KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI:
1- ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
2- ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
3- ... -
Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;09.06.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası olayı hususunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. Maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde işbu davayı ... plakalı araç sahibine, sürücüsüne ve söz konusu aracın ZMMS kapsamında güvence altına alan sigorta firmasına yasal süresi içerisinde ikame etmekte olduklarını, davacıya ait ... plakalı araç ile davalılardan ... Taşıma Tarım Petrol İnşaat Hayvancılık Ve Süt Üretim İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı, ... kontrolündeki ... plaka numaralı araç arasında 09.06.2023 tarihinde saat 14.55 sularında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu duruma istinaden kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olup dosyaya sunulduğunu ayrıca işbu dava konusu trafik kazasında Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi raporlarında da görüleceği üzere davacının kusuru bulunmadığını, bu hususta davacının aracında meydana gelen değer kaybını talep ettiklerini, bu doğrultuda Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 25.03.2022 tarihli ve 2021/21252 E., 2022/5913 K. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini ayrıca davacının aracının uzun bir süre serviste bulunmuş ve davacının bu süre içerisinde aracından mahrum kalmış olduğunu, bundan mütevellit ikame araç bedeli talepleri mevcut olduğunu, bu doğrultuda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 22.09.2008 tarihli ve 2008/2243 E., 2008/4182 K. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacının aracında meydana gelen hasara binayen oluşan değer kaybına, hasar bedeline ve ikame araç bedeline ilişkin olarak bilirkişi incelemesi talepleri ve gerekli görülmesi halinde olay yerine ve maddi zarara uğrayan davacının aracına ilişkin keşif taleplerinin mevcut olduğunu ayrıca ekte sunulduğu üzere 01.11.2023 tarihinde ... firmasının mail adresine taraflarınca mail gönderilmiş ve karşı taraftan herhangi bir dönüş yapılmamış olduğunu, bu süreçten sonra ise dava şartı arabuluculuk süreçleri başlamış ve anlaşmama olarak sonuçlanmış olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep, ıslah ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; HMK 107. Maddesi uyarınca davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının şimdilik (fazlaya ilişkin ıslah, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla) 50 TL ve olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte hesaplanmak suretiyle davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak taraflarına ödenmesine, HMK 107. Maddesi uyarınca davacının aracına ait ikame araç bedelinin şimdilik (fazlaya ilişkin ıslah, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla) 50 TL ve olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte hesaplanmak suretiyle davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak taraflarına ödenmesine, HMK 107. Maddesi uyarınca davacının aracına ait hasar bedelinin şimdilik (fazlaya ilişkin ıslah, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla) 50 TL ve olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte hesaplanmak suretiyle davalılardan müşterek ve müreselsilen alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirket nezdinde 301000020646413 poliçe no ile 24/02/2023-24/02/2024 tarihleri arasında Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın 09.06.2023 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada hasarlanan ... plaka sayılı aracın hasarının, değer kaybı ve ikame araç bedelinin karşılanması amacıyla, davacı yanca işbu davanın açıldığının anlaşılmakta olduğunu, davacın talebi zamanaşımına uğramış olup davanın reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olmalı; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığından usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacının işbu davayı kısmi/belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmamakta olduğunu, zira konu araçta ekspertiz incelemesi yapılmış olduğunu, bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, bu kapsamda yargıtay 4. h.d. 2018/2013e. - 2018/3870k. 07.05.2018 tarihli ilamının dikkate alınması gerektiğini, tüm bu sebeplere istinaden huzurdaki uyuşmazlığın konusunu oluşturan talebin HMK 114/h maddesi uyarınca hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına ZMM sigorta limiti 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, yukarıdaki beyanları saklı kalmak ve kesinlikle başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sigortacı şirketten istenen hasar tazminatlarında temerrüt tarihine ilişkin olarak belirtmek istediklerini; 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 Sayılı (Torba) Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile hasar tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresi dava şartı haline getirilmiş olduğunu, usulüne uygun olarak (eksik evrak vb) başvuru yapılmadan ve/veya bekleme süresi geçirilmeden yasal yollara başvurulması halinde başvurunun USULDEN reddine karar verilmesi gerektiğinin ilgili yasal düzenleme gereğince açık olduğunu, usul eksikliğine ilişkin beyanları saklı kalmak ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin bu teminat ile sorumlu olduğunu, davalı şirketin davacı yanın zararını karşılamış olup karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, işbu sebeple huzurdaki davanın reddi gerekmekte olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirket tarafından; 18/09/2023 tarihinde ...'a 12.000,00 TL. Tazminat Ödemesi, 06/09/2023 tarihinde Ekspar Otomotiv'e 2.586,49,00 TL. Tedarik Ödemesi, 06/09/2023 tarihinde Abdullah Karcan Otomotiv'e 473,53 TL.Tedarik Ödemesi yapılmış olduğunu, yapılan ödemeyle birlikte poliçe teminat limitinin tüketilmiş olduğunu, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olup teminat limiti