Tazminat (Rücuen Tazminat)

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı idareye 6360 sayılı Kanun gereğince devredilen Belde Belediye yasası gereği .... ... ... olarak görev yapan dava dışı ...'nin ... ile ... tarihleri arasında ... ... Ltd. Şti -... ... Ltd. Şti İş Ortaklığı, ... İLE ... tarihleri arasında -... ... Tic.Ltd.Şti'inde, ... ile ... tarihleri arasında -... Limited Şirketi'nde ... ile ... tarihleri arasında -... Limited Şirketi'nde -... ... Limited Şirketi ortaklığında, ... ile ... tarihleri arasında ... A.Ş'de çalıştığını, davacı kurum ... ... ... bünyesinde davacı idare ve davalılar arasında yapılan hizmet alım ihaleleri kapsamında görev yapan dava dışı ...'nin
... tarihinde emekliliğe hak kazanmış olmasından dolayı idarelerine yapmış olduğu yazılı başvuru sonucunda dava dışı işçiye kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti olan ... -TL.nin ödemesinin ... tarihinde ... 'nin hesabına gerçekleştirildiğini, dava dışı işçiye idareleri tarafından ödenen bedellerin, dava dışı işçinin davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL- kıdem tazminatı tutarının rücuen tahsiline ilişkin işbu davayı açma zorunluluklarının doğduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ihale mevzuatı gereğince söz konusu hizmet alım ihalesinin bir bütün olarak ihale edildiğini ve ihaleyi alan davalı şirketlerden ihale konusu hizmetin yapılmasının satın alındığını, davalı şirketlerin bu işi yapabilmek için işçi alımı yaparak kendi işçileri eliyle ihale konusu işi yaptığını, kurumun sorumluluğunun ihale dokümanı gereğince hak edişi yani ihale bedelini ödemek olup, davalı şirketlerin sorumluluğunun da ihale konusu işi yerine getirmek olduğunu, davacı kurumun ihale bedelinin ödenmesinden başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı kurumun ihale konusu bedelleri davalı şirketlere ödemiş olmasına rağmen davalı şirketler kendi sorumluluğunda olan dava konusu işçi alacaklarını ödemediğini beyanla fazlaya ilişkin her türlü dava, hak ve alacak talep hakkı saklı kalmak üzere dava dışı ...'ye ödenen ve dava dışı işçinin davalılarda çalıştığı döneme ilişkin sorumlulukları olan toplam ... -TL kıdem tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı şirketler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... ... Ltd.Şti. ve ... ... ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde asıl işveren sıfatı ile istihdam ettiği dava dışı işçiye ödenen sair işçilik alacaklarının davalı şirketlerden rücuen tahsilini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının davalılara rücu edebilmesi için yasada öngörülen 2 yıllık sürenin dolmuş olma ihtimaline binaen hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, davanın dayanağı işçi alacaklarının rücuen tahsili olup davalı şirketlerin kendisine tazminat ödenen işçilerin "ihale süresi ile sınırlı olarak" işvereni durumunda olduğunu, buna karşı davacı idarenin ise dava dışı işçinin tüm çalışma süresince "asıl işvereni durumunda olduğunun SGK kayıtları ile sabit olduğunu, kesintisiz devreden zincirleme hizmet akitleri ve yasal düzenlemeler gereği, asıl işveren olan davacı idarenin, istihdam ettiği işçilerin tüm çalışma dönemlerine ilişkin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu, 11 Eylül 2014 tarihinde “6552 Sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun” yürürlüğe girdiğini, anılan yasanın 8.maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca işçiyi istihdam eden idarenin işçilerin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklardan tek başına sorumlu tutulduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkememizce yapılacak yargılama neticesinde davacının rücu hakkı olduğu sonucuna varılacak dahi olsa, davalı şirketlerin sorumluluğunun ancak dava dışı işçiyi çalıştırmış oldukları dönem ile sınırlı olacak şekilde ve yine o tarihte işçinin almakta olduğu ücret üzerinden hesaplanacak yalnızca kıdem tazminatı miktarı ile sınırlı olacağını, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın kararında; "....taraflara arasındaki sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir.... davacı ... da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, davalının bu ilkeler çerçevesinde sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, aksi düşüncelerle dava dışı işçiye ödenen tazminat miktarının tamamının davalıya rücu edilebileceği kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." denildiğini beyanla davacının, davalı şirketlere yönelik taleplerinin hakdüşürücü süre yönünden reddine, 6552 sayılı yasanın 8.maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca tazminat ödemelerinden sorumluluk münhasıran davacı idareye ait olduğundan davalılar hakkındaki davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davalı şirketlerin yalnızca kıdem tazminatından ve dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle - ücretle sınırlı olacak şekilde ve yine davacı ile birlikte yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü ile davacının fazlaya ilişkin taleplerin reddine, yargılama harç ve giderleri ile Mahkeme vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... ... Limited Şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın açmış olduğu davanın rücuen tazminat davası olup yasal süresinde açılmadığını, devralan işverenin, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlü olduğunu, devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işverenin birlikte sorumlu olduklarını, ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, davacı kurum tarafından rücu konusu olaya ilişkin yapılan ödemelerin miktarına ve sebebine itiraz ettiklerini, davacının hangi nedenler üzerine ödeme yaptığını ve hangi kriterlere göre tazminat miktarını belirlediğini objektif ve denetlemeye elverişli bir şekilde ispatlamadığını, davalı şirket ve davacı kurum arasında iş bu davaya konu edinilen sözleşmenin imza tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat gereği taraflarına rücu edilemeyeceğini, 10.09.