İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında davalıya ait yüklerin ...’ndan İngiltere /... Limanı’na, oradan da alıcının tesislerine taşınması konusunda anlaşma sağlandığını anlaşma kapsamında; ... numaralı ana ve ... ara konşimento tahtında davalı tesislerinde alınan ... numaralı konteyner muhteviyatı yüklerin, ... numaralı ana ve ... ara konşimento tahtında davalı tesislerinde alınan ... numaralı konteyner muhteviyatı yüklerin taşınarak alıcısına teslim edildiğini, taşımaya ilişkin olarak davalı adına ... no.lu konşimento tahtında taşınan yükler için 20.02.203 tarih, ... no.lu ve 2.800 Euro tutarlı, ... no.lu konşimento tahtında taşınan yükler için 22.11.2022 tarih, ... no.lu ve 2.600 Euro tutarlı faturaların tanzim edildiğini, tanzim edilen faturalar için davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, alacağın tahsisli için iş bu itirazın iptali davasının açıldığını belirterek davanın kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının işbu takibi haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacaklarına 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından 25 Mayıs 2022 tarihinde sözleşmesel edimlerin hukuka aykırı biçimde ifa edildiğini, suç teşkil edecek biçimde alt yüklenici eliyle yapılan taşıma esnasında müvekkiline ait ürünlerin bulunduğu tır dorsesinde lisanssız ürünlerin taşındığının müvekkili tarafından 19 Eylül 2022 tarihinde öğrenildiğini, lisanssız ürünlerin fikri haklar sahibi olan ... şirketi avukatları tarafından müvekkili firma ürünlerinin alıcı şirketi ve aynı zamanda iştiraki olan ...’a 10 Ağustos 2022 tarihli ihtarname keşide edildiğini, Alman hukuk sisteminin gereği olarak taraflarınca olayın şirketin Almanya’daki avukatlarına intikal ettirildiğini, bu eylem nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, zararın daha fazla büyümemesi için uzlaşma yoluna gidildiğini, yapılan uzlaşma kapsamında 30 Ağustos 2022 tarihinde ... avukatlarına 5.328,50 Euro, 3.000 Euro vekalet ücreti, müvekkili adına davayı Almanya’da takip eden avukatlara 5.378,10 Euro olmak üzere toplam 13.706,60 Euro ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemlerin davacıya yansıtıldığını ve davalı adına fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davacı yanca sunulan hizmetin ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin 13.706,60 Euro zarara uğradığını, bu nedenle takip tarihi itibari ile davacı taşıtana herhangi bir borcu bulunmadığı hususu gözetilerek davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
fatura dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın; davacının navlun ve diğer masraflar açıklamalı faturalar nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı, davalının taraflar arasındaki başka bir taşımadan kaynaklı ayıplı hizmet iddiasını bu davada ileri sürüp süremeyeceği, varsa davacının alacak miktarının noktasında toplanmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 10/01/2025 havale tarihli raporda özetle; taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu, Davacının akdi taşıyan Davalı’nın taşıtan sıfatı ile davada aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, davacı akdi taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan en önemli hakkı TTK. madde 1138 uyarınca navlun ve teferruatından doğan alacakları olup, borçlusu navlun sözleşmesinin tarafı sıfatıyla Davalı taşıtan (TTK madde 1200) olduğu, eşyanın hasara uğramış olmasının Davacı taşıyanın navlun alacağını etkilemeyeceği, navlunun indirilmesinin söz konusu olamayacağı Davalı Şirket bu alacak kalemlerini ödediğini ispat etmedikçe Davacı taşıyana karşı sorumlu olacağı, yapılan mali inceleme sonucunda iddia edilen alacak kalemleri bakımından 22.11.2022 tarih, ... no.lu ve 2.600 Euro tutarlı faturanın davalı tarafından takip tarihi olan 27.02.2023 tarihinden önce davacıya 10.01.2023 tarihinde yapılan 4.080 Euro ödeme içerisinde yer aldığı, 20.02.2023 tarih, ... no.lu ve 2.800 Euro tutarlı faturanın ise takip tarihi olan 27.02.2023 tarihinden sonra 10.03.2023 tarihinde davacıya ödendiği, Davacının davalıdan, davaya ve icra takibine konu ettiği faturalardan kaynaklı bir alacağının olmadığının tespit edildiği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ..., Doç. Dr. ... ve Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 15/12/2025 havale tarihli raporda özetle; incelenen davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ve davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacı şirketin 27/02/2023 tarihli T.C. .