İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 27.05.2024 tarihinde dava dışı kargo alıcısı ... adına içerisinde 189.600,00 TL değerindeki ...marka modelli bir cihaz, Ankara ilinden davacı şirket yetkilileri tarafından gönderildiğini, kargo taşıma ücreti olan 576 TL'nin de davacı şirket tarafından ödendiğini, davalı şirket ile gönderilen ve sıfır ürün olan ...isimli cihazın dava dışı kargo alıcısı ... adına gönderildiğini, kargo alıcısı ...'ın, kargo teslimi için davalı şirkete ait ... şubesine gittiğinde ilgili davalı şirket yetkilileri kargonun kendisine teslim edildiğini beyan ettiklerini ancak, dava dışı kargo alıcısı ...'ın kargoyu kendisinin teslim almadığını, bununla ilgili bir kimlik ibraz etmediğini, kimlik fotokopisi bırakmadığını ve kargoda belirtilen telefon numaralarına hiçbir onay mesajı gelmediğini davalı şirket yetkililerine bildirdiğini, buna karşın davalı şirket yetkililerinin hiçbir kimlik belgesi görmeden veya fotokopisini almadan ve onay kodu veya mesajı göndermeden ilgili kargoyu başka bir alıcıya teslim ettiğini bildirdiklerini, davalı şirket yetkililerinin davacının güven ve yazılı delillerle teslim etmiş olduğu kıymetli bir eşyayı kargoda alakası bulunmayan bir kimseye teslim ettiklerini söyleyerek kargoyu kaybettiklerini, davalı şirketin bu hususta asla kabul edilemeyecek bir cevapla davacı şirketi mağdur ettiğinin apaçık ortada olduğunu, gönderi kapsamına genel bir ifade ile “elektronik eşya” yazılmış ise de gönderilen koli içerisindeki ürünün listesini gösterir sevk irsaliyesi, dava dışı kargo alıcısı ... ile yapılmış 189.600,00 TL değerindeki ...marka modelli bir cihaz satış sözleşmesi, kargo fotoğrafları ve kargo gönderi belgeleri mevcut olmakla birlikte yalnızca 189.600,00 TL değerindeki ürünün tüm evrakları ve fotoğrafları dilekçe ekinde sunulduğunu, ayrıca taşıma ücretinin de 576 TL olarak hesaplanmış olduğunu, Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 45. Maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre sorumluluklarını yerine getirmiş olduklarını, davanın kabulünü, 27.05.2024 tarihinde davacı şirket yetkililerin göndermiş olduğu ve ... Taş. A. Ş. tarafınca kaybedilen kargonun içerisinde bulunan sıfır ürün olan 189.600,00 TL değerindeki ...isimli cihaz bedeli ve taşıma ücreti olan 576 TL için bilirkişi incelemesi ile değeri açığa çıktıktan sonra davacı tarafça ıslahla tamamlanacak olması nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'si dikkate alınarak davacıya iadesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı, içeriğinde ...model ürün bulunan ve mali değeri 189.600,00 TL olan gönderinin 27.05.2024 tarihinde davalı şirketin İvogsan Şubesine teslim edildiğini, ... takip numaralı gönderinin davalı şirketin ... Şubesinde alıcı dışında üçüncü bir kişiye teslim edildiğini, teslimat esnasında kimlik kontrolü yapılmadığını, kimlik fotokopisi alınmadığını, onay kodu veya mesajı gönderilmeden ilgili kargonun alıcısı dışında üçüncü bir kişiye teslim edildiğinin davalı şirketçe davacıya beyan edildiğini iddia ederek 189.600,00 TL ürün bedeli ve 576,00 TL taşıma ücretinin tahsili amacıyla şimdilik 1.000,00 TL talepli işbu kısmi alacak davasını ikame ettiğini, bir takım haksız menfaatler elde etme gayesiyle ikame edilen huzurdaki davanın, mesnedi bulunmayan iddia ve beyanlara itibar edilmeyerek öncelikle usulden neticede esastan reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını beyan etmekle birlikte zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iddiasına dayanak kıldığı sözleşmede tarih bulunmadığından mezkür sözleşmenin ne zaman düzenlendiği ve ortada gerçekten bir satış ilişkisinin bulunup bulunmadığının ispatlanması gerektiğini, taşıma irsaliyesi ile satış sözleşmesindeki kayıtların da çelişmekte olduğunu, davalı şirket tarafından üzerine düşen edimlerin gereği gibi yerine getirildiğini, davaya konu gönderinin, gönderiye ilişkin tüm bilgileri bilen ve alıcı olduğunu iddia eden kişiye teslim edildiğini, huzurdaki davada davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığın, bir kişinin zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermesi halinde zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiğinin, genel hukuk ilkelerinden olduğunu, kaldı ki hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 874. Maddesi gereğince davacı tarafından süresinde bildirim yapılmadığını, davacının, davalı şirket tarafından düzenlenen faturaya itiraz etmediği gibi fatura bedelini de ödemediğini, hal böyleyken faturada yer alan işin sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilmediğinin ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, satış sözleşmesindeki kayıtlar ile irsaliyeli faturadaki kayıtların birbiriyle çeliştiği dikkate alındığında, davalıya teslim edilen kargo içeriğindeki emtianın ne olduğu ve bu emtianın davalı şirkete tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kesin delillerle ispatının gerekmekte olduğunu, davalı şirketten talep edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla ürünün, piyasa değerinin araştırılması gerekmekte olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde dahi talep edilebilecek tutarın TTK 880-881-882- maddeleri gereği gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar olan Taşıyıcının Sorumluluk Tutarı ile sınırlı olacağın, davalı şirket tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin layıkıyla yerine getirildiğinin sabit olduğunu, davacının, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu delillerde yer alan kayıtların birbiriyle çelişmekte olduğu, satış sözleşmesinin düzenleme tarihi ihtiva etmemesi, gönderi içeriğinin ispatlanamamış olması ve bunlarla sınırlı olmaksızın diğer tüm sebeplerle herhalde zamanaşımı definin nazara alınarak ve davacının davasını ispatlayamadığı da gözetilerek huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin, henüz kargoya teslim edilen ürünlerin ne olduğu, nasıl ve ne durumda teslim edildiği dahi belirlenememişken, salt davacı tarafın tek taraflı beyanı ile karar verilmesi mümkün olmadığını, davalı şirketin huzurdaki davada sorumluluğu bulunmadığından huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.
Arabuluculuk son tutanağı, ... Cumhuriye Başsavcılığına ait 2026/... Soruşturma sayılı dosyası, Tanık, Ticari defter kayıtları, Satış sözleşmesi, Kargo gönderim fişi, Fotoğraflar, Fatura, .... Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla alınan bilirkişi raporu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, Islah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı.
.... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat doğrultusunda, mali müşavir bilirkişi Necdet Dinç tarafından sunulan bilirkişi raporunda;
İnceleme, Tespit ve Değerlendirme bölümlerinde detaylıca açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafın Ticari Defterlerinin TTK' na göre usulüne uygun tutulup, tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp, yapılmadığı; Davacı Şirketin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, Davacı Şirketin 2024 Takvim Yılı Yevmiye Defterinin .... Noterliğinin 29.12.2023 tarih ve ... yevmiye numarası ile açılış tasdiki yapıldığı, davacı Şirketin 2024 Takvim Yılı Yevmiye Defteri kapanış tasdikinin 2025/Haziran ayı sonuna kadar yapılması gerektiğinden kapanış kaydı olmadığı, davacı Şirketin 2024 Takvim Yılı Defter-i Kebir Defterinin .... Noterliğinin 29.12.2023 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdiki yapıldığı, davacı Şirketin 2024 Takvim Yılı Envanter Defterinin .... Noterliğinin 29.12.2023 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdikinin yapıldığı,
2- Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp, doğrulamadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp, taşımadığı; Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı,
3- Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, olmadığı, faturaların açık mı, kapalı mı fatura olduğu; Davalı Şirketin Davacı Şirket adına düzenlemiş olduğu 28.05.2024 tarih, ... numaralı, "Kargo Taşıma Hizmet Bedeli" açıklamalı 544,06 TL tutarındaki e-Arşiv Faturanın açık fatura olarak düzenlendiği ve Davacı Şirketin Yevmiye Defterinin 30.05.2024 tarih, 89 numaralı yevmiye kaydının yapıldığı, 191-İndirilecek KDV Hesabı" na 90,68 TL Borç, "770.40.16-Genel Yönetim Giderleri Alt Hesabına 453,38 TL Borç kaydedildiği, 320-M.006-Satıcılar Hesabı" na 544.06 TL Alacak kaydedildiği, davacı Şirketin, Davalı Şirket tarafından düzenlenen,; "Alıcısı; ... olan 28.05.2024 tarihli ödemeye ilişkin Toplam: 544,06 TL tutarında 25.02.2025 tarihinde çıktısı alınan Otomatik Ödeme Raporu, olduğu, davalı Şirket tarafından kargo bedeli faturasının açık olarak düzenlendiği,
4- Faturalara ilişkin BA ve BS formu tanzim edilip, edilmediği; e-Arşiv ve e-Faturalara ilişkin BA ve BS form tanzimi mecburiyetinin olmadığı, ayrıca 565 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereğince Eylül/2024 tarihinden itibaren BA ve BS formlarının beyan uygulamasının kaldırıldığı,
5- İade Faturası tanzim edilip, edilmediği; İade Faturasına rastlanılmamıştır.
6- Taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunup, bulunmadığı; Davacı Şirketin Davalı Şirket ile çalıştığına ilişkin, Muavin Defter çıktısından da anlaşılacağı üzere İhtilafa ilişkin gönderinin kargo tutarı 544.,06 TL' nın Alacaklı olarak kaydedildiği, cari hesap ilişkisinin bulunduğu,
7- Dava konusu faturaların bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak davacının defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup, bulunmadığı; Davalı Şirketin Davacı Şirket adına düzenlemiş olduğu 28.05.2024 tarih, ... numaralı, "Kargo Taşıma Hizmet Bedeli" açıklamalı 544,06 TL tutarındaki e-Arşiv Faturanın açık fatura olarak düzenlendiği ve davacı Şirketin Yevmiye Defterinin 30.05.2024 tarih, 89 numaralı yevmiye kaydının yapıldığı, 191-İndirilecek KDV Hesabı" na 90,68 TL Borç, "770.40.16-Genel Yönetim Giderleri Alt Hesabına 453,38 TL Borç kaydedildiği, 320-M.006-Satıcılar Hesabı" na 544.06 TL Alacak kaydedildiği, davacı Şirketin, Davalı Şirket tarafından düzenlenen,; "Alıcısı; ... olan 28.05.2024 tarihli ödemeye ilişkin Toplam: 544,06 TL tutarında 25.02.2025 tarihinde çıktısı alınan Otomatik Ödeme Raporu olduğu,
8- Dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı varsa iade faturaları da değerlendirilerek takip tarihi itibariyle alacak borç durumu; Cari hesap ilişkisinden dolayı borcunun olmadığı, davaya konu ihtilafın kargo taşımacılığı olmadığı, Uyuşmazlığın 27.05.2024 tarihli kargonun ...' a teslim edilmemesi nedeniyle tazminat talebine ilişkin olduğu, gönderinin emsal değerine ilişkin, davacı Şirketin, Dava Dışı ... Ltd. Şti.' ne düzenlemiş olduğu 22.06.2024 tarih ve ... numaralı, "1 adet ... Zemin Etüt Cihazı bedelinin 125.000,00 TL+%20KDV= toplam: 150.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişi ... ile Taşıma alanında uzman bilirkişi ... tarafından Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda;
Taşımacılık yönüyle; Davalı Taşıyıcının, alıcı kılığında şubeye gelen ve sonrasında dolandırıcı olduğu anlaşılan başka bir 3. kişiye kargoyu teslim ettikleri anlaşılmakta olup, her ne kadar dolandırıcılık süreci ile karşı karşıya kalınmış olduğu anlaşılmakta ise de dolandırıcılık olayının kargo davalı taşıyıcının zimmetinde ve sorumluluğunda iken meydana gelmiş olması nedeniyle TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde, davalı taşıyıcının gerçek alıcısına teslim edilemeyen kargodan dolayı sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, davaya konu uyuşmazlık TTK 886'ya göre incelendiğinde; her ne kadar kargo -gerçek alıcısı dışında- daha sonradan dolandırıcı olduğu anlaşılan 3. şahsa teslim edilmiş olsa da somut olayda, davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili eylemi, davranışı tespit edilememiş olup, davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktir ve kanaatin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu, davaya konu uyuşmazlık TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde, sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarının, sorumluluk sınırı /SDR tutarı olarak belirleneceği, TTK 882'ye göre, Davalı Taşıyıcının Sorumluluk Sınırının 458,15 SDR x 42,5964 SDR/TRY 9.515,54 TL olarak hesap edildiği, TTK Madde 883'e göre, taşıyıcının sorumluluk sınırı olan 19.515,54 TL tazmin ödemesine ilaveten, eğer davalı Taşıyıcı ilgili kargonun taşıma ücretini davalıdan daha önce tahsil etmiş ise davaya konu kargonun taşıma ücreti olan 544,00 TL'nin de davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu, sevkiyat esnasında müşteri ürün irsaliye numarasının sevkiyat belgesine yazılmamış olduğu, ayrıca kargo sevk belgesine ürün içerik bilgisinin ve ürün kıymet bilgisinin belirtilmemiş olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davaya konu kargo içeriğinde ilgili cihazın bulunduğunun davalı gönderen tarafından ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki kanaat ve taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu, davaya konu sevkiyatta ürün içeriğinin kıymet/değerine istinaden ayrıca özel sigorta yaptırılmamış olduğunun tespit edildi, davaya konu olayda, kargosunu almak için şubeye gelen alıcı ...'