BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhinde ........ kesişimi adresli 15.08.2022 tarihli 13: 30 saatli hasara ilişkin olarak ...... İcra Dairesinin ...... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edilmiş olduğundan işbu davanın ikame edilmesi gerektiğini, davalıların itiraz dilekçelerinde borca tamamen itiraz ettiğini, takibe konu borcun bir haksız fiilden meydana geldiğini, ilgili İcra Müdürlüğü'nün dosyalarına takip dayanağı olarak sundukları ve dilekçe ekinde de bulunan hasar tespit tutanakları ve hasar fotoğrafları ile de görüleceği üzere söz konusu borcun haksız fiilden kaynaklandığının aşikar olduğunu, davalıların altyapı çalışması yapılırken ..... güzergah ve kablosuna hasarlamak suretiyle zarar verdiğini, söz konusu hasara ilişkin ivedilikle inceleme yapılıp hasar yerinde ilgili tutanakların tutulduğunu, yani davalının takibe konu hasarla veyahut takiple alakalı olarak kusuru ve sorumluluğu konusunda tereddüt bulunmadığını, tüm bu açıklamalar ışığında davalıların itirazlarında haksız olduğunu ve kötüniyetle takibi durdurmak ve geciktirmek amacıyla yaptığını düşündüklerini, açık adresleri verilen bölgede davalılar tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait tesislerin hasara uğratıldığını, söz konusu hasarların müvekkili şirket teknik personeli tarafından hasar mahallerinde düzenlenen Hasar Tespit Tutanakları ile tespit edilmiş olup, ayrıca meydana gelen hasarların giderilmesi sırasında yapılan işlemler ve kullanılan malzemeler ile ilgili olarak teknik ekiplerce Günlük Ekip İş Raporları ve keşif belgeleri de düzenlendiğini, müvekkili şirketin telekomünikasyon şebekeleri üzerinden ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini sunmakla yetkilendirilmiş bir işletmeci olup, söz konusu yetkilendirme çerçevesinde mevzuata uygun olarak yürütülen bu haberleşme hizmetinin aynı zamanda “kamu hizmeti” niteliğinde olduğunu, söz konusu faaliyetinin gereği olarak müvekkili şirketin tüm vatandaşların haberleşme hizmetine kolay, ekonomik ve kesintisiz bir şekilde ulaşabilmeleri için tüm yurt genelinde telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi yükümlülüğünün yanı sıra, kamu hizmeti ilkeleri çerçevesinde asgari hizmet yükümlülüğü de bulunduğunu, nitekim 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 5369 Sayılı Evrensel Hizmet kanununda; " Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri" evrensel hizmet/asgari hizmet olarak tanımlandığını ve "Elektronik haberleşme sektöründe, ilgili mevzuatına göre Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeci"lerin, evrensel hizmet yükümlüsü olduğu" nun belirtildiğini, bu yükümlülük ve verdiği kamu hizmetinin bir gereği olarak müvekkili şirketin haberleşmenin ve dolayısıyla kamu hizmetinin kesintiye uğramaması açısından davalıların zarar verdiği haberleşme kablolarını acilen onarması gerektiğini, bu nedenle yatırım programında olmayan ek bir maliyetle karşı karşıya kaldığını, icra dosyasına takip dayanağı olarak sundukları ve dilekçe ekinde de bulunan hasar tespit tutanakları, hasar fotoğrafları ile de görüleceği üzere toplamda asıl alacağın 31.932,95 TL olduğunu, şirket politikası sebebiyle öncelikle %95'lik ara hak ediş faturası kesilip tamirat sonrası gerekli kontroller yapıldıktan sonra kalan %5'lik son hak ediş ile kesin hak edişlerin ödendiğini, yani dilekçe ekinde de görüleceği üzere 2 ikmal tablosu içeren belgelerdeki bedel toplamının hasar bedeli toplamı olduğunu, asıl alacağa ticari uyuşmazlıklarda uygulanması gereken reeskont avans faizi uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, söz konusu hasar bedellerinden kaynaklanan alacakları ile ilgili uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulması amacıyla taraflarınca .... Arabuluculuk Bürosunun Dosya No: ...... ile başvuru yapılmış ise de yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını ve anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere enflasyon ve güncel ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak belirlenecek en üst sınırdan, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ......... İcra Dairesinin .......... E. sayılı dosyasında yer alan müvekkili şirketin haklı itirazı neticesinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının haksız ve hukuki destekten yoksun iddialarının kabulünün taraflarınca mümkün olmayıp davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, itirazın iptali davalarında kesin yetkiye ilişkin bir kural söz konusu olmasa dahi genel yetki kuralı gereği davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu davada ...... Anadolu Adliyesi mahkemeleri yetkili olup, yetki itirazlarının kabulünü talep ettiklerini, müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, davanın ............ ihbar edilmesi talepleri bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin ilgili işleri yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yaptığını, müvekkili şirketin davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmadığını, ancak bir an için var olduğu düşünülse dahi dava konusu çalışmaların tamamının ...... tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü, dolayısı ile ihbar olunanın çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile ......... arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici ihbar olunanan sorumlu olacağını, müvekkili şirketin asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde müvekkili şirketin bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmamasının müvekkili şirketin işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını gösterdiğini, müvekkili şirket aleyhine açılmış benzer davalarda da dava konusu zararın müvekkili şirketin yükleniciye ait çalışmaları nedeniyle meydana gelmesi sebebiyle pasif husumet ehliyeti olmadığından reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve bu kanuna dayalı yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği (EHSYY) kapsamında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından Sabit Telefon Hizmetleri İşletmeciliği, Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği, Uydu Telekomünikasyon Hizmeti İşletmeciliği, Kablolu ve Kablosuz İnternet Servis Sağlayıcılık Hizmetleri İşletmeciliği, Kablolu Yayın Hizmeti İşletmeciliği ve Sanal Mobil Şebeke Hizmetli İşletmeciliği hususlarında yetkilendirildiğini, müvekkili şirketin bu yetkilendirmelerden “Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği” yetkilendirmesi kapsamında; tüm Türkiye çapında ulusal bir iletişim alt yapısı oluşturmak ve elektronik haberleşme altyapısı işletmeciliğine yönelik hizmetleri diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, tüketicilere sunulmasına imkan sağlayan transmisyon altyapısını kurup işletmek amacıyla “Kamu Hizmeti” niteliğinde hizmet vermek üzere usulü uyarınca yetkilendirilen bir işletmeci olduğunu, müvekkili şirket tarafından yürütülen hizmetin kamu hizmeti niteliğinin de mutlaka dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen miktarın kabulünün mümkün olmadığını, davacının zarar iddialarının ispata muhtaç olduğu gibi ispat yükünün de bizzat davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafından davadaki taleplerin ayrı ayrı dökümanlar ile belgelendirilmesi gerekir iken davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar ile müvekkili şirketten taleplerde bulunulmasının kabul edilemez olduğunu, davacı idarenin zaten sabit olan aylık personel giderlerini de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıttığının anlaşıldığını, dava konusu adreste keşif yapılarak hatların derinliği ve yerinin tespiti gerektiğini, ancak davacının hat projesi olmadığından hattın yerinin gösterilip gösteremeyeceğinin keşfen sorularak tespiti ve akabinde ayrıntılı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve belgelendirilemeyen taleplerin de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusunu farazi ve mesnetsiz iddialarla değil Mahkeme kanalı ile yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile ispatlaması gerektiğini, müvekkili şirketin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağı bulunmadığını, yerinde keşif yapılarak hasarın oluştuğu iddia edilen mahalde ve zararın olduğu tarihte bir çalışmanın olup olmadığı varsa bu çalışmanın kim tarafından yaptırıldığı ve zarar ile bu çalışma arasında uygun illiyet olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini. Ayrıca bir başka önemli hususun da davacının meydana gelen kazadaki kusur oranı olduğunu savunarak; öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan müvekkili şirket adına usulden reddine, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin ihbar talebi doğrultusunda dava ............. ihbar edilmiş, ihbar olunan vekilince ihbar dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili ve diğer davalı tarafından çalışma esnasında gereken dikkat ve özen yükümlülüğü gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım alt yapısına dahil olan kablo ve tesisatına hasar verildiği iddiasıyla birtakım haksız ve hukuka aykırı talepler ile huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacı tarafın yeraltı kablolarının 30.11.2000 TARİH VE 24246 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan .......... ve .......... Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (UYGULAMA) usul ve esaslarının düzenlendiği Şartnamelerine uygun döşenmemiş olması nedeniyle söz konusu hasara kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden ve de müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, .......... Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esaslarına göre standart kablo kanalı derinliğinin 80 cm olması gerektiğini, dava dosyasında yer alan ve davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar incelendiğinde kazı derinliğinin 80 cm olmadığını saptamanın mümkün olduğunu, ayrıca yönetmelikte belirtilen, kum, tuğla, ikaz bandı v.b. hususların da yerine getirilmediğinin görüldüğünü, ayrıca fotoğraf ve tutanakların da davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, davacı tarafından iddia olunan bir hasar meydana gelmiş ise davacı tarafın kazı yapılan yerin üzeri kapatılmadan, hasar giderilmeden delil tespiti davası açarak işbu davasına dayanak oluşturulacak bir rapor ile huzurdaki davasını açması gerekmekte iken davacı tarafın delil tespiti yaptırmadan, tek taraflı olarak hazırlamış olduğu, tarih ve konum içermeyen fotoğraf, müvekkili şirket yetkililerinin imzasını içermeyen fotoğraflar ve bir tabelaya dayanarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ekindeki fotoğrafların ve evrakların taraflarınca kabul edilmesi ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın söz konusu hasarın meydana gelmesinde Yönetmelik ve Şartnamelere aykırı kablo döşemesi yapmış olduğundan kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden müvekkili şirket ile davalıdan herhangi bir hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yapılan kazı çalışması sırasında müvekkilinin işin tekniğine aykırı bir eylem ya da davranışı bulunmaması ve müvekkili şirketin işini yaparken ihlal etmiş olduğu herhangi bir yönetmelik maddesi bulunmaması nedeniyle söz konusu hasarların meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan kazı yerine ait olduğu iddia edilen fotoğraftan da davacı tarafın kablolarının yer altına döşenmelerinde kablo döşeme uygulama esaslarında belirtilen derinliklere uyulmaması, karşı tarafın teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket etmemesi ve kabloların varlığına dair uyarıcı bant koymaması neticesinde söz konusu hasarların meydana gelmesi nedenleriyle davacı tarafın yüzde yüz kusurlu konumunda olduğunu, davacının ........ bölgesinde yapmış olduğu elektrik hatları ile alakalı yapılan kazı ve kablo döşemelerinde Yönetmeliğe uymadan çalışmalar gerçekleştirdiğini, davacının iddia ettiği gibi hasarın mevcut olup olmadığı, hasar bedeline ilişkin talep edilen rakamın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, iş bu hasarın meydana gelmesinde davalının ve müvekkili şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait yeraltına döşenmiş olan ve hasar meydana geldiğini iddia ettiği kabloların ......... tarih ve ....... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ile ........ Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esaslarının düzenlendiği Şartnamelere uygun döşenip döşenmediği, davacının kendi kusuru ile iddia olunan hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, kendi kusuru ile iddia olunan hasara sebebiyet verip vermediği, işbu hasara ilişkin talep edilen alacağın müvekkilinden ve davalıdan talep edilme imkanının bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu itibari ile yerinde keşif yapılıp kazı yapılarak hatların derinliği ve projenin şartnamelere uygun bir döşeme yapılı yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının döşemiş olduğu kabloların yönetmelik gereği gerekli derinliğe sahip olmadığı, yönetmeliğe aykırı şekilde 80 cm derinlikte bulunması gereken kabloların 20-30 cm derinlikte bulunduğu, yüzeye çok yakın olduğu, herhangi bir koruyucu önlemlerin alınmadığı, üzerine özel renkli kum ve bantların geçilmesi gerekirken bunların hiçbirinin olmadığı, kablo kanalının derinliğinin 80 cm olarak ayarlandıktan sonra en altta 10 cm derinliğinde kum dökülmesi sonrasında kablo bu kumun üstüne yerleştirilmesi gerekmekte iken yapılmadığı, bu kumun üstüne ise sırasıyla uyarı amacı taşıyan kırmızı tuğla (.... tuğla) döşenmesi gerekmekte iken yapılmadığı, geri kalan boşluğun ise dolgu malzemesi ile doldurulması gerekmekte iken doldurulmadığı, kırmızı tuğlanın "20 cm" üstünde olacak şekilde ikaz bandı yerleştirilmesi gerekmekte iken yerleştirilmediği, bu hasarın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlunun davacının kendisi olduğu, davacı şirketin sadece 20-30 cm derinlikte yüzeye çok yakın bir şekilde kazı yaptığı, elektrik hattının