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyasına konu ettiği alacağın tespiti davacı şirketin icra takip tarihi olan 27/02/2023 tarihi itibariyle davalı yandan 5.400,00 EURO alacaklı olduğu, davalı şirketin ise icra takip tarihi olan 27.02/2023 tarihi itibariyle davacı yana 2.800,00 EURO borcunun bulunduğu, takibe konu 2.600,00 USD tutarındaki fatura bedelini ise banka aracılığıyla 10/01/2023 tarihinde cari hesap kapsamınca davacı yana ödediği, takibe konu 2.800,00 EURO tutarındaki faturanın takip tarihi olan 27/02/2023 tarihinden sonra 10/03/2023 tarihinde davacıya ödendiği, davacı şirketin 25/05/2023 tarihli T.C. ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyasına konu ettiği alacağın tespiti; davacı şirketin icra takip tarihi olan 25/05/2023 tarihi itibariyle davalı yandan 11.106,60 EURO alacaklı olduğu, davalı şirketin ise düzenlediği 26/10/2022 tarihli ... numaralı 13.706,60 EURO tutarlı “NAKLİYE FİYAT FARKI” açıklamalı faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 25/05/2023 tarihi itibariyle davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığı, Davacı şirketin tarafına düzenlenen 26/10/2022 tarihli ... numaralı 13.706,60 EURO tutarlı “NAKLİYE FİYAT FARKI” açıklamalı faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almadığı, davalı tarafından düzenen faturanın taraflar arasında cari hesap farklılığına neden olduğu, taşıtanın navlun sözleşmesinden doğan tüm borçların borçlusu olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta da davalı taşıtanın borçlu sıfatına sahip olduğu, taşıyanın navlun alacağına olan hakkının ortadan kalkmasına ilişkin şartların madde 1199’da düzenlendiği, dava konusu olayda bu şartların gerçekleşmediği, TBK hükümlerine dayalı olarak davalının takas talebinin yerinde görülebilmesi için muaccel ve talep edilebilir bir karşı alacağın söz konusu olmasının gerektiği, dosya kapsamında sunulan deliller ile davalının ileri sürdüğü alacağın yerinde olup olmadığının söz konusu masraflardan davacının sorumlu tutulmasının gerektiğinin ortaya konulamadığı ve bu sebeple takas hakkının kullanılmasının mümkün olmadığı, Davacı şirketin icra takibi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığı, akdi taşıyan konumunda olan davacının, taşıtan olan davalıya ait emtiaların taşınması sonrası iki farklı taşıma ilişkisine istinaden ödenmeyen navlun ücretlerinin tahsilini talep ettiği görülmektedir. Dosyada bulunan bilirkişi raporları incelendiğinde, davacı nezdindeki davalıya ait hesabın 27.02.2023 takip tarihinde 16.506,60 Euro borç bakiyesi verdiği ve davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davalıdan bu
tutar kadar alacaklı gözüktüğü, yapılan takip sonrası davalı
tarafından davacıya 2.800 Euro ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme sonrası davacı nezdindeki
davalıya ait hesabın 13.706,60 Euro borç bakiyesi verdiği görülmüştür. Davalı
nezdindeki davacıya ait hesabın 27.02.2023 icra takip tarihinde 2.800 Euro alacak bakiyesi
verdiği, bu bakiyenin takip tarihinden sonra 10.03.2023 tarihinde davacıya ödendiği ve davalı
nezdindeki davacıya ait hesabın, 10.03.2023 tarihinde “0” bakiye verdiği tespit edilmiştir. Hesap bakiyeleri arasındaki 13.706,60 Euro farkın, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen
ve 13.706,60 Euro tutarlı faturanın davacı tarafından kayıt altına alınmamasından
kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Davacının icra takibine ve yapılan itiraz sonrası da huzurdaki davaya konu ettiği, 22.11.2022 tarih, ... no.lu ve 2.600 Euro tutarlı faturanın davalı
tarafından takip tarihi olan 27.02.2023 tarihinden önce davacıya 10.01.2023 tarihinde
yapılan 4.080 Euro ödeme içerisinde yer aldığı,
20.02.2023 tarih, ... no.lu ve 2.800 Euro tutarlı faturanın ise takip
tarihi olan 27.02.2023 tarihinden sonra 10.03.2023 tarihinde davacıya ödendiği,
dolayısıyla davacının davalıdan, davaya ve icra takibine konu ettiği faturalardan kaynaklı bir alacağının
olmadığı görülmüştür. Kaldı ki Davacı akdi taşıyanın, navlun sözleşmesinden doğan en önemli hakkı TTK madde 1138
uyarınca navlun ve teferruatından doğan alacakları olduğu, borçlusu navlun sözleşmesinin
tarafı sıfatıyla Davalı taşıtan olduğu, eşyanın hasara uğramış
olmasının Davacı taşıyanın navlun alacağını etkilemeyeceği, navlunun indirilmesinin söz
konusu olamayacağı, Davalı şirket bu alacak kalemlerini ödediğini ispat etmedikçe
Davacı taşıyana karşı sorumlu olacağı bilinmektedir. Dolayısıyla yukarıda belirtildiği gibi icra dosyasına konu edilen navlun ücretlerinin davalı tarafından belirtilen iki farklı tarihte ödediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
1-Davanın esastan REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.455,65 TL den karar harcı olan 732,00 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.723,65 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı yargı gideri olan 24.000,00 TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekili için takdir edilen 45.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026