Tazminat (Rücuen Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı, hizmet alımı kapsamında çalıştırılan davadışı işçi ...’a ödenen işçilik alacaklarının, söz konusu işçiyi fiilen çalıştıran alt işveren yüklenici firmalardan, çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere ve paylarına düşen miktarla orantılı olarak rücuen tahsili amacıyla bu davayı açtığını, Müvekkil Kurum tarafından yapılan 53.015,00 TL’lik ödemenin, .... İş Mahkemesi’nin 2018/... E. sayılı dosyasından kaynaklandığını, istinaf süreci sonunda kararın kesinleştiği ve icra takibine konu edildiği, yapılan ödemenin yüklenici firmaların sorumluluğunda olduğu, Davacı Kurumun, davalı yüklenicilerle yaptığı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışan işçinin işçilik alacaklarını ödemek zorunda kaldığı, bu ödemenin Kuruma ait olmayan bir yükümlülüğün sonucu olduğu ve söz konusu ödemelerin mükerrer nitelik taşıdığı, Müteselsil sorumluluk hükümleri ve sözleşme maddeleri uyarınca rücu hakkının doğduğu, alt işverenlerin sorumluluğunun Yargıtay kararları doğrultusunda çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak belirlenmesi gerektiği, bu konuda Yargıtay'ın istikrarlı içtihatları bulunduğunu, söz konusu emsal kararlar uyarınca Kurumun ödediği işçilik alacaklarının alt işverenlerden tahsil edilmesi gerektiği, bu nedenle huzurdaki davanın açılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesinin tebliğ edildiği cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü.

Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
Davalı ... ile yapılan 2014/... no.lu sözleşmenin (36.2) maddesinde, 2013/... no.lu sözleşmenin (36.2) maddesinde, 2013/... no.lu sözleşmenin (36.3) maddesinde. 2014/... no.lu sözleşmenin (36.3) maddesinde işten çıkarma nedeniyle doğabilecek tüm yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Davalı ... ile yapılan 2016/... no.lu sözleşmenin (36.4) maddesinde işten çıkarma nedeniyle doğabilecek tüm yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
.... İş mahkemesi 2018/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, yapılan yargılama sonucunda" davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Kıdem Tazminatı talebinin KABULU ile, (Net) 18.152,43 TL ' nin iş akdinin fesih tarihi olan 30/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsildi tahsili ile davacıya eklenmesine,
Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, (Net) 1.162,03 TL' nin, 1.114,64 TL 'sine dava tarihi olan 14/11/2018 tarihinden itibaren bakiye miktara ıslah tarihi 16/03/2020 tarihiden olan itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Genel tatil ve hafta tatili alacağı taleplerinin REDDİNE, Alınması gereken 1.319,37 TL harçtan peşin alman 364,45 TL'nin mahsubu ile bakiye 954,92 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına" karar verildiği verilen kararın onandığı anlaşılmıştır.

Dava dışı işçinin davalılar bünyesinde çalıştığı dönemler aşağıda gösterilmiştir:
Başlangıç Bitiş Gün Sayısı Şirket
21.09.2012 31.05.2013 253 Naturel
1.06.2013 31.07.2016 1157 ...
1.08.2016 30.07.2018 729 ...
TOPLAM 2139
... iş ortaklığı şeklinde çalıştığından ve sonrasında Naturel şirketi bünyesinde birleştiğinden Naturel yazılarak gösterilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, ... Limited Şirketimin 18.068,23 TL rücu sorumluluğunun bulunduğu, ... ... Limited Şirketi'nin 6.270,59 TL rücu sorumluluğunun bulunduğu, ... ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 28.676,18 TL rücu sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, asıl işveren davacının, dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarını davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü uyarınca asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmekle;
O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekmekle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlayacağından sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınarak buna göre işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmesi gerektiğinden (Y.13. HD. 24/05/2018 T, 2015/38873 E.-2018/6205 K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, 2016/2779 E.- 2018/6452 K. ve 11/05/2017 tarih, 2016/7790 E. 2017/5936 K. sayılı ilamları) Davalı ... ile yapılan 2014/... no.lu sözleşmenin (36.2) maddesinde, 2013/... no.lu sözleşmenin (36.2) maddesinde, 2013/... no.lu sözleşmenin (36.3) maddesinde. 2014/... no.lu sözleşmenin (36.3) maddesinde işten çıkarma nedeniyle doğabilecek tüm yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğu hüküm altına alınmış ve yine Davalı ... ile yapılan 2016/... no.lu sözleşmenin (36.4) maddesinde işten çıkarma nedeniyle doğabilecek tüm yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğu hüküm altına alınmış olmakla dava konusu isteme ilişkin iş mahkemesince onanan karar dikkate alınarak yapılan hesaplama uyarınca davalı ... Limited Şirketinin 18.068,23 TL rücu sorumluluğunun bulunduğu, ... ... Limited Şirketi'nin 6.270,59 TL rücu sorumluluğunun bulunduğu, ... ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 28.676,18 TL rücu sorumluluğunun bulunduğu tespiti ile davacının yukarıdaki belirtilen işçilere alacaklarını ödemiş olduğu dosyaya sunulan belgeler ile sabit olduğundan ve sözleşmelere ve teknik şartnameye göre davalı şirketlerin tüm bu ödemelerden kendi paylarına düşen kısım üzerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-18.068,23 TL'nin 14.000 tl sinin dava tarihinden, bakiye kısmının ıslah tarihi olan 16.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... hizmet şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
6.270,59 TL'nin 4.000 tl sinin dava tarihinden, bakiye kısmının ıslah tarihi olan 16.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı naturel turizm şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
28.676,18 TL'nin 12.000 tl sinin dava tarihinden, bakiye kısmının ıslah tarihi olan 16.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... sosyal şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 3.621,45 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile eksik kalan 3.109,12 TL harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile(davalı ... şirketi 1.554,56 tl sinden, davalı ... 1.088,19 tl sinden, davalı naturel 466,36 tl sinden sorumlu olarak) hazineye irat kaydına,
3-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3800 TL arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ayrı ayrı olacak şekilde (davalı ... şirketi 22.500 tl sinden, davalı ... 15.750 tl sinden, davalı naturel 6750 tl sinden sorumlu olarak) davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan ilk gider, tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.385,70 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026