İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
TAZMİNAT (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının ... 1. Tüketici Mahkemesinin 18.10.2024 tarih ve ... E. ... K.sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmesinden sonra yapılan açık yargılama sonunda;
Davacı vekili Tüketici Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın Mercedes marka otomobilin Türkiye Temsilcisi ve distribütörü olduğunu, müvekkili firmanın ...model aracı almak için davalıya başvurduğunu ve 500.000,00 TL kapora göndererek siparişini beklemeye başladığını, aradan geçen aylar sonra müvekkile aracın geldiği ve teslim için hazır olduğu bildirildiğini, müvekkile çıkarılan bakiye miktarın havale edilmesine müteakip araç plakalandırıldığını ve müvekkile teslim edildiğini, müvekkil havale dekontuna ödediği miktara ilişkin ihtirazi kayıt koyduğunu, zira muhatap aracın geç tesliminde kusurlu ve de bundan öte aracın gümrük işlemleri kasten ve bilerek uzatarak taraflar arasında belirlenen tutara ek fahiş fiyat yansıttığını, aracın 02.07.2024 tarihinde gümrüklendirilmek üzere serbest bölgeye geldiğini, aracın gümrük işlemlerinin maksimum bir hafta sürmesi gerekirken kasten ve bilerek davalı tarafından bu işlerin geciktirildiğini, gümrük işlerinin 29.07.2024 tarihinde anca sonlandırıldığını, yani kasten ve bilerek aracın gümrüklendirilmeyerek müvekkile aynı ay içerisinde zam yansıtılmak gayesi ile işlemlerin durdurulduğunu, şu halde aracın ithalat-gümrükleme-plakalandırma işlemleri maksimum 1 hafta sürecekken, işlerin sürünceme bırakılması ve de geciktirilmesi sebebiyle müvekkile liyat farkı yansıtıldığını, davalı tarafın bu işi mutat hale getirdiğini, gümrükteki araçları bu şekilde bekleterek tüketiciyi kasten bilerek zarara uğratıp kendisine haksız menfaat sağladığını, işbu sebeplerle bu davayı açtıklarını belirterek, Tüketiciyi Kasten-Bilerek-Zarara uğratan davalıdan azlaya dair hakları mahfuz kalmak kayıt ve şartı ile imdilik 100,000,00 TL'nin tahsilini, alacağın davalı tacir olmakla avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekiline tensibin (20) nolu ara kararı ile Davacının dava konusu aracın üzerinde anlaşılan satış fiyatı ile teslim anındaki satış fiyatının, dolayısıyla talebe konu toplam zarar miktarının ne olduğunun açıklanarak bu konudaki belge ve faturaların sunulması, talebin somutlaştırılması için davacı vekiline HMK m.31 kapsamında iki hafta süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili de 27.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın, ekte bir suretini sunmuş oldukları sipariş formunda da görüleceği üzere davalı yan ile 4.867.894,00 TL üzerinde mutabık kaldıklarını, aracın 02.07.2024 tarihinde gümrüklendirilmek üzere serbest bölgeye geldiğini, serbest bölgedeki aracın gümrüklendirme işlemleri kabul edilebilir olarak en fazla 7 (yedi) gün sürmesi gerekirken yaklaşık 1 (Bir) ay sürdüğünü, bu nedenle 5.293.000,00 TL ödendiğini belirterek zararını somutlaştırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, dava harçlarının yatırılmadığını, dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlardan olan iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususuna dava dilekçesinde yer verilmediğini, davacı tarafın müvekkili şirketin gümrük işlemlerini kasten uzattığına yönelik iddialarına dayanak olarak herhangi bir somut delil sunmadığını ve bu iddiaların ispatlanamadığını, dava konusu araca ilişkin sipariş onay formunda aracın teslim tarihinde müvekkil şirket tarafından değişiklik yapılabileceği ve aracın fiyatını etkileyebilecek her türlü değişikliğin fiyatlara yansıtılacağı, diğer bir deyişle araç fiyatında da değişiklik yapılabileceğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafın sipariş onay formunun ilgili hükümlerini kabul ettiğini, dava konusu iddia ve taleplerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf zarara uğradığını iddia etse de uğradığını iddia ettiği zararına ilişkin olarak dosyaya herhangi bir somut delil sunmadığını, bu zararı ispatlayamadığını, kaldı ki bir ticaret şirketi olan davacı tarafın basiretli bir tacir olarak hareket etme yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
davalıdan satın alınan aracın gümrük işlemlerinin en fazla 1 hafta sürmesi gerekirken, bu işlemlerin kasten ve bilerek uzatılarak taraflar arasında belirlenen araç bedeline ek bedel yansıtılmasından kaynaklanan zararın tahsili talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında ticari alım satım ilişkisi ve bu satıma ilişkin düzenlenen belgeler ve aracın satış fiyatının 07.03.2024 tarihli sipariş formu ile 4.867.894,00 TL olarak belirlendiği, 500.00,00.-TL kapora verildiği, 13.08.2024 tarihinde davalı satıcıya 4.793,366,00.-TL (ihtirazi kayıtla) ödeme yapıldığı, böylece dava konusu araç için toplamda 5.293.366,00 TL ödeme yapıldığı, böylece sipariş formunda belirlenen bedelden 425.472,00.-TL fazla ödeme yapıldığı, bunun 100.000,00.