TL asıl alacak, 545,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.648,77 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; 08/01/2023 tarihinde davalı şirketin ZMMS sigortalısı olan dava dışı şahsa ait araç ile davalı asilin şoförü davalı şirketin ise maliki olduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada davalı araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle dava dışı zarar görene yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takibine davalıların itirazının haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinde, tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında dosya kapsamı incelendiğinde; somut uyuşmazlıkta 08/01/2023 tarihinde yaşanan kaza için alınan kusur raporunda davacı sigorta şirketince davalılara ait ... plakalı araç ZMMS kapsamında teminat altına alınmış olup davalı sürücü Ahmet'in kazanın oluşumunda %100 kusurlu, dava dışı karşı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Keşif mahalinde inceleme yapılmak suretiyle belirlenen kusura ilişkin bu tespitin kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu görülmüş olup alınan diğer raporda ise nörolog bilirkişi tarafından belirlendiği üzere kaza anında sürücünün 1.66 promil alkollü olduğu ve kazanın alkole bağlı olarak meydana geldiği tespit edilmiştir. Anılı raporlar denetime elverişli ve gerekçeli olduğundan mahkememizce raporlara itibar edilmiştir. Açıklanan nedenlerle kazanın alkole bağlı gerçekleştiği davacı yanca ispat edilmiş olup talep edilen hasar bedeli ve değer kaybının kadri maruf olduğu anlaşıldığından TTK 1472. Maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizce toplam bedel 60.848,77 TL olarak belirtilmişse de maddi hata yapıldığı belirlenmiş olup HMK 304. Maddesi uyarınca hesap hatası giderilmiş ve davaya esas değer 60.648,77 TL olarak düzeltilmiştir.
Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ İLE;
2-.... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 60.103,77 TL asıl alacak 545,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.648,77 TL yönünden iptaline, takibin asıl alacağa yıllık % 9 yasal faiz uygulanması sureti ile diğer koşullar altında aynen devamına,
3-Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 4142,92 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1035,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 3107,19 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 1450 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
6-Davanın tam kabul ile sonuçlanması nedeni ile davalı tarafından yapılan 22458,5 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
8- Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YEROLMADIĞINA
9- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
10- Davacı tarafça peşin yatırılan 1035,73 TL Peşin harç, 4.361,50 keşif harcı ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.824,83 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Devletçe karşılanan 3.800 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
12-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026