İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi Tel Sk No: 51 .../İstanbul adresinde 22.10.2022 tarihinde davalılardan ... tarafından yürütelen iş kapsamında, taşeron firma ... şirketine bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesisler hasara uğratıldığını, işbu zarara ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğü’ nün 2023/... E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emri borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş olup takibin durduğunu, müvekkili Hazine ve Maliye Bakanlığı ve devlet nezdinde Kamu İşletmeleri listesinde yer aldığını söz konusu listenin tetkikinden de görüleceği üzere, Şirketimiz ... ..., devlet nazarında %86,68 kamu payına sahip bir işletme olarak görüldüğünü bu kapsamda müvekkil şirket bir kamu şirketi olduğunu, davalı taraflarca yapılan kazı çalışması esnasında müvekkiline ait yer altı şebekeleri, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar gördüğünü, davalı ... ile diger davalı arasında, imzalanan sözlesme hükümleri uyarınca tbk'nın 66. maddesi anlamında adam çalıstıran ilişkisi olduğu davalıların ekiplerinin ve işçilerinin müsebbibi olduğu zarardan sorumlu olduğunun mümkün olmadığı, Davalı tarafların ekiplerinin ve işçilerinin kusurundan sorumlu olmadığı iddia edilemeyeceğini, oluşan hasarın ve dolayısıyla zararın sebebi yapılan kazı çalışması olduğunu, bu durum hasar tespit tutanakları ve hasarın oluştuğu yerin fotoğraflarıyla da kesinleştiğini, davalı ...'nin taşere ettiği iş kapsamında sorumluluğu devam etmektedir. ..., işçilerin ve ekiplerin kendi bünyesinde bulunan çalışanlar olmadığı gerekçesiyle sorumluluktan kurtulayacağını, davalılardan ..., işin asıl sahibi olarak, işin görülmesinde taşeron firma ... ile birlikte müteselsil sorumlu durumunda olduğunu, müvekkilin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiği, müvekkilin altyapı emtiası kusursuz çalışır ve müşterilerine hizmeti sorunsuz şekilde sağlarken davalı ... tarafından başlatılan kazı çalışması sonucu altyapı hizmetleri zarar gördüğünü, bu hasar sonucunda müvekkil hem hasarı gidererek maddi kayba uğradığı gibi hem de bölgede hizmet alan vatandaşlara gerekli hizmeti sağlamaktan bir süre aciz kaldığını, müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalıştığını, ancak davalılar müvekkilin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkili, hasar gören yapıların onarımını kendisi yapmak zorunda kaldığını, aksi halde kendi bağlı olduğu sözleşmelerindeki yükümlülükleri yerine getiremediğinden zararı artacak ve asıl müsebbib olan ...'ye ve ...'a yansıtılacak olan tutarı da arttırmak durumunda kalacağını, ancak müvekkilin hem kendi müşterilerinin mağduriyetini ve sözleşmesinin gereklerini yerine getirme hem de haksız fiil sonrasında talep edeceği, müvekkilin zararı gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, müvekkili tarafından söz konusu hasar 22.10.2022 tarihinde giderildiğini, zararın giderimi için toplam 18865,08 TL tutarında malzeme, 9586,13 TL tutarında işçilik ücreti ödendiğini, toplam Şirket zararı 28460,01 TL (haksız fiil tarihinden itibaren işleyen gecikme faizi hariç) olduğu, davalı taraf yasal süresinde edimini yerine getirmediği gibi söz konusu alacak likit olup davalı taraf müvekkilin alacağının tahsilini engellemek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğni, alacak miktarı belli olduğundan davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm açıklanan bu nedenlerle; davalıların .... İcra Müdürlüğü’ nün 2023/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamını % 20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu eylem hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkeme idare mahkemelerin olduğunu, tazminat isteminin dayandırıldığı eylem, müvekkil ... açısından kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunmakta ve hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturduğunu, müvekkili ...'nin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü ve borcu olmadığını, ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazımız bulunduğu, işbu davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmamış olmasından dolayı usul hukukuna göre reddine karar verilmesini, müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceği, dava ve hukuki menfaat şartı yoktur. davacı tarafça açılan dava, hukuki mesnetten yoksun olduğu, mevcut ise söz konusu zarara idarenin neden olmadığını, zarar ile müvekkili idare arasında illiyet bağının olmadığını, İdare aleyhine açılan işbu dava, haksız fiil/hizmet kusuru iddiasına dayalı bir