Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2012 tarih ve 2012/76-2012/116 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ... isimli şirketin Amerika'da kurulu olduğunu, altmışın üzerinde ülkede iştiraklerinin bulunduğunu, beş binin üzerinde patent belgesine sahip olduğunu, Türkiye'de de diğer müvekkili şirket adıyla 1988 yılında kurulduğunu, davalı şirketin ise 17 Aralık 2007 tarihinde tescil edildiğini, davalı ile müvekkili .... Sanayi Ticaret A.Ş. arasında 01 Ocak 2001 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, 5 yıllık sürede davalı tarafından müvekkiline ait ürünler, ürün ambalajları, bu ürünlerin piyasada nasıl tanındığı, piyasa payları, güvenirlikleri hususunda bilgi sahibi olunduğunu, bayilik ilişkisinin müvekkilinin 20/12/2006 tarihli ihtarnamesi ile fesih edildiğini, davacı şirketlere ait “......” (.... Kulak Tıkacı) isimli ürünün ve ürün ambalaj kompozisyonunun, davalı şirket tarafından çok yakın bir tarihte üretilen “...” isimli ürün ile aynen taklit edildiğini, davacıya ait ürünün ''....'' olarak piyasada tanındığını, ambalaj kutusunun kendine özgü şekil ve özellikleri dikkate alındığında, davalı şirketin kendi ürününü davacının ürünü ile aynıymış gibi göstermek kastının daha iyi anlaşılacağını ileri sürerek, davalı tarafından oluşturulan haksız rekabetin tespit ve önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflara ait ambalajların birbirine ayniyet derecesinde benzerlik gösterdiği, aradaki farkın sadece ambalaj üzerinde taraflara ait isim ve markaların bulunması olduğu, ancak iltibasın gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda alıcı kitlesinin önemli bulunduğu, dava konusu ürünlerin tüketicilerinin tecrübeli ve kurumsal tüketiciler olduğu, davalının markasını vurgulayarak satış yaptığı, ambalajları dolayısıyla ürünlerin karşılaştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafın uyuşmazlık konusu ürün ambalajında tescilli markasını kullanmak suretiyle iltibastan kaçınmak için gerekli önlemleri almış bulunmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.