ın kargosunun, kendisinin kargo alıcısı olduğunu belirten başka bir 3. Şahsa teslim edildiğini aynı gün öğrenmiş olduğu ve gönderenle de bu yönde iletişime geçtiği anlaşılmakta olup, bu yönüyle, davacı gönderenin TTK Madde 889'a göre bildirim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmiş olduğu kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki kanaat ve taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu, davaya konu kargo 27.05.2024 tarihinde sevk edildiği, Arabuluculuk Bürosuna Başvuru Tarihi: 08/07/2024, tutanağının düzenlendiği tarih 02/09/2024, dava tarihi tensip tutanağında 25/09/2024 olarak yazılmış olduğu, gönderinin davalı taşıyıcıya teslim edildiği 27.05.2024 tarihi ile dava açma tarihi olan 25.09.2024 arasında geçen süre | yıldan az olup, TTK Madde 855'e göre zamanaşımına uğramadığı kanaatine ulaşılmakta olup hukuki kanat ve taktirin Mahkememize ait olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mali yönden; Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde incelemeye yapılmak üzere Mahkemece Ankara ...Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup ... Tal. sayısıyla tanzim edilen 04.03.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda inceleme yapıldığı, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2023,2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2023 ve 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023,2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 120. Alıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından düzenlenen kargo bedeli faturalarının ve karşılığı alınan ödemelerin 120. Hesap kodunda işlendiği, dava konusu taşımaya ilişkin davalının davacı adına düzenlemiş olduğu 28.05.2024 tarih, ... numaralı, "Kargo Taşıma Hizmet Bedeli" açıklamalı 544,06 TL tutarlı faturanın da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, süregelen ticari ilişkide yapılan işlemler sonucunda davalının dava tarihi (25.09.2024) itibariyle davacı yana 208,69 TL cari hesap borçlu durumda olduğu tespit edildiği, netice itibariyle, mali yönden yapılan incelemelerde, dava konusu taşımaya ilişkin olarak davalı tarafından 28.05.2024 tarihli ve ... numaralı 544,06 TL tutarında bir hizmet bedeli faturası düzenlendiği, bu faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve her iki taraf arasında mali açıdan muhasebesel bir çekişmenin bulunmadığı, dava konusu taşımaya ilişkin cihaz ile ilgili olarak, davacı ile dava dışı kargo alıcısı olan ... arasında 189.600,00 TL değerinde bir satış sözleşmesinin sunulduğu, ayrıca, davacı tarafından dava dışı ... adına düzenlenen 27.05.2024 tarihli ve ... numaralı "..." açıklamalı irsaliye faturası da ibraz edildiği, bu faturanın teslim/alan eden kısımları boş olup fatura üzerinde "Bu belge sevk amaçlı düzenlenmiş olup, satış sonrası asıl fatura düzenlenecektir. Mali bir değeri yoktur." ibaresi bulunduğu, bu ibare, söz konusu belgenin bir sevk irsaliyesi olduğunu ve satış işleminin henüz tamamlanmadığını ifade ettiği, yani, bu fatura, sadece taşınan malın teslimi için düzenlenmiş olup, mali bir yükümlülük oluşturmadığı, asıl fatura, satış işlemi tamamlandıktan sonra düzenleneceği, bu nedenle, "mali bir değeri yoktur" ifadesi, faturanın vergi amaçlı bir değer taşımadığını ve resmi bir ödeme talebi olarak kabul edilemeyeceği kanaati ile, somut uyuşmazlığın hukuki değerlendirilmesi ve takdir edilmesi ise Mahkemenin yetkisinde olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan ıslah dilekçesinde özetle; 1.000 TL olarak açılmış olunan işbu davanın alacağının TTK Madde 883’e göre, Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı olan 19.515,54 TL tazmin ödemesine ilaveten, davalı taşıyıcı ilgili kargonun taşıma ücretini davalıdan daha önce tahsil ettiğinden davaya konu kargonun taşıma ücreti olan 544,00 TL’nin toplamı olarak 19.059,54 TL değerinde arttırılarak toplamda 20.059,54 TL olarak ıslah ettiğini, 20.059,54 TL olarak ıslahı ile ticari avans faiz ile davalıdan tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, alıcısına teslim edilmeyen kargo nedeniyle kargo emtia zararının davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkin kısmi alacak davası olarak açılmıştır .
