Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı ----- arasında imzalanan 03/10/2012 tarihli iş sözleşmesinin İşçinin Hak ve Yükümlülüklerini düzenleyen (G) maddesi ve Rekabet Yasağını düzenleyen (I) maddesinde işçinin rekabet yasağına ilişkin hükümler yer aldığını, bu hükme göre sözleşme esnasında veya sözleşmenin bitiminden sonra işçi kendi namına işverenle rekabet edecek bir iş yapmayacak veya rakip bir müessesede çalışmayacak, rakip bir müessese ile ortak olarak veya başka bir sıfatla ilgili olmayacağını, bu hükümlere aykırı davranması halinde, son aylık net ücretinin 4 katı tutarında tazminat ödeyeceği kabul edildiğini, müvekkili tarafından davalılar --- müvekkil bünyesinde çalışmaya devam ederken müvekkil firma ile aynı faaliyet alanlı ve konulu ''-----Şirketini'' kurduğu öğrenildiğini, davalılar -----ve yine müvekkilinin o tarihte sigortalı çalışanı olan ------ müvekkilinin faaliyet alanında çalışmak üzere ortak bir şirket kurduklarını, müvekkilinin de teklif verdiği ----- Şirketi firması da teklif verdiğini, anlaşılacak potansiyel şirketlerden birisi de davacı müvekkil olduğunu, davalı ----- rakibi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin giremediği ------ isimli projede davalıların etik dışı rekabet yasağına aykırı şekilde anlaşarak projede beraber çalışmaya başladıklarını, çalışanları olan ------ortak olarak alt taşeron niteliğinde aynı projede hali hazırda hizmet vermeye başladıklarını, gizli kapaklı görüşmeler ve işlemler ile müvekkilinin ciddi maddi hasara uğratıldığını, davalı ------ diğer davalılar ile bu görüşmeleri yaparken davalıların müvekkilinin sigortalı çalışanı olduğunu bildiğini, davalı ---- ve ---- - diğer davalı ----- firması ile görüşmeler yapmaya gitmek için dahi mesai saatleri içerisinde davacı şirket aracını kullandığını, TBK madde 396'da bir işçinin hizmet süresi içerisinde uyması gereken yükümlülüğünü düzenlediğini ve işçinin sadakat yükümlülüğüne aykırı herhangi bir davranışta bulunamayacağının düzenlediğini, davalı işçinin iş akdi devam ederken ve sona erdikten sonra söz konusu yükümlülüklerine aykırı davranmış olması sebebiyle davacı işverenin uğradığı zararın tazmini için iş bu davanın açıldığını iddia ederek; davanın kabulünü, sözleşmenin (I) başlıklı maddesi uyarınca davalının son aylık net ücretinin 4 katı tutarı olan 124.000,00 TL cezai şart tazminatı ile müvekkilinin davalının haksız rekabet teşkil eden eyleminden gördüğü zarara ve kar mahrumiyetine istinaden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107 maddesi gereğince (cezai şart dışındaki zarar kalemi açısından) belirsiz alacak davası zımmında şimdilik 1.000,00 TL alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilleri ----şirketinde uzun yıllar boyu çalıştığını, ----- peyzaj mimarı, ----- ise sigortalı işçi olarak yıllar boyu çalıştığını, müvekkillerinin hiçbir zaman gerek İş Kanunu gerekse iş sözleşmelerinden doğan borçlarına aykırılık teşkil edecek nitelikte herhangi bir davranışlarının olmadığını, haksız rekabet yasağı hükümlerine karşı aykırılık teşkil edecek herhangi bir fiil veya davranışın bulunmadığını, davaya konu somut olayda haksız rekabete ilişkin bir durumun mevcut olmadığını, müvekkillerinin bir şirket kuracaklarına dair işverenleri --- bilgilendirdiklerini, ----- onay aldıklarını, akabinde müvekkillerinin işten ayrılması sürecinin başladığını, müvekkillerinin iş akitlerinden doğan sadakat borçlarını zedeleyecek şekilde hareket etmediklerini, yetkili--- onay alma gayesi ile hareket ettiklerini, taraflar arasında güven ilişkisi olduğunu, bu sebepten ötürü müvekkillerinin ----- şirket kurabileceklerine dair aldıkları onay neticesinde ---Şirketi'ni kurduklarını, yapılan görüşme esnasında iş akdinin feshine ilişkin herhangi bir diyalogun gerçekleştirilmediğini, daha sonra ---- müvekkili ----- "yarın zimmetli eşyalarını bırak daha sonra defol git" demek suretiyle sert çıktığını, davacının ----- Projesi kapsamında girdiği ihaleyi kaybetmesinin salt olarak davacıdan kaynaklı olduğunu, müvekkilleri ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, müvekkilleri --- ile -----davacıya ait aracı ------ şirketi ile görüşmek amacı ile kullanmadığını, bu asılsız iddiayı kabul etmediklerini, müvekkili ----- işçilik alacaklarının ödendiğini, diğer müvekkili ----işçilik alacağının ödenmediğini savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

