İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde sigortalı dava dışı ...Ltd. Şti. Tarafından Hollanda'da yerleşik nihai alıcısına ulaştırılmak üzere...'nde mukim ... Firmasından 110 adet Medikal Malzeme emtiası satın alındığını, söz konusu emtiaların ...'dan ...'ya kadar olan havayolu taşıması Müvekkil Sigorta Şirketi tarafından ... numaralı nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında nakliyat muhataralarına karşı sigorta teminat altına alındığını, söz konusu emtiaların ...'ndan ...'na kadar olan ve birden fazla aktarmalı olduğu anlaşılan taşıması Davalı ... sorumluluğunda ... ve ... numaralı Havayolu Taşıma Senetleri tahtında kargo uçağına tam ve hasarsız olarak yüklenmek suretiyle gerçekleştirilmiştir. Taşıma sonrasında yapıları kontrollerde emtiaların bir kısmının eksik/kayıp olduğu ve Alıcısına eksik olarak teslim edilmiş olduğu tespit edilmiş ve işbu husus kayıt altına alındığını, bu kapsamda, taşımaya konu oları emtialar Davalı Taraf Taşıma Şirketine tam ve sağlam şekilde teslim edilmesine rağmen, Dava dışı nihai ...Firmaya eksik teslim edilmiş olması nedeniyle söz konusu bu eksiklik kapsamında, ... numaralı Sigorta Poliçesi tahtında, ... Sigorta A.Ş tarafından 7.482.00 USD'nin ödeme günkü kurdan TL karşılığı olan 138.562,90 TL sigorta tazminat tutarı Sigortalısına 29/09/2022 tarihinde ödenmiş ve böylece Müvekkil Sigorta Şirketi, sigortalısının haklarına halef ve temellük eden olduğunu, söz konusu incelemeler ve tanzim edilen Ekspertiz Raporu tahtında, taşımanın karşı tarafın sorumluluğunda gerçekleştiği ve ortaya çıkan eksiklik/kayıp kapsamında dava dışı Sigortalıya ait zararın, Taşıyan Şirketin kusuru ile gerçekleştiğinin tespit edildiğini, somut uyuşmazlıkta, mübrez Havayolu Taşıma Senedi ve sair belgeler tahtında davalı tarafın, taşıyıcı sıfatına haiz olduğu tespit edilebilecek olup, emtiaların kayıp hususunun ihbarını takiben Şirket nezdinde soruşturma açılmış olup, söz konusu taşımayı gerçekleştirdiği ve taşıma hizmeti verdiği hususu da görülebileceğini, işbu eksik teslimata dayalı tazminat talebinden sorumlu ... Şirketi yurt dışında mukim bir yabancı şirket olup, T.T.K madde 403/b ve madde 105 uyarınca ...Merkezi namı diğer ... adı geçen taşıyıcıya izafeten gösterildiğini, her ne kadar... izafeteri taraf olarak gösterilemeyeceğini ileri sürmekte ise de TTK m.103 ve m.105 tahtında bu beyanları yasa ve üsüle aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Sivil Havacılık Kanunu ile diğer yasal düzenlemeler çerçevesinde işbu somut olayda Taşıyan sıfatına haiz bulunan Davalı Taraf, ilgili emtiaların taşıma koşullarına uygun ve elverişli şekilde taşınmasından, tam ve eksiksiz bir şekilde alıcısına tesliminden sorumlu olduğundan müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından Sigortalısının haklarına halef olarak borçlu aleyhinde ... 36. İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine karşı Borçlu Şirket tarafından haksız olarak itiraz edilmiş ve takip haksız nedenle durdurulmuş olup, davalı borçlunun İcra takibine yaptığı haksız ve yersiz itirazların iptali ile takibin aynen devamı ile fazlayı talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, 7.547,21 USD alacağın TBB MEVDUAT USD (Bankalarca) değişen oranlarda faizi ile birlikte aynen veya fili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış bedeline göre belirlenecek TL karşılığının ödeme tarihinden itibaren işletilecek ve işlemiş faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, davalı borçlunun, başlatılmış olar icra takibine karşı yapmış olduğu haksız ve yersiz itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen uluslararası hava yolu taşıması, dava