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6552 sayılı yasanın 8. Maddesi gereği 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. Maddesine eklenen ek madde ile kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren alt işveren personellerinin kıdem tazminatının ilgili üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceği düzenlemesi getirildiğini, söz konusu kanun düzenlemesine uyum sağlanması amacı ile Kamu İhale Genel Tebliğinde de değişikliğe gidildiğini, Kamu İhale Genel Tebliğinde, zikredilen yasa değişikliği öncesinde sözleşme ve genel giderler maddesinde %4’lük işveren maliyetinin içinde kıdem tazminatının da gider kalemi olarak yer aldığını, ancak kıdem tazminatının kamu kurumları tarafından personellere ödeneceğine dair İş Kanunundaki yasal düzenlemeden sonra anılan yasal düzenleme ile uyum sağlanması amacı ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ibaresinin Kamu İhale Genel Tebliğinden çıkarıldığını, ... tarihinde kıdem tazminatının üst işveren kamu kurumları tarafından ödeneceğine ilişkin kanun değişikliğinin hemen akabinde ... tarihi itibari ile geçerli olmak üzere Kamu İhale Genel Tebliğinin sözleşme giderleri ve genel giderler tanımından da kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ibaresinin çıkartıldığını, bu nedenle dava dilekçesinde iddia edilen “ tüm işçilik alacakları davalı şirketlere ödenmiştir “ şeklinde bir iddianın davalı şirket açısından yersiz olduğunu beyanla davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... ... . Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde ikame edilmediğini, zamanaşımı def'ilerinin olduğunu, ... tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 73/1. maddesinde “Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" hükmüne havi olduğunu, davacı yanca söz konusu rücu davasının 2 yıllık yasal süresi içerisinde açılmadığını, davalının adresinin ...'da olması nedeni ile yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde davacı tarafın dava dışı işçinin işvereni olmadığından işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığını beyan ettiğini ancak dava dışı işçinin uzun yıllardan beri kesintisiz olarak çeşitli işverenlere bağlı olarak davacı kurumda çalıştığının sabit olduğunu, dolayısı ile esasında dava dışı işçinin başından beri davacı kurumun çalışanı olduğunu, başından beri davacının işçisi olan dava dışı ...'nin davacı kurum nezdinde, davacı kurumdan alınan ihale kapsamında; davalı şirket bünyesinde ... -... tarihleri arasında en son ... - TL brüt ücret ile çalışmış olup SGK ... kodu(Belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi) ile ihale bitimi dolayısı çıkışı yapıldığını, dava dışı işçinin işçilik alacaklarından da, başından beri işçinin esas işvereni olan davacının sorumlu bulunduğunu, davalı şirket ile imzalanan ihale sözleşmeleri incelendiğinde aslında ihale konusunun iş değil işçi olduğunun açıkça görüldüğünü beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
SGK ve ... yazılan yazı cevapları ile tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme veya eki belgelerde bir hüküm bulunmaması durumunda, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Başka bir ifadeyle kıdem tazminatı da dahil olmak üzere ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden dolayı sözleşme, genel ve teknik şartname ile ek diğer belgelere göre, asıl işveren davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmaması halinde davalının ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemi ile sınırlı sorumlu olacağı kabul edilmektedir. İhbar tazminatında ise son işveren sorumlu olacaktır. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve eki belgeler tam olarak getirtilmiş akabinde dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan ... tarihli kök ve ... tarihli ek bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; Taraflar arasında dava konusu döneme ilişkin sözleşme, genel ve teknik şartnamelerde; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları nedeniyle asıl işveren davacının sorumlu olacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, bu sebeple davalının ödenen bu alacağın ve fer'ilerinin tamamından kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlı sorumlu olduğu, bu bağlamda hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereğince; davacı yanın davalı yandan rücuen tazminini talep edebileceği anlaşılmış olup; tazminatın davalı yandan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı yana verilmesine dair; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... TL rücu alacağından;
-... -TL lik kısmının ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ... Şti.'nden müştereken ve müteselsilen;
-... -TL lik kısmının ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... . Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
-... -TL lik kısmının ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... . Şti.'den;
-... -TL lik kısmının ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ... . Şti. Ve ... ... . Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan alınarak (... . Şti. Ve ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... . Şti. Ve ... Ltd. Şti. ... TL'sinden sorumlu olmak üzere) HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile (... Şti. ... TL'sinden, davalı ... . Şti. ... TL'sinden, davalı ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... . Şti. Ve ... . Şti. ... TL'sinden sorumlu olmak üzere) davacıya VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili (... Şti. Ve ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... Şti. Ve ... ... . Şti. ... TL'sinden sorumlu olmak üzere) ile HAZİNEDE İRAD KAYDINA,

5-Davacı tarafından yapılan posta, davetiye, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan tahsili (... ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... . Şti. ... TL'sinden, davalı ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... . Şti. Ve ... . Ltd. Şti. ... TL'sinden sorumlu olmak üzere) ile davacıya VERİLMESİNE,

6-Davacı tarafça dava açılırken yapılan ... TL ilk dava masrafının davalılardan tahsili (... ... Ltd. Şti. Ve ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... ... Şti. ... TL'sinden, davalı ... . Şti. ... TL'sinden, davalı ... Şti. Ve ... . Ltd. Şti. ... TL'sinden sorumlu olmak üzere) ile davacıya VERİLMESİNE,

7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın red edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ... -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,

8-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda verilen karar miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026