İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in davalı ... .... Ltd. Şti.'nde pay sahibi olduğunu, davalı şirketin ortakları arasında husumet bulunduğunu, davalı şirketin diğer ortağı ...'nun şirketin içini boşaltmaya çalıştığını, dava dışı ... aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4241 Sor. numaralı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, davalı şirkette usulsüz olarak ortaklar kurulu kararları alındığını, kararların iptali için İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/33 E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, dava derdest iken dava dışı ...'nun davacıya ihtarname keşide ederek, davalı şirketin 500.000,00 TL kayıtlı sermayesinin 6.250.000,00 TL'ye çıkarıldığı ihtarında bulunduğunu, yine 08/02/2022 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile sermaye artırımına gidilerek, şirket sermayesinin 500.000,00 TL'den 3.000.000,00 TL'ye çıkartıldığını, davalı şirketler arasında, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirkete ait "..." markasının devri için 05/04/2022 tarihinde 1.000,00 TL bedelle devir işlemi başlatıldığını, davalı şirketler arasında yapılan marka devrinin güncel değerinin çok altında bir bedelle yapıldığını, piyasa değeri oldukça yüksek olan bu markanın 1.000,00 TL'ye satılmaya çalışıldığını, yapılan marka devri ile davacıya zarar verilmeye çalışıldığını, devir işleminin tarafı olan ... ... .... Ltd. Şti.'nin adresinin diğer davalı şirketin adresi olduğunu, davalı şirketin mali durumunun kötüleştirilerek şirketin atıl hale getirilmeye çalışıldığını, davalılar arasında gerçekleştirilen devrin muvazaalı olduğunu, devir konusu markanın davalı şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati bir önem taşıdığını, söz konusu markanın ortaklar kurulu kararı olmaksızın satılmaya çalışıldığını belirterek, devir konusu ... tescil numaralı marka üzerine devrin önlenmesi için şerh konulmasını, marka değerinin mahkeme tarafından tespit edilerek, marka devir işleminin muvazaa nedeniyle iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; muvazaalı işlem yaptığına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin söz konusu markayı satın alırken yatırım amacıyla hareket ettiğini, bahse konu markanın 1.000,00 TL'ye değil 10.000,00 TL'ye alındığını, söz konusu işlemde herhangi bir muvazaa bulunmadığını, muvazaa iddiasına delil olarak müvekkili şirketin taşındığı adresin gösterilmesinin dayanaksız olduğunu, ilgili adresin davalı şirkete boş olarak kiralandığını, söz konusu durumun nasıl bir muvazaa oluşturacağının izaha muhtaç olduğunu, davacı ile diğer davalı şirket arasındaki husumetin davalı şirketi ilgilendirmediğini, davalı şirketin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...Limited Şirketi, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaları da takip etmemiştir.
İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 08/10/2024 tarihli 2022/128 E. - 2024/246 K. sayılı kararıyla; "... Dosya kapsamına sunulu delillerde bu konuda alınan bir ortaklar kurulu kararına rastlanmadığı görülmektedir. Davalılar tarafından bu işlemin ortaklar kurulu kararına istinaden yapıldığı da ileri sürülmemiştir. Dolayısıyla davacının, marka devir sözleşmesinin ortaklar kurulu kararı alınmadan yapılmış olmasına dayalı iptal talebinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır. Markayı devir alan davalı, tacir olup bütün işlemlerinde basiretli davranmak zorundadır. Bu konuda ortaklar kurulu kararı bulunması gerektiğini, markanın değerinin 1/10 u oranında bedelle devir alındığında muvazaa davası ile karşı karşıya kalacağını bilmesi davalıdan tacir olması nedeniyle beklenir. Benzer yönde; Yargıtay 11. HD nin 25.2.2019 tarih, 2017/4625 esas, 2019/1456 karar sayılı ilamları,İstanbul BAM 16.HD’nin 2017/363 Esas,,2017/2439 karar ve 12.7.2017 tarihli ilamları) gözetildiğinde; Davalılar arasında yapılmış dava konusu ... nolu ... şekil ibareli marka satış ve devir sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde sicile işlenmek üzere kararın Türk Patent ve marka Kurumuna gönderilmesine, mahkememizce 4.4.2024 tarihli celsenin 6 nolu ara kararı ile devrin önlenmesine yönelik verilen tedbirinde karar kesinleşene kadar devamına, Markanın değerinin bilirkişi raporu dikkate alınarak 100.000 TL olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
1-DAVANIN KABULÜNE,
