İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işbu davaya konu albümler ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğunu, davaya konu albümler ve müzik eserleri, icralarının davalılar tarafından hukuka aykırı olarak dijital mecralarda kullanılmakta olduğunu, davalı şirketlerden; ... .... Ltd. Şti. davaya konu icraları yine izinsiz bir şekilde ... musıc üzerinden dijital mecralarda herhangi bir hak sahipliği bulunmaksızın izinsiz bir şekilde kullandığını, bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine ait olduğunu, eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahip olduğunu kanun ifadesinin yoruma yer vermeyecek derecede açık ve net olduğunu, ... yapımcıları "eser sahibi ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra" kanunun tanıdığı hakları kullanabileceğini, İşbu davaya konu albümlerin dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin olarak davalılara herhangi bir izin verilmediğini, dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin davalıların her hangi bir hak ve yetkisi olmadığını, işbu dilekçede isimleri yazılı albümlerin ve içerdiği icralar davalılar tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK’e aykırı şekilde dijital müzik mecralarında umuma iletilmekte olduğunu, 2001 yasa değişikliği öncesi dönemde umuma sunulan eserlere ilişkin olarak, 2001 yasa değişikliğinden önce yapılan sözleşmeler ile hak devri niteliğinde olmayan muvafakatnameler ve eser işletme belgeleri dijital hakları kullanma yetkisi veremeyeceğini, zira Fsek m.51 uyarınca, ileride çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı hakların devrine dair sözleşmelerin geçersiz olduğunu, davalıların dijital hakların kullanımın yasaya uygun olabilmesi için, Fsek.m.51 uyarınca anılan 2001 yasa değişikliğinden sonra usulüne uygun olarak (Fsek.m.52 kapsamında yazılı olarak ve her bir hakkı ayrı ayrı gösteren) dijital hakların devrini içeren mali hak devir sözleşmesinin bulunması gerektiğini, dilekçelerinde belirtilen linklerin dikkate alınarak tecavüzün tespiti, men’i ve ref’ine karar verilmesini, dava konusu albümlerin ve icraların davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasını, durdurulmasını, önlenmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, davanın muhatabı olmadığını, davanın sıfat yokluğundan husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin, dava dışı ... A.ş.'den İstanbul 22. Noterliği’nin 17.02.2005 tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesi ile davaya konu edilen albümlerden “...”in de bulunduğunu muhtelif icracılara ait her türlü telif hakkı sahibi olduğu kasetlerin ve compact disklerin tüm yurt dışı haklarını ... olarak 500,00 TL bedelle satın aldığını, Yine müvekkillerinin, dava dışı ... .... Ltd. Şti.'den İstanbul 22. Noterliği’nin 17.02.2005 tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesi ile davaya konu edilen albümlerden “...”ın da bulunduğu muhtelif icracılara ait her türlü telif hakkı sahibi olduğu kasetlerin ve compact disklerin tüm yurt dışı haklarını ... olarak 50,00 TL bedelle satın aldığını, İşbu eser devir ve satış sözleşmeleri ile müvekkillerinin, devir sözleşmesine konu tüm eserlere ilişkin olarak sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde plak, kaset, cd, her türlü görüntülü, görüntüsüz ses taşıyıcılarında kullanılması, yayınlanması, dağıtılması, çoğaltılması, karışık kasetlerde kullanılması, yayınlanması, dağıtılması, çoğaltılması, yurt dışı devir ve satış haklarının müvekkillerine ait olduğu hususunda karşılıklı olarak anlaştıklarını, İşbu İstanbul 22. Noterliği’nin 17.02.2005 tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesine konu edilen tüm eserlerin yurt dışı haklarını satın alan müvekkillerinin, işbu satın almış olduğu yurt dışı