Tazminat (Rücuen Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin 5216 Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26. Maddesi uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine göre kurulmuş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştirak şirketi olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davalılardan ilaçlama hizmet aldığını, hizmet çerçevesinde müvekkilinin davalılara ait işçilere emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödemesi yapmak mecburiyetinde kaldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenle davalıların tazminattan sorumlu olduğunu, taraflarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas sayılı dosyası ile dava açılmış ise de usulden reddedildiğini ve kesinleştiğini beyan ederek; davanın kabulünü, 71.918,92 TL'nin davalılardan tahsilini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasfiye Halinde ... ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava konusu hizmet sözleşmesinin akabinde dava dışı işçilerin davacı bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, alt işverenin sözleşme süresinin bitmesi ile iyeni bir alt işverenin gelmesi ve işçilerin birbirini izleyen farklı işverenler yanında aralıksız çalışmaya devam etmesinin iş yeri devri kuralları kapsamında değerlendirildiğini, ilgili yargıtay içtihatlarına göre müvekkilinin 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle sorumluluk süresinin bittiğini, diğer yandan dava dışı işçinin müvekkili firmadaki iş sözleşmesinin sona erme tarihlerine bakıldığında kıdem tazminatına hak kazanmadığının anlaşıldığını, ayrıca dava dışı işçilerin fiili çalıştıkları kurumlardaki yöneticilerden talimat aldıklarını, müvekkilinin yalnızca maaş bordolarını hazırladığını, bu nedenle kanunun öngördüğü biçimde bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi de olmadığını, diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmede müvekkilinin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığından talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilecekse de sorumlulukların yarı yarıya olacağını iddia ederek; davanın husumet yokluğundan usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
Davalılar; ... A.Ş, ... Sosyal Hizmetler Ltd. Şti, ... Personel Destek Hizmetleri Ltd. Şti, Tasfiye Halinde ... İnş. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti, ... Eğitim Organizasyon Turizm ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Danışmanlık Eğitim Denetim Organizasyon Lojistik İnş. Hiz. ve Tic. Ltd. Şti'ye usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalılar davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
İşçilik Alacakları Konusunda Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişinin 25/07/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Dava dışı işçi ...’a emekliliği sebebiyle 06.08.201 tarihinde ödenen 71.918,92 TL tutarındaki kıdem tazminatının davalılardan tahsili talebine ilişkin olarak;
davacı idare vekilinin hesaplama yapılması için gerekli olan; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini sunulmamış olması, dava dışı işçiye yapılan ödemenin hangi hizmet yılları arasındaki dönemine ilişkin olduğunun belirtilmediği, buna ilişkin kayıt ve belgelerin (kıdem tazminat hesap cetveli) sunulmamış olduğu, yukarıda Tespit Edilen Hususlar başlığı altında belirtildiği gibi işe giriş tarihlerinin net ve açık olmaması (çelişkili iki tarihin olduğu), dava dışı işçiye yapılan ödemenin hangi tarihler arası hizmetine ilişkin olduğunun belirtilmemesi nedenleri ile talebe ilişkin tespitte bulunamadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
İşçilik Alacakları Konusunda Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişinin 26/11/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Dava dışı işçi ...’ın kıdeme esas hizmet süresinin 01.05.2009-31.12.2013 tarihleri arasında taşeron firmalar nezdinde, 01.01.2014-24.05.201 tarihleri arasında davacı İdare nezdinde olduğu, toplam hizmet süresi üzerinden ödenen kıdem tazminatının brüt 72.468,96 TL olduğu,

Yargıtay uygulamaları çerçevesinde, alt işverenlerin kıdem tazminatından kaynaklı
sorumluluklarının dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olduğu, dava dışı işçiye ödenen toplam 72.468,96 TL tutarındaki kıdem tazminatının dava dışı
işçinin alt işverenler nezdinde çalıştığı sürelerle orantılı dağılımı aşağıdaki gibi olduğu,

Davacının dava dışı işçinin çalışmalarının geçtiği ... Sağ. Yatı. Ve İşlet.
Sos. Hiz. San. ve Tic. AŞ’ye yöneltmemiş olması sebebiyle bu işveren yönüyle sorumluluğun davacı da olduğu, ayrıca kendi bünyesinde çalıştığı dönemin de dışlanması ile davalı alt işveren
sorumluluklarının aşağıdaki gibi olduğu"

İşçilik Alacakları Konusunda Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişinin 02/06/2026 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Davacının taleplerine ilişkin olarak; davacının dava dışı işçinin çalışmalarının geçtiği ... Sağ. Yatı. Ve İşlet. Sos. Hiz. San. ve Tic. AŞ’ye yöneltmemiş olması sebebiyle bu işveren yönüyle sorumluluğun davacıda olduğu, ayrıca kendi bünyesinde çalıştığı dönemin de dışlanması ile davalı alt işveren sorumlulukları aşağıdaki gibi olduğu,

-Davacı vekili tarafından sunulan; 71.918,92 TL bedelli işlem dekontu, dava dışı işçi ...'ın sicil dosyası, kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama tablosu
-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı ... ... Şirketi'ne ait sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas sayılı dosyası
-İsper'den gelen dava dışı işçi ...'ın sicil dosyasını içerir müzekkere cevabı
-
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden gelen; dava dışı işçi ...'ın hizmet döküm cetveli, işyeri ünvan listesi ve işe giriş çıkış bildirgelerini içerir müzekkere cevabı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Bilirkişi raporları
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı

Dava, dava dışı işçi için ödenen bedelin alt işverenlik ilişkisi kapsamında davalıların sorumlulukları oranında rucuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... adı şirketin ... Danışmanlık şirketi ile devralma yoluyla birleştiği anlaşılmakla külli halefiyet gereği husumet bu tarafa yönlendirilmiştir.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih 2021/1394 E., 2021/2540 K.)
Yargıtay kararıyla istikrar kazanan uygulama ve taraflar arasındaki muhtelif sayıdaki sözleşme ve eki niteliğinde olmasına atıf yaptığı şartnameler uyarınca her alt işverenin çalıştırdığı işçinin kendi çalıştırdığı dönem itibariyle işçilik haklarından kaynaklı hakların ödenmesinin tamamından sorumlu olduğu belirlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık kapsamında dava dışı ... isimli işçinin emekliliğe hak kazanması üzerine kıdem tazminatı davacı tarafından ödenmiştir. 1475 sayılı kanunun 14. Maddesine göre dava dışı işçinin emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı sabittir. Dolayısıyla yapılan ödemenin miktar itibariyle yerindeliği ve davalıların sorumluluk miktarlarının tespiti gerekmektedir. İşçilerin iş yeri devri niteliğindeki geçişleri ve devam eden hizmet akitleri kapsamında her bir davalının, yukarıda esasları verildiği şekilde her bir tazminat kaleminin niteliği de gözetilerek kendi dönemindeki çalıştırma süresi ile orantılı olacak şekilde sorumlulukları hesap edilmiştir.

Dava dışı işçi ...'ın davalılar haricinde davacı şirket, ..., ... ve ... şirketleri nezdinde de çalışması bulunmaktadır. Kesintisiz devam eden bu süreçte sadece davalılar yönünden talepte bulunulduğundan bu davalılar nezdinde geçen süre, tüm çalışma dönemi ve alınan son brüt ücrete göre kıdem tazminatının orantılanması gerekmektedir. Dava dışı işçinin toplam çalışma süresi 4656 gün olup davalılar nezdindeki çalışması ise bilirkişi raporu ve SGK hizmet döküm kaydından anlaşıldığı itibariyle toplam 1646 günlük çalışması bulunmaktadır. Davacının kurum içi hesaplama tablosunda da görüldüğü üzere anılan işçinin fesih tarihindeki giydirilmiş son brüt ücreti 9.392,40 TL olup o dönemin 7.638,96 TL kıdem tazminatı tavanını aşan miktardadır. Bu nedenle davalılar nezdinde geçen 1646 günlük süreye göre hesap edilmesi gereken kıdem tazminatı 25.619,39 TL'dir. Ek raporda bu miktar daha fazla olsa da dava dışı iki işveren süreleri düşüldükten sonra aynı sonuca ulaşmaktadır. Dolayısıyla alınan 02/02/2026 tarihli ek raporda kıdem tazminatının çalışma süresi ile orantılandığı görülmekle sunduğu veriler itibariyle denetime elverişli olan rapor hükme esas alınmış, ödenen bedelin tümü dava dışı işçiyi çalıştıran davalıların sorumluluklarına göre paylaştırılacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, dava dışı alt işverenler yönündeki talep reddedilmiştir.
Rucu davalarında her bir davalı arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan kesinlik sınırı her bir davalı yönünden kabul edilen miktara göre değerlendirilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;

1-Davanın Kısmen Kabulü ile,
Davalı Öncü Güv. Ltd. Şirketi yönünden; 3.797,77 TL rücu tazminatının 06/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... yönünden; 10.973,07 TL rücu tazminatının 06/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... Şirketi yönünden; 5.198,59 TL rücu tazminatının 06/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... Şirketi yönünden; 466,94 TL rücu tazminatının 06/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... Şirketi yönünden; 5.183,02 TL rücu tazminatının 06/08/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya dair istemin Reddine,

2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.750,06 TL karar ve ilam harcından 1.228,20 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 521,86 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 1.228,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.655,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
(Toplamda 1.655,80 TL'yi aşmayacak şekilde;
Davalı ...Yönünden 732,00 TL ile Sınırlı Olmak Kaydıyla
Davalı ... Yönünden 749,57 TL ile Sınırlı Olmak Kaydıyla

Davalı ... Şirketi Yönünden 732,00 TL ile Sınırlı Olmak Kaydıyla
Davalı ... Şirketi Yönünden 466,94,00 TL ile Sınırlı Olmak Kaydıyla
Davalı ... (...) Şirketi Yönünden 732,00 TL ile Sınırlı Olmak Kaydıyla)

4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.619,39 TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılardan aşağıda belirlenen miktarlarla tahsili ile davacıya verilmesine,
(Davalı ...Yönünden 3.797,77 TL,
Davalı ... Yönünden 10.973,07 TL,
Davalı ... Şirketi Yönünden 5.198,59 TL,
Davalı ... Şirketi Yönünden 466,94 TL,
Davalı ... (...) Şirketi Yönünden 5.183,02 TL)

5-Davacı tarafından yapılan toplam 14.762,50 TL yargılama gideri (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 5.258,79 TL'lik kısmının davalılardan aşağıdaki belirlenen miktarlarla tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
(Davalı ...Yönünden 779,35 TL,
Davalı ... Yönünden 2.252,34 TL,
Davalı ... Şirketi Yönünden 1.067,01 TL,
Davalı ... Şirketi Yönünden 95,71 TL,
Davalı ... (...) Şirketi Yönünden 1.064,38 TL)
6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.360,50 TL'nin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 1.196,92 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.163,08 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, her bir davalı yönünden hükmedilen miktarlar itibariyle kesin; davacı yönünden reddedilen miktar itibariyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/04/2026