Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen ve mahkeme kararında "temyiz süresinin sanığın öğrenmesinden başlayacağı" belirtilmek suretiyle sanık yanıltıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.09.2014 tarihli iddianamesiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği eksik inceleme yapıldığına, iftira kastı ile hareket etmediğine ve şikayet hakkını kullandığına yöneliktir.

1. Sanık Bakırköy 6. İcra Dairesinden kendisine bir ödeme emri geldiğini, burada adı geçen alacaklı ... ...'ı tanımadığını, ondan aracını satma hususunda bir vekalet almadığı gibi, bu aracı aynı vekaletle ...'a satmadığını, işlemlerin yapıldığı noterlere gitmediğini belirterek, ... ve noter görevlerinden şikayetçi olduğunu bildirerek cumhuriyet savcılığına müracaat etmiştir.

2. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından hazırlanan raporda, noterde tanzim edilen araç satış sözleşmesi üzerindeki imzanın sanık ...'nın elinden çıktığı tespit edilmiştir.

3. Sanık savunmasında önceki iddialarını tekrarlamış, noter kamera kayıtlarının getirtilmesini istemiştir.

4. Mahkeme sanığın savunmalarına itibar etmemiş, hakkında Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından hazırlanan rapora istinaden iftira kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile mahkumiyet kararı vermiştir.

Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin sübuta ve suç niteliğinin belirlenmesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,04.02.2016 tarihli ve 2014/527 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.