haklarını 01.06.2016 tarihli Eser Devir Sözleşmeleri ile ... Internatıonal ... ünvanlı Alman şirketine 110.000,00 TL ve İstanbul 22. Noterliği’nin 17.02.2005 tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesine konu edilen tüm eserlerin yurt dışı haklarını satın alan müvekkillerinin, işbu satın almış olduğu Yurt dışı haklarını 01.06.2016 tarihli Eser Devir Sözleşmeleri ile ... Internatıonal ... ünvanlı Alman şirketine 45.000,00 TL karşılığında devrettiğini, Devir sözleşmeleri gereği devir tarihi olan 01.06.2016 tarihinden itibaren müvekkillerinin devredilen eserler üzerinde hiçbir hakkı kalmadığını, devredilen eserlerle ilgili olarak herhangi bir üretim ve satış yapamayacağı gibi devir tarihinden itibaren devredilen eserlerin yurt dışı hakları tamamen devralana ait olduğundan işbu eserlerle ilgili oluşabilecek telif hakkı ihtilaflarının muhatabının da devralan ... Internatıonal ... şirketi olacağının kararlaştırıldığını, Davacı huzurdaki dava ile ...’ a ait olan eserlerin müvekkilleri tarafından müzik platformları üzerinden izinsiz olarak dijital müzik platformlarından umuma iletilmiş olduğunu iddia etmekteyse de müvekkillerinin sanatçıya ait eserler üzerindeki mali haklarını devrettiğini, müvekkillerinin tarafından hiçbir dijital platforma davacıya ait dava dilekçesinde belirtilen eserlerin yüklenmediğini ve hiçbir gelir elde edilmediğini, davanın önce husumet yönünden aksi kanaat halinde esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... ....Şti Cevap Dilekçesinde Özetle;
Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının, icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında manevi ve bazı mali hakların sahibi olduğunu, müvekkilinin ise; TMSF tarafından haczedilmiş bulunan davaya konu albümlerden "..." albümünün işletim, kullanım ve lisans haklarını 31.01.2006 tarihinde cebri icra satışı ile ... ....Ltd.Şti adına tescil olmuş, 07.02.2006 tarihinde de davalı müvekkil ... Ltd.Şti ne tüm haciz ve tedbirlerden ari olarak 3226 sayılı yazı ile devredilmiş olduğunu, "..." isimli diğer albümünün işletim, kullanım ve lisans hakları ise icra satışı ile önce .... A.Ş.'ye sınrasında İstanbul 22.Noterliğince yapılan satış ile .... A.Ş. Ye devredildikten sonra 29.07.2010 tarihinde Beşiktaş 11. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile davalı müvekkil ... Ltd. Şti ne tüm haciz ve tedbirlerden ari olarak 3226 sayılı yazı ile devredildiğini ve müvekkili şirketin her iki albümün ... yapımcısı sıfatını ve mali haklarını kullanma yetkisini kazandığını, her iki albüme ait müzik eseri işletme belgesi kayıt tescil tarihi 1998 yılı olup, 4630 Sayılı Kanununun kabul tarihinden önce olduğunu, teknik imkanların gelişmesiyle ortaya çıkan yeni düzenlemelerin ve Dijital İletimin olmadığı dolayısı ile, bu hakların eser sahibi /sahipleri tarafından davacı-icracı sanatçıya da devredilmiş olamayacağını, davacı-icracı sanatçının da iktisap etmediği bir hakka dayanarak dava açması mümkün olmadığını, FSEK 80. Madde kapsamında komşu hak sahibi olarak ... yapımcısı olan müvekkili şirketin de bu hakka sahip olduğunu, davacı icracı sanatçının icra ettiği herbir eser için, eser sahiplerinden hangi hakları, hangi süre için ve hangi şartlarda aldığı bilinmediğini, davacının da FSEK 25. maddeye dayanarak davaya konu eserleri kullanması mümkün olmadığını, Yasa ... yapımcısını ilk tespiti ile korumakta olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
".... Davaya konu fonogramın yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’de de düzenlenme bulunmamaktadır. Dolayısıyla da davacının 27/09/2000 tarihli muvafakatını düzenlediği dönemde ilgili hak mevcut bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sözleşmenin bu hakkı kapsar biçimde yorumlanması mümkün değildir.