-TL'sinin kısmi davaya konu edildiği hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun; aracın gümrüğe girdiği 02.07.2024 tarihi ile gümrükten çıktığı 29.07.2024 tarihi arasında geçen süre zarfında, sipariş formunda belirlenen araç satış fiyatındaki artışın sebebinin ne olduğu, gümrük işlemleri nedeniyle geçen 27 günlük sürenin makul bir süre olup olmadığı, değil ise makul sürenin ne olduğu, makul süre aşılmış ise bunun nedeninin ne olduğu, bu sürenin aşılması ile davalının bir menfaat elde edip etmediği, etmiş ise miktarının ne olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Olaya ilişkin ödeme dekontlmarı, sipariş formları, gümrük belgeleri, alınan bilirkişi raporu, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu aracın gümrüğe girdiği (beyana göre 02.07.2024) tarihi ile gümrükten çıktığı (beyana göre 29.07.2024) tarihi arasında geçen süre zarfında, sipariş formunda belirlenen araç satış fiyatındaki artışın sebebinin ne olduğu, gümrük işlemleri nedeniyle geçen (beyana göre 27 günlük) sürenin makul bir süre olup olmadığı, değil ise makul sürenin ne olduğu, makul süre aşılmış ise bunun nedeninin ne olduğu, bu sürenin aşılması ile davalının bir menfaat elde edip etmediği, etmiş ise menfaat miktarının ne olduğu hususlarında gerekçeli ve ayrıntılı rapor düzenlenerek nihai takdir ve kabul mahkemeye ait olmak üzere görüş bildirilmesi için rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 22.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dosya mündericatı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; gümrük işlemlerinin 27 günde bittiğinin anlaşıldığı, bu sürenin kanun ve mevzuata uygun ve kabul edilebilir süreler olduğu, davalı yanın ek maliyet olarak tazminat talebinde bulunduğu farka ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinden, araç satış bedelinin 4.867.894,00.-TL olduğu, 500.000,00.-TL kapora verildiği (davalı tarafından inkar edilmemiştir), davacı tarafından araç için 4.793.366,00.-TL ödene (... 13.08.2024 tarihli dekont, ihtirazi kayıtla yatırılan açıklamalı) yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı taraf araç için 4.867.894,00.-TL ödemesi gerekirken (kapora ile birlikte) 5.293.366,00.-TL ödemiştir. Aradaki fark 425.472,00.-TL olup davacının fazladan ödediği bedeldir.
Davacı taraf, davalının aracın geç tesliminde kusurlu olduğunu, bundan da öte aracın gümrük işlemleri kasten ve bilerek uzatarak taraflar arasında belirlenen tutara ek fahiş fiyat yansıttığını, aracın 02.07.2024 tarihinde gümrüklendirilmek üzere serbest bölgeye geldiğini, aracın gümrük işlemlerinin maksimum bir hafta sürmesi gerekirken kasten ve bilerek davalı tarafından bu işlerin geciktirildiğini, gümrük işlerinin 29.07.2024 tarihinde anca sonlandırıldığını, yani kasten ve bilerek aracın gümrüklendirilmeyerek aynı ay içerisinde zam yansıtılmak gayesi ile işlemlerin durdurulduğunu savunmakta ve söz konusu 425.472,00.-TLzararın giderilmesini istemektedir. Bu amaçla 100.000,00.-TL üzerinden kısmi dava açmıştır.
... Gümrük Müdürlüğü'nün "...nulan Eşyaya Gümrükçe Onaylanmış Bir İşlem Veya Kullanım Belirlenmesi Zorunluluğu" başlıklı 46.maddesi gereğince:
"1. Gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilir.
2. Özet beyan kapsamındaki eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım belirlenerek, buna ilişkin işlemler;
a) Denizyolu ile gelen eşya için, özet beyan verildiği tarihten itibaren kırkbeş gün,
b) Diğer bir yolla gelen eşya için, özet beyanın verildiği tarihten itibaren yirmi gün, içinde tamamlanır.
3. Şartlar gerektirdiği takdirde, Müsteşarlık 2 nci fıkrada ve 48 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sürelerden daha kısa bir süre saptayabilir veya bu sürelerin uzatılmasına izin verebilir. Ancak, gerçek ihtiyaçları aşan süre uzatımı yapılamaz."
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeden ve bilirkişi raporundan da açıkça anlaşıldığı üzere gümrük idarelerine gelen eşyaların gümrük işlemlerinin başlayıp bitirilmesine ilişkin 4458 Sayılı Gümrük Kanunu 46/2-a.maddesi gereğince "Denizyolu ile gelen eşya için, özet beyan verildiği tarihten itibaren kırkbeş gün," süre verildiği, bu süre içerisinde gümrük rejimi beyanında bulunulması halinde ise beyanname işlemlerinin tamamlanması için de ayrıca 30 günlük süre tanındığı, dava konusu aracın tüm gümrük işlemlerinin davacı vekilinin beyanından da anlaşılacağı üzere (02.07.2024 - 29.07.2024 tarihleri arasında) 27 gün içerisinde tamamlanarak sahibine teslim edildiği, bu sürenin makul olduğu anlaşılmaktadır. Yasa koyucunun belirlediği süreler karşısında süre aşımı da bulunmadığı gözetildiğinde iyi niyet ve dürüstlük kurallarının tartışılmasına gerek olmadığı düşünülmüş olup davacı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek rapor almaya gerek duyulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasa tarafından belirlenen süre aşılmadığından, gecikmiş bir süre olmadığından davalının ihmali veya kastı tartışmasına girilmesine gerek olmadığı gibi zarar tartışması yapılmasına da gerek görülmemiş olup, davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.707,70 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 975,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/03/2026