Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kayseri ili Talas ilçesinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı servis minibüsü ile, Bahçelievler mahallesi Tepebağlar caddesini takiben Sosyete pazarı istikametinden gelip Atatürk bulvarı istikametine doğru seyir halindeyken, Cemilbaba mezarlığı kavşak girişinde seyrine göre solundan önüne çıkan beyaz renkli Clio marka araca çarpmamak için etkin firen yapması sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan ... ile ayakta yolcu olarak bulunan ...'nın sarsılarak ve dengesini kaybederek araç içerisinde düşmesi ve yaralanması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ..., araç içinde düştükten sonra kolunun kırıldığını araç sürücüsüne söylemesine rağmen sigortalı araç sürücüsünün kaza tutanağı ve kazanın oluş koşullarına ilişkin belgeleri düzenlenmesi gerekirken yolcuları indirip yoluna devam etmesinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar B4.f bendi gereğince sigortalıya rücu koşullarını oluşturduğunu, B4 f bendinde;"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu gibi kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması "durumunda, sigortacının meydana gelen zararı sigortalıya rücu hakkı verdiği belirtildiğini, dava konusu olayda da dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, kazazede ... kolunun kırıldığını, çok acı hissettiğini sürücüye söylemesine rağmen araçtan indirilmek suretiyle olay yeri terk edildiğini, kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, araç sürücüsü zorunlu haller hariç olay yerini terk ederek kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığını, 6102 Sayılı TTK'nun 1409.maddesi uyarınca, meydana gelen rizikonun sigortanın teminatı kapsamı dışında kaldığının ispat yükü sigortacıya ait olduğunu, ancak aynı kanunun 1447.maddesi uyarınca da sigortalının, sigortacıdan bilgi saklamama, araştırma hakkını ihlal etmeme, kendisinden beklenen uygun tedbirleri alma yükümlülüğü olduğunu, araç sürücüsü olay yerini terk ederek kaza tutanağının düzenlenmesine engel olduğunu, araç sürücüsünün olay yerini zorunlu olmayan sebeplerle terk etmesi sonucu araç sürücüsü olduğu belirtilen ...'ın olay anı itibariyle alkollü olup olmadığı tespit edilemediğini, ayrıca zmms genel şartlar ç bendi gereğince ayakta yolcu taşımasının istiap haddinden fazla yolcu taşıması nedeniyle somut olayda rücu şartlarının gerçekleştiği açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile 389.610,00 TL tutarındaki tazminatın 25/10/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı sigorta şirketi, kendileri tarafından 1500456621 poliçe numarasıyla Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen müvekkili şirkete rücu talebinde bulunduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirketin aracını süren sürücünün 2918 Sayılı Kanun'un 52/1-b maddesi'ni ihlal etmesinden dolayı asli kusurlu olduğunu iddia ettiğini, söz konusu kusura dayanak olarak Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.10.2023 tarihli 2023/303E. ve 2023/855K. Sayılı kararını gösterdiğini, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda sigorta şirketinden tazminat alan ... ile ilgili şu şekilde kusur tayin edildiğini, müşteki yolcu ...'nın binmiş olduğu aracın içerisindeki koltuk satısına göre servis minibüsü olduğunu, araç içerisindeki ayakta yolcuların tutunacak yerlerin bulunmadığını, bu gibi araçlarda yolcuların koltuk sayısına göre koltuklarına oturarak emniyet kemerlerini takarak seyretmeleri ancak müşteki yolcunun kendi rızası ile araç içerisine binerek araç içerisinde gerekli tedbirlerini almadan ayakta yolculuk yaptığı sıralarda, araç şoförü ...'