Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davalı ...Gazetecilik https;/......htm adresi üzerinden yayınlanan “.......................” başlıklı haber içeriğinde müvekkiller hakkında ifadeler kullanıldığı, Davalının herhangi bir yasal dayanağı, delili olmaksızın gerçeğe aykırı şekilde müvekkillere devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığı, bunu yaparken Türkiye Cumhuriyetinde hiç kimseye yapılmayan ayrıcalıkların ...sebebi ile tanındığı, devlet kaynaklarının ...ilişkisi kullanılarak çalındığı, müvekkillerin devlete vergi ödemediği algısı oluşturarak, toplumda müvekkile karşı infial uyandırılmış, yaptığı projeler ve sonucundaki başarıları ile halkın gurur kaynağı olmuş müvekkillerin onur ve saygınlığına saldırıldığı, Dava konusu haberdeki beyanlar ile hedeflenen unsur müvekkiller hakkında bilgi vermek ya da ifade özgürlüğü kapsamında haber yapmak olmayıp, yaptıkları ile devlete, millete ne kadar katkı sağlamış olursa olsun, adını yurt içi ve yurt dışında yaptığı başarılı işlerle halkın gözünde ne kadar yüceltmiş olursa olsun dikkate alınmaksızın yalanı ifadelerle halkın gözünden düşürmek amaçlandığı, yazı içeriğindeki iftira ve karalama kastının açıklığı hiçbir şüpheye yer vermeyecek ve herhangi bir özgürlük biçimi ile açıklanamayacak kadar aşikâr olduğu, Davalılar tarafından yapılan haber içeriğinde ise ... Kanunu dışında, kanuna aykırı şekilde sadece müvekkillere özgü, bugüne kadar herhangi bir şirkete yapılmamış hakların tanındığı, ...ilişkisine dayalı olarak, kanunda yer almayan ayrıcalıklar yapılarak devletin kaynaklarının, parasının aktarıldığı, arazilerinin karşılıksız verildiği ve bu şekilde müvekkilin buradan gayriyasal bir menfaat edindiği algısı oluşturularak yayınlandığı, Müvekkile ...ilişkisi sebebi ile herhangi bir ayrıcalık, iltimas tanınmadığı. kıyak yapılmaığı, Müvekkillerin vergi ödememe gibi bir durumu da kesinlikle yalan ve iftiradan ibaret olduğu, Müvekkil ...gibi Türkiye'de kanun tarafından belirlenmiş kriterleri sağlayan yerli ve yabancı şirketlerin proje bazlı destek başvuru hakları bulunduğu, müvekkil ...dışında bugüne kadar içlerinde ..., ...,..., gibi yabancı şirketlerinde olduğu yerli ve yabancı ... şirketin yatırım yapacağı alanlar Endüstri Bölgesi ilan edildiği, bu bilgilerin aleni bir şekilde Resmi Gazete ve Sanayi ve ... Bakanlığı internet sitesinde yayınlanmasına rağmen davalılar haberde belirtilenler dışında diğer şirketlerden hiç bahsetmeksizin konuyu adeta ... kaynaklarında soygun yapıldığı içeriği ile haber yaptıklarını, haber salt müvekkillerin kişilik haklarına saldırı amacı ile yayınlandığı tüm bu sebeplerle itibarı zedelenen ve hakarete uğrayan müvekkilin, Davalının gerçeğe aykırı ifadeleri ile kişilik haklı 1.000.000,00 TL, ... için, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş için 1.000.000,00 TL olmak üzere toplam ...-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı ... tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek ödenmesine talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu olan yazının içinde kelimeler ayrılarak bakılmadığında bir bütün olarak bakıldığında hakaret veya manevi tazminatı gerektiren bir durum olmadığı, Haber... gazetesi kaynak gösterilerek yapıldığı, haberde, birtakım şirketlere yapılan teşvik ve vergi avantajlarından bahsedildiği, bu konuda iktidar partisinin eleştirildiği, Dava dilekçesine bakıldığında, birtakım şirketlere vergi ve teşvik avantajı verildiği de açıkça görüleceği, yazının bütününe bakıldığında, ... denen uygulamaya eleştirel bir gözle bakıldığı, bu uygulama ile birtakım firmalara ayrıcalıklar tanındığı, bunun da eşitlik ilkesine aykırı bulunduğu görüleceği, bu uygulamada firmalara sağlanan ayrıcalıklar tek tek belirtildiği, dolayısıyla davacıların şahıslarına ve onurlarına yönelik, herhangi bir hakaret söz konusu olmadığı, habere konu yazıya bakıldığında, ...ilgili herhangi bir kötülüme olmadığı açıkça görüleceği, daha doğrusu ...ilgili herhangi bir açıklama olmadığı, Türk Milleti olarak iha ve sihalarla gurur duyduklarını, Basının görevlerinden biri yukarıda belirttiğimiz gibi kamuoyunu aydınlatmak ve bilgilendirdiği, haberle de basın bu görevini yerine getirmeye çalıştığı, kimsenin onur ve şerefine yönelik bir davranışta bulunulmadığı, Davacının istemiş olduğu 2.000.000 TL, fahiş bir miktar olup; Yargıtay’ın manevi tazminat davalarındaki zenginleşme ve fakirleşmeye yol açmamalı kriterine de aykırı olduğu, ...Gazetesi bölgesel yayın yapmakta olan ve zarar eden bir gazete olduğu, Müvekkil şirket ile ilgili vergi kayıtları sunulduğu, Buradan da açıkça görüleceği gibi, sürekli zarar etmekte, fedakarlıkla basın görevini yerine getirmeye çalıştığı, tüm bu sebeplerle davanın esastan reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...yukarıda belirtilen emsal istinaf kararı içeriğinde belirtilen hususlar, mahkememiz dosyasına konu olan haber içeriği ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı şirketin savunma sanayine yüksek ... üretim yapan ve Türkiye' nin savunması için önem arzeden kuruluş olduğu, bu gibi şirketler için özel endüstri bölgesi ilan edilmesinin doğal olması gerektiği, bu düzenlemeden sadece bu kişilerin yararlanacağı algısı oluşturularak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu kanaati ile TBK 58. Maddesi kapsamında davacılar lehine ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.