zarar ve dolayısıyla oluşan bir alacak iddiası olduğunu, davacı tarafından açılan dava, hasar bedelinin tazmini istemine dayanmaktadır. tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması; tazminat talep edilen hasar ile fiili arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkili idare ise olayda kusurlu olmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hasar ile idarenin filleri arasında yukarıda açıklanan illiyet bağının kurulması da mümkün olmadığını, davacı davasını hasar iddiasına dayandırmakta ise de tazmini istenen zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu deliller tek taraflı deliller olduğunu, ayrıca davacı fotoğraf ve sair deliller sunmuş ise de bu delillerin olayla bağlantısı henüz ispat edilmediğini, bu nedenle davacı davasını ispat edecek nitelikte bilgi ve belge sunmadığını, davacının zarara uğradığı iddiasını ve buna ilşikin yaptığı masraf ve ödeme var ise bunları ispat etmesi gerektiği gibi idarenin bu hasardan sorumluluğunu da ispat etmesi gerektiğini, idare söz konusu hasardan sorumlu olduğunu, objektif olarak kusur sorumluluğunun mevcut olup olmadığının tespitini talep ediyoruz. Keza, işbu davada kusur ve sorumluluk tespiti zarar tespitinin önünde yer aldığını, İdarenin zarar verici eylemi olmadığı gibi, iddia edilen zarar ile idarenin eylemi arasında da illiyet bağı da bulunmadığını, davacının kendi beyanıyla ve tek taraflı olarak düzenlendiği anlaşılan tutanak ve fotoğraflar vakıanın sebeplerini ve sonuçlarını tam olarak yansıtmadığını, davacı tarafından hukuki gerekçe olarak dayanılan fotoğraf ve tutanak tek taraflı düzenlenmiş olan müvekkil İdaremizin haberi olmadan düzenlenen ve tarafı olmadığı belgeler olup, tek başına delil niteliğini haiz olduğunu, esasa ilişkin itirazlarımız dava konusu hasar bizzat müvekkil idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerlerde idaremiz tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, herhangi bir çalışma yapılmış ise de idaremizin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu davanın açılmasına sebebiyet veren gerek sorumlu olmadığı için gerekse hasara neden olmadığı için İdarenin ... olmayıp, davanın İdaremiz açısından tümüyle reddine karar verilmesini, müvekkili idarenin yazılı olan adres bilgisinden, ödeme bilgisinden yola çıkarak söz konusu hasar iddiasının idaremizle olan ilgisini tespit edebilmesi mümkün olmadığı gibi, hasara neden olan yüklenici tarafından bilgilendirilmedikçe yüklenicilerin üçüncü kişilere verdiği hasarları takip edebilmesi de mümkün olmadığını, davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddini, dava usule ilişkin sebeplere göre reddedilmediği takdirde, esasa ilişkin nedenlerle esastan reddini,-%20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının faiz, icra inkar tazminatı ve sair tüm istemlerinin reddini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Pet. Harf. İnş. Nak. Tem. İth. İhr. San ve Tic. A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Haksız fiil iddiası ile zarar meydana geldiği iddiası ile açılan dava yetkili yer mahkemesinde ikame edilmediğini, haksız fiil iddiasının meydana geldiği yer ... ilçesi, müvekkilin ticari ikameti ... ili olduğunu, davanın Bakırköy ilçesinde açılması nedeniyle eldeki dava hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilin ikameti ... İli olması nedeniyle genel yetki kuralları uyarınca davanın görüleceği mahkeme ... ili yargı çevresi olduğunu, bu nedenle yetki itirazında yetkili olduğunu, görülmekte olan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini, zarar ile müvekkil şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu iddia haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan, hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunulduğunu, müvekkili firma tarafından davacı ... A.Ş. firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, işbu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiği, davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, kazı yapılan yerde müvekkili firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ... Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...’un standart derinlikte (100 cm...Hadımköy SNT SD: 30 A-B 1-10 C1-10 lokalleri 200-05,100-05 AP Kablo 04 FO/Y ve 06 FO/Y (2 adet bakır kablo biri 100 perli diğeri 200 perli, 2 adet fiberoptik kablo biri 4 kıllı diğeri de 6 kıllı) olarak tutulmuş olduğunu, Bölgede hasar verilen 113 metrelik AP cinsi kablonun demontaj edilen kısmı ise ne yazık ki 50 metre olarak yazıldığını, ayrıca bölgede yapılmış olan kazı öncesi bölge fotoğraflarında alt yapı ile ilgili hiçbir ... belli olmamakla birlikte derinlik olarak daha derinden gidilmesine rağmen ... alt yapısına müvekkil firmaya ait yatay delginin denk gelmesinden dolayı sorumluluk hiçbir şekilde taraflarına ait olmadığını, burada yapılmış olan ekip raporlarında ...’un alt yapısının bakımı yapılmadığı da belli olduğunu, davacı ... firması kendi görevi olan ... yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, davacının kusuruna delil teşkil ettiğini, zamanında yapılmış olan bir bakım çalışmasıyle bu kayıp Menholler bulunsaydı bu iş kazası da belki de ortaya çıkmamış olacağını, Ancak belirttiğimiz gibi tüm bu olayların ortaya çıkması tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacı firmanın bizzat kendi başına tuttuğu zarar tutanağı ile var olduğunu iddia ettiği zararını müvekkilinden istemekte olduğunu, mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bağımsız bir Bilirkişiden alınmış rapor olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline aykırı olacağını, davanın reddinin gerektiğini, haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep ettiğini, malzeme bedelinin; kullanılan malzemelerin tespiti ve bedellerin tespiti ile yeniden hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen bedel fahiş olduğunu, davacı ... A.Ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığını, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığını, davacıya ait kablolarının döşeme işinin durumu da gözden kaçmaması gereken önemli noktalardan biridir. söz konusu hat, yönetmelik hükümlerine tamamen aykırı olarak döşenmiştir.davacı şirket tarafından açılan benzer davalarda dinlenen tanıkların davacı tesisatlarının olması gereken derinlikte olmadığı, tesisatın haritalandırılmadığı, genelde yeterli derinlikte olmadığı ve aksine yüzeyde olduğu yönünde beyanlarda bulunduklarını, davacı tarafından yapılan tesisat imalat işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilin ....İcra Müdürlüğü 2023/... E sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddini, davanın yetkili olmayan mahkemede ikame edilmesi nedeniyle öncelikle yetkisizlik kararı tanzimini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddini,

yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce ... Başkanlığına, ..., ... Başkanlığına müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... ile ... ... tarafından hazırlanan 24.03.2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "..... Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere dosyada yeralan bilgi, belge ve beyanların, yapılan incelemeler ve değerlendirmeleri neticesinde; Dava konusu hasara ilişkin olarak, davacı teknik/saha elemanları tarafından 22/10/2022 tarihli ... numaralı Hasar Tespit Tutanağı tutulmuş olduğu, tutanakla hasarın 22/10/2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğu; “Belirtilen adreste ... ...'a ait yeraltı güzergahına ve kablolara ... kazı çalışması sırasında hasar vermiştir” açıklaması şeklinde beyan edildiği, Tutanak ekinde verilen fotoğraflardan; “Konu mahalde parketaşı-yol kaplamasının yolun genelinden farklı bir görüntüye sahip olduğu, yolun söz konusu bölümünde daha önce yapılan bir altyapı çalışması /kazısı olabileceğinin değerlendirildiği, böyle bir çalışmanın ne zaman ve ne şekilde yapılmış olduğunun fotoğraflardan tespit edilememiş olduğu, Davalı ... tarafından beyan ve işemirleri doğrultusunda konu adreste, diğer davalı ... firması tarafından 19.10.2022 tarihinde bir çalışma yapıldığının tespit edildiği, konu çalışma ile nasıl bir işlem yapıldığının dosyadan tespit edilemediği, Davacı saha ekipleri tarafından ... arızasının giderilmesi için olası hasar noktasında konu adreste yapılan kazıya ait görseldeki kazı alanı dahilinde hasarlandığı belirtilen kablo üzerinde şekilsel bir bozulma görülmediği, Beyanlar ve arıza muayene ölçüm raporunda, konu kablo hattında izolasyon zayıflaması olduğu, konu zayıflamanın kabloda ne şekilde bir bozulma sonucu olduğunun görselden değerlendirilemediği, Görselde zeminde korumasız şekilde toprak içinde açıkta bulunan kablonun bu şekilde doğrudan toprak temasında bulunması durumunun; dış darbe, su alımı ve izolasyon bozulması gibi arızalara neden olabileceği, ...yeraltı kablosunun bu şekilde açıkta döşenmiş olmasının il uygulama şartlarına uymadığı, Bu hasarların giderilmesi için gereken iş ve işlemlerin dosyada bulunan Şantiye Defteri kayıtlarında tanımlanan iş bilgisi ve ... Hasar Keşif Tutarı Formunda verilen Malzeme listesi ile uyumlu olduğu, konu hasar bedeline ait malzeme ve işçilik bedellerinin piyasa şartlarına uygun olduğunun değerlendirildiği, Konu hasara ilişkin olarak davalılar tarafından yapılmış bir iş ve işlemin dosyadan tespit edilemediği, değerlendirme ve takdirinin Sayın Mahkemenin olduğu, yönetmelik teknik görüş ve kanaatine varılmıştır ...