üstüne kum dökmediği, şerit ve tuğla koymadığının görüldüğünü, müvekkili tarafından bölgede gerçekleştirilen kazı ve altyapı çalışmalarının tüm gerekli izinler alınarak usul ve yasalara uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından bölgede gerçekleştirilen tüm çalışmalarda, inşaat işi başlamadan önce ..... ’den gerekli izinlerin alındığını, davacı tarafa bu durumun bildirildiğini, müvekkili şirket çalışanları tarafından çalışmalara başlandığını, çalışmalar esnasında standartların çok dışında ve yüzeyden geçen hatlar nedeniyle arızalar oluştuğunu, davacı tarafın kusurlu ve projesiz hat geçirmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından hatların yerinin ve derinliğinin tam olarak tespit edilemediğini, müvekkili tarafından yapılan kazıların fen ve tekniğine uygun yapıldığını, davacı tarafından döşenen hatların en az 80 cm derinlikten geçmesi, üzerine özel renkli kum ve bantların geçilmesi gerekirken bunların hiçbirinin olmadığı bizzat davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan da göründüğünü, müvekkili şirketin yaptığı kazının derinliği nedeniyle zararın oluşumunda müvekkili şirketin bir sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığının Mahkeme tarafından gerçekleştirilecek olan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde sübuta ereceğini, davacı tarafından huzurdaki dava ile talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, öncelikle davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu hasar süreci bilgilendirme formunda yer verdiği işlemlerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı gibi söz konusu işlemlerin de gerçekleştirildiğini ispat etmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın, bu yere müvekkilinin kazıp zarar verdiğini, zararın kendisi tarafından kepçe ve personel çalıştırılarak onarıldığını, onarım karşılığında da gider yaptığını belgelemesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından birtakım işlemler yapıldığı (kepçe ve personel çalıştırılarak parke taşı kaldırıldığı, tekrar döşendiği vb.) ve bu nedenle masraf yapıldığı ileri sürülmüş ise de, davacının bu iddiasının hiçbir gerçek yanı bulunmdığını, zira kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar verilen noktalara davacı çalışanları geldiğinde, müvekkili şirketin çalıştırdığı kepçeyle ve personelle alanın açıldığını, davacıya ait kabloların onarımının yapıldığını, sonra tekrar üstünün müvekkili personeli tarafından kapatıldığını, bir diğer hususun ise zaten sabit olan aylık personel giderlerinin de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıtılması olduğunu, yine bir çok noktada müvekkilinin çalışma yapmadığı, hiçbir zarar vermediği halde ilgisiz noktalarla ilgili tutanaklar da tutularak çok sayıda haksız ve kötüniyetli şekilde davalar açıldığını savunarak; davacının haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli davasının reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın, davalı şirketin 15/08/2022 tarihinde " ..............." adresinde alt yapı çalışması yapıp yapmadığı, alt yapı çalışması yapıldığının tespiti halinde belirtilen adreste davacıya ait güzergah ve kablolara (davacıya ait tesislere) zarar verilip verilmediği, alt yapı çalışmasının davacıya ait tesislerde hasar ve zarara sebep olup olmadığı, zarar miktarı, hasarın davalı şirketin kusurundan meydana gelip gelmediği, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacı tarafça meydana gelen hasarın tahsili amacıyla başlatılan ........ İcra Müdürlüğünün ........ sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, Mahkemenin yetkili olup olmadığı, davalı şirketin husumet itirazının kabul edilip edilemeyeceği, davacının meydana gelen hasarda kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ...... Anonim Şirketi, borçlusunun ...... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi olduğu, hasar tespit bedeli kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 31.932,95 TL asıl alacak, 4.104,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.037,21 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/08/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 08/08//2023 tarihli dilekçesi ile takibe, ödeme emrinde belirtilen takibe konu borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faiz ile faiz oranlarına ve tüm ferilerine itirazı üzerine 11/08/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davalının yetki itirazının haksız fiilin meydana geldiği yerin mahkememiz yetki alanında olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır."
TBK'nın 73/1.maddesinde; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."
