"

KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ... - Av. ... - Av. ...
DAVALI: ... - T.C.NO:...
VEKİLİ: Av. ...

İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davalı ...'nın müvekkili olan kooperatifin üyesi olduğunu, davalı aleyhine aidat ve gecikme tutarı yönünden Kulu İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve buna ilişkin olarak icra takibinin durduğunu, itiraz üzerine davalı ile arabuluculuk görüşmesi sağlandığını, ve Konya Arabuluculuk bürosunun ... sayılı dosyasında yürütülen arabuluculuk görüşmesinin davalının kabul etmemesi nedeniyle olumsuz sonuçlandığını, davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının müvekkili olan kooperatif başkanlığına vadesinde ödenmeyen aidat borçları ve kooperatif ana sözleşmesinden kararlaştırılan ödenmeyen aidat tutarının %5i oranında gecikme tutarı borcu bulunduğunu, borçluya icra takibinden önce ödenmeyen aidat tutarları ve gecikme tutarları ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve borçlunun ihtara rağmen borcunu ödemediğini, ayrıca borçlunun yaptığı diğer ödemelerde de vadelere uymadığını, kooperatif kayıtları, banka kayıtları ve delilleri toplandığında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile borçlunun itirazının varit olmadığının açıkça anlaşılacağını, ödemelerini geciktirmek isteyen davalının takibe kötü niyetli olarak kasıtlı olarak itirazda bulunduğunu, kötü niyetli hareket eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş, fazlaya ilişkin talep ve dava ile diğer hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Kulu İcra Müdürlüğgünün ... Esas sayılı dosyasına haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, haksız yere borca itiraz eden davalının %100'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı tarafın bundan sonra sav ve savunmalarını değiştirmelerine ve genişletmelerine muvafakatlerinin olmadığını, dava konusu alacaklar için zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, arabulucu tutanağı usul ve yasaya aykırı olduğu ve taraflara sonuçların yeterince izah edilmeden usulen tutulmuş tutanağın kabul edilemeyeceğini ve bu nedenle dava şartının yerine getirilemeyeceğini, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve kooperatif ve kooperatif üyeleri arasındaki davaların Asliye Ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin tüm aidat borçlarını süresi içerisinde ödediğini, kooperatiften kendisine gelen ihbar üzerine kalan borcunu da yatırdığını, kooperatifte yapılan yeni genel kurul neticesinde yeni yönetim seçildiğini ve akabinde bir kısım üyeler aleyhine bir takım yasal yollara başvurulduğunu, TMK m 6 ve HMK 190 gereğince davacı taraf iddiasını ispatla yükümlü olduğu ve davacının alacak ya da itirazın iptali davası açılabileceğini, oysa davacının iddiası belli ya da belirlenmesi imkansız bir iddia olduğu, davacının alacağının likit olmadığından icra inkar tazminatı isteyemeyeceğini, talep edilen faiz oranın da fahiş olduğunu, müvekkilinin Kulu'da hatırı sayılır bir esnaf olduğu ve müvekkilinin ticari itibarını zedeleyecek biçimde icraya verilmesi ve hakkında dava açılması kabul edilebilir bir durum olmadığını tüm bu izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia edilen davacı hakkında takip konusu alacağın %100’ünden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dosya Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş ve ... Esas sırası üzerinden yargılama devam olunmuştur.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 16/05/2024 ve 08/07/2025 tarihli cevabi yazıları dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
26/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, davalının kooperatif üyeliğinden kaynaklı borcunun bulunup bulunmadığı ve varsa borç tutarının ferileriyle birlikte ve takip tarihi itibariyle ne kadar olduğu hususunda davacı tarafın iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte, davacı tarafından sunulan ticari defterlerde her hangi bir muhasebe
kaydına rastlanılmadığı ve ticari defterler haricinde dosyaya sunulan excell tablosunda takip
edildiği, bu excell tablosuna istinaden davalı tarafın davacı kooperatife toplam da gecikme zammı ile
birlikte 22.670,60 TL aidat borcunun olduğu tespit edilmiştir.
30/12/2024 tarihli ... tarafından sunulan ek rapor ile; 2018,2019,2020,2021,2022 ve 2023 yılı ticari
defterlerinin incelenmesi neticesinde davaya ve takibe konu gecikme tutarına ilişkin ticari defterlerde herhangi
bir kaydın bulunmadığı, delillerin yeterli olmadığı ve bu hususta davacının mali müşaviri ile yapılan
görüşmede kendisinin de fazla bir bilgi sahibi olmadığı, ayrıca dosyada inceleme yapılması gereken hususların
yetki alanımda olmadığı bundan sonraki incelemeyi kooperatif alanında uzman bir bilirkişinin yapması
gerektiği belirtilmiştir. 
05/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Yapılan tespitler doğrultusunda, davacının davalıdan alacağı olmadığı, davalının genel kurul kararı doğrultusunda borcunun olup olmadığını tespit edebilmesi için 1999-2017 yılları ticari defterleri
sunulması gerektiği, davacının yerinde inceleme esnasında, 2018-2023 yılları ticari defterleri sunulduğu, denetime elverişli bir rapor sunabilmek için davacı kooperatifin 1999-2017 yılları ticari defterlerinin dosyaya
kazandırılması veya bulunduğu yerin bildirilmesi, kooperatifin 1999-2005 yılları arası genel kurul tutanakları veya genel
kurul tutanaklarının yayınlandığı ticaret sicil gazeteleri, dava dosyası ekine kazandırılması halinde ise ek rapor yazabileceği belirtilmiştir.
08/12/2025 tarihli Abdulkadir Çetin tarafından sunulan ek rapor ile; Yargıtay Kararı doğrultusunda yapılan hesaplamada, davacının davalıdan 20.02.2023 tarihi itibariyle asıl alacağının 3.593,67 TL ve Gecikme tazminatının ise 3.207,51 TL olabileceği, toplam
alacağının gecikme tazminatı dahil 6.801,18 TL olabileceği, davacının sunulan 2013-2023 yılları ticari defter kayıtlarına göre, toplam davalı tarafından davacıya 53.100,00 TL ödeme yapıldığı, 2012 yılı ve öncesi ticari defterler sunulamadığı için ilgili
yıllarda yapılan ödemelere ilişkin tespit yapılamadığı belirtilmiştir.

