SAKARYA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte bulunan "itirazın iptali davasının" yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,

I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili tarafından Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen dava dilekçesi ile özetle; Davalının .....icra dairesi’nin ..... e. sayılı dosyası üzerinden kendisine tebliğ edilen ödeme emrine yapmış olduğu kötü niyetli itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi ve kötü niyetli borçlunun, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından ......Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacının taleplerinin dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu ürünlerin 2 adet lastiğin defolu hatalı ve bozuk olması sebebi ile davacı şirket yetkilileri ile sürekli mağduriyetinin giderilmesi yönünde telefon ile şifaen talepte bulunduğu halde mağduriyetinin giderilmediğini, bozuk lastiklerin tutarı kadarıyla davacı şirkete iade faturası keserek kalan borcunu davacı şirkete ödediğini, davacı şirkete ticari satımdan kaynaklı hiçbir borcunun kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar

Faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağı ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında akdi ilişki, mal teslimi hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.

Teslim edilen malların ayıplı olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye alacağı olup olmadığına ilişkindir.

III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir.
....İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı davamızın davacısı tarafından borçlu davamızın davalısı aleyhine, 6.423,16.-TL alacağın tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin borca itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve alınan 21/02/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda, özetle; "...Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil kuvvetine haiz olduğu, Davacının takip tarihinde kendi ticari defterlerine göre davalıdan 5.010,62 TL alacaklı olduğu, Vade tarihi ile icra takibi arasında geçen süreye 1.754,13 TL faiz hesaplandığı,..." görüş ve kanaati bildirmişlerdir.
Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda dosya yeni bir bilirkişiye bilirkişiye tevdi edilmiş, 20/11/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; "...Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil kuvvetine haiz olduğu, Davacının takip tarihinde kendi ticari defterlerine göre davalıdan 5.010,62 TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil kuvvetine haiz olduğu, Davalı ticari defterlerine göre 2021 yılı kayıtlarına göre 5.010,62 TL borçlu olduğu, 2022 yılında düzenlenen 5.010,62 TL tutarlı iade faturası ile davalının davacıya borcu kalmadığı, Davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafından kabul edilerek kayıtlara alındığı, bu nedenle mal tesliminin yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından lastiklerin belli bir süre kullanılmasının ardından kusurlu olduklarının anlaşılması üzerine 2022 yılında iade faturası düzenlendiği, bu faturanın davalı tarafından kayıtlara alınması nedeni ile 2022 yılında davacıya borcunun kalmadığı, bu faturanın davacı tarafından kayıtlara alınıp alınmadığı yönünde tarafımızca bir tespit yapılamadığı, bu faturanın davacı tarafından kayıtlara alınmış olması durumunda iade faturasının kabul edilmiş sayılacağı ve borç tutarının kalmayacağı, kabul edilmeyerek red edilmiş ya da iade edilmiş ise de dava konusu borcun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, Vade tarihi ile icra takibi arasında geçen süreye 1.754,13 TL faiz hesaplandığı,..." görüş ve kanaati bildirmişlerdir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Satış sözleşmesi TBK'nın 207. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
Satış sözleşmelerindeki ayıba ilişkin hukuki düzenleme ise TBK'nın 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir.
6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, malın ayıplı olduğu açıkça belli değil ise, alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nın 223/2. maddesinin uygulanacağı düzenlenmiş, TBK'nın 223. maddesinde de alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun süre içerisinde satıcıya bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Yine 6102 sayılı TTK 18/3 madde hükmünde Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı düzenlenmiştir.
