İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket sektöründe ana faaliyet konusu hazır beton üretimi ve satışı olmak üzere hizmet verdiğini, Davacı şirket ile davalı/borçlu şirketlerin ortaklık yapısı içerisinde olduğu ---------Ş. Ortaklığı arasında hazır beton satışı hususunda anlaşıldığını. Bu doğrultuda davacı şirket tarafından, yukarıda ismi anılan ortaklık yapısının şantiyelerine, ticari defterlerimizde görünen hazır beton satışı ve hizmeti sunulmuş ve faturalar tanzim edildiğini, ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığında görüleceği üzere, davalı taraflarca ilgili beton ve hizmet alınmışsa da bedeli ödenmediğini, davacı şirketin sözlü taleplerine rağmen ödenmeyen borca ilişkin -------- Noterliği'nin 23.02.2023 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun 7 gün içerisinde faiz ve ferileri ile ödenmesi davalılardan talep edildiğini, fakat, buna rağmen davalılarca herhangi bir ödeme yapılmadığını. Davalı borçlular aleyhinde --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini. Davacının davalılardan olan cari alacağı ödenmemiş olup ticari kayıtlarımız ile de sabit olan işbu alacağın tahsili için huzurdaki davayı açma gereği hasıl olduğunu beyan ederek; --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası ile yürütülen icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsiline, alacak likit olduğundan ve borçlu itirazında kötü niyetli olduğundan, alacağın %20'sinden az olmamak üzere, paradaki değer kaybı ve ülkemizdeki yüksek enflasyon dikkate alınarak asıl alacağın %100'ü oranında icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, edimini sözleşmeye aykırı şekilde eksik, geç ve ayıplı olarak ifa ettiğini, davacı şirket, davalı ile yaptığı ---------- şantiyesi için hazır beton tedarikine ilişkin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmemiş, aksine edimlerini ayıplı, eksik ve gecikmeli olarak ifa ettiğini. Davacının sağladığı betonlarda yapılan teknik incelemeler neticesinde; Betonun mukavemet değerlerinin sözleşmede belirtilen kalite standartlarını karşılamadığı, Bazı beton dökümlerinde kullanılan malzemenin düşük kalitede olduğu, Teslimatları defalarca geciktiği ve inşaat sürecinde ciddi aksamalara yol açtığı, Eksik teslimatlar nedeniyle davalı inşaat programında aksamalar meydana geldiği, açıkça tespit edildiğini. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 475. maddesi uyarınca, ayıplı ifa halinde alıcının (müvekkilin) zararının tazmin edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, müvekkilimiz ayıplı ve gecikmeli ifa nedeniyle uğradığı zararlar sebebiyle davacıdan tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu. Davacının ayıplı ifaları nedeniyle davalının zarara uğradığını, davacının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi sonucu, davalın inşaat sürecinde ciddi zararları doğduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı İlk Yapı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile diğer davalı arasında hazır beton tedarikine ilişkin sözleşme imzalanmış davacı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmemiş, aksine edimlerini ayıplı, eksik ve gecikmeli olarak ifa etmiştir. Davacının sağladığı betonlarda yapılan teknik incelemeler neticesinde; Betonun mukavemet değerlerinin sözleşmede belirtilen kalite standartlarını karşılamadığı, Bazı beton dökümlerinde kullanılan malzemenin düşük kalitede olduğu, Teslimatların defalarca geciktiği ve inşaat sürecinde ciddi aksamalara yol açtığı, Eksik teslimatlar nedeniyle davalı inşaat programında aksamalar meydana geldiği, açıkça tespit edildiğini. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 475. maddesi uyarınca, ayıplı ifa halinde alıcının (müvekkilin) zararının tazmin edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, davalının ayıplı ve gecikmeli ifa nedeniyle uğradığı zararlar sebebiyle davacıdan tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu. Davacının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi sonucu, inşaat sürecinde ciddi zararlar doğduğunu. Davacı şirket, sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği hizmetin ücretini talep etmektedir. Oysa Türk Borçlar Kanunu’nun 97. ve 98. maddeleri uyarınca, ifası gecikmiş veya ayıplı bir hizmet karşılığında alacak talep edilemez. Davacı şirketin ayıplı ifaları nedeniyle davalı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak zarara uğranmış olması, davacının talebini hukuka aykırı hale getirdiğini, haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkemenin 18.04.