-----Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü,-----İş Mahkemesi, ----- müzekkereler yazıldığı görüldü.
Dosyaya 14/05/2024 tarih ve 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporlarının sunulduğu görüldü.
Tanık ------ 09/07/2024 tarihli duruşmada aşağıdaki şekilde beyanda bulunmuştur.
Işık peyzajda 2016 yılında çalıştım, en sonr 2020-2022 yılında çalıştım, bu şirket ile çalışmamız şantiye bazlıdır, davalıları 2016 yılındaki ---- projesinden dolayı tanıyorum, bu süreçte davacı ---- çalışıyorlardı, bu proje vesilesiyle tanıştık, bu projede --- şantiye şefi, --- idi, ben saha mimarı idim, ----- üstünde idim, daha sonra davalıların ----- isimli şirket kurduklarını öğrendim, ne zaman kurduklarını bilmiyorum, bu şirket --- ihale haricinde villa yapımı için bir görev almış, ayrıntısını bilmiyorum, onlar villa sahipleri ile yapılan anlaşmalardır, ben ------ çalıştım, bu proje 2022-2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi, ana işveren---- Adi Ortaklığı idi, peyzaj bölümünde alt yüklenici olarak -----burada peyzaj bölümünde herhangi bir iş yapmadı, ben bunun ihale sürecinde yer aldım, ihale sürecinde davacı ---- da teklif alındı,--- ihaleyi neden kazanamadı bilmiyorum, bunu adi ortaklık karar veriyor idi, davalıların bu süreçte yani ihale sürecinde davacı aleyhine bir fiil ya da söylemine tanık olmadım, belirttiğim gibi ----- firması ---- peyzaj işi aldı ancak ------- ihaleye katılmadı çünkü bu şirket ---- ve ---- kurmuş olduğu ayrı bir şirkettir ve bu sebeple ihale sürecinden muaf tutuldu ve doğrudan iş teslim edildi, ihale sürecinde davalıların ------ ile bir ilişkisi yoktu ancak ihale sürecinden sonra ve proje devam ederken davalılar ------- şirketi nezdinde eleman olarak çalıştı, ancak hangi sıfatla bu şirket nezdinde çalıştıklarını, SGK kayıtlarının nasıl olduğunu bilmiyorum, Davalı vekili tanıkta----- ihalesi ne zaman yapıldı" diye sordu; Tanık beyanında; hatırlamıyorum, tarih bilmiyorum, bildiklerim bunlardan ibarettir
Tanık ---- 09/07/2024 tarihli duruşmada aşağıdaki şekilde beyanda bulunmuştur.
Davalıları------ çalıştığım için tanırım ben bu şirkette 2020/2023 yılları arasında çalıştım, davalılar benden önce işe girmişlerdi, benden sonra işten çıkmışlar,---- isimli şirketi ----- ayrıldıktan sonra kurdular diye biliyorum, bu konuda tam bir bilgim yoktur, ----- şirketi ile herhangi bir bağlantılarının olup olmadığını bilmiyorum, --- projesi ile ilgili herhangi bir bilgim yoktur, davalıların davacı şirket aleyhine herhangi bir faaliyetine tanık olmadım, bu konuda herhangi bir bilgim yoktur, bildiklerim bunlardan ibarettir.
Tanık ---- 09/07/2024 tarihli duruşmada aşağıdaki şekilde beyanda bulunmuştur.
Davalılar ile ---- birlikte çalıştık, şu an ise --- birlikte çalışıyoruz, ---- şirketini ne zaman kurduklarını bilmiyorum, ben ---- 2023 yılında ayrıldım, davalılar ise benden sonra bu şirketten ayrıldı, davalılar ---- şirketini kurarken ----- şirketinde çalışıyordum, ----- de davalılar fiilen ya da taşeron olarak bulunmadılar, bu projede ----, ---, --- ve ---- olmak üzere 4 firma peyzaj alanında çalıştı, davalılar ise ----- işgücü olarak ekip sağladılar, fiili bir çalışmaları olmadı, ihale sürecinde ---- aleyhine bir faaliyetleri olmadı, davalıların ----- adına ekip sağlamaları süreci ihaleden 6 ay kadar sonradır, bu süreçte zaten ------ firmasından ayrılmışlardır, Davacı vekili tanıktan; ----- şantiye sahasında davalılar tarafından temin edilen herhangi bir işçi eleman varmıydı ve ----- projesinin ihalesine ----- mı" diye sordu; Tanık beyanında; ---- şirketi bünyesinde çalışan herhangi bir işçi ya da eleman yoktu, belirttiğim gibi --- işgücü sağlamışlardı, bu kapsamda fiilen çalışanlar oldu, ------ Projesinin ihalesinde ------- teklif alındığını ancak ihaleden çıkartıldığını biliyorum, nedenini bilmiyorum, ----- firması ise ----- kendi peyzaj firmasıdır, bu sebeple ihale sürecinde bulunmadılar, doğrudan işi aldılar, Bildiklerim bunlardan ibarettir .Tanık ---- 19/11/2024 tarihli duruşmada aşağıdaki şekilde beyanda bulunmuştur.
