Esas-Karar No:
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Davalı ... Şirketi ile dava dışı ... Turizm arasında gerçeklemiş olan davalıya öncesinde ait bir gayrimenkulun devri hususuna tarafların iradelerine uygun olarak aracılık etmiş ve bu aracılıktan kaynaklanan kanuni hakkı gereği hem davalıdan hem dava dışı ... isimli şirketten alacağı olduğunu, Satıştan bir süre sonra, dava dışı ... Turizm yetkilisi müvekkiline ulaştığını, bahse konu gayrimenkulün davalı şirket dönemine ait faturalara ilişkin ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğüne borcu olduğunu, bu borç ödenmezse elektrik, su ve gazı keseceklerini, başkasının borcu nedeniyle gayrimenkulden istifade edemediklerini ve ...'ın bu borcu ivedilikle ödemesi gerektiğini beyan ettiğini, müvekkili durumu davalı şirket yetkilisi ...'a ilettiğini, ... da ödemeyi yapacağını belirtmesine karşın aradan geçen süreye rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine dava dışı ... Turizm Şirketi de müvekkiline olan baskısını arttığını, müvekkili, müşterisinin daha fazla zor durumda kalmaması adına ...'a yazılı olarak ilettiği teklifte, ... Turizm'den emlakçılık komisyonu olarak alacağı tutardan davalı ... şirketinin borcunun kesilerek ödenmesini, bu bedelin ... Şirketine müvekkil tarafından borç olarak verilmesi teklifinde bulunduğunu, ...'ın onayı ile müvekkilinin komisyon bedelinden ... Şirketinin fatura borcu ödenmesini ve davalı şirketin bu tutarda müvekkile borçlu olacağını kabul ettiğini, bunun üzerine fatura borcu dava dışı ... Turizm tarafından müvekkiline ödenecek olan tutardan kesilmek suretiyle yatırıldığını, müvekkili daha sonra bu borcun kendisine ödenmesini talep etmişse de davalı şirket yetkilisi bu borcu inkar ettiğini, davalı şirketin borcu inkar etmesi nedeniyle dava konusu ... Genel İcra Dairesi'nin 2023/80543 sayılı takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe karşı haksız olarak itiraz edildiğini, Somut olayda müvekkili, davalı şirketin borçlarının kendi alacağından ödenmesi ve bu tutarın borç olarak kabul edileceğini şirket yetkilisine yazılı olarak bildirdiğini, şirket yetkilisinin bu bildirimi onayladığını, Hal böyle iken müvekkili alacaklı ... Organize Sanayi Bölgesine davalının borcunu ödemekle davalıdan alacaklı hale geldiğini, nitekim müvekkili ... Turizm'den olan alacağını da 52.765,11 TL eksik aldığını, somut olayda, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/39411 numaralı arabuluculuk dosyası ile görüşmeler yapıldığını, ancak taraflar arabuluculuk sonucunda anlaşamadığını, Yukarıda açıklanan ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerle, davanın kabulüne, İtirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı taraf, dava dilekçesinde ... Turizm adlı şirketin elektrik, su ve doğal gazının ücretinin müvekkil şirketin ödemesi gerektiğinden bahisle elektrik, su ve doğal gazı ücretini Davacı ...'ın ödediğini buna ilişkin de ... ile yazıştığını ...'ın da onayladığını iddia etmiş ve sayın mahkemenize bazı Whatsapp Kayıtları sunduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği müvekkili...Makina İnşaat Taahhüt Nakliye Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin davacıya borcu olduğu iddiası soyut bir iddiadır ve husumet yönünden de sakat olduğunu, Müvekkili şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmakta ve şirket yetkilisi tarafından ''iddia edildiği üzere'' kendi şahsı adına borç ikrarı varsa bu borcun müvekkili şirketi bağlamayacağı iş bu borçtan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını dolayısıyla huzurdaki davanın husumetlisinin müvekkili şirket olabilmesi mümkün olamayacağını, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, bahsedilmesi gerekli bir diğer husus davacı dava dilekçesinde ... adlı şahıs ile kendi arasında olan whatsapp kayıtlarının suretini paylaştığını, İkisi arasında geçen bir whatsapp konuşmasından veya konuşmadan da müvekkilinin borçlu olduğu çıkarımı yapılması hiçbir hukuk mevzuatı ile bağdaşmayacağını, aynı şekilde dava dilekçesi ekinde sunulan ... Turizm adlı şirketin ... Organize Sanayi Bölgesi'ne yaptığı ödemeye ilişkin dekont da müvekkili şirketin borclu olduğu iddasını ipatlar nitelikte olmadığını, İş bu dekonttan müvekkil şirketin borçlu olduğu sonucu çıkarılamayacağını, davacının iddiaları soyut ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamadığını, müvekkili şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmakta ve şirket yetkilisi tarafından ''iddia edildiği üzere'' kendi şahsı adına borç ikrarı varsa bu borcun müvekkil şirketi bağlamayacağı iş bu borçtan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını dolayısıyla huzurdaki davanın husumetlisinin müvekkili şirket olabilmesi mümkün olamayacağını, dava dilekçesinde alacak olarak iddia edilen tutar HMK Madde 200 gereği yalnızca senetle ispat olunabileceğini, İş bu sebeple de davanın reddi gerektiğini, yukarıda izah edilen ve mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle, davacının haksız ve mesnetsiz iddiaları ile açmış olduğu işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklı komisyon alacağının tahsili talebi ile başlatılmış icra takibinde itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olduğu görülmüştür.
... Gelir İdaresi Başkanlığının 19/04/2024 tarihli yazısında, davacının potansiyel mükellef olduğu, tacir sıfatının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. HMK 138.maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/1895-1668 E-K.sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir.
Somut olayda Vergi Dairesi müzekkere cevabında; davacının, tacir olmadığı belirtilmiştir. Davacı taraf tacir olmadığından, davanın nispi ticari dava vasfında bulunmadığı görülmektedir. Dava mutlak ticari dava vasfında da değildir. Şu halde somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevsiz olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davalının yokluğunda, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/01/2026