Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------Ş. ile davalı--------- Genel Müdürlük ve Bölge Müdürlükleri
arasında çeşitli tarihlerde temizlik ve diğer hizmetler sözleşmeleri akdedildiğini. sözleşme hükümleri gereğince müvekkili ---------Ş., --------- Genel Müdürlük, Bölge Müdürlükleri,Şubeler ile ek hizmet binalarının hizmetin niteliğine ilişkin ayrıntılar sözleşme ekinde yer alan teknik detaylar listesinde gösterilecek olan temizlik, gündüz çay, kahve ikramı ile öğle yemeği ikramhizmetlerinin ve diğer hizmetlerinin yerine getirilmesi işini üstlendiğini, Sözleşme hükümleri bilhassa tarafların menfaatleri bakımından incelenecek olursa; sözleşme hükümlerinin --------- tarafından kaleme alındığı; ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede önceden hazırlandığını. Dolayısıyla TBK m.20 vd. hükümleri çerçevesinde genel işlem şartı mahiyeti taşıdığı görülmüş olup, genel işlem şartı niteliğindeki sözleşme hükümleri arasında, davalı Vakıfbank'ın işveren sıfatını haiz olmayacağı: İş Kanunu, SSK vb. Mevzuattan doğmuş/doğacak tüm yükümlülüklerin davacı yükleniciye ait olduğu kararlaştırılmış; davalı başlıklı 81'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (1) bendine 15/05/2008 tarihinde eklenen hüküm gereğince, sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alındığını, Kanunda gerçekleştirilen bu değişikliğe istinaden genel işlem şartı mahiyetindeki hizmet sözleşmelerinin bir kısmına, “Fazladan Tahsil Edilmiş % 5'lik Tutarın İadesi” başlıklı bir yararlandırıldığından, 01.10.2008 tarihinden hizmet sözleşmesinin imzalandığı tarihe kadar fazladan tahsil edilmiş olan %5'lik işveren hissesine ait olan toplam prim tutarının -------- iade edileceği iade gerçekleştirilmediği takdirde davalı ----------, müvekkiline ödenecek ilk hakediş tutarından, ilk hakediş tutarının iade edilecek miktarı karşılamaması halinde sonraki hakediş tutarlarından mahsup etmeye yetkili olacağı kararlaştırıldığını, Hizmet sözleşmelerinin yukarıda yer verdikleri düzenlemesine istinaden müvekkili tarafından davalı --------dilekçe ekinde sunulan, 2015-2019 yılları arasında yürürlükte bulunan sözleşmeler gereğince şimdilik toplam 1.786.198,47 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, Bu ödemeler, 5510 sayılı Kanunun m.81/1-1) bendi hükmünün, özel sektör işverenini işçi çalıştırma konusunda teşvik etme ve bu suretle ülke ekonomisine katkı sunma şeklindeki düzenleme amacına aykırı olduğu gibi, genel işlem şartı mahiyetindeki sözleşme hükümlerinin içerik denetiminin yapılması halinde de kamu düzenine aykırı olan bu hükümlerin geçersiz olduğu görüldüğünü, Kesin hükümsüz nitelikteki sözleşme hükümlerine istinaden davacı hakedişlerinden haksız şekilde tahsil edilmiş olan şimdilik 1.786.198,47 TL'nin davacıya iade edilmesi talebiyle 21.06.2019 tarihinde çekilen ---------- Noterliği'nin ---------- sayılı ihtarnamesine davalı tarafından cevap verilmediği gibi 03.07.2019 tarihinde başvurulan arabuluculuk sürecinde de davalı-------- vekilleri uyuşmazlığı çözümsüz bırakmışlardır, 5510 sayılı kanunun m.81/1-1) bendi düzenlemesinin amacına aykırı olan hizmet sözleşmelerinin geçersiz olup, bu hükümlere dayanılarak hakedişten mahsup edilen şimdi toplam 1-786.198-47 TL alacağın avans faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini, Genel işlem koşulları ihtiva eden hizmet sözleşmelerinin içerik denetimi neticesinde hakedişten kesinti öngören düzenlemelerin geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, 5510 sayılı Kanunun m.81/1-(1) hükmüne aykırı şekilde düzenlenen genel işlem şartı mahiyetindeki sözleşme hükümlerinin geçersiz olduklarının tespiti ve bu hükme dayanılarak haksız ve hukuka aykırı şekilde davacı ----------Şti.'den tahsil edilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.786.198,47 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalı ---------- tarafından ödenmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını dayandırdığı hususlar dikkate alındığında, 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu görüleceğini, Zira davacı davasında müvekkil Banka'nın davacıdan 1.786.198,47 TL'nin tahsil ettiğini iddia ederek söz konusu bedelin iadesini talep ettiğini. O halde davacının davasını sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği 2 yıl içinde açması gerekirken bu süre içinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının davasının ne sözleşmesel ne de yasal dayanağı bulunmaktadır. Esasa ilişkin cevaplarında; Sözleşmede Yer Alan Hükümler ve Sözleşme Bedeline ilişkin olarak; davacı firma ile müvekkil Banka arasında yapılan sözleşmelerle ile müvekkil Banka'nın yardımcı işi niteliğindeki işlere ilişkin bir