TBK'nın 154.maddesinde; "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
1.Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse
2.Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa"
TBK'nın 156/1.maddesinde; "Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.", 157/2.maddesinde; "Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar." hükümleri yer almaktadır.
Eldeki dava yönünden zamanaşımı süresi 2 yıl olup, dava tarihi itibariyle bu süre dolmadığından davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından bildirilen tanık mahkememizce bizzat dinlenilmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında," Ben davacı şirkette 3 yıldır bölge kontrolörü olarak çalışıyorum. Öncesinde arıza tesis bölümünde çalışıyordum yaklaşık 5 yıllık bir çalışmam vardır halen çalışmaya devam ediyorum. Genellikle ....... altyapı çalışmasında çalıştığım kurumun kablolarına herhangi bir zarar verdiğinde bize ...... üzerinden ulaşım sağlayarak bildirim yapıyorlar. Bizde çalıştığım kuruma bu şekilde arıza bildirimi geldiğinde olay mahalline gidip hasarı ve zararı tespit ediyoruz. Şuan zaman geçtiği için olayı ayrıntıları ile anlatmam mümkün değildir ancak bana göstermiş olduğunuz hasar ve tespit tutanağı altındaki imza bana aittir. Ayrıca 15/08/2022 tarihli hasar tespit tutanağındaki yazı da bana aittir içeriği doğrudur kablolar elektrik yüklü değildir internet iletimi sağlayan kablolardır, normalde bize ait kabloların standardı derinlik olarak 80 santimdir. Ancak bölgede doğalgaz elektrik kabloları varsa biz bu derinliği biraz daha yukarı çekebiliyoruz olay mahalline gittiğimizde bazen hasar verilen alanın üstü kapalı olabiliyor biz bu durumda kendi kazı ekibimizle söz konusu alanı açıp tespitlerimizi yapıyoruz zira biz olay mahalline gittiğimizde zaten hasar verilmiş oluyor eğer alan açıksa o anda tespitimizi yapıp fotoğraflama yapıyoruz. Biz tutanağı tek taraflı olarak tuttuk zira ya tutanağı imzalamak istemiyorlar ya da biz olay mahalline gittiğimizde şirketin yetkilileri olay yerinde bulunmuyor işçilerinde imza yetkisi olmadığından tutanağı imzalatmamız mümkün olmuyor bugüne kadar da tutanaklarımızı hep bu şekilde tuttuk benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, ..... İcra Müdürlüğünün ...... sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 15/08/2022 tarihinde "........" adresinde alt yapı çalışması yapıp yapmadığı, alt yapı çalışması yapıldığının tespiti halinde belirtilen adreste davacıya ait güzergah ve kablolara (davacıya ait tesislere) zarar verilip verilmediği, alt yapı çalışmasının davacıya ait yeraltı tesisinde hasar ve zarara sebep olup olmadığı, zarar miktarı, hasarın davalı şirketin kusurundan meydana gelip gelmediği, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacı tarafça meydana gelen hasarın tahsili amacıyla başlatılan ....... İcra Müdürlüğünün ...... sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali talebinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, Mahkemenin yetkili olup olmadığı, davalı şirketin husumet itirazının kabul edilip edilemeyeceği, davacının meydana gelen hasarda kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında hükme ve denetime elverişli gerekçeli rapor düzenlenmek üzere elektrik mühendisi ....... ile elektronik ve haberleşme mühendisi ......'ten oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ....... tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
