Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.11.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.

2. Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılanın temyiz istemi eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve iftira suçunun oluşuğuna ilişkindir.

1. Sanık ... 14.06.2015 saat 17.00 civarında ... Caddesi üzerinde yürürken aracıyla yanında ... ...'ın arabadan inip, kendisini kolunda kırık olacak şekilde darpettiğini beyan ederek şikayetçi olmuştur.

2. Dosya içerisinde bulunan 14.06.2015 tarihli doktor raporu ile ...'nun sağ ön kolunda kırık olduğu tespit edilmiştir.

3. Tanık M.S. aynı tarihte saat 17.00 sularında ... köyü civarında siyah bir aracın yolda durduğunu ve tanımadığı bir kadınla erkeğin yolda kavga ettiklerini gördüğünü beyan etmiştir.
4. ... belirtilen saatte evde olduğunu bildirerek iki tanık göstermiştir. Tanıkları A.K. ve A.E. tam olarak hatırlamadıkları ancak Haziran ayının ortalarında bir ... için sanığın yanlarında olduğunu bildirmişlerdir.

5. Sanık ... hakkında ...'a yönelik iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

6. Daha sonra 24.12.2015 tarihli iddianame ile ... hakkında da ...'nu yaralamaktan dolayı ayrı bir dava açılmıştır.

7. Mahkeme sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçu işlemediği ... olduğundan beraat kararı vermiştir.

1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, aksi halde şikayet ve beyanların, 2709 sayılı T.C. Anayasa'sının 74 üncü maddesinde yer ... anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalıp iftira suçunun oluşmayacağı gözetildiğinde;
Sanığın maddi vakıalara dayanan şikayetinin Anayasa'nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kalması nedeniyle olayda, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak beraat kararının yasal dayanağının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık teşkil etmiş ise de bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/71 Esas, 2016/305 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının beraat kararına ilişkin birinci paragrafının çıkartılarak yerine; “Sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Beraatine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.