Davalının üye olduğu kooperatif tarafından Kulu İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında aidat alacağı nedeniyle takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla uzman bilirkişiden alınan rapora göre; davalının davacı kooperatife takip tarihi itibariyle ödemesi gereken aidat toplamının 3.593,67 TL olduğu, gecikme tazminatının ise 3.207,51 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı taraf aylık %5 oranında gecikme tazminatı ödenmesi yönünden karar alındığını bildirmiş ise de; Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ve ... K sayılı ilamı (Genel Kurul kararları ile belirlenen aidatların hangi tarihte ödeneceği yine genel kurulda belirlendiği için üyeler açısından aidatların ödeneceği vade bellidir. Belirlenen aidatın muaccel hale geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.) ve Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı (Bu sebeple, kooperatif genel kurulunca, kooperatif aidatlarının ödenmesinde temerrüde düşen üyelerden, talep edilecek temerrüt faizinin oranı belirlenirken TBK'nın madde 120’de ifade edilen sınıra uygun karar alınmalıdır. Bir başka ifadeyle, kooperatif genel kurulunca belirlenecek temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüzünden fazla olamayacaktır'' şeklinde yerleşmiş içtihat olduğundan davacının aylık %5 oranında gecikme faizi olacağına ilişkin genel kurul kararının uygulanma olanağı kalmamıştır. Dosyamızda alınan bilirkişi raporu ve belirtilen içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde, gecikme tazminatına yeniden faiz işletilmesi de mümkün olmadığından davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Kulu İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 3.593,67 TL asıl alacak ve 3.207,51 TL gecikme tazminatı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %5'i geçmemek üzere yıllık yasal faizin 2 katı faiz işletilmesine,

2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,

4-Asıl alacağının %20'si olan 718,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5-Peşin alınan 273,80 TL harçtan alınması gereken 732,00 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye eksik 458,20 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin 2.183,98 TL'lik kısmının davacıdan, 936,02 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

7-Davacı tarafından yapılan 273,80 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE

8-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri ve 9.624,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.894,35 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.968,31 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 6.801,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

9-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 6.801,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/01/2026