İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı -----süresiz iş akdi ile çalışmaya başladığını, ancak müvekkilinin iş akdinin haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının----- İş Mahkemesi’nin ---- Sayılı ilamı ile dava dışı ---- İçin kesinleştiğini ve ---- Müdürlüğü’nün ------ Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak hiçbir tahsilat yapılamadığını, dava dışı şirket ortaklarının bu şirketi gözden çıkarıp davalı 2 şirket üzerinden ticaretlerine devam ettiklerini, kendi alacakları için kendi şirketlerine icra takibi başlattıklarını, şirketin tüm malvarlığını haczedip şirket araçlarını satışa çıkardıklarını, dava dışı şirketin kurucuları --- ve ------ İcra Dairesi’nin ----sayılı dosyası ile dava dışı şirkete icra takibi başlattıklarını, bununla da kalmayıp danışıklı bir şekilde davalı Kooperatif tarafından dava dışı şirket aleyhine---- İcra Dairesi’nin -----sayılı dosyası ile 3.940.763,93 TL icra takibi başlatıldığını,
dava dışı şirketler ile davalı şirketlerin grup şirketi olduklarını, kuruluş adreslerinin aynı, faaliyet alanlarının benzer olduğunu, şirket ortaklarının çoğunlukla aynı olduğunu, davalı Kooperatif’in dava dışı şirketin ortağı olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin sigortalı olarak gözüktüğü dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu, bu sebeple müvekkilinin işçilik alacaklarından davalı şirketlerin sorumlu olduğunu, davanın kabulü ile, davalı şirketler adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malvarlıkları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına şimdilik dava değeri olan 286.183,50 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu ve borçlu olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin işçilik alacaklarından sorumluluğun sigortalısı bulunduğu dava dışı şirkete ait olduğunu, dava dışı şirket ile müvekkil arasında asıl işveren – alt işveren olma bakımından herhangi bir bağlantının söz konusu olmadığını, dava dışı şirketin ortaklarından bazılarının müvekkil kooperatifte üye olması sebebiyle müvekkilinin bu davada hasım olarak gösterildiğini, davaya konu olayda husumetinin bulunmadığının açık olduğunu, müvekkili ile dava dışı şirket arasında uzun yıllardır devam etmiş bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, dava dışı şirketin müvekkilinden kum satın alan firmalardan biri olduğunu, dava dışı şirketin bir dönem içinde konkordato başvurusunda bulunduğunu, --- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------. sayılı dosyası ile açılan davanın reddine karar verildiğini, borçlarını ödeyemeyen dava dışı şirketin tüm malvarlığının alacaklıları tarafından haczedildiğini, müvekkilinin de ticari ilişkiden kaynaklı olarak dava dışı şirketten 3.940.763,93 TL alacaklı olduğunu, dava dışı şirket aleyhine ----. İcra Müdürlüğü’nün------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borcun ödenmemesi üzerine dava dışı şirketin 1 adet taşınmazına ve 31 adet aracına haciz koydurulduğunu, 03.06.2022 tarihinde açık arttırma ile yapılan satış neticesinde hacizli araçlardan 6 tanesinin satıldığını, henüz sıra cetveli işlemleri tamamlanmadığından satış bedelinin hangi alacaklının icra dosya borçlarına ödeneceğinin belirsiz olduğunu, dava dışı şirket ile müvekkilinin ortaklık yapısı, şirket yetkilileri ve yönetim kurulu üyelerinin birbirinden farklı olduğunu, farklı iş kollarında faaliyet gösterdiklerini, kooperatif ana sözleşmesinde yer alan ortaklık şartlarını taşıyan gerçek veya tüzel kişilerin Kooperatife üye olabildiklerini, hali hazırda 89 üyesinin bulunduğunu, dava dışı şirketin yönetim kurulunda yer alan isimlerin geçmişte müvekkilinin yönetim kurulunda yer almalarının müvekkili ile dava dışı şirket arasında bir bağ olduğu anlamına gelmediğini, müvekkili Kooperatifte her bir üyenin ortağı olduğu farklı şirketler bulunduğunu, Dava dışı şirket ile müvekkilinin kuruluş tarihleri ve adreslerinin ve faaliyet konularının birbirinden farklı olduğunu, Husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davada, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davanın tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalı şirketlerin dava dışı ----- İle müteselsilen icra takibine konu borçlardan sorumlu tutulmasına ilişkin açıldığı, ihtilafın davalı şirketler ile dava dışı ----- Arasında birlikte faaliyette bulunma ve organik bağ bulunup bulunmadığı, şirketler arasında nedensiz para alış verişlerinin bulunup bulunmadığı ve tüm bunlar çerçevesinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının gerekli olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca davalı şirketlerin ve dava dışı borçlu ---- tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir ve hesap bilirkişisi eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişiler UYAP'tan gönderdikleri tarihsiz raporunda; Davalı---- 2024 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin süresinden sonra yapıldığı; diğer defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde usul ve yasaya uygun olduğu; davalılardan Kooperatifin tüm ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin ve e-Defter beratlarının süresinde olduğu, usul ve yasaya uygun bulunduğu; davalı ----- ile dava dışı şirketin ticari ilişkisi bulunmadığı; davalı Kooperatifin sürekli olarak dava dışı borçlu şirketten alacaklı olduğu; ----- İcra Müdürlüğü’nün ------sayılı dosyasıyla takip başlattığı; hatta ticari defter kayıtlarında davacının takibinden önce bile davalı kooperatifin dava dışı şirketten alacaklı olduğu; rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından davacı vekilinin yeniden rapor aldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Davalı ----... kooperatif vekilinin husumet itirazının esas hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı şirketler arasında adres benzerliği bulunmadığı; dava dışı asıl borçlu şirket ile davalıların faaliyet konularının farklı olduğu; son ticaret sicil kayıtlarına göre ortak yapısının incelendiği; daha evvel açılan ----Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki davada o tarihteki sicil kayıtlarına göre bazı ortakların aynı olduğunun görüldüğü; dava dışı asıl borçlu şirket ile davalılardan ------ticari bir ilişkisinin bulunmadığı; dava dışı asıl borçlu şirket ile davalılardan --- Kooperatifi arasında ticari ilişki bulunduğu; ancak davalı Kooperatif’in kendi defterlerine göre sürekli olarak dava dışı şirketten alacaklı gözüktüğü, dava dışı şirkete hiçbir dönemde borçlu gözükmediği; bir başka anlatımla hep alacaklı olduğu; dava tarihi itibariyle de, dava dışı şirketten 3.657.372,62 TL alacaklı olduğu; nitekim bu alacağının tahsili için icra takibinin çok önceden (2000 yılında) başlatıldığı; davalı kooperatiften herhangi bir mal ve hizmet olmaksızın para çıkışı olmadığı; yüksek yargı uygulamasına nazaran, varsayım olarak şirketlerin tüm veya bazı ortaklarının aynı olması, ortakların akraba olması ve benzeri durumlar tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmediği; alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerektiği; bu yönde mali incelemede, herhangi bir delile ulaşılamadığı; buna göre davadaki talebin olanaklı olmadığı tespit ve kabul edildiği, davalının iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığından davanın reddine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava açılırken harç yatırılmadığı anlaşılmakla; Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan tahsil ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalıların yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Hüküm kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.