-Davalılar arasında yapılmış dava konusu ... nolu ... şekil ibareli marka satış ve devir sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde sicile işlenmek üzere kararın TPMK’ne gönderilmesine, mahkememizce 4.4.2024 tarihli celsenin 6 nolu ara kararı ile devrin önlenmesine yönelik verilen tedbirinde karar kesinleşene kadar devamına,
-Markanın değerinin bilirkişi raporu dikkate alınarak 100.000 TL olduğunun tespitine... " karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... ... Limited Şirketi vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında, yalnızca marka değerinin tespiti görevi verilmesine rağmen, bilirkişilerce görev alanının dışına çıkılarak muvazaaya ilişkin hukuki değerlendirmeler yapıldığını, bu durumun usule aykırı olduğunu,
Müvekkilinin dava konusu markayı yatırım amacıyla satın aldığını, diğer davalı şirketle muvazaalı olarak işlem yapmadığını, markanın dava dilekçesindeki iddianın aksine 1.000,00 TL bedelle değil,10.000,00 TL bedelle satın alındığını,
Davaya konu markanın diğer davalı şirket tarafından 3.000,00 TL bedelle devralındığını tespit ettiklerini, aradan geçen zaman düşünüldüğünde 10.000,00 TL bedelle markanın devralınmasında muvazaa bulunmadığını, müvekkili ... şirketinin ...'e ... (yemek) hizmeti verdiğini, ürünlerinin satışını ... gibi firmalar üzerinden yaptığını,
Müvekkilinin adresinin diğer davalı ile aynı olmasının muvazaaya delil olamayacağını, müvekkilinin bu adresi boş olarak kira sözleşmesi ile kiraladığını,
Mahkeme kararının gerekçesinin aksine, müvekkilinin diğer davalı şirketin ortakları arasındaki anlaşmazlıkları ve davaları bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, davacı tarafın müvekkili ile ilgili herhangi bir delil sunma gereği bile duymadığını belirterek, izah edilen ve resen dikkate alınması gereken diğer hususlarla birlikte, istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/10/2024 tarihli, 2022/128 Esas, 2024/246 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın tümden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; ... tescil numaralı "... www.....com+Şekil" markasının 30,35. sınıflarda davalı ... Limited Şirketi adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut marka devir sözleşmesi incelendiğinde; Beyoğlu 38. Noterliğinin 02/04/2022 tarihlii ... Yevmiye numaralı "Marka Devir Sözleşmesi" ile davalı ... ... Limited Şirketi tarafından davalı ... ...Limited Şirketi'ne ... tescil numaralı markanın 10.000,00 TL bedelle satışının yapıldığı, sözleşmenin ... yetkilisi ... ve ... yetkilisi ... tarafından imzalandığı tespit edilmiştir.
Davalı ...Limited Şirketi'nin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; 01/06/2018 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ... ve ... oldukları, yetkilisinin ..., faaliyet alanının gıda maddeleri ticareti olduğu, adresinin "Cumhuriyet mahallesi, ... caddesi, No:... Sarıyer/İSTANBUL" olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... ...Limited Şirketi'nin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; 14/01/2020 tarihinde tescil edildiği, tek ortağının ve yetkilisinin ..., faaliyet alanının hijyenik amaçlı plastik maddeden imal edilmiş araçların ticareti olduğu, adresinin "Cumhuriyet mahallesi, ... caddesi, ... Sarıyer/İSTANBUL" olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bilirkişiler ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 28/11/2023 tarihli raporda; Davalı şirketler arasında Beyoğlu 58. Noterliği'nin 02/04/2022 tarih ve ... yevmiye no’lu marka devir sözleşmesinin akdedildiği, ilgili sözleşmenin konusu olan markanın ... tescil no’lu "... www.....com" ibareli marka olduğu, ilgili markanın 10.000,00 TL bedelle davalı ... tarafından diğer davalı ... şirketine devredildiği, dava konusu ... tescil no’lu "... www.....com" ibareli markanın devir tarihindeki (02.04.2022) rayiç değerinin tespitine yönelik yapılan incelemeler neticesinde, bu markanın devir tarihindeki değerinin 100.000,00 TL’nin altında olamayacağına kanaat getirildiğini, somut olayda hem dava konusu devir sözleşmesinde devredilen markanın gerçek değerinin altında gösterilmesi, hem de markayı devralan şirketin merkez adresi olarak sayısız seçenek arasından markayı devreden şirketin eski adresini kiralamış olmasının muvazaanın ispatı için yeterli olarak kabul edilebileceğini, dolayısıyla, davacının devir işleminin muvazaa nedeniyle iptal edilmesi gerektiğine yönelik talebinin haklı olduğunun değerlendirilebileceğini, TTK’nın 408. maddesinin 2. fırkasının (f) bendinde, önemli miktarda şirket varlığının