Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı işçi, davalı işveren yanında 28.12.2007-04.02.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin ihbar süresine uyulmaksızın ve haklı ya da geçerli bir sebep gösterilmeksizin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının iş sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde sona erdirildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içersinde yer alan bilgi ve belgelere göre, davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia ederken, davalı işveren ise, davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle feshedildiğini savunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı sebebiyle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacı işçinin işverenden ücretine zam yapılmasını talep ettiği, işverenin kabul etmemesi üzerine tartıştıkları, duruşmada dinlenen davalı şahidinin davacının işverenin kendisinden memnun değil ise parasını verip işten çıkarmasını söylediği, işverenin ise davacının çalışmalarından memnun olmadığını ancak kendisinin işten çıkarmayacağını davacının gideceğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı işçinin zam talebinin işverence kabul edilmemesi üzerine işyerini terk ederek iş sözleşmesini eylemli olarak feshettiği hususu davalı savunmasına ve oluşa uygun olduğu gibi doğrulayan davalı şahidinin beyanı ile de ispatlanmıştır. Davacı işçinin iş sözleşmesini işyerini terk etmek suretiyle kendisi feshetmesi sebebiyle ihbar tazminatı ve işçinin feshi haklı olmadığından kıdem tazminatı hakkı da bulunmamaktadır. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.