ın kavşaklara aracının hızını azaltmadan giriş yaptığında kavşak kollarından önüne çıktığını iddia ettiği bir başka araca çarpmamak için ani fren yaparak araç içerisine dengesini kaybederek düşüp yaralanmasına sebebiyet verdiğinden dolayı 2918 sayılı K.Y.T.K.'nunda belirtilen kusurlardan 84.maddenin ve yönetmeliğin 110/B3 - Yolcu olarak bulunduğu araçtan kontrolsüz şekilde inip, binmek. yolcu trafik kurallarını ihlal ettiğini, görüş ve Kanaatinde olduğunun belirtildiğini, buradan da anlaşılacağı üzere dava dışı ... kusurlu olduğunu, ancak kabul anlamına gelmemekle beraber dava dışı yaralanan ... her ne kadar ayakta yaralandığını beyan etmişse de neden koltuğa oturmadığı ya da koltukların dolu olup olmadığı hususu belli olmayıp bu nedenle davacının istiap haddini aşılması nedeniyle rücu talebi tamamen varsayıma ve yoruma dayalı olduğunu, trafik kazalarında sigorta şirketinin rücu hakkı belli koşullarda olduğunu, sigorta şirketi en başta gelen yükümlülüğü rizikoyu yani zararı taşıma yükümlülüğü olduğunu, korunan menfaat ile ilgili bir tehlike gerçekleştiğinde bu tehlikeden sigortacı sorumlu olacağını, bazı durumlarda sigorta şirketi ödediği zararı zarar verenden tahsil edebileceğini, sigorta şirketinin rücu imkanının doğması için belirli şartların sağlanması gerektiğini, şartların sağlanmaması halinde sigorta şirketinin rücu hakkı olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde bahsettiği istiap haddinden fazla yolcu alınmasından dolayı kazanın meydana geldiği iddiası doğru olmayıp istiap haddinin aşılmasından dolayı kusur isnadı yapılabilmesi için sadece istiap haddinin aşılması yeterli olmayıp kazaya istiap haddinin aşılmasının sebebiyet vermesi gerektiğini, ayrıca davacı taraf müvekkili şirketin araç sürücüsünün olay yerine terk ettiği iddiasını ortaya attığını, ancak bu iddia doğru değildir Sigorta Şirketi'nden tazminat alan ...'nın Ceza dosyasındaki ifadelerinde ve olayı gören tanıkların ifadelerinde de yer aldığı üzere müşteki ... istediği yere bırakılmış olup söz konusu rücu sebebi oluşmadığını, şahsın evinin önüne bırakıldığını, kaldı ki olay araç içerisinde meydana gelmiş olup, olay yeri terk ya da yaralının sağlık kuruluşuna götürüleceği bir durum söz konusu olmadığını, olayda tazminat alan şahıs araç sürücüsüne kızmakta kolunun acıdığını söylediğini beyan ettiğini, bu nedenle acil bir durum olmadığını, böyle bir talep gelmediğini, durumdan böyle bir çıkarım olmadığını ve tazminat alan şahsın kendi iradesiyle araçtan indiğini ve sonrasında hastaneye giderek kolunun kırıldığını farkettiğini ve şikayetçi olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, trafik kazasında davacı sigorta şirketinin, dava dışı zarar görene yaptığı ödemeyi, sigortalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.

Dava konusu araca ait araç malik sorgu raporu UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır.
Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/303 Esas sayılı ceza dosyası UYAP üzerinden ve fiziken dosya arasına alınmıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonunun 23/10/2023 tarih 2023/163946 Esas 2023/353140 Karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasını 3 nolu ara kararında; dosyanın resen seçilecek bir hesap bilirkişisi, birmakine mühendisi (tercihen iş güvenliği uzmanı) bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdii ile davacının olay nedeni ile hak sahibi üçüncü kişi sigortalılara ödediği miktarın kadri maruf olup olmadığı, sigortalıların talep edebilecekleri bedensel zararlar, iş ve güç kaybı zararları, bakıcı zararlarına ilişkin rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; kaza olayının iki taraflı ve yaralanmalı bir trafik kazası olduğunu, raporun 2.maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları trafik kanunu ve karayolları trafik yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve raporda bahsedilen ilgili maddelerindeki hallerini ihlal ettiğini, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmediğini, tanık beyanları, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre seyir halinde iken ana yola çıkmadan önce araç trafiğini dikkate alarak daha kontrollü ve dikkatli bir araç kullanmadığını, ana yola giriş öncesinde hızını yeterince azaltmadığını, yolda trafiğin müsaitlik durumuna göre yola kontrollü şekilde çıkmadığını, araç içerisindeki yolcuların sağlıklı ve güvenli şekilde seyahat etmeleri için gerekli tedbirleri almadığını, taşıma kapasitesi üzerinde yolcu alarak sürüşüne devam ettiğini, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediğini, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığını, raporun 3.maddesinde belirtildiği üzere kazadaki ikincil neden; yolcu ... karayolları trafik kanunu ve karayolları trafik yönetmeliğinde tali kusurlu sayılan trafik kurallarından ve raporda detaylıca bahsedilen ilgili maddelerindeki hallerini ihlal ettiğini, araç içerisinde oturarak seyahat etmediğini, seyahat esnasında emniyet kemerini kullanmadığını, kendini güvenli şekilde konumlandırmadığını ve yolculuk esnasında kendi güvenliğini sağlamak bakımından yeterli dikkati sağlayamadığını, raporun 4.maddesinde belirtildiği üzere; kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsü ... ile yolcu ...' nın şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığını, raporun 5.maddesinde belirtildiği üzere; kazanın aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmadığını, kazanın kök nedeninin araç sürücüsünün ana yola çıkmadan önce yeterince hızını azaltmaması, solundan gelen araç trafiğini tam olarak kontrol etmemesi ve yola çıkarken solundan gelen araca çarpmamak için ani fren yapması sonucu yüksek muhtemel olduğunu, kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğini, bu nedenle karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını, kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı bildirilmiştir.
Hesap bilirkişi raporunda özetle; 23/10/2023 – K-2023/353140 numaralı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı kapsamında; Sürekli iş göremezlik zararı için 392.179,23 TL, geçici bakıcı gideri için 6.471 TL olmak üzere toplam 398.650,23 TL’nin 13.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine verilmesine, başvuru sahibi tarafından yapılan 5.979,75 TL başvuru ücreti, 1.030 TL bilirkişi ücreti, 600 TL Adli Tıp raporu ücreti ve 40,30 TL baro pulundan ibaret toplam 7.650,05 TL yargılama masrafının sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine verilmesine, başvuru sahibi vekille temsil edildiği için Sigortacılık Kanunu 30.Maddesi ve AAÜT uyarınca hesaplanan 61.797,53 TL Avukatlık ücretinin sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş olduğu tespit edildiğini, Davacının poliçe kapsamında yapmış olduğu ödemeler; 342.000,00 TL. sürekli iş göremezlik tazminat ve bakıcı gideri (faiz dahil) 7.610,00 TL. yargılama gideri, 30.000,00 TL. KDV tevkifat tutarı ile stopaj hariç vekâlet ücreti olmak üzere toplamda 379.610,00 TL ödediğini, bunun yanı sıra 6.666,67 TL Stopaj ücreti, 3.333,33 TL KDV tevkifat ücretinin vergi dairesine ödenmiş olduğunu, karar sonrasında taraflar sulh olduklarını ve başvurunun feragat nedeni ile reddine karar verildiğini, ödemelere dair ibraname ve ödeme dekontu dava dilekçesi ekinde 23.10.2023 tarihli "ibraname, feragat beyanı ve sulh anlaşması" isimli evrak yer aldığını, kazalı ... vekili tarafından, sigorta şirketi tarafından ödenmiş olan vekalet ücretine ilişkin olarak tanzim edilmiş olan 23.10.2023 tarihli ve 30.000 TL tutarlı fatura dahil olduğunu, bunun yanı sıra sigorta şirketi ile kazalının vekili arasında akdedilen sözleşmeye göre sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye ilişkin Türkiye İş Bankasına ait 25.10.2023 tarihli 379.610,00 TL tutarlı banka dekontu dosyaya dahil olduğunu, sigorta poliçesinin incelenmesi; davacı ile davalı arasında 1500456621poliçe numaralı poliçenin düzenlendiğini, poliçe tarih aralığının 22/10/2021 - 22/10/2022 olduğu tespit edildiğini, mahkeme ara kararında sigortalılara ödediği miktarın kadri maruf olup