Malın teslimi sırasında ilk bakışta kolaylıkla görülebilecek nitelikteki ayıplar, açık ayıptır. Açık ayıpta ihbar süresi iki gündür. Malın teslimi sırasında açıkça belli olmayan ancak adi bir muayene ile ortaya çıkacak ayıpta, ihbar süresi sekiz gündür. Alıcının malı muayene ederek 8 gün içinde satıcıya ayıp ihbarında bulunması gerekmektedir. Alıcının muayene süresini kaçırdıktan sonra yapacağı ayıp ihbarı hukuken sonuç doğurmayacağı gibi, alıcı ayıba karşı tekeffül hükümlerinden faydalanamaz. Alıcının yapması gereken muayenenin tarzı ve kapsamı satılanın niteliğine göre bu tür şeylerin alınıp satıldığı ticari uygulamaya ve alıcının tecrübesine göre belirlenmelidir. Alıcının yapacağı muayene neticesinde tespit ettiği ayıpları satıcıya yazılı şekilde ihbar etmesi gereklidir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarih, 2019/224 Esas, 2019/2131 karar sayılı ilamı)
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya davaya konu malları teslim ettiği, borcun ödenmemesi üzerine davacının asıl alacağın tahsili talebiyle davalı aleyhine .....İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde ibraz ettiği itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin takibin devamı için 3.423,16.-TL alacak üzerinden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında lastik satışına ilişkin akdi ilişkinin olduğunu, satılan ürünlerin kendilerine teslim edildiği, ancak dava konusu ürünlerin 2 adet lastiğin defolu hatalı ve bozuk olması sebebi ile davacı şirket yetkilileri ile sürekli mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde telefon ile şifahen talepte bulunulduğu halde mağduriyetin giderilmediğini belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında lastik satışına ilişkin ticari ilişkinin olduğu, davalının teslim edilen2 adet lastiğin ayıplı olduğunu, davacıya, telefon ile şifahen ayıp ihbarında bulunduklarını belirtmiş ise de; davacı taraf, satılan malzemelerin ayıplı olmadığı ve davalı tarafın aleyhine başlatılmış olan icra takibine kadar ayıplı mallar ile ilgili bir beyanda bulunmadığı, icra takibi başlatılmasının ardından malların ayıplı olduğu yönünde beyanda bulunduğu, davalı tarafça iade faturası kesildiği ileri sürülmüş ise de iade faturalarının 30/03/2021 tarihinde, lastiklerin tesliminden 8 ay sonra iade fatura kesildiğini belirterek davalı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ileri sürmüştür. Dolayısıyla da davalı alıcının ihbar mükellefiyetini TTK 18/3 maddesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekeceği, davalı tarafça TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığı, (Emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 12/09/2023 T. 2022/2452 E. Ve 2023/2680 K. Sayılı ilamı) davalı tarafından ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin TTK'nun 18/3 maddesi kapsamında herhangi bir delil sunulmadığı, davalının malzemeleri teslim almasına rağmen ne teslimden sonraki muayene ile ne de (sonradan ortaya çıkması durumunda) ayıp ortaya çıktıktan sonra usulüne uygun şekilde ayıp ihbarını yaptığı hususunu ispat edemediği, iş bedel ödemeye gelince ayıp savunmasında bulunduğu, kanunen ayıp bildirimini yaptığını ispat edemediğinden satılanı kabul etmiş sayılacağı, dava konusu lastiklerin 5.010,62.-TL bedel ile satıldığı,,davalının 3.000,00.-TL için borcu kabul ettiği, davacının davalıdan 2.010,62.-TL asıl alacak nedeni alacaklı olduğundan davanın 2.010,62.-TL asıl alacak yönünden kabulüne, taraflar arasında 1530. madde kapsamında bir tedarik sözleşmesi bulunmadığı ve davalının TBK.nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebinin reddine, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davanın kısmen KABULÜ ile,
Davalının .....İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 2.010,62 TL için iptali ile takibin (davalı borçlu tarafından kabul edilen 3.000 TL'lik asıl alacak da dikkate alınarak) asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına,
2.010,62.-TL asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 2.010,62 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 427,60 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,

5-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 525,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.025,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.364,12 TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesin olarak verildiği de gözetilerek HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,

7-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.800 TL (arabuluculuk ücret tarifesi dikkate alınarak ve sarf kararı yazılmadığından takdiren) arabulucu ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak, 2.231,96 TL'lik kısmanın davalıdan, bakiye 1.568,04 TL'lik kısmı ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md gereği taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026