İstinaf talebinin kabulüne
Taraflar arasındaki mükerrer kaydın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 1158 parsel sayılı 2410 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1950 yılında yapılan kadastro sırasında suvat yeri vasfıyla ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, 1974 yılında da kamu orta malı olarak tescil edilmiş, daha sonra 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 163 ada 19 parsel numarasıyla ve 2.324,02 m² yüzölçümü ile tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesine "... Mahallesi 163 ada 18 sayılı parsel ile mükerrerdir." şerhi yazılmıştır.
Dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 2051 parsel sayılı 1.784,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz 13.12.1989 tarihinde 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'a (2981 sayılı Kanun) göre idari yoldan Ankara İl Özel İdaresi adına tapuya tescil edilmiş, 23.07.2014 tarihinde kurumlar arası tashihen devir işlemi ile ... Belediyesi adına tescil edilmiş, daha sonra 2016 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 163 ada 18 parsel numarasıyla ve 1.775,85 m² yüzölçümü ile tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesine "400 m2 lik kısmın İbrahim Atik'e tahsis edilmiştir. " ve "... Mahallesi 163 ada 17 ve 19 sayılı parsel ile mükerrerdir." şerhi yazılmıştır.
Davacı ... vekili; ... tarafından, Ankara ili ... ilçesinde, muhtelif mahallelerde yapılan 22-A uygulama çalışmaları sonucunda, ... Mahallesi 163 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ile 163 ada 19 parsel sayılı taşınmazlarda mükerrerlik tespit edildiğini ve tapu kayıtlarına mükerrerlik şerhi konulduğunu, mükerrerliğin giderilmesi için 1515 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre davalılara yapılan tebligat ile 2 aylık süre verildiğini, ancak davalılar tarafından açılmış herhangi bir dava bulunmadığını belirterek taşınmazlardaki mükerrerliğin giderilerek tapu kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; ikinci kadastro yasağını düzenleyen 3402 sayılı Kanun’un 22. maddesinde “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir....” hükmüne yer verildiğini, kanunun bu hükmüne göre, evvelce kadastrosu yapılan bir taşınmazın daha sonra yeniden kadastroya tabi tutularak tapuya tescil edilmiş olduğunun anlaşılması halinde; ilk yapılan kadastroya itibar edileceği, ikinci defa yapılan kadastronun hükümsüz sayılacağı, bu sebeplerle, davanın kabulüne, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 163 ada 18 numaralı taşınmazın Harita Mühendisi ...'in 30.11.2021 tarihli raporunda ekli kroki (2)'de (A) ile gösterilen 672,79 m²'lik alanının tapudan terkinine, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 163 ada 19 numaralı mera parselinin sınırlarının aynen korunmasına karar verilmiş, hükmün davalı Hazine ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 163 ada 18 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 1950 yılında 5602 sayılı Kanun'a göre yapıldığı, taşınmazın suvat yeri olarak tescil edildiği, dava konusu 163 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 1989 yılında 2981 sayılı Kanun'a göre idari yoldan İl Özel İdaresi adına tescil edildiği, 2014 yılında da ... Belediyesine devredildiği, 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinde "evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle Kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastro tapu sicil müdürlüğünce resen iptal edilir." düzenlemesi bulunduğu, aynı maddenin (b) bendinde ise "daha önce sadece tapu tahriri yapılan veya 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanuna göre yenileme yapılacak yerler ile 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tâbi yerlerde birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklinde düzenleme yapıldığı, toplanan delillere göre her ne kadar kamu orta malı suvat yeri olarak kayıtlı bulunan 163 ada 19 parsel sayılı taşınmaz kadastro parseli olup tespit tarihi daha eski ise de arsa vasfı ile tapuda kayıtlı olan 163 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/B bendinde sayılan 2981 sayılı Kanun hakkındaki gereğince oluştuğu, bu durumda 1989 yılında 2981 sayılı Kanun'a göre yapılan tescile değer verilmesi gerektiği dikkate alındığında mükerrerliğin 163 ada 19 sayılı parselden terkin edilmesi gerekirken 1989 yılında 2981 sayılı Kanun'a göre yapılan tescilin iptaline karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçeleri ile, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/508 Esas, 2022/15 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 163 ada 19 numaralı taşınmazın Harita Mühendisi ...'in 30.11.2021 tarihli raporunda ekli kroki (2)'de (A) ile gösterilen 672,79 m²'lik alanının tapudan terkinine, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 163 ada 18 numaralı parselin sınırlarının aynen korunmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.