olmadığını, sigortalıların talep edebilecekleri bedensel zararlar, iş ve güç kaybı zararları, bakıcı zararlarına ilişkin rapor aldırılması; hususlarında dosyayı heyetimize tevdii ettiğini, davacı tarafından kazalıya ödenen tutarlar yönünden davalıya rücu edilebilecek olan kısımların hesap edilebilmesi maksadı ile öncelikli olarak kazaya ilişkin dava dışı sürücü ve yolcunun kusur oranlarının tespit edilmesi ve sonrasında kusur oranına tekabül edecek olan tazminat miktarının hesap edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Mahkememizin 222/05/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek; davaya konu 27/07/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kusur durumu ve kusur oranı mahkememiz dosyası kapsamı, savcılık soruşturma evrakı çerçevesinde ve %'lik dilimler halinde belirlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Ankara ATK'nın 04/12/2025 tarihli raporunda özetle; sürücü ...’ın %70 (Yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğunu, yolcu ...’nın %30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin, dava dışı zarar görene yaptığı ödemeyi, sigortalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, sigortalısı olan davalının karıştığı trafik kazası sonucunda dava dışı yolcu ...'ya ödemiş olduğu tazminatın; rücuen tahsilini istemiştir. Rücu sebepleri olarak dava dışı sürücünün olay yerini terk etmesi ve istiap haddinden fazla yolcu taşımasını ileri sürmüştür.
Davalı araç maliki sigortalı ise rücu şartlarının oluşmadığını, ceza dosyasındaki kusur ve tespitleri kabul etmediğini, sürücünün olay yerini terk etmediğini, dava dışı yolcunun ayakta seyahat etmediğini, davanın reddini talep etmiştir.
Somut olayda, 27/07/0222 tarihinde yolcu konumundaki dava dışı ...'nın; ... plakalı aracın içerisinde seyahat etmekte iken; dava dışı araç sürücüsünün fren yapması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür. Kaza tutanağının düzenlenmemiş olduğu görülmüştür. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/56278 soruşturma sayılı dosyasında adli trafik bilirkişisinden rapor aldığı, bu rapora göre; dava dışı sürücünün tam kusurlu olarak kazaya neden olduğu ve dava dışı yolcu ...'nın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/303 Esas sayılı dosyasında adli trafik bilirkişisinden rapor aldığı, bu rapora göre; dava dışı sürücünün kusurlu olarak kazaya neden olduğu ve dava dışı yolcu ...'nın da kusurunun olduğu tespit edilmiştir. Ceza dosyasındaki taraflar asli-tali kusurlu kabul edilerek dava dışı sürücü aleyhine HAGB'ye hükmedilmiştir. Mahkememizce alınan Ankara ATK kusur raporunda davadışı sürücünün %70 oranında kusurlu olduğu; dava dışı yolcu ...'nın ise %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Neticede Ceza Mahkemesinde aldırılan kusur raporu ve mahkememizce alınan ATK kusur raporlarında örtüşen tespite itibar edilerek dava dışı sürücünün %70 kusurlu, dava dışı yolcunun %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Neticede ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 27/07/2022 günü itibariyle davacı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. nezdinde poliçe kapsamında karayolları ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı tespit edilmiştir. Dava dışı ...'nın GOP Adli Tıp birimi heyet raporuna göre 4 ay geçici iş göremezliğinin, % 4 maluliyetinin oluştuğu; ...'nın kemer takmamasının maluliyetine etkisinin olmadığı; Sigorta Tahkim Komisyonunun 23/10/2023 tarih 2023/163946 Esas 2023/353140 Karar sayılı kararı gereği 392.179,23 TL sürekli iş göremezlik, 6.471,00 TL bakıcı gideri, olmak üzere toplam 398.650,23 TL'ye hükmedildiği; bu karar sonucunda davacı sigorta şirketinin; sigorta teminat limiti kapsamında dava dışı yolcu ... ile ibra/feragat sözleşmesi yaparak 389.610,00 TL ödendiği; buna dair dekont ibraz edildiği görülmüştür.