dışında olan ve teminat limiti üstünde kalan kısım yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi limit üzerinde kalan miktarın ferilerinden, yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlardan da sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, bu sebeple işbu başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılanmış olup davalı şirketin sigorta poliçesi kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, işbu sebeple huzurdaki davanın reddi gerekmekte olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise yapılan ödemelerin tazminat hesaplamasından düşülmesi gerekmekte olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybının hesaplanmasında zmms genel şartlarının dikkate alınması gerekmekte olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 29.05.2017 tarih, 2016/14573 E., 2017/6035 K. Sayılı kararının, İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ’nin 16.06.2017 tarih, 2017/344 E., 2017/351 K. sayılı kararının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.04.2018 tarihinde 2017/4316 Esas, 2018/4380 Karar sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay kararı ile de müşahede edileceği üzere, başvurana ait aracın başvuruya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, sonuç olarak, 6100 sayılı HMK’nın 31. Maddesinde yer alan “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında başvurana ait aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespitle lehlerine belirlenmesini talep ettiklerini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, KTK.86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, Yargıtay 11.H.D. 15.03.2001 tarih ve 2001/1244 E.ve 2001/1941 K.sayılı kararının da bu yönde olduğunu, kaldı ki KTK Madde hükmünce 86 hükmünce İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulacağını, Yargıtay 11.H.D. 15.03.2001 tarih ve 2001/1244 E.ve 2001/1941 K. sayılı kararının bu yönde olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması gerekmekte olduğunu, aracın markası, modeli, parça tedarikçilerinin piyasadaki sayısı ve rekabet koşulları, parçaların bulunabilme kolaylığı vb. hususlar göz önüne alınarak iyi niyet kuralları çerçevesinde ilgili markanın orijinal parçalarında minimum %20 iskonto uygulanabileceği piyasa koşullarında kabul görmüşken bu hususun nazara alınmaksızın iskontosuz hasar bedelinin hesaplanması hukuka aykırılık teşkil edeceğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar B.2. Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi başlığı altında bulunan 2.1. maddesinin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar B.2. Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi başlığı altında bulunan 2.1. maddesinin bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli hesaplanırken kdv hariç hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvurucu onarımın yapıldığına dair herhangi bilgi ve belge ibraz etmediğinden dolayı KDV hariç karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı 2020.E.74946 Sayılı, K-2021/3228 Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından davalı sigorta şirketinden ikame araç bedeli talep edilmiş ise de, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi şartları uyarınca sözkonusu talep, teminat dışı olup davalı şirketin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, ZMMS'nin poliçe teminatı kapsamında Genel Şartlar m. A-6 k bendi ‘Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti, ikame araç bedeli gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri’ uyarınca teminat dışı olup davalı şirketin araç mahrumiyet bedelinden hiçbir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 28.3.2005 tarih, 2004/6128 E.; 2005/2898 K. sayılı kararının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ise 18.01.2016 tarih, 2015/7661 E.; 2016/530 K. sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Davacının tazminat taleplerinde, talep edebileceği faizin yasal faiz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/19-73 E. ve 1999/106 K. sayılı ve 17.02.1999 tarihli kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Tazminata konu kaza, haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faiz yasal faiz olup, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, ayrıca asıl alacağa uygulanması istenen faiz talebinin dava tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, yukarıda yer vermiş oldukları itiraz sebepleri baki kalmak ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için davalı şirket bakımından yukarıda yer verilen nedenlerle davanın reddi cihetine gidilmeyecek olması halinde esasa ilişkin olarak da tüm haksız istemlerin ve davanın reddini talep etmekte olduklarını belirterek, öncelikle, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, nihai olarak, tüm haksız istemler ile, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalılar ... ile ... Taşıma Tarım Petrol İnşaat Hayvancılık Ve Süt Üretim İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
HMK. 150/1 maddesi uyarınca "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir."
HMK. 150/5 maddesi uyarınca"İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."
Davacı tarafından açılan iş bu davanın 05/11/2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasal süre içinde dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından, HMK'nun 150/5. Maddesi uyarınca davanın 06/02/2026 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca 06/02/2026 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik 304,40 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama ve harç giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Taşımacılık Tarım Petrol İnşaat Hijyen Ve Sıhhi Ürünler İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesi uyarınca, ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, 54.943,70 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Anonim Şirketi ve ... Taşımacılık Tarım Petrol İnşaat Hijyen Ve Sıhhi Ürünler İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 06/02/2026