ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/32 - 2026/97
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
KARAR
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/03/2022 tarih ve 2018/394 E. - 2022/86 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin balık figürü ile anılan balık kraker ibareli pek çok markanın sahibi olduğunu, bu markalar ile beraber kullanılan figürün 2013 yılından beri kullanıldığını ve tanınmışlığa ulaşıldığını, dava konusu tasarımda kullanılan balık kraker tasarımı ve markada yer alan balık resminin tamamen müvekkili ile özdeşleştiğini ve müvekkilini çağrıştırdığını, davalı şirketin 2018/01690- 1.1 ve 1.2 sayı ile tescil edilen “kek kalıbı” isimli başvurularına karşı yapılan itirazının reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı, tescil edilmek istenen balık tasarımının hiçbir teknik zorunluluk içermediği ve tertip tarzı itibari ile müvekkiline ait balık tasarımının aynısını oluşturduğunu ileri sürerek 2018-T-810 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu edilen tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuruya konu tasarım ile iddialara mesnet tasarımlar ve markalar karşılaştırıldığında, başvuruya konu olan tasarımın doğası gereği bir kısım benzerlikleri barındırdığını ancak iddialara mesnet tasarım ile markalarda yer alan görsellerdeki balıklarda bulunan çizgi, ağız ve göz bebeklerini barındırmaması nedeniyle yeni ve ayırt edici olduğunu, müvekkilinin kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı tasarımının itiraza mesnet gösterilen tasarım ve markalardan genel görünüm bakımından küçük ayrıntıyı aşar şekilde bütünü ile farklı olduğunu, balık figürünün gıda sektöründe herkes tarafından kullanılan bir figür olabileceğini, davacı tarafından sunulan mesnetlerin ambalaj deseni şeklinde dizayn edildiğini, müvekkilinin tasarımı ile hiçbir ortak özelliği barındırmadığını, var olan farklılıkların belirtildiği halde bu farklılıkların ayrıntıyı aşan farklılıklar olduğunun tespit edilmediğini, sınırsız seçenek özgürlüğü bulunduğu gerekçesi ile farklı özellikler sergileyen görsellerin benzer bulunduğunu, davacı tasarımlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini müstakil balık figürü üzerinden değerlendirmenin yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2018 01690 nolu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içermediği gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK'nın 2018-T/810 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2018/01690-1.1,1.2 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada mevcut bilirkişi raporlarına yapılan ciddi itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, bilirkişiler tarafından da bu itirazların dikkate alınmadığını, ambalaj tasarımları ya da ambalaj markalarının tüm bileşenleri ile bir bütün olup, değerlendirmede bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, dosyada mevcut raporlarda, balık figürleri için seçenek özgürlüğünün çok olduğu yönündeki görüş verilmesi ve de yerel mahkeme tarafından bu belirlemelere itibar edilmesinin hukuka aykırı kaldığını, yeni heyet oluşturulması ve heyete sektörden bir bilirkişinin eklenmesi talebinin değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuki bir eksiklik olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuruya konu tasarımlar ile itiraza mesnet tasarımların genel izlenim itibariyle farklı göründüğünü, müvekkilinin dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıdığına ilişkin tespitinin hukuka uygun olduğunu, eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, endüstriyel tasarım ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018 01690 nolu tasarımın, nihai ürün görseli açısından yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içermediğinin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği, bilirkişi raporlarının alanında uzman bilirkişilerce düzenlendiği ve birbirini teyit ettiği, tarafların itirazlarının karşılandığı, bu durumda da bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı şirket vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15'er-TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.