Sonuç olarak davalı malikin, dava dışı sürücüsünün %70 kusur ile kazaya sebebiyet verdiği; Sigorta Tahkim Komisyonu kararı gereği 389.610,00 TL'nin dava dışı yolcu ...'ya ödendiği; yukarıda izah edildiği üzere HMK 190 maddesi gereği ispat edilmiştir.
Çekişme konusu olan durum; bu ödenen bedelin rücusunun mümkün olup olmadığı hususudur. Davalının araç sürücüsünün, olay yerini terk ettiği ve ayakta yolcu taşıdığı iddiası incelenmelidir. Bu hususta Ceza dosyası ve Tahkim dosyası incelenmiştir. Ceza Dosyasında savcılık ve mahkeme aşamalarında verilen ifadeler incelendiğinde, dava dışı sürücü ..., annesi Münevver Sarıaslan'ın ve tanık Sıdıka Gündüz'ün araçta herkesin oturduğunu beyan ettiği, kimsenin araçta yere düşmediğini beyan ettikleri görülmüştür. Dava dışı yolcu/mağdur ...'nın ve mağdurun görümcesi olduğunu beyan eden ...'ın ise "ikimiz de ayaktaydık" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Ceza Mahkemesinin kararında mağdur ...'nın ayakta yolculuk yaparak tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu karar kesinleşmiştir. Mahkememizce aldırılan ATK kusur raporunda da dava dışı yolcunun ayakta olması nedeniyle kusur taksiminde %30 oranında kusur verilmiştir. Olayın oluş şekli, Ceza Mahkemesi'nin maddi vakıa tespiti, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve taraf/tanık ifadeleri, Mahkememizce alınan ATK raporundaki tespitler ile kaza sonucundaki yaralanma vakıası birlikte değerlendiğinde; davalı araç malikinin dava dışı sürücüsünün, somut olayda ayakta yolcu taşıdığı; ani fren nedeniyle dava dışı yolcunun araçta yere düştüğü, bu düşme neticesinde dava dışı yolcunun kolunun kırılması suretiyle yaralandığı, bu nedenle eldeki davada; istiap haddinden fazla yolcu taşınması sebebiyle rücu şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.

Olay yerinin terk edilmesi hususunda; dava dışı yolcu ... ile sürücü arasında tartışma ve hakaretleşmenin yaşandığı her iki taraf ifadesinde sabittir. Dava dışı yolcunun "kolum kırıldı" şeklinde bir ifade ile yaralandığını beyan ettiği, dava dışı sürücünün annesinin de "canım yanıyor" ifadesini duyduğunu beyan ettiği görülmüştür. Şu halde sürücü, yolcunun kaza nedeniyle yaralandığını görmüştür. Buna rağmen kaza tutanağı tanziminden kaçınıp yolcuyu indirerek, ZMMS Genel Şartları B 4 f bendi gereği somut olayda rücu şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
Nihayet davacının; haksız fiil, illiyet bağı, kusur ve zarar unsurları yanında rücu şartlarının kamilen sağlandığı ve alacak kalemlerini; ceza dosyası ve bu dosyadaki bilirkişi raporu, taraf ve tanık ifadeleri, GOP Adli Tıp raporu, Tahkim dosyası, dekont, ATK kusur raporu ve bilirkişi raporları marifetiyle HMK 190 maddesi gereği kısmen ispat ettiği görülerek davanın kusur oranı gereği kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalının daha önce temerrüde düşürülmediği görülerek arabuluculuk tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek, alacağa bu tarihten itibaren faiz işletilmiştir. Davacı sigorta şirketi, davalı tacir olduğundan alacağa avans faizi işletilmiştir. Neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
-272.727,00 TL'nin 03/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3-Alınması gereken 18.629,98 TL karar ve ilam harcından, 6.653,57 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 11.976,41 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 6.653,57 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; posta ve tebligat masrafı 1.268,50 TL, ATK ve bilirkişi ücreti 12.200,00 TL olmak üzere toplam 13.468,50 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 9.427,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 1.080,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 2.520,00 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

10-Davacı tarafından yatırılan yatırılan gider avansından, HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı
. 16/04/2026

Katip

Hakim