Ben ----- 2005-2010 yılları arasında çalıştım, şu an çalışmıyorum, davalı ---- ile -----mesai arkadaşlığım oldu, davalı -- sektörden tanıyorum, ---- isimli şirketin ismini duydum, şirketi ---- ve ---- kurduğunu biliyorum ancak kuruluş sürecine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, ----- isimli şirket ile bir ilişkim yoktur, ---isimli projenin ihale sürecinde --- -- Adi ortaklığının ------ şefi idim, projenin uygulanması ve koordinasyonu benim görevimdi, ihale sürecinde ----- da teklif aldık, daha sonra ----- şirketinin sahibi ------ikinci görüşmede ------ ihaleden çıkartacağız dedi, bunun sebebini bilmiyorum, davacı şirketin sahibi ---- beni aradı, biz ihaleye niye çağrılmadık, bunu ----- bey mi istedi diye sordu, bende evet dedim, aralarındaki iş bağlantısını veya sorun yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum, bu sürede davalıların ------ ilişkin olumsuz söylem veya eylemine şahit olmadım, burada adi ortaklık patronlarının sözü kuvvetlidir ve geçerlidir, neticede devlet ihalesi değildir, patronlar kimle çalışılacağına kanaat getirirse onla çalışılır, bu ihalede ise ----- ile çalışıldı, başka firma yoktu diye hatırlıyorum, proje alanı büyük bir alandı, - işi 10 ayda bitirildi, hatta bu süreçte ------sonradan dahil ettik, ----- her zaman projenin içindeydi, davalılar ile veya ---- - ile resmi olarak çalışılmadı, bu şahıslara ihale verilmedi, ihaleyi kazanan şirketlerin bu kişilerle taşeron olarak çalışıp çalışmadığını bilmiyorum, ben sahanın koordinasyonu görevinde bulunduğum için davalıları sahada fiilen gördüm, villa bahçeleri yapılıyordu, davalılar bu işi yapıyordu, buraya bu şekilde birçok firma girip çıktı, bu firmaların taşeron olarak ihaleyi alan hangi şirkete çalıştığını bilmiyorum, davalıların bu projede ----- eleman sağladıklarını duydum, ancak resmi olarak kendileri ile çalışmadım, bu elemanları hangi süreçte ne zaman ve ne şekilde tuttukları konusunda bir bilgim yoktur, davalıların ------ herhangi bir teklif sundukları veya ne zaman sundukları konusunda bir bilgim yoktur, Davacı vekili tanıktan; ---- şirketinde peyzaj mimarları bu ihalelere verilen tekliflerin içeriklerini bilirler mi" diye sordu; Tanık beyanında; ----- mimarları ihalelere verilen tekliflerin içeriğini ve fiyatlarını bilirler, sonuçta bu teklif ve içerik şartnameye göre peyzaj mimarları tarafından hazırlanır, Davalı vekili tanıktan; "ihalelerde verilen teklifleri ofiste bulunan peyzaj mimarları mı yoksa saha şantiye şefleri mi hazırlardı" diye sordu, Tanık beyanında; Ofiste bulunan peyzaj mimarları hazırlardı, bildiklerim bunlardan ibarettir.Mahkememizce davacının delil tespiti talebinin kabulü ile, şantiyedeki inşai faaliyet ve imalatın bizzat kim veya kimler tarafından yürütüldüğüne ilişkin fiili durumun, şantiye kayıtlarının, taraflar arasındaki elektronik mail ve yazışmalar dahil tüm yapılan yazışmaların elde edilmesi amacıyla 10/05/2024 tarihinde keşif yapılmıştır.
Keşif sonucu Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 14/05/2024 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.

