İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında inşaat malzemeleri alım satımından kaynaklı ticari ilişki olduğunu, davalının 3 adet fatura karşılığı 8.652,71 TL tutarlı inşaat malzemesi borcunu vadesinde ödememesi üzerine --------- İcra Müdürlüğünde --------- Esas sayılı dosya ile takibe geçildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, oysaki ticari ilişkilerinin öteden beri var olduğunu, bu kapsamda ---------- şubesi hesaplarına davalıca ödemelerin mevcut olduğunu ancak son 3 faturanın ödenmediğini belirterek İtirazın iptali ve takibin devamı, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf usulune uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğünde ---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 24/04/2018 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 9.474,63 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 02/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
İşbu dava önce Mahkememizin ---------- esas sırasına kaydedilmiş, ---------- karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, ---------- sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek Mahkememiz kararı usulden kaldırılmış, kaldırma ilamı sonrası işbu esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davalının 2017 yılı ticari defterlerinden yevmiye ve defteri kebir defterlerinin incelemeye sunduğu, incelenen defterlerin elektronik defter olarak tutulduğu ve beratlarının mevcut olduğu, 2017 envanter defterinin incelemeye sunulmadığı, davalının eksik sunulan 2017 ticari defterlerine göre davacıya 6.586,20 TL borcu bulunduğu, davacı ticari defterleri incelemesi kapsamında mahkemeye sunulan 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalının davacıya 8.652,80 TL borcu bulunduğu, taraflar arasındaki bakiye borç farklılığının davalıca kesilen 01.01.2017 tarihli ---------- nolu 2.066,51 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında mevcut olmamasından kaynaklandığı, davacı tarafından kesilen faturalar incelemesinde tesliminin kime yapıldığına dair bilgi/belge mevcut olmadığı (sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, teslim eden-alan bilgileri, kargo bilgileri v.b.), sadece fatura üzerinde irsaliye tarihi kısmında “işyeri teslim” ibaresinin bulunduğu görüşünü bildirmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m: 6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m: 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m: 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m: 222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 8.652,71 TL alacaklı olduğu, davalının 2017 yılı yevmiye ve defteri kebir ticari defterlerine göre ise davacıya 6.586,20 TL borçlu göründüğü,1 adet faturanın davalı kayıtlarında bulunmaması nedeniyle hesaplar arası çelişki bulunduğu, ancak davalının usulüne uygun / eksik ticari kayıtları sunmadığı/ sunduğu, HMK 222/2 ve 222/4. Maddeler ile TTK 64/3. Madde gözetildiğinde davalının lehine değil aleyhine delil olacağı, davacının defterlerinin lehine olduğundan davacı defterleri esas alındığında davacının 8.652,71 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacının davasının kabulü ile davalının ----------İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak 8.652,71 TL yönelik iptaline, takipten itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 732,00 TL’den peşin olarak yatırılan 100,40 TL'nin mahsubu ile 631,60 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 100,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk dava masrafı, 2.850,00 TL bilirkişi, 966,25 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.857,35 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.652,71 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
8-Karar kesinleştiğinde ----------İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasının iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne, davalı taraf yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026