ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
KARAR
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında "... Alışveriş Merkezi Projesi İnce İşler Sözleşmesi" kapsamında ... İş Ortaklığı adı altında bir iş ortaklığı kurulduğunu, tarafların müşterek imza ile temsil ve ilzam edileceğinin kararlaştırıldığını, işveren tarafından yapılan hakediş ödemelerinin ortaklık adına açılan banka hesaplarına yatırıldığını, ancak davalı şirket temsilcisinin bu hesaplar üzerindeki yetkisini kötüye kullanarak önemli miktardaki hakediş bedellerini ortaklık amacı dışında ve davacı şirketin bilgisi ve onayı olmaksızın kendi kontrolündeki hesaplara aktardığını, ayrıca ortaklık adına düzenlenen çeklerin de usule aykırı şekilde teslim alınıp kullanıldığını, bu işlemler nedeniyle ortaklık gelirlerinin gerçek durumu yansıtmadığını, müvekkilinin kazanç payının eksik bırakıldığını, davalının sözleşmeye, ortaklık hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek müvekkili zarara uğrattığını belirtmiş; ortaklık hesap hareketleri ve hakediş ödemeleri incelendiğinde yüksek tutarlı bedellerin ortaklık dışına çıkarıldığının sabit olduğunu, gerçek alacak miktarının henüz tam belirlenememesi nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 28/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 884.524,66 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı vekili; iş ortaklığında müvekkilinin "pilot ortak" sıfatıyla hareket ettiğini, sözleşme, ticaret sicili kayıtları ve noter işlemleri ile temsil ve ilzam yetkisinin bu kapsamda düzenlendiğini, davacının da bu yetki devrini bildiğini ve kabul ettiğini, yapılan tüm işlemlerin ortaklık faaliyeti kapsamında ve sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştirildiğini, hakediş bedellerinin ortaklık işleri için kullanıldığını, davacının iddia ettiği gibi kişisel menfaat sağlama veya usulsüz aktarım bulunmadığını, işin sözleşmeye uygun şekilde tamamlandığını ve davacının iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada; ortaklık zararının tespiti ile katılım paylarının belirlenmesi neticesinde fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla; şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiş, 28/11/2023 tarihli dilekçesiyle talebini 894.524,66 TL'ye yükseltmiştir.
Mahkemece; asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden: davanın ıslah talebi gözetilerek kabulü ile; dava konusu toplam 894.524,66 TL alacağın 10.000,00 TL’lik kısmının dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan 28/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl davacı-karşı davalıdan alınarak asıl davalı-karşı davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili; hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporunun esas alındığını, belirlenen görevlendirme konularının karşılanmadığını, banka hesap ekstreleri ve talimat suretlerinin incelenmediğini, itirazların dikkate alınmadığını, çeklere ait ödemelerin davalı lehine yorumlandığını, davalı şirket hesabına aktarımlar yapıldığını, davalı şirket tarafından gönderilen talimatların bankacılık mevzuatı ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre geçerli olmadığını, davalı şirket müdürü Ruşen'e verilen vekaletnamenin günlük olağan işlerin yürütülmesine ilişkin olduğunu, banka hesabından para çekme ve transfer yetkisi verilmediğini, ahzu kabz yetkisinin mevcut olmadığını, ortaklığın müşterek imzayla yönetilmesi gerektiğini, iş ortaklığına ait ticari defterlerin usulüne uygun kaydedilmemesi nedeniyle ortaklığın zarar ettiğinin kabulünün doğru olmadığını, çeklere ilişkin dekontlar ile davalı şirketin 2016-2017 yılı defterlerinin dosyaya kazandırılması ile vakıaların kanıtlanacağını, takipsizlik kararı nedeniyle 2 adet çekin incelemeye alınmadığını, müvekkilin cüzi bir ödeme aldığını, bakiye kazancın davalıda kaldığını, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yerine getirilmediğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir
Davalı-karşı davacı vekili: hükmedilen alacağa ortaklığa avans verildiği tarihlerden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada, adi ortaklıktan doğan kazanç payı alacağı ile ortaklık zararı kapsamında yapılan gider ve borçların davalı ortağa düşen payının tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 622 nci maddesine göre; "Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler."
Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflar arasında; ... İş Ortaklığı adı altında, ... Gayrimenkul Sağlık Dış Ticaret ve Üretim A.Ş.'nin ... Alışveriş Merkezinin inşaat işlerinin yapımı için 02.05.2016 tarihinde ... Gayrimenkul Sağlık Dış Ticaret ve Üretim A.Ş. İle ''... Alışveriş Merkezi Projesi İnce İşler Sözleşmesi'' adı altında bir sözleşme imzalandığı, rapora göre işveren ... Gayrimenkul Sağlık Dış Ticaret ve Üretim A.Ş. İle yüklenici ... İş Ortaklığı Girişimi arasında imzalanan sözleşmede belirtilen işlerin tamamlandığı, bu hususun 01.02.2017 tarihli ''İnce İşler Kabul Tutanak'' düzenlenerek belgelendirildiği, eksik kalan kusurlu imalatların ise 20.02.2017 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği, sözleşmenin 10.maddesi gereğince adi ortaklar arasında ortaklık gelir ve giderlerinin paylaşımı konusunda ayrı ayrı % 50 oranında paylaşım hissesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; asıl davalı karşı davacı şirket defterleri ile dosyayı ibraz edilen banka hesap ekstreleri üzerinde yapılan incelemeye göre, adi ortaklık adına üçüncü kişilerden tahsil edilecek bir alacağın ve buna ilişkin kaydın mevcut olmadığı, ... İş Ortaklığının karşı davacı ... Elektronik Mim. Müh. Ltd. Şti.'ne ait banka hesabına toplam 5.938.206,19 TL para gönderildiği, Karşı davacı ... Elektronik Mim. Müh. Ltd. Şti.'nin ... İş Ortaklığına ait banka hesabına toplam 496.500,00 TL para gönderdiği, Karşı davacı ... Elektronik Mim. Müh. Ltd. Şti'nin ... İş Ortaklığının borçlarına karşılık toplam 7.230.755,50 TL çek verdiği, dolayısıyla; karşı davacı ... Elektronik Mim. Müh. Ltd. Şirketinin ... İş Ortaklığından 1.789.049,31 TL tutarında alacaklı olduğu, davacı / karşı davalı ... Mühendislik İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şirketinin iş ortaklığının %50 oranında ortağı olduğu, dolayısıyla iş ortaklığının davalı karşı davacı ... Elektronik Mim. Müh. Ltd. Şirketine olan 1.789.049,31 TL tutarındaki borcundan hissesi oranında sorumlu olacağı tutarın 894.524,66 TL olarak hesaplandığı belirlenmektedir.
İstinaf olunan kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava konusu sözleşme kapsamında zarar miktarının tespiti usul ve yasaya uygun bulunmakla ve sözleşmede vade öngörülmemesine, karşı dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde faiz başlangıç tarihi yer almamasına göre tarafların istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Tarafların istinaf taleplerinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 61.104,97 TL harçtan peşin alınan 15.276,24 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 45.828,73 TL harcın davacı/karşı davalı ... Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Eksik alınan 304,40 TL harcın davalı/karşı davacı ... Şirketi'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 22/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.