İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Taraflar arasında 12.04.2023 tarihinde iskele kiralama anlaşması yapıldığı, bu anlaşma uyarınca davalının inşaat işlerini yürüttüğü projelerde kullandığı iskeleleri davacıdan kiraladığı, bu iskele kiralamalarının davalının ... şantiyesi ve başka projelerinde yapıldığı, 14.03.2024 tarihli ... fatura ile 144.000 TL üzerinden ... şantiyesi iskele kurumu yapıldığı ve faturalandırıldığı, 15.03.2024 tarihli ... fatura ile 18.000 TL üzerinden ... şantiyesi iskele kurumu yapıldığı ve faturalandırıldığı, davalının 20.05.2024 tarihinde 120.000,- TL ödeme yaptığı, kısmi ödeme yapıldığı için ayrıca 03.06.2024 tarihli ... fatura ile 132.000 TL ... saçak altı söküm faturası ile verilen hizmetlerin faturalandırıldığı, 03.06.2024 tarihli ... fatura ile 60.000 TL Teknopark merdiven kurulumu- sökümü bedelinin fatura edildiği, 03.06.2024 tarihli ... numaralı fatura ile 18.000,- TL... iskele kurulumunun faturalandırıldığı, 14.06.2024 tarihinde davalı tarafından 42.000,- TL ödeme yapıldığı, davalının bu projeden hak edişini almadığı gerekçesiyle davacıya kısmi ödeme yaptığı, bakiye için ödeme yapılmadığı, bakiye 210.000 TL için ödeme yapılmaması nedeniyle ... 4. İcra Dairesinin ... Esas dayılı dosyasından icra takibi yapıldığı, hiçbir gerekçe göstermeden itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, yetki itirazı nedeniyle dosyanın ... 34. İcra dairesi ... Esas dosyasına taşındığı, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı, borç miktarının davalı tarafından bilindiği, taraflar arasındaki tüm işlemlerin irsaliye ve faturalar ile sabit olduğu belirtilerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı firmanın 1993 yılında ...’da kurulduğu, hastane nitelikli konutlar, özel villa, endüstriyel yapılar, yönetim binaları, tarihi binalar, banka binaları, sosyal tesis ve alışveriş merkezleri gibi birçok alanda mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik hizmeti verdiği, çok sayıda projeyi tamamladığı, inşaat sektöründe önemli bir kuruluş olduğu, davacı tarafın davalı şirket ile aralarında şifahi bir sözleşme bulunduğu, bu sözleşme kapsamında hak edişi olduğu iddiasıyla dava açtığı, davacı tarafın sözleşme ilişkisine ve alacak iddiasına ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğu, sözleşme ilişkisine dayanak bir takım belgeler sunulmuşsa da ilgili belgeler incelendiğinde davalı şirket kaşe ve şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığının görüleceği, bu kapsamda davacı tarafın sözleşme ilişkisine ve ödenmemiş fatura alacağı olduğuna dair beyanlarının gerçek dışı olup, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı, bilirkişi incelemesi ile davacının alacağının bulunmadığının görüleceği, İcra inkâr tazminatı talebinin reddinin gerektiği, fatura alacağının mevcudiyetinin yargılamayı gerektirdiği belirtilerek davanın reddizğ, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf yüklenmesini talep etmektedir.
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 34. İcra Dairesi ...sayılı dosyası celp edilmiş, ilgili Vergi Dairelerinden gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 25/12/2025 tarihli raporunda; Her iki tarafın defterlerinin tasdikleri zamanında yapılmış olup lehlerine delil niteliği taşımaktadır. Taraflar davacının düzenlediği 5 adet faturayı kayıtlarına intikal ettirmiş, vergi dairesi bildirimleri yapılmış, davalı tarafça KDV indirimine tabi tutulmuştur. İade faturası düzenlendiği konusunda iddia olmadığı gibi bir tespit de yoktur. Faturaların tebliğ edildiği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Davalı tarafından hizmetin alınmadığına dair bir beyan bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan 210.000 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davalı tarafından ilk iki fatura bedeli ödenmiş olup, sonradan düzenlenen faturaların ödenmediği görülmektedir.
Bu çerçevede;
a) Davacının davalıdan 10.09.2024 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 241.395,00 TL olduğu,
b) Asıl alacak tutarı olan 210.000,00 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği,
c) Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu,
d) Tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu, hususlarında sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının 210.000,00 TL işçilik ve hizmet bedeli alacağı olarak düzenlenen faturalara ilişkin cari hesap alacağından kaynaklı başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça davalı hakkında,... 4. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yetkiye yönelik itiraz edildiği, itirazın kabulü dosyanın ... İcra Müdürlüğüne gönderildiği, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile "cari hesap alacağı" borcun sebebi gösterilerek 210.000,00 TL alacağın tahsili istemiyle 09/09/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanıldığından mali yönden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce yaptırılan mali inceleme neticesinde davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre; 210.000,00 TL asıl alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ...tarih ve ...E., ...K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Dosya kapsamından, takip ve dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup, davalı tarafça faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz veya iade edildiğine dair dosyada herhangi bir delil mevcut değildir.
Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının ürün satışı karşılığında faturalar düzenlediği, davalının dönem dönem ödemeler yaptığı, neticeten taraflar arasında oluşan cari hesap ilişkisinden kaynaklı davacının 210.000,00 TL alacağı bulunduğundan bahisle takip başlattığının anlaşıldığı, bilirkişi tarafından yapılan mali incelemede; dosyaya sunulan belgelerden davalı şirketin 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. m.182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak envanter defter tasdikini yaptırdığı, 2024 yılına ait e-defter beratlarının alındığı, bu itibarla HMK 222 maddesi ve 6102 sayılı TTK 64/3 maddeleri gereğince mevcut haliyle davacının ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, cari hesap ekstresinden davalı kayıtlarında da davalı firmaya 210.000 TL borçlu görünmektedir. Taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmaktadır. Davalının bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen 31.12.2024 tarihli yazıdan davalı tarafından davalıdan 5 adet fatura karşılığı KDV hariç 310.000 TL mal alımı bildirimi yapıldığı görülmektedir. Davacının düzenlediği 5 adet faturanın davalıya tebliğ edildiği, süresinde itiraz edildiğine dair bir belge sunulmadığı, davalı tarafından bu faturaların kayıtlara alındığı, KDV indiriminde kullanıldığı, kısmi ödemelerin yapıldığı anlaşılmakta olup, davalının davacıya takip tarihindeki cari hesap borcunun her iki firma kayıtlarında da 210.000 TL olarak görüldüğü ve mutabakat bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından ilk iki fatura bedeli ödenmiş olup, sonradan düzenlenen faturaların ödenmediği görülmektedir. Dosya kapsamında yer alan Vergi Dairelerinin cevabı yazıları ile bu yazıların davacı ticari defter ve kayıtları ile örtüştüğü, davalının iddialarına ilişkin somut herhangi bir belge ibraz etmediği anlaşılmakla bilirkişi raporuna mahkememizce de itibar edilerek yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan 210.000,00 TL alacağı olduğu kabul edilerek ... 34.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin 210.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedeli olan 210.000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 42.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
2-)... 34.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 210.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
3-)İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedeli olan 210.000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 42.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 14.345,10 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.586,28 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.758,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 3.586,28 TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 125,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.138,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/01/2026