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ‘’ --------- İcra Müdürlüğü'nün---------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları görülmüştür. Her iki Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. A) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA-BS Formlarının İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1 DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı şirket tarafından inceleme günü Flash bellek içerisinde sunulan 2022-2023 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin 2022-2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve --------- Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a.2-DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul) Davalı ---------Ş. tarafından incelemeye ibraz edilen davalıların iş ortaklığı ----------Ortaklığının 2022-2023 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davalıların iş ortaklığı ---------- Ortaklığının ibraz ettiği 2022-2023 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b.1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın defterinde davalıların iş ortaklığına ait olan 2022-2023 yılları ---------- Kodlu Alıcılar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davacı tarafından 05.07.2022 tarihinden 31.12.2022 tarihine kadar davalıların iş ortaklığına 27 fatura ile 3.102.585,80 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıların iş ortaklığından 2.776.993,80 TL ödeme aldığı, 295.044,00 TL tutarlı iade faturasını davalıların iş ortaklığın hesabına alacak kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalıların iş ortaklığından 30.548,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği. Davacı tarafından 05.01.2023 tarihinden 06.01.2023 tarihine kadar davalıların iş ortaklığına 2 fatura ile 77.408,00 TL tutarlı satış yaptığı ve buna göre 29.03.2023 takip tarihi itibariyle davalıların iş ortaklığından 107.956,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür. 4.b-2 Davalı Hesap İncelemesi: Davalıların iş ortaklığın defterlerinde davacı tarafa ait olan 2022-2023 yılları ----------- Kodlu Satıcılar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davalıların iş ortaklığı tarafından 05.07.2022 tarihinden 31.12.2022 tarihine kadar davacı taraftan 27 fatura ile 3.102.585,80 TL tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davacı tarafa 2.776.993,80 TL ödeme yapıldığı, 295.044,00 TL tutarlı iade faturasını davacı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı tarafa 30.548,00 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği. Davalıların iş ortaklığı tarafından 05.01.2023 tarihinden 06.01.2023 tarihine kadar davacı taraftan 2 fatura ile 77.408,00 TL tutarlı alış yaptığı ve buna göre 29.03.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 107.956,00 TL borçlu olduğu görülmüştür. 4.c- BA-BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Sayın Mahkeme 18.04.2025 tarihli celsesinde, 2022-2023 yıllarına ilişkin tarafların BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine, karar vermiştir. Davalı ---------Ş.nin bağlı bulunduğu---------- Vergi Dairesi 30.04.2025 tarihli yazı cevabından, davalının 2022-2023 yılları BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davacı tarafın takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturalar davalıların iş ortaklığı ---------Ortaklığı ---------- vergi numarasına düzenlenmiş olduğundan davalın 20222023 yılı BA formunda davacı tarafın faturaların gözükmediği görülmüştür. Dosya kapsamında diğer davalı ile davacı tarafın ve davalıların iş ortaklığı olan ---------Ortaklığı 2022-2023 yılları BA-BS formlarına rastlanmamıştır. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Somut olayda, Takip alacaklısı davacı taraf 29.03.2023 tarihli icra takibinde 107.956,00 TL asıl alacağına 826,68 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan davacı tarafından davalıların iş ortaklığına keşide edilen --------- Noterliği 23.02.2023 tarih ---------- yevmiye sayılı ihtarnamede 107.956,00 TL borcun işbu ihtarnamemin tebliğini takip eden 7 gün içerisinde ticari faiz ile birlikte ödenmesi ihtar edilmiştir. İlgili ihtarname 06.03.2023 tarihinde davalıların iş ortaklığına tebliğ edilmiştir. Ödeme için verilen 7 günlük süre dikkatte alındığında 13.03.2023 tarihinde temerrüdün oluştuğu hesaplanmaktadır. Davacının 107.956,00 TL asıl alacağına 13.03.2023 temerrüt tarihinden 29.03.2023 takip tarihine kadar yılık %10,75 oranında avans faizi üzerinden işlemiş faizin 508,72 TL olduğu hesaplanmıştır. 5) SONUÇ: Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile her iki tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1.Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2022-2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve ---------Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, 2022 yılı envanter defterin bulunmadığı görülmüştür. Davalıların iş ortaklığı ---------- Ortaklığının ibraz ettiği 2022-2023 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı taraf ile davalıları iş ortalığı olan ---------- Ortaklığının ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, Davacı tarafından 05.07.2022 tarihinden 31.12.2022 tarihine kadar davalıların iş ortaklığına 27 fatura ile 3.102.585,80 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıların iş ortaklığından 2.776.993,80 TL ödeme aldığı, 295.044,00 TL tutarlı iade faturasını davalıların iş ortaklığın hesabına alacak kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalıların iş ortaklığından 30.548,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği. Davacı tarafından 05.01.2023 tarihinden 06.01.2023 tarihine kadar davalıların iş ortaklığına 2 fatura ile 77.408,00 TL tutarlı satış yaptığı ve buna göre 29.03.2023 takip tarihi itibariyle davalıların iş ortaklığından 107.956,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı taraf ile davalıların iş ortaklığının ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumluğu olduğundan, davacı tarafın 29.03.2023 tarihli itibariyle davalılardan olan alacağının 107.956,00 TL olduğu. 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 29.03.2023 tarihli icra takibinde 107.956,00 TL asıl alacağına 826,68 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan davacı tarafından davalıların iş ortaklığına keşide edilen --------- Noterliği 23.02.2023 tarih --------- yevmiye sayılı ihtarnamede 107.956,00 TL borcun işbu ihtarnamemin tebliğini takip eden 7 gün içerisinde ticari faiz ile birlikte ödenmesi ihtar edilmiştir. İlgili ihtarname 06.03.2023 tarihinde davalıların iş ortaklığına tebliğ edilmiştir. Ödeme için verilen 7 günlük süre dikkatte alındığında 13.03.2023 tarihinde temerrüdün oluştuğu hesaplanmaktadır. Davacının 107.956,00 TL asıl alacağına 13.03.2023 temerrüt tarihinden 29.03.2023 takip tarihine kadar yılık %10,75 oranında avans faizi üzerinden işlemiş faizin 508,72 TL olduğu bildirilmiştir
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan 107.956,00 TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerinde davacıya 107.956,00 TL borçlu göründüğü, tarafların BA-BS formlarının karşılıklı uyumlu olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 107.956,00 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının 107.956,00 TL asıl alacağına 13.03.2023 temerrüt tarihinden 29.03.2023 takip tarihine kadar yılık avans faizi üzerinden işlemiş faiz 508,72 TL olarak hesaplanmıştır.
Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Reddolunan miktar yönünden; Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2--------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 107.956,00 TL asıl alacak, 508,72 TL işlemiş faiz olmak üzeare toplam 108.464,72 TL üzerinden, 107.956,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl alacak olan 107.956,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Şartları oluşmayan davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine,
5-Karar ve ilâm harcı olan 7.409,22 TL harçtan alınan 1.313,33 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.095,89 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenecek 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3.190,64 TL'nin davalılardan, 9,36 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan 8.142,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 8.118,70 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ---------- tarafından yapılan 500,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1,46 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı---------- ödenmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
10-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Davalılar vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 317,96 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
12-Davacı tarafça yatırılan 1.313,33 TL peşin harç giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı ----------- vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.24/04/2026
TASHİH ŞERHİ:
Hükmün 3. Maddesinde; birden çok davalı olması sebebiyle ''davalıdan'' ibaresinin sehven yazıldığı görüldüğünden Hükmün 3. Maddesindeki ''davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,'' kısmının, düzeltilerek ''davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,'' şeklinde değiştirilmesine karar verildi. 27/04/2026