1-Davanın kısmen kabulü ile,
Davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

2-Fazla talebin reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili tarafından sarfedilen davaya konu beyanların ifade özgürlüğü sınırları kapsamında kaldığını, huzurdaki davada tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve ... düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı hukuki sebebine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde, haberde yer alan ifadelerin küçük düşürücü nitelikte, ağır ve rencide edici olduğu,davacı ve şirketinin ...ilişkilerini kullanarak adillik, şeffaflık ve eşitlik ilkelerine aykırı biçimde, haksız olarak kazanç sağladığını iddia etmiş olup, bu şekilde tahrik edici bir üslupla kamuoyunda davacılara karşı husumet oluşturan, doğrudan davacıların iş ve itibarına yönelik kuşku yaratan, güveni zedeleyen ifadeler kullanılmak suretiyle davacıların kişilik haklarını zedelendiği, davalı tarafça dosyaya isnadlarını ispata yarar kesin ya da kanaat uyandırıcı somut bir delil sunulmadığı, davacı tarafın siyasi kişiliği bulunmaması gözönünde bulundurulduğunda davalı tarafça yapılan paylaşımların gerçekliği hususunda daha fazla özen gösterilmesi gerektiği,bu itibarla paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamını aşıp, doğrudan davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu, somut olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki manevi tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Manevi tazminatın miktarı yönünden yapılan istinaf istemine gelince;6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; Yayının içeriği, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/826 Esas 2024/602 Karar sayılı 09/07/2024 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 700,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.032,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

7-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/01/2026