devrinin, genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayıldığı, bu bağlamda bir anonim ortaklığa ait markanın "önemli miktarda şirket varlığı" olarak nitelendirilebildiği hallerde, devrin gerçekleşebilmesi için genel kurul kararı alınmasının zorunlu olduğu, aksi halde devir işlemini gerçekleştiren kişinin gerçekleştirdiği devrin ticari işletmeyi tek başına temsil etmeye yetkili olmasına rağmen iptal edilebildiği, somut olayda davalılardan ...’in Beyoğlu Noterliğinin 02.04.2022 tarih ve ... yevmiye no’lu marka devir sözleşmesiyle devrettiği markanın ... tescil numaralı "..." görselli "... www.....com" ibareli marka olduğu, marka değerinin tespitine ilişkin incelemelerin yapıldığı bölümde ortaya konulduğu üzere, söz konusu markanın devir tarihinden öncesinde www.....com ve sosyal medya platformlarında kullanıldığı, ayrıca davalı şirketin "... .... Ltd. Şti." şeklindeki ticaret unvanın kök kısmının ... tescil numaralı markanın esas unsurunu oluşturduğu, tüm bu hususların, devir konusu edilen markanın davalı ... şirketinin faaliyeti açısından "önemli bir malvarlığı" olarak kabul edilebileceğini gösterdiği, dava konusu markanın davalı ... şirketinin ortaklar kurulu kararına istinaden gerçekleştirilmesini gerekirken, dosya kapsamında mevcut belgeler arasında bu konuda alınan bir ortaklar kurulu kararına rastlanmadığı, kaldı ki bu konuda davalılarca devir işleminin ortaklar kurulu kararına istinaden yapıldığının da ileri sürülmediği, hal böyle iken davacının marka devir sözleşmesinin ortaklar kurulu kararı alınmadan yapılmış olmasına dayalı iptal talebinin de yerinde olduğunun değerlendirilebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Aynı bilirkişi heyetinden alınan 04/01/2024 tarihli ek raporda özetle; Kök raporlarında bildirdikleri görüş ve kanaatlerini değiştirmelerini gerektirir herhangi bir durumun olmadığını bildirmişlerdir.
Dava, davalılar arasında gerçekleştirilen marka devrinin muvazaa iddiasıyla iptali davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... ... Limited Şirketi vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olay incelendiğinde; davacının da ortak olduğu davalı ... şirketinin ortağı ve yetkilisi olan dava dışı ... davalı şirketi temsile yetkiliyse de, şirketin diğer ortağı olan davacı ile anlaşmazlıklar yaşadığı, nitekim davacı tarafça 14/01/2022 tarihinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/33 Esas sayılı ortaklar kurulu kararının iptali davasının açıldığı, davanın açılmasından kısa süre sonra 02/04/2022 tarihinde davalı şirketler arasında yapılan marka devir sözleşmesi ile 2018 yılında kuruluşundan bu yana davacının da ortak olduğu davalı ... şirketinin ticari faaliyetlerinde kullandığı, ticaret unvanında yer alan "..." ibaresini içeren ve bilirkişiler tarafından değeri 100.000,00 TL olarak tespit edilen markasını 10.000,00 TL gibi düşük bir bedelle, hiç bir haklı neden bulunmaksızın diğer davalı ... şirketine devredilmesinin davacının ortak olduğu şirketi zarara uğratmak amacıyla yapıldığı, kural olarak şirketi temsile yetkili müdür şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabilirse de, dava konusu marka şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz olduğundan, devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için, ortaklar kurulundan karar alınması gerektiği, bu konuda bir ortaklar kurulu kararının da mevcut olmadığı, davacı şirketi için hayati önemi haiz olan dava konusu markanın devrinin geçerli olabilmesi için, limited şirketlerde de uygulama alanı bulunan TTK'nın 443/2. maddesi uyarınca, ortaklar kurulundan karar alınmadan yapılmış olan devir işleminin geçersiz olduğu, davalı ... şirketinin basiretli bir tacir olarak markayı devralmadan önce bu konularda araştırma yapmamış olması, diğer davalı şirketin ilk adresi ile aynı adreste faaliyet göstermesi karşısında, söz konusu devir işleminin hayatın olağan akışına uymadığı, davalı ... şirketi yetkilsi ...’nun görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu, bu yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, bu durumun TMK'nın 2. maddesine aykırı ve muvazaalı olduğu kanaatine varılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.,
Tüm bu nedenlerle davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... Limited Şirket vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davalı ... Limited Şirketi'nden Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 290,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.