dilekçesinde İKRAR edildiği üzere ABD' den Hollanda'ya yapılmış olmakla, anılan hava yolu taşımasında, Türkiye'de ticari faaliyette bulunan müvekkil şirketin, anılan taşımada, taşıyıcının acenteliğini yapması hukuken mümkün olmamakla, imkansız olmakla, davaya konu edilen uluslararası hava yolu taşıması ile ilgili olarak hiç bir belge tanzim etmemiş olmakla, davanın bu sebeple reddine karar verilmesini, bir an için, müvekkili şirketin acente olduğunun kabulü halinde ise davacı sigorta şirketinin ibraz ettiği belgelerde, ... taşıma takip numaralı konşimento ile taşınan gönderinin teslim edilmediği kabul, beyan ve ikrar edilmiş olup, anılan konşimentoda, Mortreal Sözleşmesinin 22/3.maddesi hükmü gereğince, gönderen tarafından, kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel fayda beyanında bulunulmadığı / taşınan eşyanın değerinin / bedelinin belirtilmediği açık ve kesin olmakla, taşışıcı, teslim edilmeyen / kayıp edilen kargonun her bir kg'ı için 22 SDR karşılığı ile sorumlu olmakla, anılan kargonun ağırlığı 5 kg olmakla, 5 kg x 22 SDR = 110 SDR karşılığı Türk Lirasını aşan davacı sigorta şirketinin talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 36. İcra Müdürlüğünün...Esas sayısı dosyası, Havayolu Taşıma Senedi ve Taşımaya ilişkin belgeler, Fatura, Navlun Faturası, İbraname ve Temlikname, Ödeme Belgeleri, ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve bu poliçeye dayalı olarak açılan hasar dosyası, Ekspertiz Raporu, Yük Hasarına İlişkin Tutanaklar, Protesto Mektubu, Yük Çeki Listesi, Fotoğraflar, ithalat dosyası ve belgeleri ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bankacılık ve finans uzmanı bir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava dışı sigortalı ... Şirketi ile davacı ... A.Ş. nezdinde ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalanan emtiaların hasarlandığı ve bu hasar sebebiyle dava dışı sigortalı ... Şirketine yapılan ödemelerden sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan tahsili istemiyle başlatılan ... 36. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası kapsamında davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise sorumlu olunan toplam alacak bedelinin davanın mahiyeti(itirazın iptali) gözetilerek takip talebi ve dava dilekçesiyle bağlı kalınarak takip talebindeki alacak kalemleri yönünden ayrı ayrı miktar yönünden tespiti ve nihai değerlendirmenin raporun sonuç kısmında tablo halinde takip talebiyle eşleştirilerek belirtilmesi hususunda hazırlanan 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Havayolu Taşımacılığı Uzmanı İnceleme ve Değerlendirmesi Montreal Sözleşmesine göre; gönderinin değerinin beyan edilmemesi halinde taşıyıcının sorumluluğu 110 SDR (yaklaşık 3.000-4.000 TL) ile sınırlı olduğu, taşıma ve taşıma sigortası yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki ihtilafın davalı ....(...) tarafından ... taşıması sürecinde iki paket ve iki ayrı konişmento ile sevkiyata tabi tutulan kargonun taşıma sürecinde bir paketinin kaybolması ve alıcısına teslim edilmemesinden dolayı davacı ... Sigorta A.Ş.nin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatı davalı şirketten rücuen tazmin etmesinin mümkün olup olmadığı, davanın esasına hangi hükümlerin uygulanacağı, davalı şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı, sınırlı sorumluluktan yararlanmasının mümkün olup olmadığı ve rücu miktarının ne olduğu ile faiz problemleri üzerinde toplandığının anlaşıldığı; Montreal 1999 Konvansiyonunun uçak ile yapılan taşımalara uygulandığı (m.1,18/1), dava konusu taşımanın kapıdan kapıya kargo taşıması olduğu; bu nedenle karayolu ayağının bulunması ve dava konusu emtianın