Tebliğname No: 3 - 2011/112999

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tanıkların hazır bulundurulmadığı 19.03.2010 tarihli keşif sırasında, şikayetçi K.. G..'in gösterdiği olay yeri hakkında mahkemece, “ana yola yaklaşık beş metre olduğu, etrafının herhangi bir duvar ya da telle çevrili olmadığı, herkesin rahatlıkla girebileceği bir alan olduğu” şeklinde gözlem yapılıp, 24.03.2010 tarihli bilirkişi raporunda, olay yerinin ikametten tamamen bağımsız bir yer olduğunun, eklenti niteliği taşımadığının belirtildiği, katılan vekilinin, olayın gerçekleştiği yerin eklenti niteliğinin yeniden tespiti yönündeki istemi üzerine, 15.04.2010 tarihli ara kararı ile olay yerine ait fotoğrafların bilirkişiye tevdii ile yeniden eklenti hususunda rapor düzenlenmesinin istendiği, bilirkişinin, 21.04.2010 havale tarihli yazısı ile şikayetçi K.. G..'in beyanına göre yapılan keşfin yetersiz kaldığını belirterek, yeniden keşif yapılması gerektiğini bildirdiği, farklı bilirkişinin katılımıyla yeniden yapılan 11.06.2010 tarihli keşif sırasında yine tanıkların hazır bulundurulmadıkları ve mahkemece şikayetçilerin yer göstermesi ile sanıkların girdikleri iddia edilen yer hakkında, “konutun önünde bulunan ve balkon şeklinde kullanılan yer olduğu, önünde eve ait bahçenin bulunduğu, bahçe etrafının yağma taş duvarla örülü olduğu” şeklinde gözlem yapılıp, 16.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda ise olay yerinin, ikametten tamamen bağımsız bir yer olduğu ve eklenti niteliği taşımadığı belirtildikten sonra “yöredeki gelenek ve görenekler ile olay saati itibarıyla bahçeye izinsiz girilemeyeceği” şeklinde görüş bildirilmesi karşısında, sanıkların girdikleri iddia edilen yerin, konutun eklentisi olup olmadığı hususunda tereddüt oluştuğundan, olay yerinde, müştekiler ile tanıklar Y.. U.., H.. İ.., B.. G.. ve N.. G.. hazır bulundurularak, konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılıp, sanıkların girdikleri yerin tanıklar tarafından gösterilmesinin sağlanması ve konutun eklentisi olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olarak belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile hükümlülük kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile katılan A.. G.. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.