İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş. ile müvekkil şirket arasında yapılan alış-veriş neticesinde 22.03.2023 tarih, ... Fatura Nolu 70.194,60 TL.lik faturaya karşılık olarak İstanbul 13. İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyasına ve davaya konu olan ... Polatlı Şubesine ait, 06.04.2023 Keşide tarihli ... Seri Nolu,70.194,60 TL.lik çek verilmiş olduğunu, bu çek bedelinin banka dekontundan anlaşılacağı üzere 06.04.2023 tarihinde ... A.Ş.nin hesabına gönderilerek ödendiğini ve çekin bedelsiz kaldığını, çek ... A.Ş tarafından kaybedildiği için müvekkiline iade edilemediğini, ...A.Ş tarafından İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/306 Esas Sayılı dosyası ile çek iptali ve ödeme yasağı kararı verilmesi için dava açıldığını, bu esnada davalı tarafından son ciranta olarak iş bu çekin İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı doyası ile icra takibine konulduğunu, ... A.Ş'nin talebi ve çekteki imza ve kaşenin kendilerine ait olmadığının bildirilmesi üzerine İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/306 Esas Sayılı dosyası ile İhtiyati Tedbir Kararı Kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğinin belirterek, müvekkili şirketin İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında davalı tarafa borçlu olmadığımın tespitine, alacağın %20' sinden aşağı olamamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacı yanın icra takibi konusu çekin kendisine iade edilmeden önce iş bu çek bedelini ödemiş olduğu şeklinde ki iddiasının ve bu ödeme ile müvekkiline yönelik olarak borçtan kurtulmasının söz konusu olamayacağını, çek aslının kendi uhdesine geçmemiş olduğu bir durumda yapıldığı iddia edilen ödemenin fiktif bir ödeme olduğunu ve her hal ve şartta bu itirazın müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceği hususunun sabit olduğunu, davacının dava dışı ... A.Ş. ile birlikte hareket etmekte olup, bu şirketlerin kendi aralarında oluşturmuş oldukları çek bedelinin ödendiğine ilişkin asılsız kayıtlar üzerinden müvekkiline yönelik olarak borçlu bulunmadıklarını iddia etmeleri hususunun kabul görmeyeceğini davanın reddi ile davacı yanın %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.
"... imzaların istiklali prensibi gereğince ciro silsilesinde şekli bir eksiklik bulunmadığı sürece çeki elinde bulunduran hamilin iyi niyetli olduğunun kabul edileceği, ayrıca davacının çek bedelinin lehtara ödendiğine dair şahsi defiyi ileri sürerek davalıya karşı sorumluluktan kurtulamayacağı, davalının bilerek davacının zararına hareket ettiği ve kötü niyetli olduğunu ispata yarar delil sunulmadığı, HMK'nin 226/c maddesi gereğince davalıya yemin de teklif edilemeyeceği, davacı keşidecinin çek bedelinin dava dışı lehtara ödendiğini ve ciranta(lehtar) imzasının cirantaya ait olmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı şirket yetkilisi istinaf isteminde özetle;... ...'ndan alınan hayvan yemi bedeli karşılığı keşide edildiğini, ... ..Şirketinin çeki kargoda gönderirken çalındığını, ... şirketinin buhusuta tedbir talepli dava açtığını, mahkemenin ... şirketinin kaşe ve imzası yönünden kriminal inceleme yapmadığını, çek bedelinin ise ... firmasına ödendiğini, ayrıca 06.02.2024 Tarihinde 112.760,43 TL olarak da icra dosyasına yatırıldığını, ...'nun açtığı davada mahkemenin imza ve kaşelerin sahte olup olmadığı için dosyanın emniyet kriminal dairesine gönderildiğini, ilgili mahkemenin ara kararının sunulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının çekteki keşideci imzasını inkar etmediği, imzaların istiklali ilkesi gereğince lehtar imzasının sahteliğine dayanamayacağı, şahsi defi niteliğindeki ödeme definin davalı hamile karşı ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacının istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacının yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 148 TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/03/2026