gönderilen teslim edilmemesi ve taşımanın hangi aşamasında kaybolduğunun anlaşılamaması /davalı şirket tarafından havayolu taşıma sürecinde kaybolduğunun ispat edilememesi, taşıyıcının kargo taşımalarında kapıdan kapıya taşımayı üstlenmesi, diğer bir ifadeyle karayolu taşımasını da içermesi ve Yargıtay uygulaması gözetilerek TTK m.901-902 gereği CMR hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu; bununla birlikte uygulanacak hukukun takdirinin Mahkemeye ait olmasından dolayı somut uyuşmazlığa ilişkin CMR ve Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre birlikte değerlendirileceği; Montreal Konvansiyonuna göre yük taşımalarında taşıyıcının sorumluluğu her zaman sınırlı sorumluluk olmasına rağmen taraflar arasındaki olayda davalı şirketin kapıdan kapıya kargo taşımasını üstlenmesi zıya durumunun kaybolmak suretiyle ortaya çıkmasından dolayı, benzer bir olayda Yargıtayın Montreal Konvansiyonu hakkında verdiği karar da gözetildiğinde İster CMR uyulansın isten Montreal 99 Konvansiyonu uygulansın davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırsız olduğunun değerlendirildiği, davacının sigortalısının grup şirketi ... şirketini siparişleri davacının sigortalısı ... şirketine geçmiş olması, ...'ya ...'den yapılan ithalatın alıcısının davacının sigortalısı...Şirketi olması ve dava dosyasına sunulu ... tarafından ... şirketi üzerine keşide edilen faturanın başka bir tarihte (2024) başka bir taşımaya ilişkin olması sebebiyle davanın kendisine izafeten yöneltildiği davalı...LTD.ŞTİ. ile davacının sigortalısı arasında dava konusu taşıma sözleşmesinin yapılmış olmasını gerektirdiği, davacının sigortalısı ile ... Taşımacılık şirketi arasında cari hesap ilişkisinin bulunması durumunda da bu sözleşmenin var kabul edilebileceği, cari hesap ilişki şe defter incelemesinden anlaşılabileceği, öte yandan Uluslararası Lojistik şirketlerinin Türkiye uzantısı olan şirketlerin iç ilişkide grup kuralları ve politikaları ile sıkı sıkıya bağlı olmalarından dolayı TSY m.118/1 hükmüne göre bağımsız sermayesi olan şubeler olarak da nitelenmesinin de mümkün olduğunun değerlendirildiği, davacı sigorta şirketi, sigortalısının ekonomik alanında ortaya çıkan yürürlükte ve geçerli bir poliçe ile teminat altına alınan menfaat kapsamındaki zararı tazmin ettiğinden dolayı TTK m.1472 kapsamında kanuni halef olarak ve temlikname almasından dolayı da akdi halef olarak huzurdaki davayı açabileceğinin değerlendirildiği, davanın esasına Montereal Konvansiyonu uygulanması ve davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunun takdir edilmesi halinde davacının rücu edebileceği miktarın 168,39 USD olarak yukarıdaki şekilde hesaplandığı, buna karşılık davanın esasına CMR hükümlerinin uygulanması veya Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanmasına rağmen davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırsız olduğunun takdir edilmesi halinde davacını rücu miktarının 7.482,00 USD olduğunun değerlendirildiği, davanın esasına Montereal Konvansiyonu uygulanması halinde davacının 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca faiz talebinin yerinde olduğu; buna karşılık davanın esasına CMR hükümlerinin uygulanması halinde CMR m.27 gereğince somut olayda faiz oranının yıllık %5 olarak uygulanmasının yerinde olduğunun değerlendirildiği, davacının işlemiş faiz talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, ancak davalıyı takip öncesinde temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında bir veri olmadığı; Mahkeme tarafından talebin yerinde bulunması halinde Davanın esasına Montreal Konvansiyonu uygulanması ve davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunun takdir edilmesi halinde işlemiş faiz alacağının 6,08 USD olarak yukarıdaki şekilde hesaplandığı; davanın esasına Montreal Konvansiyonu uygulanması ve davalının sorumluluğunun sınırsız olduğunun takdir edilmesi halinde işlemiş faiz alacağının 273,33 USD olarak yukarıdaki şekilde hesaplandığı, davanın esasına CMR hükümlerinin uygulanması halinde davacının işlemiş faiz alacağının 270,33 USD olarak yukarıdaki şekilde hesaplandığı, SMMM ve Defter İncelemesi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı şirkete ait 2022-2023 ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığı, davalı şirketin 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre defter tasdiklerinin usulüne uygun yapılmamış olduğunun görüldüğü, davacının sunduğu dekont ve fatura incelendiğinde, dava dışı ...firmasından, ... firmasına 29.04.2022 tarihinde 1717 fatura numarası ile 14.292,00 USD tutarlı fatura düzenlediği, davacı tarafından tarafımıza sunulan dekont incelendiğinde, 09.05.2022 tarihinde Dava dışı ...Ltd.Şti.'den,... şirketine 14.292, D transfer edildiğine ait dekont görüldüğü bildirilmiştir.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden hazırlanan 09/03/2026 tarihli ek raporda; Varşova Konvansiyonu (1929): Irak bu sözleşmeye 26 Eylül 1972 tarihinde katıldığı, Montreal Konvansiyonu (1999): Montreal Konvansiyonuna 15 Ağustos 2007'de katıldığı, sözleşmenin 1 Şubat 2008'de Irak bakımından yürürlüğe girdiği, Montreal Konvansiyonunun sorumluluk sınırına ilişkin değişikliğin taşıma tarihinde yürürlükte olmadığı itirazı yönünden davalı vekili tarafından Montreal Konvansiyonu kapsamında sorumluluk sınırının taşıma tarihinde geçerli olan limitlere göre belirlenmesi gerektiği ileri sürüldüğü, Montreal Konvansiyonu kapsamında belirlenen sorumluluk sınırlarının zaman içerisinde güncellenmesinin mümkün olduğu, bu sınırların hangi tarih itibariyle uygulanacağı hususu doktrin ve içtihatlarda farklı şekillerde değerlendirilebilmekte olup, somut olay bakımından uygulanacak sorumluluk limitinin belirlenmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu, Montreal Konvansiyonunun sınırlı sorumluluk biriminin değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin hangi tarihten itibaren yürürlüğe gireceğine dair bir yürürlük kanunun bulunmadığı, bu nedenle karar tarihindeki sınırın mı yoksa hasar tarihindeki sınırın mı uygulanacağı hususunun Mahkeme içtihatları ile şekillenmesi ve istikrar kazanması gerektiği, Montreal Konvansiyonu uygulanması ve davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunun takdir edilmesi halinde davacının rücu edebileceği miktarın 168,39 USD tazminat 6,08 USD faiz olduğu, CMR hükümlerinin uygulanması veya Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanmasına rağmen davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırsız olduğunun takdir edilmesi halinde davacının rücu miktarı 7.482,00 USD tazminat 273,33 USD faiz olduğu, taraf vekillerinin itirazlarını değerlendirilmesinde kök raporda benimsenen kanaat ve sonuçlarda herhangi bir değişiklik yapılmasının yerinde olmayacağı kanaati oluştuğu, davalının sorumluluğuna ilişkin sonuçların aşağıdaki gibi tablolaştırılmasının yerinde olduğu, Montreal Konvansiyonu uygulanması ve davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunun takdir edilmesi halinde davacının rücu edebileceği miktar 168,39 USD tazminat, 6,08 USD faiz olduğu, CMR hükümlerinin uygulanması veya Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanmasına rağmen davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırsız olduğunun takdir edilmesi halinde davacını rücu miktarın 7.482,00 USD tazminat 273,33 USD faiz olduğu bildirilmiştir.

İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.

Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır.
"Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ...adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ...Esas ... Karar sayılı ilamı)"
İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:

1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.

2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.

3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.

4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.

5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.

6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.
Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ...ul 36. İcra Müdürlüğünün...Esas sayısı dosyası, Havayolu Taşıma Senedi ve Taşımaya ilişkin belgeler, Fatura, Navlun Faturası, İbraname ve Temlikname, Ödeme Belgeleri, ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve bu poliçeye dayalı olarak açılan hasar dosyası, Ekspertiz Raporu, Yük Hasarına İlişkin Tutanaklar, Protesto Mektubu, Yük Çeki Listesi, Fotoğraflar, ithalat dosyası ve belgeleri, 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 09/03/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
Acenteye karşı izafeten dava açılması TTK m.105 hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre “Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz” hükmü uyarınca acente olan davalıya karşı husumet yöneltilebileceği kanaatiyle davalının pasif husumetlerinin bulunmadığı yönündeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Havayolu ile yapılan uluslararası kargo/yük taşımalarında Varşova Konvansiyonu (1929), La Haye Değişiklikleri (1955), 4 no.lu Montreal Protokolü ile saptanmış yükümlülükler kapsamında, bu kurallara taraf olan Türkiye, son değişiklikleri içeren ve 1999 yılında imzalamış bulunduğu "Havayoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme"yi 26/03/2011 tarihinde onayladığı bu nedenle anılan sözleşme Türkiye için de bağlayıcı olduğu, konvansiyonun coğrafi uygulama şartının, konvansiyonun 1/2 maddesi uyarınca uluslararası taşımanın icra edildiği ilgili devletlerin başlangıç ve varış ülkesi devletlerin her ikisinin de konvansiyona taraf olması gerektiği, somut olayda uyuşmazlığa konu havayolu ile yapılan kargo taşımasının ABD ve Hollanda arasında olması ve her iki ülkenin konvansiyona taraf olmaları nedenleriyle, Montreal Konvansiyonu hükümlerinin, konvansiyonda yer almayan hükümler açısından ise iç hukuk kurallarının uygulama alanı bulacağı değerlendirilmiştir.
Yukarıda izah edildiği üzere dava konusu uyuşmazlıkta Montreal Konvansiyonu hükümlerinin tatbik olunması gerektiği tespitinden hareketle; Montreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı hasarın hava yolu taşıması sırasında meydana gelmesi hâlinde sorumlu olacağı, Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde ise "Taşıyıcının, bagaj veya kargonun imhası, kaybı, hasarı ya da gecikmesinden doğan zarardan dolayı sorumluluğu, kilogram başına 22 SDR ile sınırlıdır..." denilerek, taşıyıcının sorumluluğunun ve sorumluluk sınırlarının düzenlendiği, taşıyıcının konvansiyon kapsamındaki sorumluluğunun kural olarak sınırlı sorumluluk olduğu ancak, gönderenin, taşımaya konu emtia için özel bir fayda beyanında bulunduğu ve gerektiğinde ek ücret ödediği hallerde, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olacağının düzenlendiği, somut olayda ise; taraflar arasındaki ihtilafın davalı ... tarafından... taşıması sürecinde iki paket ve iki ayrı konişmento ile sevkiyata tabi tutulan kargonun taşıma sürecinde bir paketinin kaybolması ve alıcısına teslim edilmemesinden dolayı davacı ... Sigorta A.Ş.nin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatı davalı şirketten rücuen tazmin talebinde bulunulduğu ve gönderi konusu emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sonucunda alıcısına eksik şekilde teslim edildiği sabit olup, emtianın taşıma sırasında zarara uğraması nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalının sorumlu olduğu, Montreal Sözleşmesi madde 18/3’teki “hava taşımacılığı süreci” tanımına bakıldığında "Taşıma süreci, eşyanın hava aracında, havaalanında veya hava taşımasıyla ilgili herhangi bir yerde bulunduğu zamanı kapsar." şeklinde ifade edildiği, bu nedenle teslimat noktasına kadar olan tüm sürecin, taşıyıcının sorumluluğunda olduğu, davalı tarafça Konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği, dosya kapsamında özel bir fayda beyanında bulunulduğuna veya ek bir ücret ödendiğine dair bir delile rastlanılmadığı, bu durumda davalının sorumluluğu Montreal Sözleşmesinin 22/3 maddesine göre gönderinin her kilogramı için sorumluluğunun 22 SDR ile sınırlı olduğu, dava konusu teslimatı eksik yapılan gönderi paketinin 5 kg ağırlığında olduğu ve bu nedenle taşıyıcının azami 110 SDR ile sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminat nedeniyle Montreal Sözleşmesi Madde 37’e göre onun haklarına halef olduğu, davacının rücu edebileceği miktarın ise 168,39 USD tazminat, 6,08 USD faiz olmak üzere toplam 174,47 USD olduğu, kanaatine varılmıştır.
09/03/2026 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile ... 36. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 168,39 USD asıl alacak ve 6,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 174,47 USD üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca Hükmolunan takip tarihi itibariyle (174,47 USD'nin karşılığı olan) 3.386,46 TL'nin %20'si oranında 677,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kısmen kabulüne karar verilmekle yasal koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 36. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 168,39 USD asıl alacak ve 6,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 174,47 USD üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Hükmolunan takip tarihi itibariyle (174,47 USD'nin karşılığı olan) 3.386,46 TL'nin %20'si oranında 677,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 231,32 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.508,63 TL peşin harcın mahsubu ile artan 3.277,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

5-Davacı tarafından yapılan 231,32 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 658,92 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 27.000,00 TL bilirkişi ücreti, 107,00 TL posta giderleri olmak üzere toplam 27.107,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %1'inin unun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, %99'unun davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 3.386,46 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 39.294,624 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

9-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 36,00 TL'sinin davalıdan, 3.564,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

10-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/04/2026