kısım hizmet alımları davacı firmadan alındığınıve müvekkil Banka ile davacı firma arasında tüm sözleşmesel ilişkiler 31/03/2019 tarihinde sözleşme süresinin bitimi ile sona erdiğini, Her ikisi de özel hukuk tüzel kişisi olan taraflar serbest iradeleri ile bu indirimin hakedişlere yansıtılacağını kabul etmişler olup, davacının da hakedişlerini bu hükme göre düzenlediği davacıya eksik bir ödeme yapılmamış, fatura bedeli ne ise o bedel davacıya eksiksiz ödendiğini, davacının hakedişinden bir kesinti yapılmamış olup, davacı aksi yöndeki iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, sözleşmenin Kanunun Amacına Aykırı Oduğu İddiasında; Davacı sözleşme hükmünün "kamu düzenine" aykırı olduğunu ve sözleşme hükmünün geçersiz kabul edilmesi gerektiğini iddia etmiş olup, bu iddia herhangi bir hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, --------- primlerinden müvekkil bankada aynı derecede sorumlu olduğunu, davacı hizmet bedelini eksiksiz almış olup, bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını, davacının kar payı/hizmet bedeli dışında müvekkil Banka'nın sağladığı istihdam, gününde ödediği fatura bedelleri sayesinde yararlanabildiği devlet desteğinden kendisine ayrı bir menfaat sağlamaya çalışması sözleşmenin amacı ve taraf iradeleri ile bağdaşmadığı, davacının dava dilekçesinde talep ettiği rakamı da kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davacının müvekkil Banka'dan hiçbir hak ve alacağı bulunmamakla birlikte, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen bedele de itiraz ettiklerini, davacının talep ettiği bedelin neye göre hesaplandığı açık olmadığını, davacı, dava dilekçesinde bu yönde bir açıklama getirmediğini, bu nedenle haksız davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı ile davalı banka arasında akdedilen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve sözleşmenin hükümlerinin geçersiz olduklarının tespiti davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirket ile davalı banka arasında akdedilen hizmet sözleşmesinden davacı şirketin-------- prim borçları nedeniyle davalı işveren banka tarafından yapılan ödemelerin mevcut hak edişten kesilip kesilmediği, hak ediş miktarının sözleşme miktarına uygun olarak ödenip ödenmediğine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için dosya konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmiştir. Mahkememizce 06/03/2026 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Teknik Açıdan: Tarafların beyanlar, dosya kapsamında mevcut her iki tarafın imzasını taşıyan Sözleşme ve diğer belgeler dikkate alındığında; Davacı şirket ile davalı banka arasında akdedilen hizmet sözleşmesi nedeniyle davacı şirketin-------- prim borçları nedeniyle davalı işveren banka tarafından yapılan ödemelerin mevcut hakedişten kesilip kesilmediği, hakediş miktarının sözleşme hükümlerine uygun olarak ödenip ödenmediği ile ilgili yapılan incelemede; Gerek Kesintilerin yapıldığını gösteren hakediş iç sayfası ve gerekse tarafların imzasını taşıyan hak ediş arka kapak sayfası dosya kapsamındas mevcut olmadığından tespit edilememiş olup, ödemelerin fatura üzerinden yapıldığı ve faturanın aynen kabul edilerek imzalandğı görüşüne ulaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanmış hizmet sözleşmenin 6.5 ve 6.6 maddesinde yapılan inceleme sonrasında; Davacı taraf, sözleşmeyi serbest iradesi ile imzalayarak hakedişte yapılacak kesintiyi kabul ettiğini, faturayı düzenlerken; tahakkuk fişinde belirtilen indirimi yaptıktan sonra KDV'yi ilave ederek, fatura tutarını hesaplaması gerektiği görüşüne varıldığı, Hukuki değerlendirme ve taktir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, dosya kapsamında yapılan icelemede; davacının sözleşme süresi içerisinde sözü edilen durumla ilgili” davalıdan bir talepte bulunmadığı gibi, itirazı kayıtsız ödemeleri kabul ettiği görüşüne ulaşılmıştır.Aktüerya Uzmanı Açısından: davacı tarafça sunulan ve yapılan kesintileri gösterir “----------” yazılı Excel tablo incelendiğinde, Sunulan belgenin taraf imzalarını taşımadığı, davacı tarafça tek taraflı bir hesap tablosu şeklinde düzenlendiği anlaşıldığı, davacı tarafça sunulan 06.03.2025 tarihli delil listesi ekinde mevcut 80 sayfa ile 03.03.2026 tarihinde dosyaya sunulan beyan dilekçesi ekinde mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu Tahakkuk Fişleri ve davalı işyeri ile ilgili olan tahakkuk ve tahsilat bilgilerini gösterir ------- müfredat kartı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bu doğrultuda, davacının hak kazandığı ancak davalı tarafından hakedişlerden mahsup edilmek suretiyle kesilen tutarlar, denetime elverişli olacak şekilde aşağıdaki