Haksiz Rekabet Uzmanı Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi --- ve Peyzaj Mimarı Bilirkişi --- tarafından hazırlanan 30/09/2025 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.

Dava, davalı ----- taraflar arasındaki 03/10/2012 tarihli iş sözleşmesinin G maddesi ve I maddesini ihlal etmek suretiyle rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle cezai şart alacağına ilişkin ve davalıların davacı ---- giremediği ----- isimli projede anlaşarak projede beraber çalışmaya başlaması nedeniyle ----- iş niteliğinde ve iş gücünde öngörülemez kayıplara sebebiyet vererek davacının bazı projeler bazında bir süre iş yapamaz hale getirilmesi, nitelikli eleman ihtiyacı doğması ve birçok projede potansiyel zararlara yol açmış olması nedeniyle haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Davalı ----- aleyhine açılan cezai şart alacağı davası yönünden;

Mahkememizce davacının dava dilekçesindeki talep sonucunda cezai şart alacağına dair davanın hangi davalıya açıldığı hususunda tereddüte düşülmüş, davacı vekiline dava konusu cezai şart alacağına ilişkin davasını hangi davalı ya da davalılara yönelttiği hususunda beyanda bulunması ve bu suretle talep sonucunu açıklaması için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu hususta yeniden süre verilmeyeceğinin ve dosyanın mevcut durumu itibariyle değerlendirileceğinin ihtarına dair ara karar kurulmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan 11/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ile sözleşmeden kaynaklanan rekabet etmeme yükümlülüğüne dair cezai şart alacağına dair davanın yalnızca davalı ------ aleyhine açıldığı kanaatine varılmış, bu talep yalnızca davalı ---- yönünden incelenmiştir.
Davacı ile davalı ----- arasında akdedilen 03/10/2012 tarihli iş sözleşmesinin I maddesi aşağıdaki gibidir:

Dava dışı-----Şirketi'nin kuruluşuna dair açık kaynaklardan elde edilen ----Gazetesi sayfası aşağıdaki gibidir:
Şirketin 24/07/2023 tarihinde davalılar tarafından kurulduğu görülmüştür.
Davalı ----- SGK kayıtlarına göre davacı şirketten ayrıldığı tarihi 28/07/2023 olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin 12/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunduğu ücret bordrolarına göre davalı ----- işten ayrılmadan önce son aylık net ücretinin 31.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin I maddesinde yukarıda da ortaya konulduğu üzere davalının "gerek iş sözleşmesi devam etmekte iken gerekse de iş sözleşmesinin fesih, istifa veya bunlarla sınırlı olmaksızın herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 12 ay süreyle, aynı veya benzer çalışma alanlarında, sınırları içerisinde işveren şirkette yaptığı işlerle aynı veya benzer nitelikteki işlerde doğrudan ya da dolaylı olarak çalışmama, kendi adına böyle bir faaliyet yürütmeme ve/veya benzer bir faaliyet gerçekleştiren bir şirkette ortak ve/veya yönetici olmama" taahhüdünde bulunduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, taahhüdünün yer, süre ve konu itibariyle geçerli olduğu, aksi takdirde davalının son aylık net ücretinin 4 katı tutarında cezai şart ödeme yükümlülüğü altına girdiği, yukarıda da ortaya konulduğu ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının davacı şirket nezdinde işten ayrılmadan önce (davacı şirket çalışanı iken) davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren (rakip niteliğinde-----Şirketi'ni kurduğu, bu hususun doğrudan taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu sebeple davalının son aylık net ücretinin 4 katını cezai şart olarak ödeme yükümlülüğü altında olduğu, davalının son aylık net ücretinin ise 31.000,00 TL olduğu, bu sebeple davacının 124.000,00 TL cezai şart alacağının bulunduğu, davalının rekabet yasağına aykırı davranışın gerçekleştirilmesi ile yani rakip şirketin 24/07/2023 tarihinde kurulması ile temerrüte düştüğü, alacağa bu tarihten itibaren yasal faiz işleyeceği kanaatine varılmış, bu hususta aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının her iki davalıya karşı açılmış kâr kaybına ilişkin maddi tazminat davası yönünden Mahkememizce yapılan değerlendirmede, talebin TTK 54 vd maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandığı, haksız rekabetin niteliği itibariyle haksız fiil olduğu, bu sebeple davacının davalıların hukuka aykırı ve kusurlu fiilini, zararını ve zarar ile hukuka aykırı kusurlu fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamakla mükellef olduğu, davacının iddiasının özetle davacının da teklif verdiği ''----'' projesine dava dışı ----- Şirketi'nin de teklif verdiği, projede bu iki şirketin rakip olduğu, davalıların etik dışı ve rekabet yasağına aykırı şekilde ------ projesinde dava dışı ------ ile ortak olarak alt taşeron niteliğinde hizmet vermeye başlaması nedeniyle davacının iş gücünde kayba sebebiyet verdikleri ve davacıyı birçok projede potansiyel zarara uğrattığı yönünde olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği ve tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere davalının ----- firması ile rekabet yasağını ve sadakat yükümlülüğünü ihlal eder nitelikte çalışmaları bulunsa da, belirtilen ------ projesinin ihale sahiplerinin ihaleye dilekleri firmaya vermekte özgür oldukları, ihaleye katılmadan işi alan ----- ihale sahiplerinin ortak olarak kurdukları şirket olduğu, bu sebeple ihalenin davacıya yerine bu firmaya verilmesinin mümkün olduğu, davalıların ----- ile ortak ya da taşeron olarak çalışmasının ihaleyi davacının kaybetmesine bir etkisinin olmadığı, davalıların davacının ihaleyi kaybetmesine yönelik olarak yazılı sözlü kötüleme ve bilgi sızdırma mahiyetinde herhangi bir fiilinin de ispatlanamadığı, bu sebeple davacının iddia ettiği zarar ile davalıların fiili arasında nedensellik bağının bulunmadığı, yine davalıların davacının iş gücünde kayba sebebiyet verdikleri ve davacıyı birçok projede potansiyel zarara uğrattığı yönündeki iddiası yönünden de somut bir zarar iddia talep edilmediği gibi herhangi bir nedensellik bağı tespit edilemediği, tüm bu sebeplerle davacının kar kaybına ilişkin tazminat davasının reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi açıklandığı üzere,

1-Davacının kâr kaybına ilişkin maddi tazminat davasının her iki davalı yönünden ESASTAN REDDİNE,

2-Davacının cezai şart alacağına ilişkin talebinin KABULÜ ile, 124.000,00 TL cezai şart alacağının 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (124.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 8.470,44 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 2.134,69 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.335,75 TL harcın davalı ----- alınarak Hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan 2.442,94 TL dava açma masrafı, 3.030,30 TL keşif harcı ve 16.024,00 TL bilirkişi/ulaşım/posta masrafından ibaret 21.497,24 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (124.000,00/125.000,00) göre 21.325,26 TL’sinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ------tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (1.000,00/125.000,00) göre 0,50 TL’sinin davacıdan alınarak davalı --- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ----- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine,

6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,

7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (124.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalılar yapılan yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (1.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 13/2 uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (124.000,00/125.000,00) göre 3.174,40 TL’sinin davalı ---- alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 25,60 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.