Davacı tarafından emtiasını sosyal medya üzerinden dava dışı ...'a adreste teslim edilmek üzere davalı şirkete teslim edildiği, davalı şirketçe varış şubesine emtianın geldiği, alıcıya teslim aşamasında davalının kurye elemanın başka bir kişiye kimlik ibrazı olmaksızın ve telefona gelecek şifre alınmaksızın dağıtıma çıkarılmadan teslimat şubesinde teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı taraf emtianın tesliminde kusuru olmadığını, ıslah ile talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını savunmasında bulunmuştur .
6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kg başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
6102 sayılı TTK 'nın 855 .Maddesi " (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.(5) Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar.
Somut olayda, davalı kargoyu gerçek alıcısına teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır.Sunulan kargo hareketlerini gösterir ekran görüntüsünde alıcıya teslim edildiği yazılıdır. Taşımaya konu emtianın gerçek alıcısına değil, başka bir kişiye kimliği alınmadan ayrıca gsm operatörüne teslimat anında kargo görevlisine söylemek için gönderilen şifre alınmadan teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili kargo teslim bilgilerinin teslim alan kişi tarafından bilindiğini ileri sürmekte ise de bu konuda bir delil sunulmamıştır. Kimlik teyidi yapılmadan alıcı olduğunu beyan eden kişiye teslimat yapıldığı anlaşılmakla davalının ağır kusurlu hareket ettiği anlaşılmaktadır. (Benzer Antalya Bam 16 HD 2024/1502 Esas- 2026/105 Karar, İstanbul BAM 12 HD 2023/636 Esas- 2025/1829 Karar)
Davalının TTK'nın 850/2.maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste alıcısına teslim etmeyi taahhüt etmiştir, başkasına teslim yapılabilmesi için taşıtanın muvafakatinin alınması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan durumun TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı taraf sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11.HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli, 2016/10553 E- 2018/2587 K sayılı ilamı).
Bu durumda tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taleple bağlı kalınarak davacının talebi olan zayii olan emtianın SDR değeri olan 20.059,00 TL’nin davalı tarafından tazmini gerektiği, davalının ağır kusurlu olması nedeniyle teslim tarihi ile ıslah tarihi arasındaki 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı (İstanbul BAM 43 HD 2022/1051 Esas- 2026/79 Karar) kanaati ile davanın tam kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde faiz talep etmemişse de ıslah dilekçesiyle faiz talep ettiğinden ıslah ile talep edilen miktara işin ticari iş olması nedeniyle avans faizine hükmedilmemiştir. (Yargıtay 19 HD 2010/12753 Esas- 2011/10060 Karar)
1-Davanın Kabulüne, 20.059,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen alacağın 1.000 TL'sinin faizsiz kalan 19.059,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince, dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.370,23 TL karar ve ilam harcından daha önceden yatırılan 757,60 TL peşin ve ıslah harcı düşüldükten sonra eksik kalan 612,63 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20.059,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan, 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç ve 330,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.185,20 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan, 13.500 TL bilirkişi ücreti ve 2.356,80 TL tebligat posta giderinde ibaret toplam 15.856,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davalı ve davacı vekillerinin yüzlerine karşı miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/04/2026