Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2010 tarih ve 2006/62-2010/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılı Aralık ayında eser niteliğinde bulunan, kişilere kendileri için özel günleri, bayram ve tatilleri hatırlatmayı ve bu özel günlerde ihtiyaç duyacakları mal ve hizmetleri internet ve mobil araçlar üzerinden sağlayacak, "hatırlatalım.com" ismi altında bir site ve portal oluşturması için gerekli fizibilite çalışması yaptığını ve buna ilişkin ticari planı noterde adına tescil ettirdiğini, bu eser için davalılardan Ericsson A.Ş. ile gizlilik anlaşması imzalandığını, davalının gizlilik sözleşmesi sonucu öğrendiği bu projeyi diğer davalıya verdiğini ve anılan şirketin müvekkiline ait eserin adını "hatırlatırım.com" olarak değiştirerek aynen kullandığını, projeyi çaldığını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında bir sözleşme yapılsa idi bunun değerinin ne olacağının tespiti ile bu tespite mahsuben şimdilik 10.000 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Ericsson A.Ş. tarafından kurulan "Ericsson Mobility World (Crea World)" girişimi tarafından davacının projesine destek verildiğini, uygulamanın tanıtımının 21.08.2001 tarihinde gazetede ilanı ile projenin 3. kişilere ifşa edildiğini ve tanıtıldığını, davacının bünyesinde çalıştığı MITG firması ile operatör firmanın toplandığını ancak anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine yazılım tasarımı gerçekleştiren ve Ericsson Mobility World (Crea World) ortağı olan diğer davalıdan hatırlatma servisi geliştirmesinin istendiği, davacının projesinin FSEK kapsamında eser olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hazırladığı metodun dünyada önceki dönemlerde bilinen bir sistem olduğu, eserler için yenilik kriteri aranmasa da davacının çalışmasının özgün olması, hususiyetini yansıtması gerektiği, çalışmada özgünlüğün mevcut olmadığı, Türkiye'de bu tür bir çalışmanın ilk olduğu, ancak metindeki bilgilerin Türk insanı ve Türk toplumu için oluşturulduğuna dair belge bulunmadığı, fizibilite raporunun eser niteliği taşımadığı, davalının bilgileri dünyadaki diğer çalışmalardan da almış olabileceği, jenerik ismi olan "hatırla" ibaresinin davacının tekelinde tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.