Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının bir kısım davalılar vekili yönünden esastan reddine, davacı idare vekili yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Edirne ili, ... ilçesi, ... Mahalllesi 256 ada 39 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.

Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, rapora itirazların dikkate alınmadığını, taşınmazın sulu tarım arazisi olmadığı gibi sulama masraflarının üretim giderlerine eklenmesi gerektiğini, münavebe ürünlerinin hatalı seçildiğini, ürün verim değeri ve fiyatının yüksek, giderlerinin düşük alındığını, dekara ortalama üretim giderlerinin yıllık brüt gelirin 1/3'ünü geçemeyeceğini, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının hatalı alındığını, arta kalan kısmın kamulaştırılmasına itiraz ettiklerini, davalı Nezihe Çokzehir'in ilk kararı istinaf etmemesi nedeniyle yeni belirlenen ve lehine olan bedel üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, 250 ada 39 ve 251 ada 82,83,86 parsel sayılı taşınmazların istinaf incelemesi sonucu arsa olarak değerlendirildiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, münavebe ürünlerinin hatalı seçildiğini, dane mısırın verim değerinin düşük alındığını, dekara ortalama üretim giderlerinin yıllık brüt gelirin 1/3'ünü geçemeyeceğini, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin aradan uzun zaman geçmesi nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybettiğini, güncel değerinin belirlenmesi gerektiğini, arta kalan ve fen bilirkişi raporunda 'A' harfi ile gösterilen kısımda değer kaybı oluştuğunu ileri sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza dava tarihi itibarıyla geçerli resmî verilere göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda münavebeye alınan ürün verilerinin resmî verilere uygun ve yörenin münavebe sistemiyle uyumlu bulunduğu, dava konusu taşınmazın nitelik ve konumuma göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, taşınmazın fen bilirkişi raporunda C harfiyle gösterilen kısmının bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, arta kalan A harfiyle gösterilen kısmında yüzölçümü ve geometrik durumuna göre değer kaybı oluşmadığı, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, böylece belirlenen bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, Mahkemece iade kararı gereğince işlem yapıldığı anlaşıldığından, bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin sair istinaf itirazları yerinde olmadığı; ancak Dairenin iade kararı öncesinde Mahkemece verilen karar davalı Nefise Çokzehir tarafından istinaf edilmediğinden bu davalı yönünden davacı idare lehine kazanılmış hak oluştuğu gözetilmesizin fazla bedele hükmedilmesi yerinde görülmeyerek düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, enflasyon karşısında yitirilen değerin karşılanması gerektiğini, kamulaştırma bedelinin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ile ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 nci maddesi.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. 2942 sayıl Kanun'un 15 inci maddesi gereğince bedel tespiti ve tescil davalarında değerlendirme dava tarihine göre yapılır. Bu nedenle dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2021 yılına ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verileri dosyaya getirtilip, bu veriler esas alınarak bedel tespit edilmesi gerekirken il verilerini alındığını belirten rapora göre bedel tespit edilmesi bozmayı gerektirdiği gibi aynı mahalleye ilişkin aynı değerlendirme tarihli Havsa ilçesi, Varoş Mahalllesi 256 ada 27 parsel sayılı taşınmaza Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/8 Esas, 2024/92 Karar sayılı dosyasında aynı münavebe ile değerlendirme tarihi itibarıyla 41,12 TL çıplak metrekare birim bedeline %150 objektif değer artış oranı uygulanmak suretiyle 102,80 TL sonuç metrekare birim bedeline ulaşıldığı ve bu bedelin Dairemizin 2024/12792 Esas, 2025/5533 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçerek onandığı anlaşıldığından bu rapordan ayrılma nedenleri ayrılma nedenleri açıklanmadan eksik incelemeye göre hüküm kurulması kararın bozulmasını gerektirmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.