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Mahkememiz 08/05/2025 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... beyanında ; "Ben ...'da 2016 yılından beri çalışıyorum, hasar tespit tutanağında gösterilen imza bana aittir, bu tutanağı tekniker sıfatımla ben tuttum, hala tekniker olarak çalışıyorum, benim görevim kuruma ait kabloların ve alt yapı sistemlerinin düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol etmektir, hem rutin kontroller yaparız, hem de ihbarlar ve müşteri arıza talepleri üzerine olay mahalline giderek keşif yapar arızayı tespit ederiz, dava konusu olay mahalline müşteri arızası üzerine gittik, biz gittiğimizde orada davalı ... veya alt taşeronu yoktu ancak bize arızadan önce söz konusu sokakta ...'nin atık gider borusu bağlantıları için çalışma yaptığını bina sakinleri söyledi, biz dosyaya orada çektiğimiz fotoğrafları da sunduk, genelde ... tarafından yapılan kazılar da toprak derin şekilde kazılıyor ve bizim alt yapılara zarar veriliyor, bu olayda da durum böyle gerçekleşmişti, ancak ben oraya gittiğimde söylediğim gibi ... ye ya da alt taşeron ...'a ait bir iş makinesi ya da sembol, imge görmedim, ..." Şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizde görülmekte olan dava; haksız eylem iddiasına dayalı doğan zarardan kaynaklı tazminat isteminden ibarettir.
.... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde ; davacı: ... Anonim Şirketi Davalılar ... ... İdaresi aleyhine 14/09/2023 Tarihinde 28.460,01 TL asıl alacak, 3.498,83 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 31.958,84 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; 22/10/2022 tarihinde ... Mah. Tel Sk. No: 51 ... adresinde yapılan kazı çalışmaları sırasında davalılar tarafından davacının kablolarına zarar verilip verilmediği, davalıların illiyet bağı kapsamında sorumlu olup olmadığı, davacının talep edebileceği zararı var ise miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler ... ile ... ... tarafından hazırlanan 24.03.2026 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına İBB'ye müzekkere yazıldığı, cevabi yazı uyarınca kazı tarihi itibariyle hasarın meydana geldiği bölgede kazı ve ruhsat izni verilmediği davalı ... yüklenicisi tarafından 19 /10/2022 tariihnde kazı yapıldığı bilgisi verilmiştir.
Taraflara tanık dinletme hususunda süre verilmiş ve mahkememiz 08/05/2025 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... dinlenmiştir. Tanık " biz gittiğimizde orada davalı ... veya alt taşeronu yoktu ancak bize arızadan önce söz konusu sokakta ...'nin atık gider borusu bağlantıları için çalışma yaptığını bina sakinleri söyledi, biz dosyaya orada çektiğimiz fotoğrafları da sunduk, genelde ... tarafından yapılan kazılar da toprak derin şekilde kazılıyor ve bizim alt yapılara zarar veriliyor, bu olayda da durum böyle gerçekleşmişti, ancak ben oraya gittiğimde söylediğim gibi ... ye ya da alt taşeron ...'a ait bir iş makinesi ya da sembol, imge görmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 50. maddesi gereğince ise zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Yapılan açıklamalar ışığında; davalının söz konusu bölgede çalışma yapmadığına ilişkin savunması, İBB tarafından söz konusu bölgede kazı tarihinde kazı izni verilmemiş olması ve davacı tarafından hasarın davalı tarafından meydana getirildiğine ilişkin tutulan tutanağın tek taraflı ve usulüne aykırı tutulmuş olması, dosyaya sunulan fotoğraflarda hasar tarihinde davalılar tarafından çalışma yapıldığında dair ibare bulunmadığı, davacının yaşanan olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin dinlettiği tanığın hasarın davalılar tarafında meydana getirildiğine ilişkin somut beyanda bulunmaması sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde söz konusu hasarın davalılar tarafından meydana getirildiği davacı tarafça ispatlanmamış olup illiyet bağı kurulamaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD. 2022/109 E. 2023/1948 K) (Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD. 2022/109 E. 2023/1948 K)

Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, başlangıçta peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 304,40 TL TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 31.958,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026