30/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davacı taraf vekillerinin katılımıyla 17.04.2025 tarihinde ........... civarında gerçekleştirilen tespit çalışmasında; Dosyada verilen tespit adresinin bir üst sokağı olan ........... kesim noktasında kazı çalışması yapıldığı ve güzergahın kapatıldığı, kazı çalışmasının ............ üzerindeki ....... menholünün yanından, ... Sokak girişinde, üzerindeki işletmeci bilgilerinin silindiği tespit edilen Kompozit Ek Odası yönüne doğru yapıldığı, ..... Sokak girişindeki Kompozit Ek Odasının .......... Marka/Model olduğu, içerisindeki Fiber kabloların üretici ve işletmeci bilgilerinin okunamadığı, kaldırım tarafına doğru açılan kanal üzerinden aktarımının yapıldığı, ..... Sokaktaki kaldırım üzerinde .......... İbareli .......... Marka/Model Kompozit Ek Odası bulunduğu, ... Bulvarı üzerindeki ..... menholünün 176cm derinliğinde olduğu, menhol içerisinde fiber optik ve bakır kabloların bulunduğu, ......... tarafından hasar gördüğü için değiştirildiği beyan edilen kablonun, ......Menholünden başlayarak ....... Sokak ile ....... Sokak Kesim noktasındaki Ek Odasına akabinde ...... Saha Dolabının arkasındaki ...... hat direğine çekildiği, toplam güzergâh uzunluğunun 38m olduğu, aynı güzergahta, kaldırım üzerinde ...... Kompozit Ek odalarının konumlandırıldığı, hasar verilen kablonun ...... Yer Altı kablosu olduğu, kablonun mevcut kablo kanalı içerisinden çekildiği, hasarların davalı tarafla ilişkisi yönünden değerlendirmede; Google Haritalar üzerinde yapılan Temmuz 2022 tarihli geçmiş araştırmasında; ...... — ....... Sokak Girişinde ...... Menholünün, ...... girişinde kaldırım üzerinde ...... ek odasının, ...... ile ...... Kesim noktasında, ...... Ek Odasının, ...... içerisinde ...... Saha Dolabı ile ...... Hat Direğinin bulunduğu tespit edilmiş olup, dönem itibariyle güzergahta davalı tarafa ait herhangi bir altyapı tespit edilemediğinden, davalı tarafın Temmuz 2022 sonrasında güzergahta kazı ve altyapı çalışması yaptığı, kazı çalışması yapılan güzergahın ...... Bulvarını yatayda kesip ...... menholünün yanından ....... Sokağı'na girdiği değerlendirilmiş olup ...... Menholünden Sokak içerisine doğru çekildiği değerlendirilen abone kablosuna hasar verilmiş olabileceği, davacı tarafından dosyaya sunulan Hasar Tespit tarihi (Ağustos 2022) itibariyle malzeme ve işçilik dahil toplam hasar onarım bedelinin 3.939,04 TL * KDV olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olmakla birlikte, davacı tarafın dosya kapsamında zarara ve hasara yönelik herhangi bir talebi tespit edilmemiş olup, zararın dosya kapsamında değerlendirip değerlendirilemeyeceği yönünden hukuki değerlendirme ve kanaatin Mahkeme takdirine bırakıldığı, davacı taraf vekillerinin katılımıyla 02.12.2025 tarihinde ...... adresinde ....... Sokak Kesişimi ile ...... arasındaki güzergâhta gerçekleştirilen çalışmada; ...... adresinde yaya kaldırımı üzerindeki Türk Telekom ek odası ve içerisinde ...... yönünden kaldırım kenarından geldiği değerlendirilen 100'lük bakır kablonun bulunduğu, kablonun 2 adet 50'lik kabloya ek yapıldığı, 50'lik kabloların 1 tanesinin PVC kablo kanalı içerisinden 4B konumundaki binanın dış duvarına taşınarak galvanizli boru yardımıyla 50'lik havai hat kablosuna ek yapıldığı, diğer kablonun ise sokağın karşısındaki (13m) 7 ve 9 nolu binalar arasındaki dış duvara PVC kanalı içerisinden taşınarak galvanizli boru yardımıyla 50'lik havai hat kablosuna ek yapıldığı, ...... adresindeki ek odası ile ....... Sokak Kesim noktasındaki menhol arasında 47m, ...... Sokak Kesim noktası ile ...... Bulvarı ile ...... Sokak Kesim noktası menholleri arasında 29m mesafe olduğu, kablo ekleri ve güzergahtaki dönüş mesafeleri de dahil edildiğinde kablo uzunluğunun 80m olduğu, ....... Sokaktaki Ek odasından; ...... nolu binaya çekilen kablo uzunluğunun 13m, karşı cephedeki ...... nolu binaya doğru çekilen kablo uzunluğunun 20m olduğu, hasarların davalı tarafla ilişkisi yönünden değerlendirmede; ...... Haritalar üzerinde yapılan Temmuz 2022 tarihli geçmiş araştırmasında; ...... Bulvarı — ...... Sokak Girişinde ve ....... Sokak Girişinde ...... Menhollerinin bulunduğu, güzergahta davalı tarafa ait herhangi bir altyapı veya ek odası bulunmadığı, ......'un ....... Sokak No......Bina önündeki Elektrik direğine ...... Bulvarı yönünden güzergâh boyunca kaldırım yanından gelen altyapısının bulunduğu, kabloların elektrik direği üzerinden sokaktaki her iki cephedeki binalara havai hat üzerinden