tabloda döküm altına alınmıştır.5510-81 maddeye göre hak edilen 1.730.210,26 Talep 1.786.198,47 şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi, taraf beyanları, ödemeye dair dekontlar, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; taraflar arasında 11/12/2015 tarihinde davalı banka genel müdürlüğünün---------ek hizmet binaları ve -------- ve--------- Bölge müdürlükleri ile ------- Ve -------- Bölge müdürlüklerine bağlı şube müdürlüklerinin temizlik, gündüz çay, kahve vs ikramı ile öğle yemeği ikram, şoförlük, sekreterlik ve --------- talep edebileceği diğer hizmetlerin davacı firma tarafından yerine getirileceğine dair sözleşme akdedildiği, sözleşme içeriğinde iş bu edimlerin ifa edilmesi için çalıştırılan firma işçilerine ödenecek asgari ücret belirlendiği, sözleşmenin 6.5 maddesinde firmaya ödenecek her bir bedelin her bir firma işçisi ile ilgili kurum ve kuruşlara ilgili prim, fon, vs hususlar göz önünde tutulmak suretiyle tespit edildiği, iş bu ödemelerin firma tarafından eksik olması halinde davalı banka tarafından hak ediş tutarından indirileceği, bu nedenle hak ediş tutarından yapılan indirimler nedeniyle davalı -------- firmanın herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğini beyan ve taahhüt ettiği, sözleşmenin 6.8 maddesinde iş bu sözleşme kapsamında davacı firmanın sosyal güvenlik kurumuna, idare para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmadığını belirten, ---------- tarafından düzenlenmiş ilişiksiz belgesinin ödeme yapılacak aya ait, aylık sgk prim bildirgesinin kurumca tasdikli suretinin ve diğer belgelerin --------- ibraz edilmiş olması kaydıyla hak ediş bedellerinin ödeneceği, --------- talebine istinaden ---------- tarafından firmaya ödenecek hak edişlerden kesinti yapılmak suretiyle, --------- tarafına ödenecek tutardan dolayı --------- firmaya karşı hiçbir sorumluluk bulunmayacağı ve yapılan ödeme nispetinde --------- firmaya olan borcunun sona ereceği taahhüt edildiği, sözleşmenin 6.9 maddesinde ise 6.8 maddesinde gösterilen belgelerde herhangi birinin ibraz edilmemesi halinde ---------- firmaya hak ediş yükümlülüğünün doğmayacağı, ödeme yükümlülüğünün doğmadığı süre zarfında da ---------- temerrüdünün söz konusu olmayacağı sözleşmede yer almıştır. Taraflar sözleşmeyi serbest idareleri ile imzalamış ve tarafların her ikisi tacir sıfatına sahiptir. Tacirler basiretli iş adamı olarak imzalamış olduğu sözleşmelerden ve taahhütlerinden sorumludur. Daha sonra sözleşme hükümlerinin kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile sözleşmenin geçersizliğini talep etmek TMK 2. Maddesi hükümüne göre dürüstlük kuruluna aykırı olup hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eder. Bu nedenle sözleşme hükümlerinin geçersizliğine ilişkin talep yerinde görülmemiştir. Sözleşme hükümlerine göre davalı banka tarafından davacı tarafça ödenmeyen ya da eksik yapılan ödemeler davalı --------- tarafından --------- kuruluna ifa edilmiş olup, taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık olan davacı şirketin -------- prim borçları nedeniyle davalı işveren banka tarafından yapılan ödemelerin mevcut hak edişten kesilip kesilmediği, dosyaya sunulan fatura üzerinde yapılan incelemede ödemelerin fatura üzerinden yapıldığı, davacı firma tarafından faturanın aynen kabul edilerek imzalandığı, sözleşme süresi boyunca davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunmadığı ödemeleri itirazsız kabul ettiği, davacı tarafça sunulan yapılan kesintileri gösterir excel tablo üzerinde yapılan incelemede sunulan belgelerin davacı tarafça tek taraflı olarak hesap tablosu şeklinde düzenlendiği ve taraf imzalarının taşımadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan ----------- kurumu tahhuk fişleri ve davalı işyeri ile ilgili tahhuk ve tahsilatları gösterir sgk müfredat üzerinde yapılan hesaplamada davacının hak kazandığı ancak davalı tarafça hak edişlerinden mahsup edilmek suretiyle kesilen tutarlar denetime elverişli olacak şekilde hesap edilmiş ve bu hesaplamaya göre, sözleşme hükümlerine göre % 5 ----------ödemelerinin davacıya ödenmeyeceğine ilişkin hükümde dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamalara göre davacının alacağının bulunmadığı kanatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın reddine,

2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 30.503,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.771,81 TL nin davacıya iadesine,

3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 268.067,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6---------- bütçesinden karşılanan 1.320 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. .01/04/2026