İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plaka sayılı aracın 30.04.2023 tarihinde davalı şirkete ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpması sebebiyle hasara uğradığını, ... plaka sayılı aracın kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararının ödenmesi için davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti K.2024-... sayılı kararında başvuran aracında KDV dahil 126.233,99 TL Hasar meydana geldiği, dosya evraklarından sigorta şirketinin 42.500,00 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, bakiye 83.733,99 TL olduğu tepitinde bulunulduğunu, ayrıca, 40.000,00 TL değer kaybı ödemesi bulunduğunu, belirtilen dosyada 37.500,00 TL bakiye hasar tazminatının ödenmesine karar verilerek sigorta limitinin dolduğunu, bakiye 46.233,99 TL hasar bedelinin limit dolduğundan ZMSS dan tahsil edilemediğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti K.2024-... sayılı kararında hasar bedelinin iskontolu ve KDV kabul edilmiş ise de Yargıtay kararlarına göre hasar bedeli belirlenirken iskontosuz ve KDV li tutarın dikkate alınması gerekeceği, uygulanan iskonto tutarı olan 9.664,22 TL. tutarın bakiye hasara eklenerek 55.898,21 TL bakiye hasarın talep edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL bakiye hasar bedeli alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davacı vekili 25/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; "... Dosyada mübrez 13.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında bilirkişi:" Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Davacının karşılanmayan araç hasarı zararının 46.233,99 TL olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş. nin davacının bakiye araç hasarı zararından sorumlu olacağı, Davacının araç zararına ilişkin davalı şirkete başvuruda bulunduğu tarihin belirlenemediği, Davacının gerçek kişi olduğu ve aracında hususi oto olduğu dikkate alındığında davalı şirketin yasal faiz sorumluluğunun bulunacağı" tespitlerinde bulunmuştur. Öncelikle, tarafımızca sunulan 20/03/2025 beyan dilekçesinde de belirttiğimiz üzere Sigorta Şirketine başvuru tarihi 22/03/2024 olup davalı bu tarihte temerrüde uğramıştır. Dolayısıyla 22/03/2025 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Huzurdaki dava, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL bakiye hasar bedeli talepli kısmi alacak davası olarak açılmıştır. Bilirkişi tarafından tespit edilen zararlarımız doğrultusunda 100,00 TL bakiye hasar bedeli talebimizi 46.133,99 TL artırmak suretiyle 46.233,99 TL olacak şekilde ıslah ettiğimizi beyan ederiz. Bu nedenle belirtilen tazminat tutarlarının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 22/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden az olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsilini talep ederiz. Davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, Islah yolu ile arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde talep edilen miktarın birleştirilmesi sonucu 46.233,99 TL hasar bedelinin sigortaya başvuru tarihi olan 22/03/2024'ten itibaren işleyecek avans faizinden az olmamak üzere enflasyon oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederiz..." şeklinde bedel artırım talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada zamanaşımı dolmuş olup bu bakımdan davanın zamanaşımından reddi gerekmektedir. Davacının talepleri zamanaşımına uğramış olup ayrıca dava görevli ve yetkili olmayan mahkemede açılmıştır. Davanın bu yönlerden de reddini talep ederiz. Müvekkil şirket nezdinde İhtiyari Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalıdır. Müvekkil şirketin İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi’nden dolayı sorumluluğu trafik poliçesi teminatı üzerinde ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Davacı vekilince başvuru dosyasına hiçbir onarım faturası sunulmaması gerçek zararın ispatlanamadığını göstermektedir. Trafik poliçesi mevzuatımız gereği gerçek zarara yönelik teminat sağlamakta olup; işbu varsayımsal (normatif) zararın poliçe teminatına girmediği izahtan varestedir. Başvuran tarafın ilgili hasardan doğan zararları 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu aynen tazmin ilkesi ışığında müvekkil şirketçe karşılandığından ve ortada artık gerçek bir zarar kalmadığından huzurdaki başvurunun reddi gerekmektedir. Onarım başlamadan evvel müvekkil şirkete hiçbir bilgi verilmediğinden ve bildirim yapılmadığından onarıma dair cevap vermek mümkün olmamıştır. Kaza tespit tutanakları kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de değillerdir. Kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirmektedir. Bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. İster kolluk kuvvetleri tarafından hazırlansın, isterse anlaşmalı tutulan kaza zabıtları olsun bu