Davaya konu" ..." ve "..." isimli fonogramın yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’de düzenlenme bulunmadığından, FSEK 51.maddesi; ilerideki faydalanma imkanlarını düzenlemiş olup "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir" hükmü dikkate alınarak, ... yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olması gerektiği de gözetilerek; davacının albümdeki icraların dijital mecralarda kullanımına ilişkin herhangi bir muvafakat vermediği anlaşıldığından davanın kabulüne davalıların dava konusu icraları dijital mecralarda kullanma şeklindeki eylemlerinin, davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, dava konusu ... - ...isimli albümün, albümdeki "... " isimli icraların (şarkıların); ... - ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
Davalı ... ...Ltd.Şti vekili istinaf isteminde; husumet itirazlarını sunduklarını, müvekkilinin sanatçıya ait eserler üzerindeki mali haklarını devrettiğini, hiçbir dijital platforma davacıya ait dava dilekçesinde belirtilen ve kararda da hükme esas alınan eserleri yüklenmediğini ve hiçbir gelir elde edilmediğini, dijital platformlardan sorularak eserleri platforma yükleyenin kim olduğunun, eserlerden kimin gelir elde ettiğinin, eserlerin dijital platformlara hangi ülkeden yüklendiğinin, dijital platformlardaki yayınlanan eserlerin teliflerini Türkiye’de ödeyen kurumlardan müvekkili şirkete ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının da talep edildiğini, mahkemenin itirazları dikkate almadığını, somut hiçbir delil olmaksızın sadece kanaat ile bu eserlerin müvekkili şirket tarafından dijital platformlara yüklendiği kanaati ile müvekkili aleyhine hüküm verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... ... Ltd Şti vekili istinaf isteminde; Mahkemenin gerekçeli kararında müvekkili şirket yönünden yer verilen cevap dilekçesinin diğer davalının cevap dilekçesi olduğunu,
İcracı sanatçılar gibi ... yapımcıları da 21.02.2001 tarihi öncesinde Türkiye’de mevcut ve üretilmiş bütün fonogramları üzerinde kamuya erişilir kılma hakkı dahil olmak üzere dijital mecralarda umuma iletim hakkına sahip olduklarını,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/11-350 E., 2022/1638 K. ve 01.12.2022 tarihli kararının gerekçesinde; işbu davamızda komşu (bağlantılı) hak sahibi olan ... yapımcısı ...Ltd.Şti. nin, davaya konu fonogramlar üzerinde, 21.02.2001 tarihi öncesinde sahip olmadığı kamuya erişilir kılma da dahil olmak üzere umuma iletim haklarına, kanun hükmü ile sahip olduğu açık olduğunu,
Davacı ses sanatçısının işbu davayı açmak için aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının, müvekkili ... yapımcısına ait olan ilk tespit üzerinde herhangi bir tasarruf ve/veya engelleme hakkı bulunamayacağını, bilirkişi raporunda yer alan FSEK uzmanı bilirkişinin dosyamıza sunduğu raporda yer alan görüşü/değerlendirmesi ile farklı görüş sunduğunu,
Davacı ... üyesi olup dijital umuma iletim haklarına ilişkin ...'e münhasıran yetki verdiğini, bu hususun hiç değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri, yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi, FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, raporda ... tarafından da "1 Ocak 2005,2005 ... " yazılı izinsiz kullanımlar olduğuna yer verildiği dikkate alındığında husumet itirazı da yerinde görülmeyerek davalıların istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili, davacının ... üyesi olduğunu, dijital iletim hakları yönünden ...'e yetki verildiğini ileri sürmüş ise de; "Meslek birliği üyesi olsa bile, her türlü icra ve yapımların izinsiz umuma iletimine karşı hak sahipleri ref (FSEK m.66,67,68) men ve önleme (FSEK m.69) ile tazminat davası (FSEK m.70) açabilmelidirler. Zira meslek birliklerine yetki belgesi ile yapılan devir, FSEK 48.maddesi kapsamında hakkın tasarrufi nitelikte elden çıkarılması amacıyla değil, aksine takibi için yapılmaktadır. Meslek birliği, hak sahibin temsilcisi konumundadır. Meslek birliğine yetki belgesi ile yapılan devir halinde, hakkın özü, eser veya bağlantılı hak sahiplerinde kalmaya devam etmektedir. Meslek birliğine üye eser veya bağlantılı hak sahiplerinin ihlal üzerine açacağı davanın reddine dayanak alınabilecek bir hüküm bulunmamaktadır. Meslek birliğinin inhisari yetkisi, başka dernek, vakıf ve benzeri kuruluşlara bu yolda yetki verilmeyeceğine ilişkindir. Eser veya bağlantılı hak sahipleri, bu eylem ve işlemleri sebebi ile belki meslek birliğine karşı sözleşmesel bir borç altına girebilir. Aksi halde; eser, icra, yapım ve yayınları, eser ve bağlantılı hak sahiplerinin kullanımı dahi meslek birliğinin iznine tabi kılınmış olur ki, bunun kabulü mümkün değildir. " (YAVUZ Levent, ALICA Türkay, MERDİVAN Fethi, FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU YORUMU, 2.Baskı, Ekim 2014, Cilt-1, s.1422.) Davacı, icracı sanatçı sıfatına haiz olup aktif husumet ehliyetine haiz olduğundan davalının itirazının bu nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... ...Ltd.Şti vekili ve Davalı ... ... Ltd Şti vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın Davalı ... ...Ltd.Şti'nden alınarak hazineye irat kaydına,
-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın Davalı ... ... Ltd Şti'nden alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... ...Ltd.Şti vekili ve Davalı ... ... Ltd Şti tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/04/2026