Tebliğname No: 6 - 2012/190325

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.11.2011 tarihli 2009/30092- 2011/46594 esas sayılı ilamında; yerel mahkemenin 20.07.2005 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk müdafii Av F. K.' e tefhim edilmesine karşın temyiz yasa yoluna başvurmadığı, mahkeme kararında kanun yolu için öngörülen 7 günlük sürenin başlamasına ilişkin "tebliğ ve tefhimden" biçimindeki açıklamanın kimin için tefhim kimin için tebliğden itibaren başlayacağına ilişkin bir açıklık içermemesi ve yanıltıcı olması nedeniyle yapılan tefhimin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediği kararını verdiği gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin süresi içinde yaptığı temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nun 145.maddesinin uygulanmış olması ve eylemin geceleyin işlendiğinin anlaşılmasına karşın 5237 sayılı TCK.nun 143.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunması nedeniyle,üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından,hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 35.maddesi maddesi uyarınca zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan, sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden eksik inceleme sonucu hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.