İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Davacı vekili mahkememize sunduğu 13/11/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı -------- Şirketi'nin malik ve ------- alkollü halde sevk ve idaresinde olduğu -------- plakalı aracın 27.10.2015 tarihinde -------- İli --------- İlçesi -------- Mahallesinde trafik kazası meydana gelmiş olup yolcu ------- vefat ettiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden --------- plakalı araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ------- yakınları için destekten yoksun kalma bedeli olarak --------- nolu hasar dosyasından 237.613,90 TL ödeme yapıldığını, destek alacaklıları olan dava dışı -------- ve --------- tarafından --------- E. sayılı dosyası dava ikame edişmiş bu yargılama sürecinde müvekkil şirket ve taraflar detayları aşağıda yazılı olan tutarlar üzerinden mutabık kaldıklarını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre; 131.172,76 TL asıl alacak 48.000,00 TL işlemiş faiz, 28.411,41 TL vekalet ücreti, 157,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 207.741,17 TL tutar üzerinden anlaşmaya varıldığını ve ödeme yapıldığını, Netice itibari ile toplam 445.355,10 TL tazminat bedeli --------- no'lu hasar dosyası kapsamında 27.08.2021 tarihinde hak sahibine ödendiğini, ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık değişen oranlı avans faizi ile birlikte hesaplanacak tutarından ZMMS Poliçe Genel Şartları ve KTK uyarınca davalının sorumluluğu bulunmakta olduğunu, rücuen tazminat alacakları olan 455.355,10 TL 'nin ödeme tarihi olan 27.08.2021 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık değişen oranlarda avans faizi ile tahsili için davalı/borçlu aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalının itirazı haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olup işbu itirazın iptali için dava sürecine geçilmek istendiğini, -------- Arabuluculuk Bürosunun --------- Arabuluculuk numaralı dosyası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, bu kapsamda 27/09/2024 tarihinde yapılan toplantıda anlaşma sağlanamamış olup huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğunu belirterek -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 24/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin dördüncü fıkrası gereği davacının rücu alacağı talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket 10.09.2024 tarihinde 162.204,41 TL'lik miktarı, icra dosyasına ödeme yaparak takip dosyasının infaz ile kapanmasını sağladığını, istinaf edilen -------- Esas sayılı dosyası,--------- kararı ile kaldırılmış ve davanın yeniden görülmesi için dosya yerel mahkemesine gönderildiğini, sigorta kapsamında tazminat ödemesi yaptığını ileri sürerek müvekkile rücu etmekte olduğunu ancak rücu talebinin geçerli olabilmesi için, kazaya neden olan olayda müvekkile ait aracın sürücüsünün salt kusurlu olduğunun somut delillerle ispatlanması gerekmekte olduğunu, davacı tarafın bu konuda yeterli delil sunamadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu doğrudan ortaya koyan ispatlanmış bir hukuki bağ mevcut olmadığını, müvekkil şirket herhangi bir kusuru olmadığı halde kaza yapan araç içindeki yolculardan müteveffa -------- ile diğer vefat eden kişilerin ailelerine karşı tazminat ödemek zorunda kaldığını, fakat--------- de mevzuat gereği güvenlik konusunda kusur sorumluluğu bulunduğunu belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, zamanaşımı itirazları yerinde görülmediği takdirde, davacının icra takibine yönelik itirazın iptali davasının ve rücu talebinin reddine, takibin iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası
--------- Noterler Birliği Başkanlığı'nın 22/11/2024 tarihli yazı cevabı
-------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/11/2024 tarihli yazı cevabı
-19/11/2025 tarihli bilirkişi raporu
-Mahkememiz dosyasına Sigorta Uzmanı, Adli Trafik Uzmanı ve Aktüerya Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 19/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı -------Ş nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Poliçesi ile sigortalı --------- plakalı Davalı ---------- Şirketi adına kayıtlı, müteveffa sürücüsü ---------- meydana gelen trafik kazasının oluşumunda (%100) asli ve tam kusurlu olduğu, --------- plakalı araç sürücüsü -----------, meydana gelen trafik kazasının oluşumunda kusursuz, olduğu, --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı icra dosyasından 04.06.2024 tarihinde başlatılan icra takibinde, dosya borçlusu tarafından icra dosyasına yapılan asıl alacağa ve faize yapılan itirazın kısmen iptali ile 445.355,07 TL asıl alacak 241.067,13 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 686.422,20 TL üzerinden icra takibinin devamı gerektiği, davaya konu rücu alacağına ilişkin ödemelerin 15.08.2018,27.08.2021 ve 01.09.2021 tarihlerinde yapıldığı, rücu alacağına ilişkin icra takibinin ise 04.06.2024 tarihinde başlatıldığı, zamanaşımı define ilişkin hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olduğu yönünde sonuç ve kanaate varılmıştır.
