SUÇLAR: Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma, nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2022 tarihli ve 2020/286 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87/4-1 cümle, 62,53,58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/2483 Esas, 2022/3220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğine, nitelikli yağma suçundan da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; temel cezanın üst sınırdan verilmemesi gerektiğine ve haksız tahrike ilişkindir.
A. Oluşa ve dosya kapsamına göre adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede maktulün beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı yönünden rapor aldırılması gerektiğine yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hükümlerdeki bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktule ait iş yerinde çalışan sanığın aynı zamanda onunla arkadaş olduğu, suç tarihinde her ikisinin de alkollü içki içtikleri, tanık ... ile sanığın maktule şaka yapmak maksadıyla maytap gibi bir madde patlattıkları, sinirlenen maktulün sanığa hakaret ettiği ve iş yerinden aldığı tüfeği doğrulttuğu, sanığın yumrukla vurması üzerine yere düşen maktulün kafasını çarptığı ve ardından künt kafa travmasına bağlı nazal kemikte kırıkla birlikte beyin kanaması sonucu öldüğü anlaşılan olayda,
1. Sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesinin birinci cümlesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine en üst sınırdan ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3. Adli sicil kaydına ve UYAP üzerinden alınan ilamına göre, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen kesin nitelikteki doğrudan adli para cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınmaması gerektiğinin gözetilmemesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün B paragrafında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/2483 Esas, 2022/3220 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün C paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi "ceza miktarı, haksız tahrik ve tekerrür" yönlerinden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/2483 Esas, 2022/3220 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2025 tarihinde karar verildi.