dağıtıldığı, ....... Sokak boyunca davalı tarafa ait herhangi altyapı ve/veya ek odası, davacı tarafa ait kaldırım üzerinde tesis edilmiş ek odasının bulunmadığı, ...... tarafından hasar gördüğü beyan edilen ....... Sokak ......Nolu bina çevresindeki ek odasının Temmuz 2022 dönemi sonrasında yapılarak ...... Bulvarı yönünden kaldırım kenarından gelen bakır kablonun yeni yapılan menhole aktarılarak, elektrik direğindeki kabloların sökülerek ek odasından sokağın her iki cephesine de ...... kablo kanalı ile zemin altından kablo tesisi yapıldığı, bu kapsamda hasar tutanağında beyan edilen Ek odası yapımı, ...... ve ...... kanal ve ...... boru maliyetinin davalı tarafça verildiği iddia edilen hasar sonucu değil, ......'un altyapı planlaması doğrultusunda yapıldığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, davalı tarafın gerek ....... Sokak kesim noktası gerekse ....... Sokak kesim noktasında davacı tarafın altyapısına hasar verdiğine yönelik herhangi bir bulgu tespit edilememiş olup, diğer yandan ...... Bulvarı ile hasar noktası olarak ifade edilen ...... Nolu bina arasındaki güzergahtaki davalı taraf ait fiber altyapısı ve ek odalarının kaldırım üzerinde tesis edildiği, ......'un altyapısının ise kaldırım kenarından tesis edilmiş olduğu tespiti doğrultusunda davalı tarafın ....... Sokak içerisinde de kablo altyapısına zarar verdiğine yönelik kanıt bulunamamış olup, davacının aksini ispatı durumunda davacı tarafından dosyaya sunulan Hasar Tespit tarihi (Ağustos 2022) itibariyle malzeme ve işçilik dahil toplam hasar onarım bedelinin 15.994,73 TL + KDV olabileceği" değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Hasar tespit tutanağının incelenmesinde; görgü şahidi tespit edilmediği ve tutanağın davacı firma çalışanı tarafından tanzim edildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
TBK madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, hasar evrakları, fotoğraflar, ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, tanık beyanı, 30/12/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız fiil iddiasına dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu; davanın niteliği itibariyle meydana geldiği iddia edilen zararın ve zarara neden olan haksız fiilin ve haksız fiilin davalının kusurundan ileri gelip gelmediğinin ispatının davacı tarafta olduğu, davaya konu edilen eylemin ve zararın meydana geldiğinin iddia edildiği kablo masrafları vb unsurların teknik bilgi gerektiren hususlar olup bilirkişi deliline başvurulmasının hukuken gerekli olduğu, dosya kapsamında aldırılan ve yukarıda özetlenen davacı vekili ve davacı taraf teknik personeli katılımı ile yapılan yerinde inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davalı tarafın gerek ...... Bulvarı ....... Sokak kesim noktası gerekse ....... Sokak kesim noktasında davacı tarafın altyapısına hasar verdiğine yönelik herhangi bir bulgu tespit edilemediği, diğer yandan ...... Bulvarı ile hasar noktası olarak ifade edilen ...... Nolu bina arasındaki güzergahtaki davalı taraf ait fiber altyapısı ve ek odalarının kaldırım üzerinde tesis edildiği, .......'un altyapısının ise kaldırım kenarından tesis edilmiş olduğu tespiti doğrultusunda davalı tarafın ........ Sokak içerisinde de kablo altyapısına zarar verdiğine yönelik kanıt bulunamadığı hususlarının tespit edildiği, dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının 15/08/2022 tarihinde " ....... Bulvarı ile ....... Sok Kesişimi ......." adresinde davalının çalışma yaptığını usulüne uygun bir biçimde ispat edemediği, davacı vekili tarafından sunulan kazı ruhsatının dava konusu hasar mahalli için değil ........ Sok için alındığı anlaşılmakla; bu durumda davalının davacıya zarar verdiği dosya kapsamından sabit olmayıp ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 31.932,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin huzurda davacı vekili ile ihbar olunan vekilinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026