zabıtlardaki kusur oranlarının hükme esas alınamayacağı Yüksek Mahkeme Yargıtay içtihatları ile sabittir. Müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu belirtmek isteriz. Zira başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadığımız bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de; araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve müvekkil şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerekmektedir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmaması sebebiyle usulden reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilince sunulan hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Mahkememizce Davaya konu ... ve ... plaka saylılı araçlara ait trafik tescil kayıtlarının uyap üzerinden çıktıları alınarak dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce Sigorta Tahkim Komisyonu'na ilgili Vergi Dairesine, Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenerek mahkememiz dosya arasına alındığı görülmüştür
Sigorta uzmanı bilirkişi ... ile makina mühendisi bilirkişi Prof. ... tarafından hazırlanan 01.06.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ".....Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Davacının karşılanmayan araç hasarı zararının 46.233,99 TL. olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. nin davacının bakiye araç hasarı zararından sorumlu olacağı, Davacının araç zararına ilişkin davalı şirkete başvuruda bulunduğu tarihin belirlenemediği, Davacının gerçek kişi olduğu ve aracında hususi oto olduğu dikkate alındığında davalı şirketin yasal faiz sorumluluğunun bulunacağı, kanaatine varılmıştır...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; davacının aracı olan ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalısı olan ... plakalı aracın 30/04/2023 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle davaının aracında hasar meydana gelip gelmediği, kusurun kimden kaynaklandığı, meydana gelen hasar bedeli için ZMMS kapsamında dava dışı yapılan ödemenin tenzili sonrası talep edilebilecek bakiye hasar bedelinin tahsilinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler makine mühendisi ... ve sigorta uzmanı ... tarafından hazırlanan 01/06/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
A- Zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; davalı yan davaya ve ıslaha karşı zaman aşımı itirazı ileri sürmüş olsa da kaza tarih(30/04/2023), dava tarihi(03/06/2024) ve ıslah tarihi(25/09/2025) itibari ile KTK 109.maddesi ve TBK 154.maddesi uyarınca zaman aşımı dolmadığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
B- Yapılan açıklamalar doğrultusunda hasar bedeli istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; davacı, yaşanan trafik kazası nedeniyle kazaya sebebiyet veren karşı araç sürücüsünün İMM sigorta edeni davalı şirkete karşı işbu davayı ikame etmiştir. Bu kapsamda davalı şirkete sigortalı dava dışı karşı araç sürücüsünün, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığının tespiti için alınan raporda karşı aracın sürücüsünün park halindeki davacı aracına çarpması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 84./f-j maddeleri gereğince %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan raporda kusur tespiti ve hasar bedeli yönünden yapılan tespitlerin ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olması nedeni ile itibar edilir olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı şirkete sigortalı karşı araç sürücüsünün (%100) kusuru nedeniyle davacının tazminat talebinde haklı olduğu, ödenen hasar bedelinin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu, kazanın poliçe vadesi kapsamında meydana geldiği, teminat kapsamında kaldığı görülmekle 46.233,99 TL hasar bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
C- Temerrüt tarihi ve faiz türünün incelenmesinde; davacı yanca sigortaya başvuru evrakları dosyaya sunulmuş olup 22/03/2024 tarihinde başvuru yapıldığı görülmekle taleple bağlılık ilkesi gereği işbu başvurunun ertesi günü davalının temrerrüte düştüğünün kabulü gerekmiştir. Davacıya ait araç hususi araç mahiyetinde olduğundan faiz türü de yasal faiz olarak belirlenmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Somut olaydaki uyuşmazlığın; dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan DAVANIN KABULÜ İLE,
2-46.233,99 TL hasar bedelinin 23/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.158,24 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.215,45 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.942,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 427,60 TL Peşin/nisbi Harcı, 787,85 TL Islah Harcı, 9.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 130,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.773,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026