Dava; trafik kazası nedeniyle davacı tarafından ödenen maddi tazminatınan ZMMS Poliçe Genel Şartları ve KTK uyarınca davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali takibin 689,816,48 TL üzerinden devamı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanun'un 5/3. maddesine göre ise " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.Somut olaya bakıldığında; davacı sigorta şirketinin zarar gören gerçek kişiye ödediği tazminatın sorumluluğu bulunan sigortalısı olan davalı şirketten tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine de eldeki davayı açmışolup Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK'nın 109/4. maddesinde "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır. Yine 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 79. Maddesi: “Rücu istemi, tazminatın
tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle
zamanaşımına uğrar. 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesi zamanaşımının kesilmesi durumlarını belirtilmiş, ikinci maddede gibi alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımının kesileceğini hüküm altına almıştır. TBK'nın 156. maddesine göre zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar.
TBK'nın 154. maddesi zamanaşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket nezdinde sigortalı --------- Şirketi'nin maliki olduğu ve ---------alkollü halde sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın 27.10.2015 tarihinde ------- İli -------- İlçesi --------- Mahallesinde trafik kazası meydana geldiği, araçta yolcu -------- vefat ettiği, davacı şirketin -------- plakalı araçta yolcu olarak bulunan müteveffa --------- yakınları için destekten yoksun kalma bedeli olarak --------- nolu hasar dosyasından 237.613,90 TL ödeme, destek alacaklıları olan dava dışı ------- ve ------- tarafından ---------- E. sayılı dosyası dava ikame edildiği, bu yargılama sürecinde tarafların anlaşarak mutabık kaldıkları, taraflar arasındaki anlaşmaya göre; davacı tarafından 131.172,76 TL asıl alacak 48.000,00 TL işlemiş faiz, 28.411,41 TL vekalet ücreti, 157,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 207.741,17 TL tutar üzerinden anlaşmaya varılarak ödeme yapıldığı beyan edilmiştir ---------- Sayılı Kararına 26.07.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunun esas alınarak
hüküm kurulduğu, söz konusu kararın 07.11.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup davacı tarafça netice itibari ile toplam 445.355,10 TL tazminat bedelinin ZMMS Poliçe Genel Şartları ve KTK uyarınca davalıdan rücuen tahsili amacıyla takip başlatıldığı anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; tazminata konu trafik kazasının 27/10/2015 tarihinde meydana geldiği, ZMMS Genel Şartları C-8 maddesine göre davaya konu talep yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davacı tarafından dava dışı zarar görenin desteklerine davaya konu rücu alacağına ilişkin ödemelerin 15/08/2018, 27/08/2021 ve 01/09/2021 tarihlerinde yapıldığı, davacı tarafından yapılan ödemeleirn ödemenin işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle -------- İcra Müdürlüğünün--------- esas sayılı takip dosyası il 04/06/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davanın 13/11/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmış olup somut uyuşmazlıkta TBK 154. madde kapsamında dava açılmadan önce zamanaşımını kesen son işlemin icra takibinin başlatıldığı tarihi olup, son ödemenin yapıldığı tarihten icra takibinin başlatıldığı tarihe kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafça da cevap dilekçesinde ve yasal süresi içerisinde zamanaşımı definin ileri sürmüş olduğu anlaşılmış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 8.253,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.521,72 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 109.472,47 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2026